Okumak farkına varmaktır, büyük kıtaplardan çarpıcı alıntılar

  • Kullanıcı Kuzey
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 935 gün önce görüldü
Klasik kadın düşmanı anlayışına göre, kadın, erkek tarafından hayranlık duyulan ve nefret edilendir çünkü hayatın kaynağıdır; zira memelerinden Samanyolu fışkırır, bacaklarının arasından çocuklar çıkar.
 
"İnsan yüreğinden ansızın akan yaşlar, bir taşın sertliğinden de ateşin sıcaklığından da daha gerçektir."
 
'' Bir şey söyleyeyim mi İsmail, ben var ya her şeyin dudağını bulabiliyorum öpmek için. Taşın bile dudağını bulabiliyorum. Seninkini bir türlü bulamıyorum lan.''
Sema Kaygusuz - Barbarın Kahkahası
 
SİNEMA KAPILARI


Kimselerin vakit ayırmadığı biriyim
Biliyorum.
Sıradan bir alışkanlık, körleşmiş
Bir küçücük ayrıntıyım
Biliyorum.
(Bir sigaranın tutuluşu örneğin
İçilişi ve sonra atılışı)
Öfkem biraz da bu benim
Ya siz biliyor musunuz ?
Saygısızsam, saldırgansam, acımasız
İlgisizlik besliyor kötü yanlarımı
Ya siz biliyor musunuz?
Şükrü Erbaş - Bütün Şiirleri 1 - Şükrü Erbaş
 
Niye erkekler ne istediğini bilmiyor? "Yanımda ol" diyor ama yalnızlığını seviyor."Şeffaf ol" diyor ama kaçanı kovalıyor.Döner istiyor ama dönmesin istiyor.[s.37]
Şebnem Burcuoğlu - Kocan Kadar Konuş
 
En büyük pişmanlığım,yanlış insanlara iyi davranmış olmamdır.[s.36]
Şebnem Burcuoğlu - Kocan Kadar Konuş
 
İyi ki kitaplarda aşkın varlığını anlatıyorlar, yoksa gerçek hayatta kendisine ulaşmak bir hayli meşakkatli… [s.19]
Şebnem Burcuoğlu - Kocan Kadar Konuş
 
"Aşık olduğun kızın geçmişi senin için önemliyse,
Geleceğini düşünmediğin kıza da dokunmayacaksın paşam..."
 
Korkmalısın. Çünkü acı bağımlılık yapar. Çünkü karaktersiz bir piç olmak bazen en kolayıdır.
 
Neden? Çünkü hiçbir bankaya yatıramayacağın kadar hayat dolusun. Çok berbat bir durum bu, asker. Hayata bu kadar bağlanmak. Acıdan bu denli uzak kalmaya çalışmak.
 
Yüz seksen bir öğrenci. Yüz altmış yedisi erkek. Kızlar nerede? İlköğretim kanununa muhalefet. Kimin umurunda? Benim değil. Büyüyünce ne olacaksın, küçük çocuk? Öleceğim, amına koyayım! Geberip gideceğim! Doğru cevap, geçtin sınıfı!
 
Bulunduğumuz bölgeye, zor deniyordu. Zor bölge. Toprağın suçu değildi. Zor olan, üzerindekilerdi. Bitki ve hayvanlardan geriye kalanlar.
 
Kar tek verimli tohumdur. Nereye düşse orada bembeyaz ağaçlar biter.
 
Kar yağar. Gömene kadar. Yağmur yağar, boğana kadar. Rüzgar eser, ayaklarını yerden kesip savurana kadar. Dinlesen dünyayı, duyacaksın. İnsanoğlu insan, siktir git buradan! Ama inat edersin. Yaşayacaksın. Yer çekimi var. Gidecek bir yer yok. Sürekli olarak kovulduğun, seni yutmak için sarsılıp yarılan bu dünyada yaşamaktan başka çaren yok.
 
Gözlerimi ve kulaklarımı kapadım, diyordu. Artık istediğiniz kadar ihanet edebilirsiniz. Sizi görmüyor ve duymuyorum. Umurumda değilsiniz.
 
Bu çağda savaşları, kaybedecek kadını olmayanlar kazanır. Bu yüzden erkek, olabildiğince derine gömer kadını. Gökte, kadına ait ne varsa onu taşıyan şeytan, yerde, erkeğe ait ne varsa onu taşıyan kadın. Aralarında kalmıştır, sıkışmıştır erkek. Kızgındır. Bu yüzden gömer kadınını. Eşit olamayacağını bildiği için üstüne çıkar, tepinir. Çünkü sikini doğrultamazsa doğurtamayacağını, ama bir kadının kısır da olsa zevkten delirebileceğini bilir! Erkek, kadından nefret etse de peşinden koşan, yakaladığı yerde de yumruklayan bir doğa kazasıdır. Kendisinin de iddia ettiği gibi, sahip olduğu her şey sikinden küçüktür. Aklı, kalbi, insanlığı, her şeyi...
 
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
 
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir
okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N'olcak ki,
bırak patronlar seni kovsun!
 
"O, hep bildiğin, tanıdığın ama hiç karşılaşmadığın, karşılaşamayacağını sandığındır: Şimdi bütün 'bilgi' yörüngen değişecek; artık bambaşka yataklardan akacak, 'düşünce' ırmağın.

Oysa hep ona göre ayarlamıştın kendini ama başka gezegenlerle, başka nehirlerle..."
 
Geri