Okumak farkına varmaktır, büyük kıtaplardan çarpıcı alıntılar

  • Kullanıcı Kuzey
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 935 gün önce görüldü
Mathilde Tournon Sokağı'nda onun çok iyi bildiği bir meyhanenin ilerisinde oturuyordu; oysa yıllardan beri Mathilde'nin dünyanın bir ucunda olduğunu düşünmüştü ya da en azından 'başka bir yerde' olduğunu, 'başka bir yerde' yaşadığını düşünmüştü.Çünkü uzun bir süre, Mathilde'nin onun yakınında ama onsuz yaşadığı fikrine katlanamamıştı.Çünkü, -yalnız kendisi için geçerli olsa bile- Mathilde'nin ulaşılabilir olması ona katlanılmaz geliyordu.
 
Sonia ile ölüme boyun eğmişti, oysa Mathilde ile aşka doğru yürümek isteyecek ve ölüm onu yolundan alıkoyan korkunç bir engel olacaktı.
 
"Eğitim şeyi ne zannediyorsun ki? Okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil ders anlatılırken susması gerektiğidir. Erzurum'da da bu işin kralının yapılacağından emindim."
 
"İkimiz zorlukla sığıştık küçücük paspasın üstüne. Kıçlarımız birbirine değiyordu. Bunu pek heyecan verici bulamıyordum nedense. Tersine canım sıkılmıştı. Alev Abla'nın da bir kıçı olduğunu fark etmek hayal kırıklığına mı uğratmıştı beni acaba?"
 
"Gece hepimizi korkularımıza, acılarımıza daha bir yakınlaştırır."
 
"Rahat bıraksanıza lan adamı." diye bağırdım. Kansız celal bana şöyle bir bakıp, "Sana ne lan. Avukatı mısın?" diye cırladı. "Doğru bildiğim şeyi söylemek için kimseden para almam gerekmez."
 
Keyif alma da, diyordu Lacan, bir "ek"tir, ne zevke, ne doyuma benzer, ama erkek için bilinemez, kadın içinse dile getirilmez olan kaybolmuş bir şeyin (Şey'in) peşinde koşularak araştırılabilir. Sınırsız, sessiz, sözsüz bir orgazm peşindedir keyif. Öyle bir sahip olma ki efendisi yoktur, öyle bir egemenlik ki ne egemen olan ne de egemen olunan vardır. Sadece mistikler, erkeklerden ziyade de kadınlar, bunun sırrına sahiptirler.
 
Kız ayağa kalktı, oda kapısını açıp hole çıktı. Sağ duvardaki düğmeye bastı. Duvarın dörtte birini kaplayan ayakkabılık yana kaydı ve küçücük bir oda ortaya çıktı. Yerde dört tane büyük boy paket vardı. Gözleri ortamın loşluğuna alışınca, karşı duvarda gördüğü resimden irkildi. Bir elinde kınsız bir kılıç, öbür elinde kesik bir baş tutan kırmızı parmaklı bir gencin resmiydi bu. Altında ise, "Mirrih! Üçüncü iklimin sahibi, kan kırmızı yıldızımız. Bu tasvirimizi kabul buyur." yazıyordu.Hemen paketleri alıp hızla geriye çekildi; duvardaki düğmeye bastı, koşarak sokak kapısından çıkıp bu ürkütücü evden uzaklaştı. (...)"
"SİS ve SIR" kitabı, "CÂNN ERİNÎ" öyküsü, Bilge Öngöre
 
Teninin bir parçası olmuş niceleri uzaklaşıyorlar, bir zamanlar adını bile bilmediklerin ise daha sonra en mahrem gülüşlerin sahibi oluyorlar.
 
İkimiz de yaşlandık bir kahve ister misin?
Sen hala napoliten ben biraz zapatista
 
belki gelirsin diye
durmadan tekrarlıyorum ismini
pes etmek yok söz veriyorum
 
belki öyle baktığım için
belki gözlerime yakıştığından
belki kendisi güzel
belki rüyaydı
gölgesinde sevişirken
nesnelere dönüşen zaman.
 
Bir insan ya gitmek ister ya da kalmak..
Gidenler üzüntüyü çarşaf yapıp üzerine yatar ve o çarşafın üzerinde bin bir zevk içinde hayatla sevişir..
Kalanlarsa vasat hayatlarını, bir ürünün taban ve tavan fiyatlarına benzeyen taban ve tavan duygular içinde yaşayarak yerleşik düzenin sokak lambaları haline gelir..
 
Anarşist yazarların okunması gerekmez yaşanan yerden kaçma fikrinin ortaya çıkması için..
 
Dünya üzerinde iki tür insan vardır:
Trafikte sarı ışığı gördüğünde frene dokunanlar ve aynı sarı ışık karşısında gazı kökleyenler..
 
İnsanları anlamak zor değil..
Hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında..
Biraz dikkatli bakmak yeterli..
Haritalara benzerler..
Ölçeklerinin nerede yazıldığını bulana kadar korurlar esrarlarını..
 
Örnek bir yurttaş olabilirsiniz, belki de Hayvanları Koruma Derneği üyesi, dindarlığınızla ün yapmış bir kişisinizdir; sizin benim karşımda temsil ettiğiniz şeyin göğsünde kalbi yoktur. Orada çarpar gibi görünen benim kalp atışlarımdır.
 
Geri