Ömer Hayyam Kimdir

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Ömer Hayyam Kimdir | Ömer Hayyam Biyografisi | Ömer Hayyam Eserleri | Ömer Hayyam Hayatı | Ömer Hayyam Nereli

Hayyam, 1048 yılında Nişabur’da doğdu. 1122 yılında Nişabur’da hakka yürüdü. Hayyam adı çadırcı anlamına geliyor ve babasının mesleği olan çadır yapıcılığından dolayı verilmiştir.

Ön adı Ömer olan Hayyam, bütün dünyada en çok tanınan şahsiyetlerden biridir. 18. yüzyıldan itibaren Hayyam batı dünyasında tanınmaya başladı. Hayyam’ın dünya çapında tanınmasını sağlayan rubaîleridir. Rubaîler, dörtlüklerden oluşan şiirlerdir. Bu rubaîlerde Hayyam, yaşamın güzelliğini anlatır. Hayyam’ın rubaîleri, bir çok softa tarafından anlaşılmamış ya da yarım yamalak anlaşılmıştır. Hayyam’ın şiirlerinde çok derin manalar gizlidir. Dünya malına heves edenlerin ahmaklığını vurgular Hayyam.

Rubaîlerden örnekler:

Aşk yazılıdır dünya defterinin ilk sayfasında,

gençlik denilen şiirin ilk dizesi başlar aşkla.

Aşk evrenidir yaşadığın, gördüğün her bir şey,

yaşamın asıl anlamı, özü aşktır, öğren, anla.

Aklınla yaşa, aklından başka şey beğenme,

varsa iyi bir arkadaşın kötüye yönelme,

hoş geçin herkesle beğensin herkes seni,

sen kendini bil ama kendini hiç beğenme.

Ölüm bir kere gelir ömrünce ancak.

Bir kere öl bakalım korkak,

varlık bir avuç damar, kan, deri mi?

Bunları yok sayda öz varlığa bak.

Hayyam’a göre doğru yaşam sahibi olmak önemlidir. Doğru yaşam için de, kişisel tutkulardan, kazanç hırsından ve bunların sonucu olan “bir takım alçak kimselerin buyruğu altına girmemektir”.

Hayyam’ın dünya çapında tanınmasını sağlayan rubaîleridir belki fakat Hayyam sadece şair değildi. Gençliğinde iyi bir eğitim almıştı. Bu eğitim doğal yetenekleri ile birleşince, Hayyam başta tıp, astronomi, matematik olmak üzere bir çok bilim dalında -günümüz deyimiyle- profesördü. Bazı batılı tarihçilere göre Hayyam, dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin etrafında döndüğünü tespit eden kişidir. Bu bağlamda Hayyam çağının çok ilerisinde bir önderdir. Yaşamını aklı ve duyguları ile dengeli bir halde yürütmüş, dolayısıyla çok önemli bilimsel çalışmalar yapmış ve insanların iç dünyalarını da derinlemesine gözlemleyip, çelişkilerine çözümler sunmuştur.
 
Ömer Hayyam Kimdir Hayatı ve Eserleri

1070 yılında Semerkant’ta yaşıyordu. Daha sonra Ishafan’a gitti ve Melikşah’ın ölümüne kadar orada kaldı.

Gözlemevinin başına geçti ve eski İran Takvimi’nde reform yaptı. Üçüncü dereceden denkleri inceleyen ve ayrıca denklemlerin sınıflamasını içeren bir kitap yazdı.

Bu kitabında, iki koniğin arakesitini kullanarak üçüncü dereceden bir denklem tipi için köklerin bir geometrik çizimi bulunduğunu belirtti. Ve bu köklerin varlık koşullarını tartıştı.

Ömer Hayyam ayrıca koşutlar kuramıyla da ilgilendi ve dışındaki bir noktadan bir doğruya ancak bir tek koşut çizilebileceğini söyleyen 5. Eukleides koyutunu kanıtlamaya çalışırken, bu koyutla dörtgenin, dolayısıyla üçgenin açıları toplamı arasındaki bağlantıyı buldu.

