Oyun Okuduğun Kitaptan Satırlar

Forum oyun
Konu sahibi son olarak 8 gün önce görüldü
Bence erkek güzellemesi yapan kitaplar önerin. Yoksa gittiğim yol yol değil skksns
Şaka bir yana alıntı yaptığım kısım beni çok etkiledi. Hani erkekler daha çok kadın ister. Kadın da sadece bir erkeği ister. Bu sebeple kadının ihaneti erkekten daha az affedilir diyor. Çok anlamlı geldi bana.
Arzulamak ile sevmek farkli seyler Ayşam.Kadin da arzular.
Kadinin ihanetinin afedilmemesi ise, ataerkilligin getirdigi bir etki.
Erkeğin poligamist yasam bicimi ona kadininki kadar risk teskil etmiyor.
Hamile kalma gibi bir riski yok mesela.
 
konunun icini disina getirdiniz tebrikssss
 
Guru guru gitmez hicbir sey..
Paylasilanin bir anlami olmali
 
Özendim, bir şeyler yazabilmeyi isterdim ama bir süredir okumuyorum. Uzun bir süredir.
 
ve ben bazen bazi gercekleri gorebilmek icin gozlerimi kapatmam gerektigini ogrendim

20 sene once dil ya da edebiyat kitabinda yaziyodu hangi konuda geciyodu hatirlamiyorum ama soz aklimdan cikmadi
 
Bir gün seni de anlamayacaklar Hurşit abi. Her konuşmana ” anladım” diye cevap veren insanların aslında seni hiç dinlemediklerini anlayacaksın. Anlayacaksın Hurşit abi, her gün kendine yeni hatalar keşfettiğini. Sen, hayatındaki sorunların baş mucidisin abi. Yeniden başlamak tekrardır abi.
 
- Niçin uyuyorsun?
- Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için...


Hayatımda bu karakter kadar yataktan çıkmayan, sürekli bir şeyleri erteleyen, miskin birini görmedim…
 
yanlış anlasınlar diye yanlış sözler söyledim.
ben de anlamadım her gece kurşuna dizdiğim hayatımı nasıl ve nerede kaybettiğimi.
can sıkmasından ve kahretmesinden daha beter olanın anlamsızlık olduğunu haykırdığımda rüyamda bağıran da bendim.
yani yaşamak yavaş yavaş kayıp giderken ellerimizden,
başlarken ve sona ererken yaptığım bütün cazip hataları,
kafası hiç karışmayan zebellah zihinli tüccarlara zorla ödünç verdim.
konuştukça başımızı öne eğecek ne çok şey var diyordum yakın arkadaşlarıma.
kuyumcuların her şehirde birbirine benzeyen yüzlerini anlattım onlara.
birbirine benzeyen, birbirinden habersiz.
tuzağına düşmek için aşkın,
bütün dağları dolaştığımı,
altını eşelemediğim çakıl taşı kalmadığını,
dinlemediklerine bildiğim halde suça davet ettim.

yanlış anlasınlar diye yanlış sözler söyledim.
savaşın ortasındayız ve nargile içerek üzülüyorlar çocuklara.
iddialı sözlerden, yırtık pırtık olmuş sandalyelerde terimi rüzgarla soğutuyorum.
ne zor zamanlar geçirdik, şimdi her şey biraz daha kötü.
ve onlar da kararsız kaldığı için yoksul olduğunu anladığımız,
henüz büyük hileler yapmayı bilmeyenlerin biraz daha çekingen kalmasına çabalıyorum.
çabalıyorum ki insanlarla "anlaşmak alçaklıktır" sözlerine fazlasıyla düşman kazanmayayım.
çünkü düşmanlarımız artık bizi öldürmek yerine sadece yaralıyor.
sağ bırakan bir yara aşktan sayılmazken üstelik.

Her Şey İçin Çok Geç / Bülent Parlak
 
Kitap değil de dün izlediğim tiyatro oyununda çok hoşuma giden bir replik vardı ;

“Mutlu olmak için fazla kusurluyuz.”
 
ve ben bazen bazi gercekleri gorebilmek icin gozlerimi kapatmam gerektigini ogrendim

20 sene once dil ya da edebiyat kitabinda yaziyodu hangi konuda geciyodu hatirlamiyorum ama soz aklimdan cikmadi
konuyu ne zaman görsem bunu yazmak için giriyom
 
"İnsanın kendi dilediği gibi değil, Tanrının emrettiği gibi yaşaması doğru bir yol ama..." Oblomov düşündü: "Hayır, insan istediği gibi yaşayamaz, doğrudur." İçinden vakur, isyan dolu bir ses yükseliyordu: "Yoksa insan en derin zekânın bile içinden çıkamayacağı bir çelişmeler karanlığına düşer. Bir gün bir şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. İşte insan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte... Kim demiş hayat zevk ve mutluluktur. Ne saçma düşünce! Hayat hayattır, bir ödevdir, ödev dediğin de çetin bir iştir. O halde ödevimizi yapalım...”
Oblomov - İvan Gonçarov
 
Geri