-
- Katılım
- Ekim 30, 2014
-
- Mesajlar
- 40,941
-
- Tepkime puanı
- 18,397
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Kapadokya
Malesef günümüz imkanlarıyla yaşlanmayı durduramayız; ama ömrünüzü uzatmak elinizin altında. Bunun için doktorlara para saçmanıza veya türlü türlü estetikler yapmanıza gerek yok. Bu besinler ömrünüzü uzatacağı gibi gençleşmenizi de sağlayacak. İşte ömrünüzü uzatacak o sebzeler.
Zeytin: Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
Yulaf: Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır.
Turp: Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.
Soya: Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.
Patlıcan: A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını giderdiğini vurguluyor. Patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini kaydeden uzmanlar, şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi geldiğini, kanı arttırdığını ve kalbe sükunet verdiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalı.
Marul: Kemik erimesine karşı etkili. Sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numara. 100 gramında, küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlasına sahip. Bu miktar günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birine tekabül ediyor.
Lahana: Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır. Bağırsak kanserine karşı etkili. Lahana kanser hücrelerinin üremesini engelleyen kimyasal bir madde (isotiocyanates) içeriyor. ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir gün lahana yiyenlerin bağırsak kanseri olma riskleri üçte iki oranında azalıyor.
Karnabahar: Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker hastalarına faydalı olduğu bilinir.
Ispanak: Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin yüzde 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.
Havuç: Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.
Domates: Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri deposu. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller. Kalp hastalıklarına ve prostat kanserine karşı etkili. 'Beta karotin'e yakın olan likopen içeriyor. Likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan maddeler arasında yer alıyor. Araştırmalar domatesin prostat kanseri riskini azalttığını gösterdi. Haftada en az iki kez domates yiyen erkeklerin, diğerlerine oranla prostat kanserine yakalanma riskleri az.
Buğday: Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
Brokoli: Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine bire bir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole' adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.
Kabak: Tohumları (çekirdekleri) tenya ve kurt düşürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanılmaktadır. Tohumlar diş kabuklarından ayrılarak dövülür, şekerle karıştırılarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gramdır. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pişirilen etli kısmı yiyecekten başka çıban ve şiş yerlere lapa olarak da tatbik edilir.
Kereviz: Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.
Mantar: Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Özellikle Çinliler'in ilaç niyetine yedikleri bu sebze, bünyeyi hastalıklara karşı koruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Patates: Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir. Halsizliğe karşı etkili. Vücuda enerji veren madde olan karbonhidrat içeren patates, C ve E vitaminleri ve beta karotin açısından en zengini. 100 gram patateste 80 kalori, 2 gram protein, 17 mg karbonhidrat, 7 mg kalsiyum, 53 mg fosfor, 20 mg C vitamini var. Yılın hiçbir zamanı bulmakta da güçlük çekmezsiniz. Her zaman söylenir, bir kez daha söylense sorun olmaz; patatesin besin değerinin büyük kısmı kabuğunda olduğundan soymak yerine özel bıçağı ile kazımak daha iyidir. Yine kabukları soyularak pişirilen patates C vitaminin yüzde 25?ini kaybediyor. Bu nedenle patatesi fırında kabuğuyla veya buharda ya da az suda pişirmek gerek.
Pırasa: İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
Soğan: Vücut direncini arttırır ve vücuda kuvvet verir. Zihinsel ve bedensel yorgunluğu giderir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Soğuk algınlığı, grip, astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır. Nefes yollarını açar ve öksürüğü keser.
Bakteri ve mayalardan oluşan çayın önemli içeriği Kombucha denilen çay mantarıdır. Doğu Asya'da ortaya çıkmış, Almanya'ya 19.yüzyılın başlarında Rusya üzerinden ulaşmıştır. Mantar, düz bir diske benzer, jelatine benzer bir zardan oluşur. Kombucha mantarı çay ve şekerden oluşan besleyici bir solüsyonun içinde yaşar ve bu sıvı içinde sürekli olarak ürer. Mantarımsı tabaka çayın bütün yüzeyine yayılır ve daha sonra kalınlaşır. Mantar sürekli üreme eğilimi gösterir.
Kombu çayının faydaları/ Ömrü uzatır. Tüm salgı bezlerini ve hormon savunmasını uyarır. Vücutta sağlıklı bir pH dengesi sağlar. Vücuttaki atık madde ve zehirli maddelerin suda çözülebilir hale gelerek atılmasını sağlar.Kan dolaşımını hızlandırır. Metabolizmayı uyarır. Kalp atış ritmini düzenler.
Kanı temizler. Sinir sistemini düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür, huzursuzluğu yatıştırır.
Sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar ve mide düzensizliklerini giderir. Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir. Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.
