1) İlkokul 2. sınıftayken kaleminden silgisine, kitabından defterine her türlü paylaşıma açık olduğum, istese sınıftaki bütün çocukları döveceğim ilk aşkım Esra'nın beslenme saatinde köftesinden yediğim için beni öğretmene şikayet etmesi ve dayak yemem.
Çıkarılan ders: Herkes senin gibi paylaşımcı olmayabilir.
2) İlkokul 4. sınıfta sırf Aysu istiyor diye sınıftaki duvar saatine göre teneffüs zillerinin ne zaman çaldığını saniyesi saniyesine ezberlemem. Onun bana her ders "Semiiih ne kadar kaldı ya?" diye gülümseyerek sormasını aramızda filizlenen büyük aşkın ilk meyveleri olarak nitelendirmem ve akabinde diğer kızlardan Aysu'nun aslında Latif'e aşık olduğunu öğrenmem. Latif'inse sınıfın 1 numaralı fırlaması olması. (hatunların efendi adam yerine piç tercihi)
Çıkarılan ders: Efendilik her zaman para eder ama hatunların genetik kodlarında fırlama tiplere karşı bir bug vardır. Asla tamamen biri olma, iki özelliği de bünyende harmanla.
3) Orta 2'deyken okulun en güzel kızlarından Betül'ün Gülşah aracılığıyla "beni beğendiğini" haber etmesi, çıkma teklif edersem kabul edeceğini söylemesi, benim bunu en yakın arkadaşlarımla paylaşmam ve Murat'ın "o kızla çıkmayan kalmadı oğlum yakışmaz" falan diye olayı baltalayıp 2 ay sonra Betül'le sevgili olması.
Çıkarılan ders: Hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve işin içinde hatun varsa babanın oğluna bile güvenme. Erkek dediğin organizma çok basittir ve uçkuruna düşkündür. İki gülümsemeye, iki tatlı söze 50 IQ birden kaybedebilir.
4) Lise 2'deyken okul girişinde yanlışlıkla Ülkücü Ocakları Başkanı çocuğun kankasına çarpan arkadaşımı dövmeye gelmeleri, bizimse sınıf olarak gelenleri püskürtmemiz, akabinde sınıfa gelen Ocak Başkanı'nın "çıkışta görüşeceğiz" demesi, sınıfta bütün gün "40 kişiyiz lan kim kimi dövüyo" muhabbeti dönerken çıkışta 3 kişi kalmamız ve bir güzel dayak yememiz.
Çıkarılan ders: Olur olmaz yerlerde Batman'lik yapma hepimizi öperler yeminle.