ömürden bir gün daha geçti

Konu sahibi son olarak 4864 gün önce görüldü
Allah'ın selamı,rahmet ve bereketi Gül Sultanı(s.a.v) ve siz sevgili dostlarımın üzerine olsun.Esselamü aleyküm ve rahmetullah...

Evet sevgili dostlar,yazıma başlamadan evvel sayın Esat kardeşimize ve günlük sorumlusu değerli kardeşimiz Nur hanıma teşekkürlerimi sunuyorum...
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki günlük tutmak hiç huyum değildir aslında.Ben pek sevmiyorum.Bunca günahlarıma şahitlik edecekmiş gibi gelir hep.Kısacası günahım o kadar çok ki Rahman'ın huzurunda canlı cansız tüm yaratılmışların dile gelip gühahlarıma şahitlik edilmesinden korkuyorum.Ama Nur hanım bana mesaj atıp da Esat kardeşimizin günlüğü bana devretmek istemesini söylediğinde içimden geri çevirmek gelmedi.İzninizle ''Davete icabet etmek sünnettir''düşüncesiyle ,günlüğümü paylaşmak için buradayım...

Doğrusuyla ve Yanlışıyla Ömürden Bir Gün Daha Gitti...

Bismillah .....

''Allahu Ekber, Allahu Ekber

Allahu Ekber, Allahu Ekber...''

Kulağıma gelen ezan sesiyle beraber hemen toparlanıp oturuyorum yatağımın üzerinde.Ama gözlerim henüz açılmamış bir vaziyette müezzinle beraber tekrar ediyorum bende...

''Eşhedü en lâ ilâhe illallah

Eşhedü en lâ ilâhe illallah

Eşhedü enne Muhammeden Resûlüllah

Eşhedü enne Muhammeden Resûlüllah

Hayya alessalâh

Hayya alessalâh....''

Ve ağzım açık,başım yana düşük bir vaziyette rüyalar alemine dalıyorum tekrar

Bu kez kulağıma bahçedeki tulumbanın gııcırtısının gelmesiyle birlikte panik içerisinde ayağa fırlıyorum.

'' Eyvah namazım!...
Ah Leyla ah,
Ne uyursun be hey gâfil !''

diye söylene söylene saate bakıyorum.Ve şükür henüz vakit vardır.Rahatlamanın vermiş olduğu sevinçle sabah namazını edâ ediyorum.

Bu arada bahçeden tulumbanın sesi gelmeye devam ediyor.Balkona çıkıyorum.Bizim tontiş mi tontiş Neslihan teyzemiz tulumbanın başında kovalara su doldurmakla meşgûl iken:
''Hayırlı sabahlar Neslihan teyzeciğim.Sabahın nurunda ne yaparsın burada?'',diyerek laf atıyorum hacı teyzeme...
''Hayırlı sabahlar kızım.Bahçeyi sulamak için indim aşağıya...'' diye karşılık verir bana.Bahçeye açılan balkon kapısından teyzemizin oturması için bir sandalye iliştiriyorum duvarın kenarına.Sonra geçiyorum tulumbanın başına dolduruyorum kovaları.Bahçede çiçek böcek ne varsa ''Rabbimin izzet-i ikrâmıdır '' diyerek suluyorum hepsini.İşimiz bitince dualar eşliğinde ayrılıyoruz Neslihan teyzeyle...

Sonra içeri geçip saate bakıyorum.Vakit epey olmuş.Eşim vardiyalı çalıştığı için işten gelmesi an meselesidir.İşte tam ben bunları düşünürken kapıdan anahtarın sesi gelmektedir.Ve karşımda Sevgili eşim ...

''Hoş geldin'',''beş geldin'' muhabbetinden sonra eşim:
''Hazırsan çıkalım.Kahvaltıyı gelince yaparız'' diyor.''Bismillâh'' deyip,çantamı alıp çıkıyoruz evden.Özel bir rahatsızlığımdan ötürü kendimizi hastanede buluyoruz.İlk kez gelmiştim bu hastaneye.Hiç sevmem hastaneleri.Rabbim kimsecikleri düşürmesin buralara ama yokluğunu da yaşatmasın inşAllah... (amin)

Sonunda sıra tam bana gelmişti ki; doktorlar öğle molasına girdiler.Eşimle hava almak bahanesiyle,hastane yakınlarındaki bir parka attık kendimizi.Eşim dinlenirken ben de etrafı seyre dalmıştım.O esnada bir kaç metre uzağımıza bir çift gelip oturmuşlardı.Kısa bir süre sonra kalkıp gittiler.Ama giderken oturmak için yere serdikleri gazete parçalarını da geride bırakmışlardı.Bu durum karşısında çok sinirlenmiştim.

