Okumayan Adam Olamaz mı?

Konu sahibi son olarak 2658 gün önce görüldü
Türk toplumunun dilinde pelesenk olmuş bir söz vardır: Oku da adam ol! Bu genel yargının gerçekliği nedir? Adam olmanın yolu yalnızca okumadan mı geçer? Her okuyan adam da, af buyurun okumayanlar eşek mi? Okuyup da adam olanların sayısı okumayıp da adam olanların sayısından daha mı yüksek?
Zamanla klişe olmuş hükümler sorgulanmaz, hatta başka hükümler tümdengelim yöntemiyle bu klişelerden türetilir veya doğruluğu bu klişelere dayandırılır: “Kitap okumak iyidir”, “Türkler kitap okumadığı için azgelişmiştir” vb. Öyle ise, toplum olarak kitap okumadığımız için adam olamıyoruz. Okumanın önemiyle ilgili verdikleri istatistikler ise insanın yalnızca yüzünü kızartmıyor, aynı zamanda sado-mazoşist duygularını uyandırıyor. Neymiş efendim! Yılda 25 Türk’e bir kitap düşerken, 1 Japon’a yılda tam yirmi dört kitap düşüyormuş.
Öte yandan, kitap okumakla adam olmaklık ve/veya toplumsal gelişmişlik arasındaki ilişkiyi bütünüyle yadsımıyorum. Ancak, ilişkinin yönünün zamana ve duruma göre değiştiğine inanıyorum. Doğan Cüceloğlu’nun yalancısıyım: “..Batı’da okuma düzeyi ve kariyer arttıkça bireysel dürüstlük ve güvenilirlik artıyor, ama Türkiye’de tam tersine düşüyor..” Bunu toplum boyutuna uyarlamak mümkün: Türkiye’nin yakın geçmişinde geriliklerin çoğu okumuşlardan, değişim ve iyiliklerin çoğu ise okumamışlardan kaynaklanmıştır. Bu ölçüyü eklektizme düşmeden sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlara uyarlamanızı öneriyorum. Ha! Orhan Pamuk örneği nedir, diyeceksiniz? Ülkemizde Orhan Pamuk gibi nice değerlerin var olduğunu belirterek kısaca cevap vereyim: Orhan Pamuk bizi o kadar şaşırttı ki, baktık baktık inanamadık ve çekip koparmaya çalıştık. Orhan Pamuk’un ödülü için okumuş büyük akillerimiz bakın nasıl tepki verdiler: “Bu ödülü neden verdiler, acaba bunun altında ne var! Öküzün altında buzağı olmadığı gibi, bunun da altında bir şey yok. Mutlaka bir analoji yapmak gerekiyorsa “trene bakan sığırlar” misali daha uygun düşer.
Türk kültürünü ve kimliğini nesnel bir şekilde dünyaya tanıtıp pazarlayan dahi bir edebiyatçıyı tu kaka edeceksin, sonra kalkıp “neden okumuyoruz” diye eyyam keseceksin! İşte, bu kasvetli eyyamcılar yüzünden yurdum insanı okumuyor. Okumuyor, çünkü okuyan modeller çok büyüklerimiz tarafından itilip kakılıyor, aşağılanıyor, hapse atılıyor, takoz olunuyor, tek tek fişlenerek toplum içinde kuyruğuna teneke takılmış kedi gibi gezdiriliyor. Okuyanlar ise ya yüzünden okuyor ya da okudukları ritüeller ve amigo sloganlarıyla sınırlı kalıyor.