Rubai (iki bölümlü dizelerden oluşan İran dörtlüğü) ustası olan Ömer Hayyam, halk arasında yaygın bu eski nazım biçimini, düşünceleri dile getirmekte kullanan bir şairdi. Bu dörtlük türü geleneği, onun adına bağlı olarak özellikle Moğol egemenliği döneminde gelişti. Ancak yüz kadarı gerçek sayılabilin Hayyam’ın rubailerini Batıya tanıtan Edward Fitzgerald’ın çevirisi oldu.

Hayyam’ın eserlerinden 18 tanesinin adı bilinmektedir, çeşitli bilim dallarında birçok eser yazmıştır

1- Ziyc-i Melikşahi (Astronomi ve takvime dair, Melikşah’a ithaf edilmiştir)

2- Kitabün fi’l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind (Geometriye dair)

3- Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele (Cebir ve denklemlere dair)

4- Müşkilat’ül Hisab (Aritmetiğe dair)

5- İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)

6- Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)

7- Risaletün fil İhtiyal li Marifet (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur)

8- Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat(Öklid’in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır F Woepcke fransızcaya çevirmiştir)

9- Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur)

10- Muhtasarun fi’t Tabiiyat (Fizik İlmine dair)

11- Risaletün fi’l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair)

12- Levazim’ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)

13- Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)

14- Mizan’ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)

15- Abdurrahman’el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ’nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)

16- Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)

17- Eş’arı bil Arabiyye (Arabça rûbaileri)

18- Fil Mutayat (İlim prensipleri)
 
Ömer Hayyam Kimdir,Hayatı,Biyografisi,Dörtlükleri

İranlı bilgin ve şair (Nişabur-1044/Nişabur-1136). Eldeki yapıtlardan ve bu arada özellikle onun hayatını anlatan kitaplardan mantık,felsefe,matematik ve astronomi konularında araştırmalar yaptıgı ve bu alanlarda düzenli bir ögrenim görmüş oldugu anlaşılan Hayyam’ın gençlik yılları hakkında ayrıntılı bilgi yoktur.”Çadırcı” anlamına gelen Hayyam takma adını,atalarının çadırcı olmasından dolayı aldıgı söylenir.

Ömer Hayyam,yaşadığı çağda daha çok bir bilgin olarak ün salmıştı. İran’nın selçuklular yönetiminde olduğu dönemde yetişmiş olan büyük şair,Belh,Buhara,Merv gibi Horasan ülkesinin büyük bilim merkezlerini gezdi;bir ara da Bagdat’a gitti.Başta Selçuklu sultanı Melikşah olmak üzere zamanının hükümdarlarından büyük yakınlık gören Hayyam,ünlü devlet adamı Nizamülmülk ve ünlü tarikat kurucusu Hassan Sabbah ‘la okul arkadaşıydı.

Hayyam’ın fizik,metafizik,matematik,astronomi ve şiir alanlarında çeşitli yapıtları vardır.Bunları arasında hayranı oldugu İbni Sina’nın ” Temcid – Yücelme- ” adlı yapıtının çeviriside yer alır.Ama Hayyam’ın edebiyat tarihindeki yerini saglayan ve çagımızda geçmişin en büyük şairlerinden anılmasına yol açan “Rubaiyat-Dörtlükler”dir. Sayısı ikiyüzü bulan bu dörtlüklerde Hayyam yumuşak ve akıcı bir dille ve son derece gerçekçi bir uslupla,yaşadıklarını gördüklerini,çevresinden ve zamanın gidişinden edindigi izlenimleri hiç bir yapmacıklıga kapılmaksızın,oldugu gibi dile getirmektedir.

Büyük şaire göre gerçek olan,yaşanandır;dünyanın ötesinde ikinci bir dünya yoktur;insan,yaşadıgı sürece gerçektir;en şaşmaz ölçü,iman degil,akıl ve sagduyudur;insan,aklıyla vardır;dolaysıylada en iyi ölçü,en şaşmaz klavuz akıldır ve gerçege ancak akıl yolu ile varılabilir.

Hayyam’ın şiirinde çagının haksızlıkları,madrabazlıkları ve saçmalıkları ince,alaycı,igneleyici bir dille yerilir.Dörtlük’lerinin konusu;aşk,şarap,dünya,insan hayatı,yaşama sevinci,içinde bulundugumuz geçici dünyanın tadını çıkarma gibi insanla sıkı baglantılı olan gerçek eylem ve davranışlardır.

