OECD: Türkiye gıda enflasyonunda ilk sırada

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD), üyesi olan ülkelerde ekim ayında kaydedilen gıda enflasyonu oranlarını yayınladı.

Raporda ülkelerin bir yıl içinde değişen enflasyon oranlarına yer verildi.

Yayınlanan rapora göre, geçtiğimiz sene yüzde 61.4 olan gıda enflasyonunun bu sene yüzde 72.0 olduğu kaydedildi.

OECD’nin 5 Aralık'ta yayınladığı rapor şöyle:

“OECD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile ölçülen yıllık enflasyon, eylüldeki yüzde 6,2'den Ekim 2023'te yüzde 5,6'ya düştü. Bu, Ekim 2021'den bu yana en düşük seviye olmasına rağmen Haziran 2023'te benzer bir orana kısaca yüzde 5,7'ye yaklaşılmıştı.OECD üyesi 28 ülkenin 2023 Eylül ve Ekim aylarında yaşanan enflasyon düşüşleri kaydedildi.

Buna karşılık, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti ve Kosta Rika'da enflasyon yüzde bir puan veya daha fazla arttı. Enflasyon Danimarka'da sıfıra yakın seyrederken, Hollanda'da negatife döndü. Kosta Rika'da yükselişe rağmen negatif kaldı.

OECD'de gıda enflasyonu hızla yavaşlamayı sürdürerek eylül ayında yüzde 8,1'den Ekim ayında yüzde 7,4'e geriledi. Gıda enflasyonu 32 OECD ülkesinde düşüş gösterdi ancak Türkiye, İzlanda, Kolombiya ve Birleşik Krallık'ta yüzde 10'un üzerinde olduğu görülüyor. OECD'de enerji enflasyonu Ekim ayında negatif seyretti. Bu düşüş en çok İtalya, Birleşik Krallık ve İrlanda'da yaşandı; bu durum büyük ölçüde Ekim 2022'de enerji tüketici fiyat endeksindeki güçlü artışla açıklanıyor. Çekirdek enflasyon (enflasyondan gıda ve enerji çıkarıldığında) Ekim 2023'te yüzde 6,5 seviyesinde genel olarak istikrarlıydı.

G7'de yıllık enflasyon Eylül'deki yüzde 4,1'den Ekim'de yüzde 3,4'e gerileyerek Nisan 2021'den bu yana en düşük seviyesine geriledi. Enflasyon, Japonya hariç tüm G7 ülkelerinde geriledi. İtalya, G7 ülkeleri arasında en düşük yıllık enflasyon oranını kaydetti; Eylül'deki yüzde 5,3'ten Ekim'de yüzde 1,7'ye düştü. Ekim ayında G7 ülkelerinin çoğunda manşet enflasyona en çok gıda dışı ve enerji dışı kalemler katkıda bulundu. Gıda enflasyonu ve çekirdek enflasyondaki düşüş eğilimi devam etti. Enerji fiyatları Eylül ayındaki yükselişin ardından Ekim ayında tekrar düşmeye başladı.

Euro bölgesinde, Harmonize Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP) ile ölçülen yıllık enflasyon, gıda, enerji ve çekirdek enflasyondaki düşüşlerle birlikte Eylül ayındaki yüzde 4,3 seviyesinden Ekim ayında yüzde 2,9'a düştü. Kasım ayında Eurostat'ın flaş tahmini, yıllık enflasyonun yüzde 2,4'e daha da düşeceğine işaret ederken, çekirdek enflasyon ve enerji enflasyonunun da düşmeye devam ettiği tahmin ediliyor.

G20'de yıllık enflasyon Eylül'deki yüzde 6,1'den Ekim 2023'te yüzde 5,7'ye geriledi. Enflasyon Brezilya ve Hindistan'da düşerken Arjantin, Güney Afrika ve Endonezya'da arttı. Haziran 2023'te kısa süreliğine negatif seyreden fiyat, Çin'de tekrar hafif negatife döndü. Suudi Arabistan'da ise genel olarak istikrarlıydı.” (ANKA)

Kaynak

oecd-gida-kzef.png
 
Yaşamak için gerekli temel ihtiyaç için insan bu kadar yüksek para harcarsa geri kalan her şey tabii ki lüks olmaya başlar.
 
Kırmızı ette fiyatlar uçtu: Rekabet Kurumu Başkanı nedenini açıkladı

Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, kırmızı et sektörüne yönelik başlatılan inceleme hakkında açıklamalarda bulundu.

Kırmızı etin beslenmedeki önemli rolü nedeniyle Kurum tarafından düzenli takip edilen sektörlerden biri olduğunu belirten Küle, "Bu konuda ilk sektör incelememizi 2011'de tamamlamıştık ve raporumuzu yayımlamıştık ancak o dönemden günümüze sektörde ve tüm dünyada birçok değişiklik oldu" dedi.

Kırmızı ette fiyat artışı
Son dönemde kırmızı et sektöründeki fiyat artışlarına yönelik çok sayıda şikayet aldıklarını aktaran Küle, "Bu yıl uzlaşma usulüyle sonlandırılan ve resen açtığımız bir soruşturmamızda hayvan besiciliğinin yanı sıra et ve et ürünlerinin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren pazardaki lider bir teşebbüse, perakendecilerin raf fiyatlarını belirlediği tespiti sonucunda idari para cezası tesis edildi" diye konuştu.