Alerjileri hafifletir ve zamanla giderir. Sertleşmiş karaciğeri yumuşatır ve yeniler. Böbrek faaliyetlerini geliştirir.
Kanseri önler ve tedavi eder. Antioksidant nedeniyle oluşan radyasyona karşı koruyup serbest radikallerle savaşır. Hücre duvarının yeniden oluşumunu sağlar.
Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder. Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder. Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir.
Mafsal iltihabı (arthritis) ve romatizmaya iyi gelir. Gut hastalığına iyi gelir. Böbrekteki ve idrardaki kumu döker, safra kesesi taşlarını düşürür.
Vücuttaki ürik asit ve kolesterolü suda erir hale getirerek vücuttan atılmasına yardımcı olur. Peklik (kabızlık) problemini giderir. Hemoroidi tedavi eder.
Yorgunluk bitkinlik ve sinirliliği giderir. Herpes virüsünün soğuk algınlığı ağrılarını ve uçuk oluşturmasını engeller. Siğil ve Dysplastik lekeleri yok eder. Anjine çare olur.
Epstein-Barr virüsüne dayanan kronik yorgunluk hissini tedavi eder, öpüşme hastalığı (mononucleosis) iltihaplanmasını iyileştirir. Kan sayımını normalize eder. Akciğerlerdeki bronşiti, öksürük ve balgamı gideririr. Bademcikleri tedavi eder (sirkeleşmiş çay, gargara şeklinde kullanılabilir). Kan damarlarını genişleterek ve kardiak kasını uyararak kalp problemlerini giderir. Adale ağrılarını giderir. Baş ağrılarını yok eder.
Uykusuzluğu giderir. Mikrobik ishali durdurur. Koliti tedavi eder. Koruyucu bağırsak mikroplarını sağlayan sağlıklı bakteriler ve kolon oluşturur. Saç uzamasına yardım eder, kelliği engeller, gri saçın rengini koyulaştırır. Görüşü kuvvetlendirir. Korneada oluşan formasyonları ve kataraktı giderir.
Vücut ağırlığını düzenler, yağları yok eder. Susuzluğu giderir ve egzersiz sırasındaki performansı artırır. Mantar türü enfeksiyonlara (candida gibi) karşı savaşır. Kapsamındaki antivirütik ve antibiyotik özellikler sayesinde iltihabi durumları yok eder. Cinsel potansiyeli canlandırır. Menapoz rahatsızlıklarını düzene sokar. Deri üzerindeki yaraları tedavi eder.
Ciltteki kırışıklıkları, çilleri ve kahverengi lekeleri yok eder. Deri nemlendiricisi görevi görür, (Kombu çayı içilerek kullanırken cilde faydalı ise de, deri dışından tatbik edildiğinde de çok etkilidir. Fazla mantarlar blenderdan geçirilerek harika bir cilt bakım kremi elde edilmiş olur.) Deriye spreyle ya da sürülerek uygulandığında antibakteriyel asit tabakası görevi görür.
Sirke formundaki çay, sivrisinek ve pire ısırıklarından, egzamadan ve zehirli bitki dikenlerinden dolayı oluşan kabartıları yumuşatıp rahatlatır. Sirke formundaki çay, saçlar şampuanladıktan sonra durulama suyu ile kullanılırsa çok güzel parlak saçlar oluşur ve saç telleri kalınlaşır. Çay sirke sertliğine geldiği zaman içmek için kuvvetli gelebilir, o zaman bir kavanoza biberiye (rosermary), sarımsak, adaçayı ve acıbiber gibi baharatla birlikte hoş bir salata sirkesi hazırlanır. Sirkeleşmiş çay cam porselen ve plastik yüzeylerin temizliğinde de oldukça etkilidir.
Kombucha T-hücreleri seviyesini yükselttiği ve vücudun bağışıklık sistemine destek olduğu için son zamanlarda HIV virüsü ve AIDS‘liler arasında da çok popüler olmuştur.
Hazırlanışı/ 3 litre içme suyu (şebeke suyu önerilmez) kaynatılır. Kaynarken içine 1.5 su bardağı toz şeker ilave edilip 5 dakika daha kaynatılır ve ocak söndürülür. Çaylar üzerine ilave edilir ve 15 dakika demlemeye bırakılır. 15 dakika sonra çaylar temiz bir silikon ya da metal kaşıkla alınır ve çay soğumaya bırakılır. Çay mayalamaya bırakılacak cam kavanoza dökülür. Oda sıcaklığına gelmiş çaya kültür hafifçe soğuk ya da ılık suda yıkanarak çayın üzerine bırakılır ve ağzı hava alacak bir bez ya da peçete ile kapatılır ve ağzına lastik geçirilir.
Ömrü uzatan yiyecekler...