''Hay Allah'ım! Ne insanlar var'' deme küstahlığında bulunmuştum ki o esnada yürüyüş yapan bir bayan geçmekteydi önümüzden.Görünüşe ve giyimine bakılırsa ''hanım hanımcık''cemaat insanıydı.Ben o sözü söylerken bayanla göz göze geldik.Önce durdu ve sinirli bir edâyla gözlerimin içine bir bakış attı.Dudakları hafif aralandı.Belli ki bir şeyler söyleyecekti bana.Sonra ''FesûbhânAllah'' dercesine dönüp gitti.Arkasından bakakalmıştım...

Bu olay çok üzdü beni.Sanırım kendi üzerine alınmıştı.Bilirsiniz ,bazı kesimler cemaat insanına hoş bakmazlar.Belli ki o kesimden çok tepki almıştı bayan.Ve bu tepkilere karşı kendince bir savunma mekanizması geliştirmeye yönelmişti.Oysaki ben onu hayranlıkla izlemiştim yürüyüş yaparken.Anladım ki yersiz ve gereksiz eleştirilerimizle insanları bu duruma bizler getiriyorduk.Rabbim beni affetsin inşAllah... (amin)

Saate baktıp.Vakit geliyordu.Eşimle beraber tekrar hastaneye dönüp beklemeye başladık.Hastanede işlerimiz uzadıkça uzuyor,eşim de yorgunluğun ve uykusuzluğun da etkisiyle gözlerini açık tutabilmek için kendisiyle savaş halinde.Sonunda ismimin okunmasıyla birlikte sevinç içinde muayene odasına giriyoruz.''Tamam artık.İşimiz bitmek üzere'' derken;doktor: ''İki dk bekleteceğim sizleri'' diyerek odadan çıkıp gitmez mi ...Tabi bu iki dk oldu en az yarım saat.Bu arada bizler de iyice gerilmiştik.Sonra bir görevli bulup doktoru sordum.Lakayt davranışlar sonucunda iyice gerilen sinirlerimi koparmıştım artık.''Açtım ağzımı, yumdum gözümü'' misali aklıma geleni düşürdüm dilime. (Aslında kolay sinirlenen bir kişiliğe sahip değilimdir ama sinirlenince de istemdışıhareketlerde bulunabiliyorum) Rabbim affetsin inşAllah beni....(amin)

Bu tartışmanın üzerine doktoru arayıp getirtiyorlar.Muayene işlemleri bittikten sonra hastaneden ayrılmak üzere odadan çıkıyoruz.Ama benim aklım hala az önceki tartışmadadır.İçim rahat değildir.Eşimden beklemesini ricâ ederek onun da izni ile tartıştığım görevli bayanı bulup kendisinden özür diliyorum.Haklı da olsam insanlarla münakaşa etmekten ve insanları kırmaktan nefret ediyorum.Sağolsun bayan da bizden özür diledi.Gönül rahatlığı ile hastaneden ayrıldık ve sağ salim evimize gelmiştik...

Sonra kısa bir kahvaltının ardından eşim dinlenmek üzere uykuya daldı.Sonra ne oldu derseniz bildiğiniz ev hanımı hali.Ev işi,yemek vs.vs....Ve sonrasında eşimi de işe uğurlayıp günlüğümü yazmak üzere foruma geldim. Ve şu an Yatsı ezanı okunmakta....

Ve yine ''Doğrusuyla ve Yanlışıyla Ömürden Bir Gün Daha Gitti.''Rabbim hergünümüzü HAK adına hayır eylesin inşAllah.... (amin)​

282570-3-4-68f40.jpg

Bayatladı diye ekmeği atana, tabağında yemek artığı bırakana, İki gün üst üste aynı yemeği yedim diye eşine bağıran erkeğe, annesinin hazırladığı kahvaltılığı beğenmeyip çöpe atıp okul kantinine dadanan öğrenciye, evine çalışıp getirdiği erzağa bakıp burun kıvıran ev hanımına, önüne getirilen yemeği bağıra çağıra zorla yiyen evlada, lüks lokantalarda tabağındaki 150 gr. ete dünyanın parasını ödeyenlere, şu anki haline şükretmeyip isyan edenlere, her zaman daha fazlasını isteyenlere, insan olmayı unutan fertlere bir ders, bir nasihat, bir ibret olsun ... !​

KaRaTaY
 
Geri