Ebeveynlerimizin ders kitabı dışındaki okumaları neden azarladıklarını bir düşünün! Neden? Çünkü, resmi müfredatın dışında bir okumanın başa bela getireceğini tecrübe etmişler. Haklı olarak yurdum insanı, okumayı genelde devletin hazinesine anahtar uydurmakla ilgili görmüş.
Her şeye rağmen, geleneksel imajına uygun olarak, okumakla adam olunacağına inanıyorum. Şöyle ki, geçim için bir okula ve okul ortamına katılmak bir şekilde akla karpuz kabuğunun düşmesine, kulağa su kaçmasına vesile oluyor. Bu tarz okuyanların başına küçük veya büyük mutlaka bir sıkıntı açılmış, çok yüksek yerlerden mutlaka başına bir saksı düşmüştür. Ancak, ironik bir şekilde, kafaya düşen saksılar onun aydınlanmasına, yani adam olmasına yaramıştır.
Belirtmem gerekir ki, okumakla bir meslek edinmeyi, bir işin uzmanı olmayı kast etmiyorum. Bu anlamda okumanın marangozluktan, demir doğramacılıktan farkı yoktur. Okumuş, çekirgebilim uzmanı olmuş, ama mesleği dışında fark edilir bir birikime sahip olamamış.
Kitabi anlamıyla “adam olmak”, faydalı bir meslek edinmenin yanı sıra insanlığın onuruna sahip, yaşadığı topluma duyarlı, ilkeleri ve ahlak’ı her zaman kar ve kazancın önüne koyabilen insan demek, başarı ve ödülün değerliliğini, amaca giden yöntemlerin doğruluğunda gizli olduğunu bilmek demek.
Geleneksel dönemde okumanın anlamı yalnızca meslek sahibi olmakla sınırlı değildi, aynı zamanda iyi bir insan ve ahlaklı bir birey olmayı da kapsıyordu. Ki, bu doğrultuda okumak her zaman için mesleki ve parasal başarıyı garantilemiyordu.
Okumakla mutlaka başarının gelmediği konusunda acıklı bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Eski Sovyet ülkeleri, okuma yazma ve üniversiteleşme oranı bakımından dünyanın en ilerileri arasındadır. Ama bu, siyasal ve toplumsal sistemlerinin çökmesine engel olamamıştır. Geçenlerde BDT başkanı Putin, Almanya başbakanı Merkel’den ülkesini modernleştirmesi için ricacı oldu. Okumamış memati kılıklı yurdum insanı eski Sovyet ülkelerinde bir çok yeniliğin öncüsü oldu ve oluyor. Kaba ve cahil bir tonda bir gerçeği sizinle paylaşayım: Türkiye gelişmişlik bakımından Rusya’dan geri değildir, hatta ileridir. Rusya’nın Petrolu ve doğal kaynakları bizde olsa bütün dünyayı sallarız valla..
Sonuçta, enseyi karartmamak adına, akla karpuz kabuğu düşüren, kulağa su kaçıran cinsten okumakla adam olmak arasında güçlü bir ilişkinin olduğuna inanıyorum. Ama, karın doyurup doyurmayacağına kefil olamam!
 
