MaviBereLi
Üye
-
- Katılım
- Nisan 3, 2019
-
- Mesajlar
- 1,869
-
- Tepkime puanı
- 6
-
- Puanları
- 293
OKULÖNCESİ ÇOCUKLARDA DEHB’NUN ORİJİNİ
Bu başlığı okulöncesi çocuklarda DEHB benzeri belirtilerin etiolojisi olarak değiştirmek daha uygun olurdu. Bu yaş grubunda DEHB’nun varlığı ve saptanabileceği gerçeği şüphe götürmez. Benzer semptomatolojiye birçok etiolojinin neden olduğu bir problemdir (Şekil 1). DEHB’nun nedeni olarak hem nörolojik hem de genetik etmenlerin söz konusu olduğuna işaret edilmektedir. Akkiz beyin travması, alkol gibi toksinlere prenatal maruz kalma, erken doğum ve doğum asfiksisi gibi prenatal komplikasyonlar DEHB’na eşlik edebilir. Açıkçası DEHB ailesel geçiş gösterir. Genetik faktörler çoğu DEHB olgusu için söz konusudur. Bazı olgularda genetik yatkınlık beyin travması ile görünür hale gelebilir.
Psikososyal faktörlerin DEHB’nun nedeni olduğuna inanılmamasına karşın, bu faktörlerin olduğu durumlarda DEHB’nu taklit eden davranışlar gözlenebilmektedir. Çocuğun yaşamındaki kaos veya stabilite semptomların görünümünü kötüleştirebilmekte veya iyileştirebilmektedir. Campbell’in çalışmasında öğretmenleri tarafından aşırı hareketli, dikkatsiz veya dürtüsel olarak değerlendirilen erkek çocuklarının, semptomların şiddeti ile persiste olama olasılığı artıyordu, annenin negativist ve aile stresi olduğu durumlarda sorunlarda daha ciddiydi. Daha az stresi olan ailelerde, daha sabırlı ve daha az negativist olan annelerin olduğu durumda, benzer özellikler gösteren çocuklara oranla izlemlerde daha az problem gösteriyorlardı . Başlangıçta problemsiz olan fakat disfonksiyonel aile ortamı olan bir grup erkek çocukla karşılaştırıldığında 6 yaşında problem geliştirdikleri gözlendi.
Aşırı hareketliliğe ilaveten agresyon gösteren okulöncesi çocuklar daha çok problem oluştururlar. Bu tür çocukların daha kısıtlayıcı babalara, sözel agresyonu olan anneler ve agresif olarak misilleme yapan kardeşlere sahip oldukları bulunmuştur (Stormont-Spurgin 1995). Başlangıçta başa çıkılamayan çocuk, anne depresyonu, destek eksikliği ve düşük gelir olan ailelerin persisten saldırgan davranış için yordayıcı etmenlerdir.
Bu başlığı okulöncesi çocuklarda DEHB benzeri belirtilerin etiolojisi olarak değiştirmek daha uygun olurdu. Bu yaş grubunda DEHB’nun varlığı ve saptanabileceği gerçeği şüphe götürmez. Benzer semptomatolojiye birçok etiolojinin neden olduğu bir problemdir (Şekil 1). DEHB’nun nedeni olarak hem nörolojik hem de genetik etmenlerin söz konusu olduğuna işaret edilmektedir. Akkiz beyin travması, alkol gibi toksinlere prenatal maruz kalma, erken doğum ve doğum asfiksisi gibi prenatal komplikasyonlar DEHB’na eşlik edebilir. Açıkçası DEHB ailesel geçiş gösterir. Genetik faktörler çoğu DEHB olgusu için söz konusudur. Bazı olgularda genetik yatkınlık beyin travması ile görünür hale gelebilir.
Psikososyal faktörlerin DEHB’nun nedeni olduğuna inanılmamasına karşın, bu faktörlerin olduğu durumlarda DEHB’nu taklit eden davranışlar gözlenebilmektedir. Çocuğun yaşamındaki kaos veya stabilite semptomların görünümünü kötüleştirebilmekte veya iyileştirebilmektedir. Campbell’in çalışmasında öğretmenleri tarafından aşırı hareketli, dikkatsiz veya dürtüsel olarak değerlendirilen erkek çocuklarının, semptomların şiddeti ile persiste olama olasılığı artıyordu, annenin negativist ve aile stresi olduğu durumlarda sorunlarda daha ciddiydi. Daha az stresi olan ailelerde, daha sabırlı ve daha az negativist olan annelerin olduğu durumda, benzer özellikler gösteren çocuklara oranla izlemlerde daha az problem gösteriyorlardı . Başlangıçta problemsiz olan fakat disfonksiyonel aile ortamı olan bir grup erkek çocukla karşılaştırıldığında 6 yaşında problem geliştirdikleri gözlendi.
Aşırı hareketliliğe ilaveten agresyon gösteren okulöncesi çocuklar daha çok problem oluştururlar. Bu tür çocukların daha kısıtlayıcı babalara, sözel agresyonu olan anneler ve agresif olarak misilleme yapan kardeşlere sahip oldukları bulunmuştur (Stormont-Spurgin 1995). Başlangıçta başa çıkılamayan çocuk, anne depresyonu, destek eksikliği ve düşük gelir olan ailelerin persisten saldırgan davranış için yordayıcı etmenlerdir.