PORTAKAL/ Okinawa'da en fazla tüketilen meyveler arasındadır. Portakalı C vitamini ile dolu olmasından bilirsiniz ama hepsi bu değil. Bütün turunçgiller gibi yeterli oranda kalsiyum taşır ve aynı zamanda anti-kolesterol lifler taşır. Ve unutmayın, meyve en iyi tatlıdır.
ANANAS/ Egzotik meyvelerin başında gelir. Düşük kalori yoğunluğuyla ilgi çeker. Sindirim proteinlerini üreten, özellikle balık ve ette bulunan ‘bromelain' adında bir enzim içerir. Bu enzim kan pıhtılaşmasını dengeler ve kalbi korur. Bundan başka midede kanserojen maddelerin birleşmesine engel olan enzimleri içerir ve mideyi korur.
AVOKADO/ Kalori yoğunluğu çok yüksektir fakat günlük mönüde yer alacak iyi bir adaydır. Çünkü, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok iyi bir antioksidandır.
ELMA/ Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Düzenli olarak belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar, kandaki şeker oranını düzenler ve diyabetin hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir, her gün yemek çok iyidir. Eklem ve romatizma ağrılarını keser. Kabızlığı engeller ve ishali keser.
ERİK/ Okinawa'da, genellikle salamurası yapılır ve macun kıvamında kullanılır. Sade bir şekilde pirinç ya da çaya eşlik eder. C vitamini konusunda alçakgönüllüdür ama kan damarlarını güçlendiren, etkililiğini artıran ilgi çekici unsurlarca zengindir. İdrar sökücüdür, bağırsakları yumuşatıcı etkisi vardır. Mineralden zengindir ve iyi bir anti-aging kaynağıdır!
KARPUZ/ Serinletici etkisi dışında, su içeriğiyle rekor kırar, ama diğer nitelikleriyle de bilimsel olarak ilgi çeker. Yüksek oranda keratin içerir, (portakal renginde bir kavun seçin), lif olarak zengindir ve anti-aging'dir. Diğer meyve ve sebzeler gibi sayısız kanser ve kardiyolojik hastalıklardan korunmada etkilidir.
GOYA/ Acı karpuz, goo-fo olarak da adlandırılır. Bizdeki sakız kabağına benzer. Kalori yoğunluğu düşük, vitamin ve lifler açısından zengin olduğu için çok sık tüketilir. Yemeklerin şeker verimlerini yavaşlatır ve kandaki şeker oranını düşürür. Acılığı sindirim sistemini yatıştırmaya yardımcı olur, özellikle de karaciğeri. Sağlık ve güzellik için mükemmeldir.
JAPON ARMUDU/ Bir nevi elmadır ama ağızda armut etkisi yapar. Japon armudu, bizim armudumuza çok yakındır, yararları ve taşıdığı besin değerleri açısından da. Bileşimi çok dengelidir, nitelik ve makul bir mineral yelpazesine sahiptir, kalori olarak kusursuzdur.
KİRAZ/ Kiraz zamanı, Okinawa'da en güzel mevsimdir. Kiraz, pigment olarak güçlü koruyucuları sayesinde kılcal kan damarlarını korur. Vücudun diğer bölümlerine dağılan (ayaklar, eller, gözler) flavonoid'ler olarak adlandırılan bu pigmentler, kan dolaşımını destekler ve organların düzenlenmesini sağlar. Bu, yaşlılıkla savaşmada önemlidir.
LİMON/ Bütün turunçgiller gibi limon da sağlığa olan çok büyük katkılarıyla tanınır. Vitaminler ve flavonoid'lerle kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı yoluyla organlarımıza, hücrelerimize tıpkı benzin gibi güç verir ve vücudun yaşamsal vitamin materyallerini sağlar. Üstelik kanserden korunmada da önemli bir yeri vardır. Bütün yemeklerimize biraz limon suyu katarak onun faydalarından yararlanabiliriz, çünkü limon kandaki şeker oranını ve aynı zamanda kan basıncını düşürür.
Ömrü uzatan baharatlar...Kardomom/ Bağırsaklar ve solunum için çok yararlıdır. Tohumları doğrudan yeterli miktarda çiğnenir. Aynı zamanda tatlılarla da kullanılır.
Zencefil/ Üstün özellikleriyle dikkati çeker. Tadı damağa uygun değildir, ama güçlü özellikleri oybirliğiyle kabul görür. Zencefil sindirime yardımcı olur ve mide bulantısıyla savaşır, hamile kadınları sakinleştirir. Kanı sıvılaştırır, enfarktüs ve beyin rahatsızlıklarına yol açan pıhtılaşmadan korur. Basitçe kan dolaşımını kolaylaştırır. Kirazla birlikte romatizmayla savaşır. O halde taze bir zencefil kökü almayı düşünün. (Genelde kurumuş ya da dondurulmuş olarak satılır.) Sebze ve balıkla güzel bir koku verir.
