Mephistophelés
Bronz Üye
-
- Katılım
- Eylül 10, 2012
-
- Mesajlar
- 3,744
-
- Tepkime puanı
- 2
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 48
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister. (Cahit Külebi)
Şiir, insanın yaratma yetisinin dilde somutlandığı, duygu ve düşüncelerin kişiyi etkileyen biçimde söze dönüştürüldüğü bir anlatım yoludur. Jale Baysal, "Şiir, hayatımızı zenginleştiren, yaşantımıza anlam ve derinlik katan bir sanattır. Şiir duyarlığı, bütün güzel sanatlara karşı yakınlık, estetik bir düzey kazandırabilecek bir duyarlıktır" diyor. Doğan Aksan'a göre, "Şiir gerek içerik, öz; gerekse söze dönüştürme, sunuluş açısından özgün, etkilemeye, duygulandırmaya yönelik, yaratı niteliği taşıyan bir söz sanatı ürünüdür."
A. Ferhan Oğuzkan, çocuk ile şiir arasında doğal bir ilişki olduğunu öne sürer: "Çocuk konuşmaya başlarken şiirlerde uygulanan tümce yapısına benzer bir tutum gösterir. Uyaklı ve ses özelliği bakımından birbirine benzer sözcükleri kullanır. Sözcüklere başka bir anlam, başka bir hava katar. Kendi iç dünyasım ve düşünme biçimini yetişkinlere göre değişik benzetme ve mecazlarla anlatır. O da şair gibi, duygularını ve düşüncelerini söylemeye çalışırken kişisel özgünlüğünü ve düş (hayal) gücünü ortaya koyar. Ayrıca şiir; uyağı, durağı, iç ahengi ile her normal çocukta var olan ritim duygusunu besler; onun bir bakıma müzik gereksinimini de karşılar."
ÇOCUKLARA ŞİİR EZBERLETİP OKUTMANIN YARARLARI
Çocuklara şiir ezberletip okutmanın birçok yararı vardır. Bunları Enver Naci Gökçen şöyle sıralamaktadır:
1. Anadili sevgisi ve eğitimi: Çocuklar, yazınsal niteliği olan şiirleri ezberleyerek anadillerinin kullanılış özelliklerini tammaya başlarlar. Dilin anlatım gücü, değişik kullanım biçimleriyle düzeye uygun şiir örnekleriyle, çocukların anlam dünyasına sunulur. Şiir, dilin bilinçle ve özenle kullanması gerektiğine ilişkin ipuçları sunar; dilin güzel ve etkili kullanımı için doğal bir öğrenme ortamı yaratır.
2. Sanat eğitimi: Yazın (edebiyat) eğitimi her şeyden önce bir duygu ve düşünce eğitimidir. Duyuları eğitir, düşünceyi besler ve geliştirir. Küçük yaşta, çocuk gerçekliğine ve duyarlığına uygun, dilin anlatım güzelliğini yansıtan şiirlerle karşılaşan bir çocukta, dil bilinci ve sevgisi oluşmaya başlar. Zamanla, dilimizin ve resmin anlatım olanaklarıyla kurgulanmış kitaplara ilgi duymaya ve onların iletilerini anlamaya yönelir. Bu ilgi ve yönelim, duyuların eğitilmesi, yazın kültürü edinilmesi için gerekli olan süreçleri işletir.
3. Düş gücü eğitimi: Çocukların çok zengin ve devingen bir düş (hayal) dünyası vardır. Okul öğretiminin, çocukların bu özelliğini, çocuk dünyasımn en belirleyici yönünü geliştirebilecek eğitsel süreçleri işletmesi gerekir. Öğretmeye dayalı etkinlikler, çocukların düş gücünü kullanabileceği uygulamalarla bütünleştirilmelidir. Şiir bu sürecin en işlevsel aracı olmalıdır. Çünkü şiir dili ile çocuğun yaşamı ve düşleri arasında büyük benzerlikler vardır. Başka bir söyleyişle, çocukların sürekli devinim halindeki düş ve düşünce dünyası, şiir dilinin yaratıcı kurgularıyla beslenmelidir.
Düş kurma, düşsel serüvenlere çıkma gibi beceriler kuramsal açıklamalarla öğ-retilemez. Şiir, öğretme amacı gütmez; temel işlevi sezdirmek, sezinle
Çünkü şiir sanatçının insan ve yaşam gerçekliğini düş ve düşünme gücüyle yeniden biçimlendirdiği, ona yeni ve özgün anlamlar, yorumlar kattığı öznel bir anlatımıdır. Bu anlatımın paylaşılabilmesi için, her okurun, öncelikle düş gücünü devindirmesi gerekir. Şiir, çocuk gerçeğine uygun, çocukların düş gücünü geliştirecek bir araç olarak eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.