Adamlık yürekte karakterde özde gizlidir.Okumakla alakası yoktur
 
okuyarak adam oLunurmu ?
 
Teşekkürler arkadaşlar Eğer adamlık okumakla belli oluyorsa Türkiyede adam çok az nice okumuş gördük amma adam değil.
 
Okumak fiiline hangi açıdan bakıldığına bağlı. Okumak sadece günümüz materyalist dünyasının kurduğu rejimin okullarını bitirmek değildir. Dünyanın en büyük devrimcisi Hz. Muhammed'e verilen ilk emrin ne olduğunu hepimiz biliyoruz değil mi?

Adamlık fiili ezberimizde gerçek manasının dışında yer tutuyor aslında. İyi bir adam olmak, iyi bir birey olmak isteyen insan öncelikle kendisinin doğuştan var olan ahlaki seviyesini sorgulaması gerekir. Büyük adam olmak için ise ilmin en derinlerine yol almak gerekir. Büyük adam eşittir büyük alim, bilge insan, bilgili insan vesaire...

Sözüm ona, ne okuduğunuza bağlı özetle...
 
Tabii ki ne okuduğumuza bağlıdır fakat konunun başında da belirtildiği gibi oku ve adam ol derken bunu düşünen yok malesef.
 
Okumakla adam olunsaydı ohoo..

Adam oğluna hep sen adam olamazsın dermiş ,oğlu da ileride göreceksin nasıl bir adam olduğu mu sana göstereceğim,der,babasına.

Aradan yıllar geçer delikanlı okur ve bir ile vali olur ve vali olduğu gün yardımcısına emir verir babasının ismini vererek;git falan köyde bir adam var onu alın getirin der.

Emir –demiri keser misali valinin yardımcısı Valinin babasını apar topar alıp getirirler, babasının içeri girmesiyle oğlu babasına baba; “bana adam olamazsın diyordun bak ben vali oldum” der.

“Oğlum ben sana vali olmazsın demedim ki, adam olamazsın dedim,adam olsaydın babanı ayağına getirmezdin” der, oğluna..

Bu konuyu özetleyen bir hikaye (:
 
Konuyu Aydınlatan Bir Hikaye Duymuştum teşekkürler katkınız için.
 
Mey biter saki kalır, Her renk solar haki kalır, Diploma insanın cehlini alsada; "Hamurunda varsa eşeklik, baki kalır..



demiş Fuzuli :)


Tamamen karakterle ilgili olduğunu düşünüyorum bu konunun. Nice okumuşlar bilirim karakteri beş para etmez, oturup iki çift laf edilmez. Ne okumamışlar bilirim karşında filozof var sanırsın; duruşu, oturuşu, tavrıyla. Genellemek hata olur bu tip durumları. Herkesin kendi şahsına münhasır yapısıyla alakalı bir durum bu çünkü..
 
Mey biter saki kalır, Her renk solar haki kalır, Diploma insanın cehlini alsada; "Hamurunda varsa eşeklik, baki kalır..



demiş Fuzuli :)


Tamamen karakterle ilgili olduğunu düşünüyorum bu konunun. Nice okumuşlar bilirim karakteri beş para etmez, oturup iki çift laf edilmez. Ne okumamışlar bilirim karşında filozof var sanırsın; duruşu, oturuşu, tavrıyla. Genellemek hata olur bu tip durumları. Herkesin kendi şahsına münhasır yapısıyla alakalı bir durum bu çünkü..

Bunun üzerine söylenecek başka söz yok bence teşekkür ederim efendim yeterince açıklayıcı olmuş
 
'adam olmak' da kesin sınırları olmayan bi mevzu gerçi ama bence karakterden, ailede aldığı eğitimden olunur adam.
okumayı da küçümsememek lazım.
okumak var olan adamlığa nezaket katar, empati yeteneği katar, -bi ihtimal- şiirsellik katar, hiç bişey katmazsa farklı bi dünya görüşü katar.
okusun adam'lar : )
 
Adamlık, içi boşaltılmış bir sıfat. Ve sadece iyi bir tahsille hiçbir şey olamazsınız. Okumamakta bir şey ifade etmez dolayısla. Tartışmaya açık dahi değil.​
 
Kadın olur : ((((((((

Neyse.

Olur olur, kütüphane devirenleri de gördük.
 
Etrafımızda nice diplomalılar var. Ortaya sundukları fikirleri ve düşünceleri gördüğümüz zaman, şok üstüne şok geçiriyoruz. Okumak hiçbir şey de olmadığı gibi adam olmakta da bir kriter değil.
 
Okumayan cahil kalır. Cahilden de ne adamı olacak ? Onlar da kendi gibileri adam görür.
 
Soru nun anlatmak isteyipte anlatmaya yada tartistirmaya hazirlanmis zemini cok kaygan.
Adam olunur mu bilmem ama,diksiyonumuz ve bakis acimiz degisir.Kelime hacmimiz genisler.Beyin hücreleri calisir.Kendiniz ile tartisirsiniz ki kendimiz ile mücadele etmek bana göre en buyuk lutuflardan birisi.
Adam eder mi bilemiyorum.
Herkes adam zaten.
Bence adam etmesin.
 
Geri