Hardal/ Sadece bifteğin üzerinde sarımtırak rengiyle düşünmeyin. Dijon hardalı olarak bulmak zorunda değilsiniz. Hardal, her yerde küçük bilyeler halinde sunulan bir baharattır. (Hep kavanozlarda saklanırdı bilirsiniz). İdrar söktürücü, bağırsakları yumuşatıcı ve uyarıcı etkisi vardır.
Karabiber/ Herkes tarafından bilinir, tek başına tüketilen baharatların dörtte birini karşılar. Düşük dozda pankreas ve mide dostudur. Nezle ve ateşle savaşır, ama özellikle idrar yolları rahatsızlığınız varsa az tüketmelisiniz.
Zerdeçal Anti-aging baharatlarının yıldızıdır. Sağlığa iyi gelen baharat grubunun aslandır. Kendine özgü özellikleri ile aspirinden daha çok anti-enflamatuardır. Geleneksel olarak inkar edilemez; anti-viraldir. Diğer bir deyişle grip ve nezlede virüslerin yayılmasını engeller. Genel olarak bağışıklığı güçlendirir. Enfarktüse bağlı kan dolaşımını engeller. Diğer bir deyişle kolesterol oranını düşürür. Bazı kanserlerin (özellikle bağırsak ve prostat) gelişmesini engeller. Karındaki şişliğin giderilmesine yardımcı olur. Menopoza bağlı semptonların azalmasına yardımcı olur.
Sağlıklı ve uzun yaşamak isteyenler için uzmanlar tarafından bir yemek listesi oluşturuldu. İçinde kanseri ve kalp krizini önleyen, hafızayı güçlendiren, vücuda kuvvet veren, bağışıklık sistemini güçlendiren ve ruhi yorgunlukları ortadan kaldıran besinler var. İşte ömrü uzatacak yiyecekler...
Yulaf, bedendeki aşırı yorgunluğu ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır ve yüksek LDL kolesterol seviyelerini düşürür, kalbi korur, bağışıklık sistemini güçlendirir, düşük kan şekeri oranlarını düzenler. Kanserleri önleyen yulaf, özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkilidir.
Bezelye, yağsız, düşük kalorili bir karbonhidrat, lif ve C vitamini kaynağıdır. Yarım bardak pişmiş bezelye günlük ihtiyacın yarısını karşılar. Kolesterol içermez ve iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Sinir sistemini rahatlatır.
Ispanak, vücudun dayanıklılığını arttırır ve vücuda kuvvet verir. Yorgunluğu giderir, zihni kuvvetlendirir ve yaşlılığa bağlı öğrenme güçlüklerini giderir. Kansızlığa iyi gelmesinin yanında kanser, kalp ve damar hastalıkları ile soğuk algınlığı, ağız, boğaz ve göğüs hastalıklarına karşı da faydalıdır.
E ve C vitamini bakımından oldukça zengin olan böğürtlen, insanların akıl sağlığını koruyor ve hafıza kaybını önlüyor. Kolon kanseri ve zefagus kanserine karşı koruyucu özelliği de bulunmaktadır. Antioksidan oranı yüksek olan böğürtlen bağışıklık sistemini güçlendirir.
Protein açısından zengin olan soyanın içinde bol miktarda demir, kalsiyum ve fosfor mineralleri ile B vitaminleri içerir. Bunlar da kolesterol seviyesinin düşmesi, menopoz semptomlarının azalması, kanser, kalp krizi ve osteoporoz gibi birçok kronik rahatsızlığa ilişkin riskin azalmasını sağlar.
Kansere karşı koruyan ve ömrü uzatan brokoli, çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesini engeller. Vitamin deposu olan brokoli, bağırsak ve akciğer kanserini, kalp ve dolaşım hastalıklarını ve kadınlarda göğüs kanserini önler.
Etler arasında içerisinde en düşük yağ olan hindi eti, kolestrol ve hipertansiyonla savaşır. Hindinin içindeki Tryptophan maddesi, mutluluk hormonu olan serotonine dönüşür. Bu da insanların mutlu olmasını sağlayarak ömrü uzatır.
Çinko bakımından zengin olan balkabağı, dahili ve harici yaraların iyileşme süresini hızlandırıyor, tırnaklar üzerindeki beyaz noktaları yok ediyor. Prostatı hastalığını engelliyor. Zihinsel rahatsızlıkların tedavisine yardımcı oluyor.
Sakinleştirici özelliği olan somon balığı, kalp hastalıklarını ve depresyonu önlüyor. Düzenli olarak tüketildiğinde kalp krizi ve felç vakalarını azaltır. Omega-3 içerdiği için bağışıklık sistemini güçlendirir ve cildi güzelleştirir. Yaşlılık etklilerini ise geciktirir.
