almanya'da bir türk olarak okula gitmek biraz nasıl desem sıkıntılı idi,
ama artık eskisi kadar değil galiba .
varlığımıza ister istemez alıştılar .
6.ncı sınıftaydım.
sıra arkadaşım özlem ,ah özlem kulakların çınlasın

muhafazakar bir ailenin kızı, baş örtüsü ile gelmişti o gün okula.çok içine kapanık bir kızcağaz idi.
sınıfın ortasında alaycı bakışların verdiği mahcubiyeti ve çaresizliği halen gözümün önünde.
rus bir erkek çocuğu patrick,sınıfın en haylazı ve şerlisi aynı zamanda .teneffüs vaktinde arkadan sinsice yaklaşıp kızcağızın örtüsünü başından çekince özlem hem korku hem acıyla bir çığlık attı ki...o an ne olduysa oldu .
savunma sistemim devreye girince mutasyona uğramış gibi oldum

)
aslında bende çok halim selim bir cici kız idim

idim o ana kadar .
sandalyeden fırlayıp arkasını dönüp giden patricke avazım çıktığı kadar bağırdım ,tehditler bile savurdum

) şu an yazarken gözümde canlanıyor o kareler.
ettiği küfürler de artık bardağı taşırınca bu çocuğu okul koridorunda baya bi kovaladığım hatırlıyorum, ki koştukça yorgunluktan mı artık bilemiyorum dahada bir hırslandım sonunda kazağının kapşonundan tutup durdurdum .
rus dediğime bakmayın ,hani öyle iri yarılarından değil di allah'tan

cılız bir şeydi.
(evet devamını ellerimi yüzüme kapattı anlatıyorum )
bu sefer o üstüme gelmeye başlayınca bende bi korku panik derken ..nasıl bir reflextir bilemedim çok tehlikeli bir yere tekme atmışım .
ondan sonra hatırladığım tek şey onun yerde iki büklüm kıvrandığı,
arkamda öğretmen ordusu,
bir saat sonra babamın okula gelmesi ve benim bir hafta uzaklaştırma almam

)
hey gidi günler hey.
içimdeki erkek famataya selam olsun
