Ömür dediğin nedir ki?

Konu sahibi son olarak 3538 gün önce görüldü
Su gibi kolayca akıp giden. Yollarda koşan çocukların ardında savrulan, havaya karışan toz misali . Mum alevi gibi eriyip yok oluyor ömrümüz. Çürük meyveler gibi toprağa düşüp karışıyor. İki gün önce yediğimizi unuttuğumuz yemek gibi unutulup, değersizleşiyor. Bütün güzel renklerin karışıp grileşmesi gibi soluk, cansız bir resim kalıyor elimizde. Sabah ‘Günaydın’ dedikten sonra birden gece oluyor ve ‘Günaydın-İyi geceler’ demek arasında bir fark kalmıyor. Sanki ne sabah olmuş, ne öğlen, ne de akşam… Bütün zamanlar hep birmiş. Güneşin doğuşu anında ufuktaki kızıllık kadar güzel, akşam da hemen batıp gitmesi kadar kısa. Ömür dediğin bir papatya falı; seviyor- sevmiyor ya da gülümsüyor- gülümsemiyor… Yapraklarını kendi ellerimizle koparıyor, parçalayıp etrafa saçıyoruz. Biz kovaladıkça ömür daha bir hızlı kaçıp, elimizden gidiyor.
Sevinçler, üzüntüler ardı ardına örüp dokuyor hayatımızı. Bir zamanlar kazandığım için sevinmiştim, sonra da mezun oldum diye… Bir gün geldi işe başladım diye mutlu oldum, başka bir gün başka bir şey için… Bundan sonra belki ummadığım sevinçler, mutluluklar birbirini kovalayacak.
Peki ya üzüntüler? Bu gün falanca işim olmadı diye üzülmüştüm, önceki gün sevdiklerim hastalanıp sağlığını yitirdi ya da onları kaybettim diye. Bir saat önce de hiç ummadığım bir şey için. Yarın, öbür gün daha kim bilir nelere üzülüp, dert edineceğim.
Son nefesimizi verene kadar kim bilir kimler, hangi hadiseler gelip dokunacak bizim hayatımıza… Bizim hayatımıza? Hayatı bu kadar kendimize mal etmesek belki o kadar üzülmeyeceğiz. Sevinmeyeceğiz de….


KEHF : 45 : ” … Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir.”
 
Geri