Çay, kanser ve kolestrolü önlüyor. Hazımsızlık, mide ağrısı, cilt kuruluğu ve öksürüğe iyi gelir. Fakat günde 8 bardaktan fazla içilmesi tavsiye edilmiyor.
Domates, kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebzedir. C ve E vitaminleri içeriren domates, zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.
Zeytin: Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
Yulaf: Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır.
Turp: Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.
Soya: Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.
Patlıcan: A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını giderdiğini vurguluyor. Patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini kaydeden uzmanlar, şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi geldiğini, kanı arttırdığını ve kalbe sükunet verdiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalı.
Marul: Kemik erimesine karşı etkili. Sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numara. 100 gramında, küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlasına sahip. Bu miktar günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birine tekabül ediyor.
Lahana: Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır. Bağırsak kanserine karşı etkili. Lahana kanser hücrelerinin üremesini engelleyen kimyasal bir madde (isotiocyanates) içeriyor. ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir gün lahana yiyenlerin bağırsak kanseri olma riskleri üçte iki oranında azalıyor.
Karnabahar: Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker hastalarına faydalı olduğu bilinir.
Ispanak: Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin yüzde 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.
Havuç: Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.
Domates: Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri deposu. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller. Kalp hastalıklarına ve prostat kanserine karşı etkili. 'Beta karotin'e yakın olan likopen içeriyor. Likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan maddeler arasında yer alıyor. Araştırmalar domatesin prostat kanseri riskini azalttığını gösterdi. Haftada en az iki kez domates yiyen erkeklerin, diğerlerine oranla prostat kanserine yakalanma riskleri az.
Buğday: Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
Brokoli: Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine bire bir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole' adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.
Kabak: Tohumları (çekirdekleri) tenya ve kurt düşürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanılmaktadır. Tohumlar diş kabuklarından ayrılarak dövülür, şekerle karıştırılarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gramdır. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pişirilen etli kısmı yiyecekten başka çıban ve şiş yerlere lapa olarak da tatbik edilir.
Kereviz: Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.
Mantar: Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Özellikle Çinliler'in ilaç niyetine yedikleri bu sebze, bünyeyi hastalıklara karşı koruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Patates: Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir. Halsizliğe karşı etkili. Vücuda enerji veren madde olan karbonhidrat içeren patates, C ve E vitaminleri ve beta karotin açısından en zengini. 100 gram patateste 80 kalori, 2 gram protein, 17 mg karbonhidrat, 7 mg kalsiyum, 53 mg fosfor, 20 mg C vitamini var. Yılın hiçbir zamanı bulmakta da güçlük çekmezsiniz. Her zaman söylenir, bir kez daha söylense sorun olmaz; patatesin besin değerinin büyük kısmı kabuğunda olduğundan soymak yerine özel bıçağı ile kazımak daha iyidir. Yine kabukları soyularak pişirilen patates C vitaminin yüzde 25?ini kaybediyor. Bu nedenle patatesi fırında kabuğuyla veya buharda ya da az suda pişirmek gerek.
Pırasa: İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
Soğan: Vücut direncini arttırır ve vücuda kuvvet verir. Zihinsel ve bedensel yorgunluğu giderir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Soğuk algınlığı, grip, astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır. Nefes yollarını açar ve öksürüğü keser.
Bakteri ve mayalardan oluşan çayın önemli içeriği Kombucha denilen çay mantarıdır. Doğu Asya'da ortaya çıkmış, Almanya'ya 19.yüzyılın başlarında Rusya üzerinden ulaşmıştır. Mantar, düz bir diske benzer, jelatine benzer bir zardan oluşur. Kombucha mantarı çay ve şekerden oluşan besleyici bir solüsyonun içinde yaşar ve bu sıvı içinde sürekli olarak ürer. Mantarımsı tabaka çayın bütün yüzeyine yayılır ve daha sonra kalınlaşır. Mantar sürekli üreme eğilimi gösterir.
Kombu çayının faydaları/ Ömrü uzatır. Tüm salgı bezlerini ve hormon savunmasını uyarır. Vücutta sağlıklı bir pH dengesi sağlar. Vücuttaki atık madde ve zehirli maddelerin suda çözülebilir hale gelerek atılmasını sağlar.Kan dolaşımını hızlandırır. Metabolizmayı uyarır. Kalp atış ritmini düzenler.
Kanı temizler. Sinir sistemini düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür, huzursuzluğu yatıştırır.
Sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar ve mide düzensizliklerini giderir. Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir. Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.
Alerjileri hafifletir ve zamanla giderir. Sertleşmiş karaciğeri yumuşatır ve yeniler. Böbrek faaliyetlerini geliştirir.
Kanseri önler ve tedavi eder. Antioksidant nedeniyle oluşan radyasyona karşı koruyup serbest radikallerle savaşır. Hücre duvarının yeniden oluşumunu sağlar.
Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder. Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder. Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir.
Mafsal iltihabı (arthritis) ve romatizmaya iyi gelir. Gut hastalığına iyi gelir. Böbrekteki ve idrardaki kumu döker, safra kesesi taşlarını düşürür.
Vücuttaki ürik asit ve kolesterolü suda erir hale getirerek vücuttan atılmasına yardımcı olur. Peklik (kabızlık) problemini giderir. Hemoroidi tedavi eder.
Yorgunluk bitkinlik ve sinirliliği giderir. Herpes virüsünün soğuk algınlığı ağrılarını ve uçuk oluşturmasını engeller. Siğil ve Dysplastik lekeleri yok eder. Anjine çare olur.
Epstein-Barr virüsüne dayanan kronik yorgunluk hissini tedavi eder, öpüşme hastalığı (mononucleosis) iltihaplanmasını iyileştirir. Kan sayımını normalize eder. Akciğerlerdeki bronşiti, öksürük ve balgamı gideririr. Bademcikleri tedavi eder (sirkeleşmiş çay, gargara şeklinde kullanılabilir). Kan damarlarını genişleterek ve kardiak kasını uyararak kalp problemlerini giderir. Adale ağrılarını giderir. Baş ağrılarını yok eder.
Uykusuzluğu giderir. Mikrobik ishali durdurur. Koliti tedavi eder. Koruyucu bağırsak mikroplarını sağlayan sağlıklı bakteriler ve kolon oluşturur. Saç uzamasına yardım eder, kelliği engeller, gri saçın rengini koyulaştırır. Görüşü kuvvetlendirir. Korneada oluşan formasyonları ve kataraktı giderir.
Vücut ağırlığını düzenler, yağları yok eder. Susuzluğu giderir ve egzersiz sırasındaki performansı artırır. Mantar türü enfeksiyonlara (candida gibi) karşı savaşır. Kapsamındaki antivirütik ve antibiyotik özellikler sayesinde iltihabi durumları yok eder. Cinsel potansiyeli canlandırır. Menapoz rahatsızlıklarını düzene sokar. Deri üzerindeki yaraları tedavi eder.
Ciltteki kırışıklıkları, çilleri ve kahverengi lekeleri yok eder. Deri nemlendiricisi görevi görür, (Kombu çayı içilerek kullanırken cilde faydalı ise de, deri dışından tatbik edildiğinde de çok etkilidir. Fazla mantarlar blenderdan geçirilerek harika bir cilt bakım kremi elde edilmiş olur.) Deriye spreyle ya da sürülerek uygulandığında antibakteriyel asit tabakası görevi görür.
Sirke formundaki çay, sivrisinek ve pire ısırıklarından, egzamadan ve zehirli bitki dikenlerinden dolayı oluşan kabartıları yumuşatıp rahatlatır. Sirke formundaki çay, saçlar şampuanladıktan sonra durulama suyu ile kullanılırsa çok güzel parlak saçlar oluşur ve saç telleri kalınlaşır. Çay sirke sertliğine geldiği zaman içmek için kuvvetli gelebilir, o zaman bir kavanoza biberiye (rosermary), sarımsak, adaçayı ve acıbiber gibi baharatla birlikte hoş bir salata sirkesi hazırlanır. Sirkeleşmiş çay cam porselen ve plastik yüzeylerin temizliğinde de oldukça etkilidir.
Kombucha T-hücreleri seviyesini yükselttiği ve vücudun bağışıklık sistemine destek olduğu için son zamanlarda HIV virüsü ve AIDS‘liler arasında da çok popüler olmuştur.
Hazırlanışı/ 3 litre içme suyu (şebeke suyu önerilmez) kaynatılır. Kaynarken içine 1.5 su bardağı toz şeker ilave edilip 5 dakika daha kaynatılır ve ocak söndürülür. Çaylar üzerine ilave edilir ve 15 dakika demlemeye bırakılır. 15 dakika sonra çaylar temiz bir silikon ya da metal kaşıkla alınır ve çay soğumaya bırakılır. Çay mayalamaya bırakılacak cam kavanoza dökülür. Oda sıcaklığına gelmiş çaya kültür hafifçe soğuk ya da ılık suda yıkanarak çayın üzerine bırakılır ve ağzı hava alacak bir bez ya da peçete ile kapatılır ve ağzına lastik geçirilir.
Ömrü uzatan yiyecekler...
PORTAKAL/ Okinawa'da en fazla tüketilen meyveler arasındadır. Portakalı C vitamini ile dolu olmasından bilirsiniz ama hepsi bu değil. Bütün turunçgiller gibi yeterli oranda kalsiyum taşır ve aynı zamanda anti-kolesterol lifler taşır. Ve unutmayın, meyve en iyi tatlıdır.
