ölülerin yaşam öyküsü(ölüler için yazılan destansı bir şiir)

Konu sahibi son olarak 2630 gün önce görüldü
ÖLÜLERİN YAŞAM ÖYKÜSÜ(öLÜLER İÇİN YAZILAN DESTANSI BİR ŞİİR)

y
aşamdır bu
yaşamak i
çin yapılan ticaret
schmell berte satar
bert te getz den satın alır
hjer bişrinin içinde de
ölüm denen
volkan yatar
her an poatlamaya hazır
kimi azrail der
kimi de ecel

Bay........Hakkıın rahmetine kavuşmuştur
Allahtan rahmet ve yakınlarına sabırlar di
leriz
DOSTLARI
BİRİNCİ KISIM
ve ölen adam bu arabanın içinde yatmakta
yüzü sapsarı
utanc ve çaresizlikten
ve vucudu ak bir çarşafa sarılı
bir bebek gibi kundaklı
üzerinde ne pantolonu ne de donu
bükülü dudakları kaskatı
özür diler gibi açık sanki
kalmamış kendinin bişle
kendisine saygısıu ve güveni
hiç ummazdı ölümün böyle olacagını
horoz ölür gözü çöplükte
bu haliyle hangi
kad8ını mutlu edebilir ki
vücudu kaskatı...çırılçıplak
ne ceketi var ne de pantolonu
SADECE SARIP SArmışlar ak bir çarşafa
bezlere sarılmış yeni bebek sanki
oysa yok bu sefer aglaması
boynu bükük..kaderine razı
işte burada
bu dar arabanın içinde yatmakta ölen adam
tozlu yolda
agır agır yavaş yavaş yokuş aşlagı ilerleyen
ve araqbanın önünde de
kilise korosunun şefi yürümekte
tok..kuru pes sesiyle
kuru dualar okumakta ..ilahilker söylemekte
bazen de agzında çiğnemekte
ve arabanın arkasından da bir kadın ygelmekte
dul matem elbiseleri içinde
yüzü aglamaktan şişmiş..mosmor..kıpkırmızı
sanki tuvalette ıkınan birinin ki


 
[FONT=Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif]ÖLÜLERİN YAŞAM ÖYKÜSÜ

KISIM BİR(Devam)
ve etrafında bir avuç adam
görevlerini yapmalarının mırıltıları içinde
üzüntüyle sallamakta başlarını
ve zaman zaman..zoraki aglamadan
çekiyorlar burunlarını,temizliyorlar genizlerini
kazılan çukurun başına gelindiğinde
ölen adamın yüzü gösteriliyor herkese
bir sessizlik kaplıyor ortalıgı hüzünle
ve ölen adamın kendisi de
orada bulunan herkes de
anlıyor onun artık bir adam olmadıgını
hatta erkek bile sayılmadıgını
degerli pantolonu ..sıyrılıp çekilmiştir ayaklarından
hiç istemese de
ve böylece
son erkeklik simgesi de
sökülüp alınmıştı üzerinden
artık mutluluk mırıltıları
duyamayacaktı hiç bir kadından
yatamazdı hiç biriyle
kundaklamışlardı onu ak bebek bezleriyle
alınmıştı elinden hürriyeti,bagımsızlıgı
ve bu bebek bezleriyle
kondugunda çukurun dibine
daha da solmuştu ölen adamın dudakları
mahvetti bu aşagıklanma onu
sanki özür diler gibi çaresizce
acı acı gülümsedi
yutarak hazmetmeye çalıştı bu utancını
açık agzına yayılan acı safra tadını
oysa kupkuruydu agzı ne yazık ki
oysa yeryüzünde yaşayan canlıların agzı hep ıslaktır
gerekişrse yutarlar ya da eritirler agızlarında acıları
oyas ölen adam yutkunamaz bile
kupkurudur açık agzı
lamalar,balıklar ve domuzlar bile,
istemeselerse tükürürler baişkalarına
agızlarındaki pislikleri
ölen adamın yoktur böyle bir seçenegi
çoktan konmuştur bile
gerde bıraktıgı kadının kasıgının altında
pis su borularının geçtiği bir yere
orada yaşamını henüz yitirmişler
dilsiz ölülerin sessiz hoşgeldin töreniyle karşılanırlar
karanlıkta sereserpe sırtüstü yatan ölülerin
onlar yıllardır sonsuz nöbetteler bu şekilde
gözlerler korurlar yeraltındaki pislikleri
bok çukurlarının pis kokularını çekerek içlerine
çaresizlik ve acizlik içinde
kalk ey ölü
kalk kalkabilirsen artık
kalk ayaga ve buluş ölümle
hazırlan yeni bir maceraya
yeni bir yaşama
yavaş yavaş dikkatlice kok ve çürü
unut artık yeryüzündeki yaşamını
yat aşagıda rezil bir şekilde
ve ölen adam
aşagı,kazılan çukurun dibinbe kondu
kör itaatin hakim oldugu askeri kampa katıldı
artık orada
her şafak vakti
ardında bıraktıgı kadınının
bulanık suda pis su borularından bıraktıgı
pislikleri gözleyecek ve koruyacaktı
orada geceleri derin bir sessizlik hakimdi
sadece çürüyen cesetlerden çıkan bir mayalanma sesi
bitmeyen bir fısıltı,sızlanma ve inleme gibi
ya da yukarıda
tuvaletlerden dökülen suların sesi
ölülere geçmiş yaşamlarını anımsatır sanki
ve ölen adamın bop amcasının pisliği de
büyük bir gürültüyle
lagım borularından düşer bok çukuruna
ve sık sık tekrarlanır bu işlem
yeniden taze sular dökülür pisliğin ardından
çagıldayarak
sanki temizler boruları
ve yatan ölüler
bu sesle yeniden umutlanır
sevinirler bir an
gülmeye çalışarak anımsarlar geçmiş yaşamlarını
oysa yapamaz ki hiç biri bunları
agızları bile kurudur..kupkuru
çaresizlik..utanc ve umutsuzluk içinde
yeni bir yolculuk başlar
yepyeni bir yaşama dogru...

VE GERİDE KALAN KADIN KASIKLARI
AGRIYARAK
ÜZÜNTÜYLE VA ÇARESİZLİKLE BAKTI
KOKMASI İÇİN
AŞAGIYABIRAKILAN ADAMA
ÜÇ METRE DİBİNE
AYAK TABANLARININ ALTINDA
LAGIM BORULARININ HİZASINDA BİR YERE
VE KADINININ
ARKASINI DÖNÜP
ÇEKİP GİTMESİ
YAPAYALNIZ BIRAKARAK KENDİSİNİ
ÖLEN ADAMIN
YERYÜZÜNDE
BU EN KÜÇÜK ODASINDA
ÇEKTİĞİ EN BÜYÜK ACISIYDI

Hanoch LEVİNE
Türkceye uyarlayan Metin ŞAHİN​
[/FONT]
 
Geri