4. Bellek eğitimi: Şiir, çocukların duyularım eğitirken onların kavramsal gelişimlerine de katkı sağlar. Çocuğun ezberleme isteği duyduğu şiirler, dikkatini bir metne yoğunlaştırması ve metni belleğinde saklayabilmesi için fırsat yaratır. Şiirler üzerine yapılan konuşmalar, çocukların düşünme ve yorum gücünü geliştirir.
5. Toplumsal eğitim: Topluluk karşısında şiir okuma, çocuğun kendine olan güven duygusunu geliştirir, yaşama sevincini besler. Kendi yeterliklerini tammasına olanak sağlar. Şiirlerin, söz korosu biçiminde seslendirilmesi grup bilinci oluşturur. Birlikte iş yapma anlayışını geliştirir.
Şiir okuma ve dinleme çalışmaları toplumsal etkileşim ortamları yaratır. Mary J. Gander ve Harry W. Gardiner, çocukların toplumsal etkileşime nasıl girdiklerini şöyle açıklarlar: "Çocuklar, başkalarıyla iletişim kurmak, oynamak, paylaşmak, onlara bir şeyi açıklamak, hatta onlarla birlikte yaşamak zorunda kaldıklarında, sık sık başkasımn bakış açısını, gereksinmelerini ve duygularını da dikkate almak zorunda kalırlar. Başkalarının farklı düşüncelere, konuşma biçimlerine, giysilere, oyuncaklara ve oyunla ilgili görüşlere sahip olduğunu keşfederler." Bu etkileşim, onların benmerkezli düşüncelerini değiştirmelerine ve sorgulamalarına; demokratik bir anlayış geliştirmelerine katkı sağlar.
6. Değerler eğitimi: Şiirler, çocuklara ulusal ve evrensel değerlerin tanıtılması ve duyumsatılması için etkili bir araçtır.
Okulöncesi dönemde çocuklar iyi, kötü, güzel, çirkin gibi kavramları öğrenir ve bu değerleri içselleştirmeye başlarlar. Yaşamın bu evresinde, vicdamn temelleri atılır ve ahlâkî değerler sistemi de biçimlenmeye başlar. Şiir, çocukların beğenilerini inceltir. Onlara insanlığın genelgeçer değerlerini sezinletir, kavratır.
Uyak, ölçü, ses örüntüsü (ritim), ses yinelemeleri gibi öğeler ile imge, tasarım ve benzetmeler şiir dilinin yapı taşlarıdır. Çocukların, dilin anlatım gücünü ve yaratıcı özelliğini sezmeleri; işitsel olarak seslerin, sözcüklerin uyumunu duyumsamaları açısından, okulöncesi eğitim süreçlerinde düzeye uygun şiirlerle karşılaştırılması gerekir. Dilin etkili kullanımını örneklendiren ve çocuğa göre olan şiirler, çocukların öykünebilecekleri dilsel bir model oluşturmaları açısından çok önemlidir.
OKULÖNCESİ DÖNEMDEKİ ÇOCUKLARA SESLENEN ŞİİRLERDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
Şiir seçimi çok önemli bir konudur. Bildiğiniz gibi okulöncesi dönemin çocukları okul çağındaki çocuklardan farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle öğretmenler ve anne babalar, şiir seçerken onların bu özelliklerini göz önünde bulundurmalıdırlar. Okulöncesi dönemdeki çocuklara seslenen şiirlerde bulunması gereken belli başlı özellikler şöyle sıralanabilir:
• Şiirler iki-üç dörtlükten ve kısa dizelerden oluşmalı, dizelerdeki sözcükler ve hece sayısı arttıkça, çocukların, şiiri anlamada, belleklerinde saklamada güçlük çekeceği bilinmelidir. Okul öğretiminde karşılaşılan ilk örneklerin, çocuklar tarafından ilgiyle dinlenmesi, sevilmesi, onların şiire karşı olumlu duyuşsal özellikler oluşturmaları için çok önemlidir. Bu nedenle, öğretmenlerin şiir seçiminde duyarlı davranmaları gerekir.
• Dizelerdeki sözcüklerin yarattığı ses örüntüsü (ritim) kulağa hoş gelmeli; dizelerin birbirleriyle olan bağlantıları, şiirin istekle dinlenilebilmesi için bir etki ve duygulandırma gücüne sahip olmalıdır.
• Çocuk şiirinde önemli olan, yalnızca duygu ve düşüncelerin işlenmesi değil, bu duygu ve düşüncelerin şiire ve çocuğun dünyasına özgü bir hava ve söylem içinde dile getirilmesidir.