Şiirlerinde işledigi konulara çogu zaman felsefi,bilgece bir açıdan bakar Hayyam;Aşk,sevinç,hayatın tadını çıkarma ona göre vazgeçilmez şeylerdir;insan hayatının ana dokusu bunlarla örülüdür.

Hayyamın çogu dörtlüklerinde filozofça derin bir sezgi,sınırsız bir hümanizm ve gösterişten,aşırılıktan uzak bir hayat anlayışı görülür.

Hayyam ‘dan dörtükler

Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
Umudumu rahmetine bağlamışım ben.

Büyükse de isyanım, kötülüklerim,
Yüce Tanrı’dan umut kesmiş değilim;
Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın
Rahmete kavuşur elbet kemiklerim.

Tanrım bir geçim kapısı açıver bana;
Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana;
Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni
Haberim olmasın gelen dertten başıma.

Rahmetin var, günah işlemekten korkmam;
Azığım senden, yolda çaresiz kalmam;
Mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm
Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam.

Derde gama yatkın yüreğime acı;
Bu tutsak cana, garip gönlüme acı;
Bağışla meyhaneye giden ayağımı,
Kızıl kadehi tutan elime ac
 
Ömer Hayyam, Ömer Hayyam Hayatı, Ömer Hayyam Kimdir? (1048 - 1131)

omer-hayyam.jpg


Ömer Hayyam İranlı şâir, filozof, matematikçi ve astronomdur.

Daha çok dörtlük biçiminde yazmış olduğu felsefî şiirlerle tanınan Ömer el-Hayyâm (1048-1131), aynı zamanda matematik ve astronomi alanlarındaki çalışmalarıyla bilimin gelişimini etkilemiş seçkin bir bilim adamıdır.

Çadırcı anlamına gelen "Hayyam" takma adını babasının çadırcılık yapmasından almıştır. Ayrıca İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bir semte adını da vermiştir.

Tarlabaşı bulvarında Sakızağacı ışıklardan başlayıp, Tepebaşı'na kadar inen caddenin adıdır. Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi.

Binom Açılımını ilk kullanan bilim insanıdır. Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı Rubaileri ile ünlenmiştir.

Matematiğe ilişkin araştırmaları özellikle sayılar kuramı ile cebir alanında yoğunlaşmıştır.

Eukleides'in Elementler'i üzerine yapmış olduğu bir yorumda, işlemler sırasında irrasyonel sayıların da rasyonel sayılar gibi kullanılabileceğini ilk defa kanıtlamıştır.

En değerli cebir yapıtlarından birisi olan Risâle fî'l-Berâhîn alâ Mesâili'l-Cebr ve'l-Mukâbele'de (Cebir Sorunlarına İlişkin Kanıtlar) denklemlerin birden fazla kökü olabileceğini göstermiş ve bunları, kök sayılarına göre sınıflandırmıştır.

Ömer el-Hayyâm'ın astronomi alanındaki çalışmaları da çok önemlidir.

Eskiden beri kullanılmakta olan takvimlerin düzeltilmesi için Selçuklu Sultanı Celâleddin Melikşâh (1052-1092), 1074-1075 yılları civârında İsfahan'da bir gözlemevi kurdurmuş ve başına da dönemin en ünlü astronomlarından biri olan Ömer el-Hayyâm'ı getirmişti.

omer-hayyam-mezari.jpg


Ömer Hayyam Mezarı,Nişapur,İran

Ömer Hayyam, birçok bilim insanınca Bâtınî ve Mu'tezile anlayışlarına dâhil görülür.

Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hâkim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır.

Rubaîlerinde; dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir.

Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamış; bu nedenle de çağını aşarak "evrenselliğe" ulaşmıştır.

Ancak unutmamak gerekir ki Hayyam'ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti.

Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, Müslüman fakat felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.

Hayyam, aynı zamanda dünya bilim tarihi için de önemli bir yerdedir.Günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi'ni hazırlamıştır.

Okullarda Pascal Üçgeni Fransız matematikçi Blaise Pascal'ın soyadıyla olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur.

Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim insanlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir.

Pek çok Rubai ünü sebebiyle Hayyam'ınkilerine karıştırılmıştır, bilinen kadarıyla Rûbailerinin sayısı 158'dir.

Fakat kendisine mal edilenler binin üzerindedir.

Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır.

Alıntıdır
 
Geri