Ölümle İlgili Bilinmeyenler

Konu sahibi son olarak 1272 gün önce görüldü

Ölü beden nasıl kokar?

morg_858767.jpg


Ölü bir bedenin kötü koktuğu konusunda pek çoğumuz hemfikirdir. Genel bir kabul vardır bu konuda zaten fakat nedeni konusunda çok az kişi bir şeyler söyleyebilir. Fakat, elbette bilimin bu konuda da söyleyeceği şeyler var.

İnsan bedeninin bozulması sırasında ortaya çıkan koku, 400’den fazla uçucu kimyasal bileşik içermektedir. Bu kimyasal bileşiklerin büyük bir çoğunluğu da hayvanlarla ortaktır.

635042_o12a5.jpg


Bu dayanağa göre yapılan araştırmalar, insan vücudunun çürümesi sırasında su ile reaksiyon verip alkol ve asit oluşturan organik bileşikler olan esterlerin açığa çıktığını gösteriyor. Bu esterler hayvanlar içerisinde sadece insana özgüdür ama asıl ilginç olan nokta ise şu, bu esterlere aynı zamanda özellikle çürümüş meyvelerde de rastlanıyor olması.

Adli tıp ya da morgda çalışan pek çok insan ölü bedenlerin gerçekten çok kötü ve mide bulandırıcı şekilde koktuğunu söylerler.

Ölümün ötesine geçenlerin saçları ve tırnakları uzar mı?

201011983019.JPG


Aslında böyle bir şeyin bilimsen anlamda bir geçerliliği yok, yani öldükten sonra saçların ya da tırnakların uzaması gibi bir durum söz konusu değil. Fakat, pek çok insan bir süre sonra açılan mezarlardaki ölülerin saç ve tırnağının uzadığını söyler. Bu durum aslında basit bir göz yanılgısından başka bir şey değildir.

Mumya-Aya%C4%9F%C4%B1.jpg


Bu yanılgının sebebi vücudun su kaybından dolayı büzüşmesidir. Bu durum bize saçları ve tırnakları daha uzun gösterir. Ölümden sonra saçlarımızın kökü ve deri altındaki tırnak matriksi canlı kalsa bile saç ve tırnakların uzaması için gerekli olan sistem hormonal sistemdir. Bu sistem de artık işlevini yerine getiremediğinden dolayı öldükten sonra saçlar ve tırnaklar uzamaz.

Ölüm korkusu yaşlandıkça artar mı?

215192_211929215503730_111656412197678_761083_2601427_n.jpg


Yapılan çoğu araştırma ölüm korkusunun 20’li yaşlarda en üst noktalarda iken, 60’lı ve 70’li yaşlara gelindiğinde bu korku ve endişelerin minimuma indiğini gösteriyor.

Bunun sebebi de orta yaşlardaki insanların daha yaşayacakları çok şey olduğunu düşünmeleri ve bu isteklerini yerine getiremeyeceklerine dair hissettikleri korku olsa gerek.


Telomer ya da uzunluğu ölümsüzlüğün anahtarı mı?

h%C3%BCcreselyaslanma.png


Telomer, en basit haliyle kromozomun bitiş noktası olarak adlandırılabilir. Son zamanlarda sıklıkla adı ölümsüzlük kavramıyla anılan telomerin her hücre bölünmesinde boyu bir miktar kısalır. Tıp biliminde de bolca incelenen telomerin boyu, yaşlı insanlarda genç insanlara oranla daha kısadır.

yaslanma.png


Telomerin ölümsüzlükle anılmasının sebebi ise boyunun kısalmasını engelleyecek bir gelişmenin yaşanması durumunda, ölümsüzlüğe bir adım daha yaklaşacak olmamızdır. Çünkü hücrelerimiz belli sayıda bölünmeyi gerçekleştirdikten sonra yenilenmeyi durduruyorlar. Telomerlerin ise bu bölünmeler esnasında boyunun kısaldığı bilindiğinden, eğer bu kısalma durdurulursa hücrelerin kendilerini yenilemesi de sürekli hale gelecek ve belki de hem yaşlanma hem de ölümsüzlük bulunmuş olacak.

Ölüm üzerine düşünmek zihnin sınırlarını zorlamak mıdır?

3gtaSQKACOw.jpg


Sosyolojik ve psikolojik açıdan olaya baktığımızda, son senelerde yapılan araştırmalar da gösteriyor ki, ölümü düşünmek insanları sembolik ölümsüzlük kavramının içine bırakıyor. Şöyle ki, insanlar ölümsüz olmadıklarını bildiklerinden ötürü, onları ölümsüzlük kavramıyla bütünleştirecek şekilde çocuk sahibi olma, kendi isimlerini çocuklarına verme gibi düşüncelere kapılıyorlar.

56FA90B35648C314.jpg


Kısacası her birimiz, ölümü düşündüğümüz anda sembolik de olsa bu dünyada varlığımızı sürdürmenin yollarını arıyoruz, kendi neslimizi bir şekilde devam ettirip kalıcı olmaya çalışıyoruz.

Ayrıca bu konudaki bir ilginç bilgi de ölüm ile yüzleşince, Tanrı ve ölümden sonra yaşam inancı, herhangi bir dine inanmayan insanlarda bile artış gösteriyor.

Ölüm anlık bir süreç midir?

6042-olumle-ilgili-bilinmeyen-gercekler_f.jpg


Özellikle kalp masajı tekniklerinin bu kadar gelişmediği dönemler için düşünürsek eğer, bu ana ulaşırsanız geri dönemezdiniz. Yani kısacası, ölümün tam anlamıyla gerçekleştiği ve geri dönülemez bir boyuta geçtiğiniz düşünülürdü.

Bilinen o ki oksijenden mahrum kalmalarından sonra, hücrelerin ölmesi zaman alıyor, aniden olmuyor. Yani, doktor sizin öldüğünüzü açıklasa bile hücreleriniz tam anlamıyla ölmediği için hala bir şansınız var hayata geri dönmek için.

tumblr_ng11tnxgoZ1s38msno1_500.jpg


Elbette öyle bir an vardır ki artık ölüm tam anlamıyla gerçekleşmiş ve geri döndürülemez bir hal almıştır. Peki, bu an ne kadar bir süreyi kapsıyor? Benim için 10 dakika iken, sizin için 1 dakika olabilir. Başkası için belki de 1 saat.

Sonuç olarak ölüm, bir süreçtir.

pamuk.jpg

ba1e061115467db151618d8e5d6cf811.jpg

IMG_132489357734209.jpeg

 
Geri