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister. (Cahit Külebi)
Şiir, insanın yaratma yetisinin dilde somutlandığı, duygu ve düşüncelerin kişiyi etkileyen biçimde söze dönüştürüldüğü bir anlatım yoludur. Jale Baysal, "Şiir, hayatımızı zenginleştiren, yaşantımıza anlam ve derinlik katan bir sanattır. Şiir duyarlığı, bütün güzel sanatlara karşı yakınlık, estetik bir düzey kazandırabilecek bir duyarlıktır" diyor. Doğan Aksan'a göre, "Şiir gerek içerik, öz; gerekse söze dönüştürme, sunuluş açısından özgün, etkilemeye, duygulandırmaya yönelik, yaratı niteliği taşıyan bir söz sanatı ürünüdür."
A. Ferhan Oğuzkan, çocuk ile şiir arasında doğal bir ilişki olduğunu öne sürer: "Çocuk konuşmaya başlarken şiirlerde uygulanan tümce yapısına benzer bir tutum gösterir. Uyaklı ve ses özelliği bakımından birbirine benzer sözcükleri kullanır. Sözcüklere başka bir anlam, başka bir hava katar. Kendi iç dünyasım ve düşünme biçimini yetişkinlere göre değişik benzetme ve mecazlarla anlatır. O da şair gibi, duygularını ve düşüncelerini söylemeye çalışırken kişisel özgünlüğünü ve düş (hayal) gücünü ortaya koyar. Ayrıca şiir; uyağı, durağı, iç ahengi ile her normal çocukta var olan ritim duygusunu besler; onun bir bakıma müzik gereksinimini de karşılar."
ÇOCUKLARA ŞİİR EZBERLETİP OKUTMANIN YARARLARI
Çocuklara şiir ezberletip okutmanın birçok yararı vardır. Bunları Enver Naci Gökçen şöyle sıralamaktadır:
1. Anadili sevgisi ve eğitimi: Çocuklar, yazınsal niteliği olan şiirleri ezberleyerek anadillerinin kullanılış özelliklerini tammaya başlarlar. Dilin anlatım gücü, değişik kullanım biçimleriyle düzeye uygun şiir örnekleriyle, çocukların anlam dünyasına sunulur. Şiir, dilin bilinçle ve özenle kullanması gerektiğine ilişkin ipuçları sunar; dilin güzel ve etkili kullanımı için doğal bir öğrenme ortamı yaratır.
2. Sanat eğitimi: Yazın (edebiyat) eğitimi her şeyden önce bir duygu ve düşünce eğitimidir. Duyuları eğitir, düşünceyi besler ve geliştirir. Küçük yaşta, çocuk gerçekliğine ve duyarlığına uygun, dilin anlatım güzelliğini yansıtan şiirlerle karşılaşan bir çocukta, dil bilinci ve sevgisi oluşmaya başlar. Zamanla, dilimizin ve resmin anlatım olanaklarıyla kurgulanmış kitaplara ilgi duymaya ve onların iletilerini anlamaya yönelir. Bu ilgi ve yönelim, duyuların eğitilmesi, yazın kültürü edinilmesi için gerekli olan süreçleri işletir.
3. Düş gücü eğitimi: Çocukların çok zengin ve devingen bir düş (hayal) dünyası vardır. Okul öğretiminin, çocukların bu özelliğini, çocuk dünyasımn en belirleyici yönünü geliştirebilecek eğitsel süreçleri işletmesi gerekir. Öğretmeye dayalı etkinlikler, çocukların düş gücünü kullanabileceği uygulamalarla bütünleştirilmelidir. Şiir bu sürecin en işlevsel aracı olmalıdır. Çünkü şiir dili ile çocuğun yaşamı ve düşleri arasında büyük benzerlikler vardır. Başka bir söyleyişle, çocukların sürekli devinim halindeki düş ve düşünce dünyası, şiir dilinin yaratıcı kurgularıyla beslenmelidir.
Düş kurma, düşsel serüvenlere çıkma gibi beceriler kuramsal açıklamalarla öğ-retilemez. Şiir, öğretme amacı gütmez; temel işlevi sezdirmek, sezinle
Çünkü şiir sanatçının insan ve yaşam gerçekliğini düş ve düşünme gücüyle yeniden biçimlendirdiği, ona yeni ve özgün anlamlar, yorumlar kattığı öznel bir anlatımıdır. Bu anlatımın paylaşılabilmesi için, her okurun, öncelikle düş gücünü devindirmesi gerekir. Şiir, çocuk gerçeğine uygun, çocukların düş gücünü geliştirecek bir araç olarak eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.