ANANAS/ Egzotik meyvelerin başında gelir. Düşük kalori yoğunluğuyla ilgi çeker. Sindirim proteinlerini üreten, özellikle balık ve ette bulunan ‘bromelain' adında bir enzim içerir. Bu enzim kan pıhtılaşmasını dengeler ve kalbi korur. Bundan başka midede kanserojen maddelerin birleşmesine engel olan enzimleri içerir ve mideyi korur.
AVOKADO/ Kalori yoğunluğu çok yüksektir fakat günlük mönüde yer alacak iyi bir adaydır. Çünkü, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok iyi bir antioksidandır.
ELMA/ Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Düzenli olarak belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar, kandaki şeker oranını düzenler ve diyabetin hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir, her gün yemek çok iyidir. Eklem ve romatizma ağrılarını keser. Kabızlığı engeller ve ishali keser.
ERİK/ Okinawa'da, genellikle salamurası yapılır ve macun kıvamında kullanılır. Sade bir şekilde pirinç ya da çaya eşlik eder. C vitamini konusunda alçakgönüllüdür ama kan damarlarını güçlendiren, etkililiğini artıran ilgi çekici unsurlarca zengindir. İdrar sökücüdür, bağırsakları yumuşatıcı etkisi vardır. Mineralden zengindir ve iyi bir anti-aging kaynağıdır!
KARPUZ/ Serinletici etkisi dışında, su içeriğiyle rekor kırar, ama diğer nitelikleriyle de bilimsel olarak ilgi çeker. Yüksek oranda keratin içerir, (portakal renginde bir kavun seçin), lif olarak zengindir ve anti-aging'dir. Diğer meyve ve sebzeler gibi sayısız kanser ve kardiyolojik hastalıklardan korunmada etkilidir.
GOYA/ Acı karpuz, goo-fo olarak da adlandırılır. Bizdeki sakız kabağına benzer. Kalori yoğunluğu düşük, vitamin ve lifler açısından zengin olduğu için çok sık tüketilir. Yemeklerin şeker verimlerini yavaşlatır ve kandaki şeker oranını düşürür. Acılığı sindirim sistemini yatıştırmaya yardımcı olur, özellikle de karaciğeri. Sağlık ve güzellik için mükemmeldir.
JAPON ARMUDU/ Bir nevi elmadır ama ağızda armut etkisi yapar. Japon armudu, bizim armudumuza çok yakındır, yararları ve taşıdığı besin değerleri açısından da. Bileşimi çok dengelidir, nitelik ve makul bir mineral yelpazesine sahiptir, kalori olarak kusursuzdur.
KİRAZ/ Kiraz zamanı, Okinawa'da en güzel mevsimdir. Kiraz, pigment olarak güçlü koruyucuları sayesinde kılcal kan damarlarını korur. Vücudun diğer bölümlerine dağılan (ayaklar, eller, gözler) flavonoid'ler olarak adlandırılan bu pigmentler, kan dolaşımını destekler ve organların düzenlenmesini sağlar. Bu, yaşlılıkla savaşmada önemlidir.
LİMON/ Bütün turunçgiller gibi limon da sağlığa olan çok büyük katkılarıyla tanınır. Vitaminler ve flavonoid'lerle kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı yoluyla organlarımıza, hücrelerimize tıpkı benzin gibi güç verir ve vücudun yaşamsal vitamin materyallerini sağlar. Üstelik kanserden korunmada da önemli bir yeri vardır. Bütün yemeklerimize biraz limon suyu katarak onun faydalarından yararlanabiliriz, çünkü limon kandaki şeker oranını ve aynı zamanda kan basıncını düşürür.
Ömrü uzatan baharatlar...Kardomom/ Bağırsaklar ve solunum için çok yararlıdır. Tohumları doğrudan yeterli miktarda çiğnenir. Aynı zamanda tatlılarla da kullanılır.
Zencefil/ Üstün özellikleriyle dikkati çeker. Tadı damağa uygun değildir, ama güçlü özellikleri oybirliğiyle kabul görür. Zencefil sindirime yardımcı olur ve mide bulantısıyla savaşır, hamile kadınları sakinleştirir. Kanı sıvılaştırır, enfarktüs ve beyin rahatsızlıklarına yol açan pıhtılaşmadan korur. Basitçe kan dolaşımını kolaylaştırır. Kirazla birlikte romatizmayla savaşır. O halde taze bir zencefil kökü almayı düşünün. (Genelde kurumuş ya da dondurulmuş olarak satılır.) Sebze ve balıkla güzel bir koku verir.
Hardal/ Sadece bifteğin üzerinde sarımtırak rengiyle düşünmeyin. Dijon hardalı olarak bulmak zorunda değilsiniz. Hardal, her yerde küçük bilyeler halinde sunulan bir baharattır. (Hep kavanozlarda saklanırdı bilirsiniz). İdrar söktürücü, bağırsakları yumuşatıcı ve uyarıcı etkisi vardır.
