Ölüme Dalış

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Ölüme Dalış

Bir genç kız varher sabah kumsalda denize girmeden sadece denizi seyredenhüzünlü gözlerle…Her sabahbıkmadan…


“Kuşlar ötüyordu bir başkaArkadaşım -Ayça- ve ben de dışarıdaydık.Biraz sonra anlaştığımız gibi kumsala gidipdenize girecektikbizi nelerin beklediğini bilmeden…

Her şey hazırdı ve yola koyulduk.Ayça kafasındaki en sevdiği çiçek olan papatyadan taç ile gelmişti.Yol boyunca konuşupnefes harcayıp ve bu nedenle de hızımızı azaltmak istemiyorduk.Çünkü bu yaz ilk kez denize giriyorduk.Aslında ondan çokilk defa yalnız başımıza denize gidebiliyorduk.Uğruna bir çok şeyden vazgeçipizin kopararak…

Kumsala vardık en sonunda.Bizim için Güneş bir başka parlıyordu sanki.Deniz ise çarşaf…Hemen üzerimizdekileri çıkarıp denize atladık.Çok güzeldi su.Berrakserin…Baktığınızda dilediğiniz gibi taşları sayabilirdiniz.O kadar güzel…

Yüzdükyüzdük…Biraz daha yüzdükten sonra ben çıkmaya karar verdim.Ayça ise sinir olduğu kızlara biraz artistlik yapmak için –yüzme için gittiği yaz okulunda öğrendikleri ile- denizde kalmıştı.

Çıkıp Ayça’nın hava atmak için yaptığı hareketleri izledim.Suya girip taklalar atıyordu –çıkardığı sulardan anlardınız-balıklama dalışlar yaparak hareketlerini tamamlıyordu.Bu sefer iskeleye çıktı ve balıklama dalış için hazırladı kendini.Hızla suya atladı hemen.Çok iyi atlıyorduhiç tehlikeli olabileceğini düşünmeden.Bir kezbir kez daha atlıyordu ve kızlara hava atabildiğini zannederek mutlulukla hareketlerini tamamlıyordu.

Bir kez daha balıklama dalış için çıktı iskeleye ve yine hızla atladı.Ben yine heyecanla izlerken onuAyça’nın atladığı yere bir başkasının da atladığını gördüm Ayça’nın hemen ardından.Ama Ayça orayı yüzerek geçmiştir bile diye düşündüm fakat yanılıyordum.Biraz sonra olacaklar bana bunu kanıtlayacaktı…

Bekledimuzaklara baktımyüzüp gidebileceği yerlere baktımama Ayça çıkmıyordu o denizden!Hemen iskeleye çıktım.İskelenin ucuna varmadan bir kalabalığın toplanmış olduğunu gördüm ve adımlarımı hızlandırdım.

Kalabalığın olduğu iskelenin ucuna vardım ve kalabalığı yararak neler olduğunu görmeye çalıştım.Bir kız yatıyordu.Yaklaşınca karnı ve göğsü çiziklerle dolu kızın Ayça olduğunu şiddetle gördüm.Aman Tanrım!Galiba bir an içimden geçirdiklerim doğru olmuştu ve arkasından atlayan Ayça’nın üzerine gelmiş ve o da balıklama atladığı için Ayça’nın üzerine gelerek dibe sürtünmesine neden olmuştu.Arkasından atlayan kişinin dizleri Ayça’nın boynuna çarptığı için Ayça’nın boynu kırılmıştı ve bu da ölümüne neden olacak olabilirdi!

‘Ne duruyorsunuz ambulans çağırın!’ diye bağırdım bilinçsizce.En yakınımartık benden bir parça olacak kadar yakın biriben bir şey yapamadan kayıyordu diğer hayata…Hafif araladığı derin mavi gözlerine baktımhala canlıydılar.Bu kadar yaşam dolu biri görmemiştim!’Her şey düzelecek ve bizbiz eskisi gibi olacağız…’dedim filmlerden çıkma bir cümleyle ama gerçek duyguları barındırarak cümlemde.Ambulans henüz gelmemişti ve o sanki sonunu biliyormuş gibi bana ‘Seni öpmek istiyorum.’ Dedi.Hafifçe eğilip onu yanağından öptüm.Sonra ‘Süper bir dosttunherkese özellikle annemlere selam söyle!’ dedi.Hala dalga geçer bir yanı vardı.Sanırım bu onun son sözleriydi…Çünkü bu sözlerden sonra başı hafifçe koluma düştü ve göz kapakları ağır ağır kapandı…

İşte ben hala onaiskeleye ve denize bakıyorum…”

Genç kız sildi gözlerindeki yaşları cebinden çıkarttığı siyah kumaştan mendiliyle…İskelenin ucuna yürüdübir demet papatya attı denize.Aldı çantasını ve gözyaşlarınıberaber yürümeye koyuldular hiçbir yere .
 
Geri