4. Bellek eğitimi: Şiir, çocukların duyularım eğitirken onların kavramsal gelişimlerine de katkı sağlar. Çocuğun ezberleme isteği duyduğu şiirler, dikkatini bir metne yoğunlaştırması ve metni belleğinde saklayabilmesi için fırsat yaratır. Şiirler üzerine yapılan konuşmalar, çocukların düşünme ve yorum gücünü geliştirir.
5. Toplumsal eğitim: Topluluk karşısında şiir okuma, çocuğun kendine olan güven duygusunu geliştirir, yaşama sevincini besler. Kendi yeterliklerini tammasına olanak sağlar. Şiirlerin, söz korosu biçiminde seslendirilmesi grup bilinci oluşturur. Birlikte iş yapma anlayışını geliştirir.
Şiir okuma ve dinleme çalışmaları toplumsal etkileşim ortamları yaratır. Mary J. Gander ve Harry W. Gardiner, çocukların toplumsal etkileşime nasıl girdiklerini şöyle açıklarlar: "Çocuklar, başkalarıyla iletişim kurmak, oynamak, paylaşmak, onlara bir şeyi açıklamak, hatta onlarla birlikte yaşamak zorunda kaldıklarında, sık sık başkasımn bakış açısını, gereksinmelerini ve duygularını da dikkate almak zorunda kalırlar. Başkalarının farklı düşüncelere, konuşma biçimlerine, giysilere, oyuncaklara ve oyunla ilgili görüşlere sahip olduğunu keşfederler." Bu etkileşim, onların benmerkezli düşüncelerini değiştirmelerine ve sorgulamalarına; demokratik bir anlayış geliştirmelerine katkı sağlar.
6. Değerler eğitimi: Şiirler, çocuklara ulusal ve evrensel değerlerin tanıtılması ve duyumsatılması için etkili bir araçtır.
Okulöncesi dönemde çocuklar iyi, kötü, güzel, çirkin gibi kavramları öğrenir ve bu değerleri içselleştirmeye başlarlar. Yaşamın bu evresinde, vicdamn temelleri atılır ve ahlâkî değerler sistemi de biçimlenmeye başlar. Şiir, çocukların beğenilerini inceltir. Onlara insanlığın genelgeçer değerlerini sezinletir, kavratır.
Uyak, ölçü, ses örüntüsü (ritim), ses yinelemeleri gibi öğeler ile imge, tasarım ve benzetmeler şiir dilinin yapı taşlarıdır. Çocukların, dilin anlatım gücünü ve yaratıcı özelliğini sezmeleri; işitsel olarak seslerin, sözcüklerin uyumunu duyumsamaları açısından, okulöncesi eğitim süreçlerinde düzeye uygun şiirlerle karşılaştırılması gerekir. Dilin etkili kullanımını örneklendiren ve çocuğa göre olan şiirler, çocukların öykünebilecekleri dilsel bir model oluşturmaları açısından çok önemlidir.
OKULÖNCESİ DÖNEMDEKİ ÇOCUKLARA SESLENEN ŞİİRLERDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
Şiir seçimi çok önemli bir konudur. Bildiğiniz gibi okulöncesi dönemin çocukları okul çağındaki çocuklardan farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle öğretmenler ve anne babalar, şiir seçerken onların bu özelliklerini göz önünde bulundurmalıdırlar. Okulöncesi dönemdeki çocuklara seslenen şiirlerde bulunması gereken belli başlı özellikler şöyle sıralanabilir:
• Şiirler iki-üç dörtlükten ve kısa dizelerden oluşmalı, dizelerdeki sözcükler ve hece sayısı arttıkça, çocukların, şiiri anlamada, belleklerinde saklamada güçlük çekeceği bilinmelidir. Okul öğretiminde karşılaşılan ilk örneklerin, çocuklar tarafından ilgiyle dinlenmesi, sevilmesi, onların şiire karşı olumlu duyuşsal özellikler oluşturmaları için çok önemlidir. Bu nedenle, öğretmenlerin şiir seçiminde duyarlı davranmaları gerekir.
• Dizelerdeki sözcüklerin yarattığı ses örüntüsü (ritim) kulağa hoş gelmeli; dizelerin birbirleriyle olan bağlantıları, şiirin istekle dinlenilebilmesi için bir etki ve duygulandırma gücüne sahip olmalıdır.
• Çocuk şiirinde önemli olan, yalnızca duygu ve düşüncelerin işlenmesi değil, bu duygu ve düşüncelerin şiire ve çocuğun dünyasına özgü bir hava ve söylem içinde dile getirilmesidir.