Karabiber/ Herkes tarafından bilinir, tek başına tüketilen baharatların dörtte birini karşılar. Düşük dozda pankreas ve mide dostudur. Nezle ve ateşle savaşır, ama özellikle idrar yolları rahatsızlığınız varsa az tüketmelisiniz.
Zerdeçal Anti-aging baharatlarının yıldızıdır. Sağlığa iyi gelen baharat grubunun aslandır. Kendine özgü özellikleri ile aspirinden daha çok anti-enflamatuardır. Geleneksel olarak inkar edilemez; anti-viraldir. Diğer bir deyişle grip ve nezlede virüslerin yayılmasını engeller. Genel olarak bağışıklığı güçlendirir. Enfarktüse bağlı kan dolaşımını engeller. Diğer bir deyişle kolesterol oranını düşürür. Bazı kanserlerin (özellikle bağırsak ve prostat) gelişmesini engeller. Karındaki şişliğin giderilmesine yardımcı olur. Menopoza bağlı semptonların azalmasına yardımcı olur.
Sağlıklı ve uzun yaşamak isteyenler için uzmanlar tarafından bir yemek listesi oluşturuldu. İçinde kanseri ve kalp krizini önleyen, hafızayı güçlendiren, vücuda kuvvet veren, bağışıklık sistemini güçlendiren ve ruhi yorgunlukları ortadan kaldıran besinler var. İşte ömrü uzatacak yiyecekler...
Yulaf, bedendeki aşırı yorgunluğu ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır ve yüksek LDL kolesterol seviyelerini düşürür, kalbi korur, bağışıklık sistemini güçlendirir, düşük kan şekeri oranlarını düzenler. Kanserleri önleyen yulaf, özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkilidir.
Bezelye, yağsız, düşük kalorili bir karbonhidrat, lif ve C vitamini kaynağıdır. Yarım bardak pişmiş bezelye günlük ihtiyacın yarısını karşılar. Kolesterol içermez ve iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Sinir sistemini rahatlatır.
Ispanak, vücudun dayanıklılığını arttırır ve vücuda kuvvet verir. Yorgunluğu giderir, zihni kuvvetlendirir ve yaşlılığa bağlı öğrenme güçlüklerini giderir. Kansızlığa iyi gelmesinin yanında kanser, kalp ve damar hastalıkları ile soğuk algınlığı, ağız, boğaz ve göğüs hastalıklarına karşı da faydalıdır.
E ve C vitamini bakımından oldukça zengin olan böğürtlen, insanların akıl sağlığını koruyor ve hafıza kaybını önlüyor. Kolon kanseri ve zefagus kanserine karşı koruyucu özelliği de bulunmaktadır. Antioksidan oranı yüksek olan böğürtlen bağışıklık sistemini güçlendirir.
Protein açısından zengin olan soyanın içinde bol miktarda demir, kalsiyum ve fosfor mineralleri ile B vitaminleri içerir. Bunlar da kolesterol seviyesinin düşmesi, menopoz semptomlarının azalması, kanser, kalp krizi ve osteoporoz gibi birçok kronik rahatsızlığa ilişkin riskin azalmasını sağlar.
Kansere karşı koruyan ve ömrü uzatan brokoli, çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesini engeller. Vitamin deposu olan brokoli, bağırsak ve akciğer kanserini, kalp ve dolaşım hastalıklarını ve kadınlarda göğüs kanserini önler.
Etler arasında içerisinde en düşük yağ olan hindi eti, kolestrol ve hipertansiyonla savaşır. Hindinin içindeki Tryptophan maddesi, mutluluk hormonu olan serotonine dönüşür. Bu da insanların mutlu olmasını sağlayarak ömrü uzatır.
Çinko bakımından zengin olan balkabağı, dahili ve harici yaraların iyileşme süresini hızlandırıyor, tırnaklar üzerindeki beyaz noktaları yok ediyor. Prostatı hastalığını engelliyor. Zihinsel rahatsızlıkların tedavisine yardımcı oluyor.
Sakinleştirici özelliği olan somon balığı, kalp hastalıklarını ve depresyonu önlüyor. Düzenli olarak tüketildiğinde kalp krizi ve felç vakalarını azaltır. Omega-3 içerdiği için bağışıklık sistemini güçlendirir ve cildi güzelleştirir. Yaşlılık etklilerini ise geciktirir.
Çay, kanser ve kolestrolü önlüyor. Hazımsızlık, mide ağrısı, cilt kuruluğu ve öksürüğe iyi gelir. Fakat günde 8 bardaktan fazla içilmesi tavsiye edilmiyor.
Domates, kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebzedir. C ve E vitaminleri içeriren domates, zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.