Okumak farkına varmaktır, büyük kıtaplardan çarpıcı alıntılar

  • Kullanıcı Kuzey
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 935 gün önce görüldü
Sen, bana durmadan "tutumluluk" ve "perhizkarlık" konusunda vaazlar verirsin. Güzel! Ben de akıllı bir mal sahibi gibi, tek servetim olan emek-gücüme göz kulak olacak ve onun her türlü israfından kaçınacağım. Her gün, yalnızca onun normal ömrü ve sağlıklı gelişmesine uygun düşecek kadarını harcayacak, harekete geçirecek ve eyleme sokacağım. İş gününü sınırsız olarak büyütmekle, sen bir gün içinde, benim üç günde yerine koyamayacağım kadar emek-gücünü kullanabilirsin. Senin emekten kazandığını ben özden yitiriyorum.
 
"Yıkımların güzel olabileceğine inanıyor musunuz" dedi Kostka. Onu yanıtladım: "Tanrı'nın sonsuz yolu üzerinde ilerleyen sakin bir kulu olduğunuzu ve yıkımlardan söz edilmesinden hoşlanmadığınızı biliyorum, ama ne yapabilirim; ben Tanrı'nın yapıcı kullarından biri değilim. Üstelik, Tanrı'nın yapıcı kulları, eğer bu Dünyada gerçek yapıları olan duvarlar kuruyorsa bizim yol açtığımız yıkımların onlara zarar verme olasılığı çok az. Oysa duvarlar yerine her yerde dekorlar görüyorum. Dekorların yıkımları ise çok yerinde bir şey".
 
"Ben hep aşkı aradım ve aldandığımı anladığımda, onu, aradığım yerde bulamadığımda yolumu değiştirdim ve tüylerim diken diken başka taraflara yöneldim. Oysa yapılacak en basit şeyin bu çocuksu aşk hayallerimi hepten unutmak ve sınırı aşıp bu tuhaf özgürlük ülkesinin topraklarına ayak basmak olduğunu biliyordum. Bu tuhaf ve aşağılık özgürlük alanında ne utanç, ne ağırbaşlılık, ne ahlak geçerli. Orada her şeye izin var. Yeter ki insan, içinin derinliklerinde, cinsellik denen o vahşi hayvanın nabız atışlarını duysun.
Ama şunu da aynı kesinlikle biliyorum ki, bu sınırdan geçecek olsam, ben ben olmaktan çıkarım, kim bilemem, ama bir başkası olurum. İşte bu korkunç değişim beni ürkütüyor. İşte bunu içindir ki aşkı arıyorum."
 
Her siyasi kuram kendine ne ad takarsa taksın, hiyerarşiye ve baskıya dönüş yapmıştır.
 
Parti güçlendikçe acımasızlaşacak; muhalefet zayıfladıkça, despotluk güçlenecek.
 
Özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Eğer buna izin verirlerse gerisi kendiliğinden gelir.
 
Bilinçleninceye kadar başkaldırmayacaklar, başkaldırmazlarsa hiçbir zaman bilinçlenmeyecekler.
 
Erkek aşkta iktidarsızlığını, kadın da kararsızlığını sergiler.
 
Aşkta, diyordu, insan kendi kendisini sever, ayna boş kalır, sevdiğim kişi orada gördüğümü sandığım kişi değildir.
 
Geri