Okumak farkına varmaktır, büyük kıtaplardan çarpıcı alıntılar

  • Kullanıcı Kuzey
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 935 gün önce görüldü
Sana erik topladım ve duttan biraz
Kilitliydi evin kapısı, zili çalmadım
Kozalak düşürdü gizli bir el
Saçlarını çözmüştün ve açtı dalgalar.
 
Bütün hayatından nefret etti. Her şeyden, herkesten bezmişti. Son derece yalnız ve yabancı hissetti kendisini. Uzak şehirlerden veya güney limanlarından birine gidip hayatın kalan kısmını orada geçirmek ya da intihar etmekten başka seçeneği yoktu. Hiç kimsenin göremeyeceği bir yere gitmek, kimsenin sesini duymamak, bir çukurda yatıp bir daha uyanmamaktan başka çıkar yol yoktu. Çünkü ilk kez etrafında bulunanlarla kendisi arasında şimdiye kadar fark edemediği korkunç bir uçurum bulunduğunu anlamıştı.
 
Ben gördüğüm şeyim, diğerlerinin bende gördüğü şey değil, kendi gördüğüm şeyim. Çok uzak hissediyorum kendimi. Belki bu yüzden sözcüklerle size çok yaklaşamıyorum. Çünkü sözcüklerimle kendime çok yaklaşamıyorum.
 
Ginny'nin içinde bulunduğu son kötü durum şu ki, artık yerinde sayıp her şeyin bittiğinin kendisine söyleneceği zamanı bekliyor.
 
İçindeki öz-yıkımcı simyacı her şeyi iyiden kötüye çeviriyordu.
 
Ginny'nin içinde, yaptığı her şeyin anlamını ve zevkini çalan küçük bir şeytan var.
 
Çünkü hangimiz günün birinde karşımıza çıkan beklenmedik bir rastlantının, masallarda küçük kahramanımızın karşılaştığı ve bütün macerayı başlatan o sihirli işaret olduğunu anlayabiliriz ki? Bunun nasıl bir rastlantı olduğunu düşünüyorum ve kalbim deli gibi çarpıyor. Sanki yanlış bir şey yapmışım gibi... Sanki hep beklenen ama ne olduğu bilinmeyen bir müjde gelmiş gibi... Sanki bir anda kalabalığın karşısında çırılçıplak kalmışım gibi...
 
Yarın hatırımı sorsan ne olur..
Bugün hevesimi kırdın birkere...
 
Şunu aklından çıkarma genç adam;
"Öğretmenler kapıyı açar, içeriye kendin girersin..."
 
Yazıyorum siliyorum
Yazıyorum siliyorum
Yazdıklarımı sen,
Sildiklerimi ben biliyorum..
 
Artık tamamen gitmem gerekiyor hayatından. Ara sıra hal hatır sormalar olmadan, selamlaşmadan... Hakkını vererek gidiyorum senden.
Bana verdiğin en güzel mutluluklar için teşekkür ederim şimdiden...
Sevmedim diyemem. Ben seni bu hayattaki her şeyden çok sevdim. Bu yüzden seni unutmam mümkün değil. Öyle bir yarasın ki bende izin hiç geçmiyor ama sızlatmıyorsun da... Artık kimde istiyorsan onda kabuk bağla.
Ona gül, ona ağla...
Sen beni artık acıtmıyorsun!
Bundan sonra kanatsan ne olur, ağlatsan ne olur...
Yani artık olmasan da olur...
 
Hayal gerçeğe katlanmak için gereklidir..
Temel gıda, giyinme ve barınma gibi bedene yönelik harcamalar eti, hayaller ruhu doyurur..
 
İnsanın en zor dayanabildiği çalışma koşulu olan tekrar, sağlıklı bir aklın ani ölümüne neden olur..
 
Sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.
 
Ben çağırmadım, hayır! Kendileri geldiler
sensizlik ve sen! Ne kadar güzelsiniz
 
Paranın asıl yararı, ona bir şeyleri satın alma olanağı vermesi değil, parayı düşünmek zorunda bırakmamasıydı.
 
Ruhunuz o kadar özgür değil; başkalarının lafını takılmış plak gibi tekrarlayıp duruyorsunuz.
 
"evde sizi karşı karşıya oturur buldum. Evvela hiçbir şey anlamadım. Sonra birdenbire ruhumun bütün çirkeflikleri boşandı. Fakat ne yapabilirdim? Kendi ruhunun pisliğini bu kadar yakından gören bir adam başkalarının temiz olacağına inanabilir mi?"
 
Geri