Diğer yandan son iki yılda iki ayrı ön araştırmayla sektörde yaşanan fiyat artışlarının rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmalar veya teşebbüs birliği kararları kaynaklı olup olmadığını incelediklerini vurgulayan Küle, şöyle devam etti:

"Bu incelemelerde görülen en temel olgu, sektördeki fiyat artışlarının arkasında bazı yapısal sorunların olduğu tespitidir. Bu nedenle sektöre ilişkin piyasa dinamiklerini derinlemesine inceleyerek, pazarda faaliyet gösteren oyuncuların karşılaştığı yapısal sorunları ayrıntılı bir şekilde tespit etmek istedik. Bu tespitle söz konusu sorunlara çözüm önerileri getirmeyi ve pazardaki rekabet koşullarının iyileştirilmesine yönelik rekabet politikası önerileri geliştirmeyi hedefledik. Nihayetinde bu gerekçelerle kırmızı et piyasasına yönelik olarak bir sektör incelemesi başlatmış olduk."

Salgın ve savaş etkisi
Kırmızı et piyasasının besicilikte kullanılan ham madde fiyatlarından doğrudan etkilendiğine işaret eden Küle, Kovid-19 salgınıyla başlayan ve sonrasında Ukrayna-Rusya Savaşı ile devam eden süreçte ham madde ve enerji fiyatlarında ciddi artışlar ve arz sorunlarıyla karşılaşıldığını hatırlattı.

Küle, söz konusu sorunların pek çok alanda olduğu gibi kırmızı et sektöründe de fiyat artışlarını beraberinde getirdiğini ifade ederek, halihazırda yem sanayisinin yüzde 45 ithal yem ham maddelerini kullandığını dile getirdi.

Ukrayna-Rusya Savaşı'nın bu kaynağa erişimi güçleştirmiş olmasının, zincirleme bir reaksiyonla nihai fiyatlarda da önemli bir yükseliş yaşanmasına yol açtığına dikkati çeken Küle, şu değerlendirmede bulundu:

"TÜİK verilerine bakıldığında, özellikle 2020-2021 yıllarında kırmızı et fiyatlarındaki artış, diğer gıda ürünlerindekine kıyasla düşük seyrediyordu. O dönemde çiğ süt fiyatlarının seyri de kırmızı et fiyatlarına seyrine benzer şekildeydi. Yem maliyetlerinin artması karşısında çiğ süt fiyatlarının yeterince artış gösterememesi, büyükbaş hayvancılıkta bazı işletmelerde anaç hayvanların kesime gönderilmesiyle sonuçlandı. Bu durumun, arzın artış göstermesi nedeniyle kırmızı et fiyatları üzerinde o dönemlerde baskı oluşturduğunu gözlemleyebiliyoruz ancak anaç hayvanların kesilmesi 2022'de Türkiye'de büyükbaş hayvan varlığının düşmesine yol açarak kırmızı et piyasasında arz yönlü sorunlar doğurmuş ve kırmızı et fiyatlarında artan talep karşısında ani yükselişler yaşanmıştır."

"Üretici fiyatı belirleyen taraf değil"
Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, sektör incelemesinde söz konusu sorunlar üzerinde daha detaylı çalışacaklarını ancak bu aşamadaki bulgularına göre öncelikle mevcut durumda büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği alanında faaliyet gösteren yaklaşık 200 bin işletmenin bulunduğunun tespit edildiğini bildirdi.

Türkiye'de çiğ süt üretim işletmelerinin sayısıyla birlikte toplam hayvancılık işletmesi sayısının yaklaşık 1 milyon olduğunu ve bu işletmelerin çoğunun küçük ölçekli aile işletmesi niteliği taşıdığını belirten Küle, "Bir başka ifadeyle işletmeler yeterli ölçeğe gelemedikleri, gıda ve hayvancılık bakımından biyolojik etkenler geçerli olduğu için üretici ürünlerini pazarlarken zayıf konumda ve aracıya ya da kesimhaneye satış yaparken fiyatı belirleyen taraf değil. Ayrıca üretici örgütlerinin pazarda yeteri kadar etkin olmadığını gözlemledik" ifadelerini kullandı.

"Sektördeki fiyat artışları yapısal sorunlardan kaynaklı"
Küle, sektöre yönelik yürüttükleri incelemelere ilişkin de şunları söyledi:

"Ülkemizde kırmızı et fiyatlarında son dönemde meydana gelen fiyat artışlarının rekabet karşıtı eylemlerden ziyade, besicilik sektöründe ve sektörün gelişiminde karşılaşılan yapısal sorunlardan ve maliyet artışlarından kaynakladığını tespit ettik. Bunun yanı sıra mevcut durumda büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği alanında faaliyet gösteren işletmelerin birçoğunun küçük ölçekli aile işletmesinden ibaret olduğu ve işletme başına düşen büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısının oldukça düşük kaldığı, sektörde yaşanan sorunlar nedeniyle hem besicilik faaliyetiyle iştigal eden işletme sayısının hem de artan nüfus karşısında büyükbaş hayvan varlığının gün geçtikçe azaldığı yönünde tespitlerimiz de oldu."

Türkiye'deki meraların vasıfsız olmasından kaynaklı çoğunlukla ahır besiciliği yapıldığına işaret eden Küle, "Bu durumların yem maliyetlerini önemli ölçüde artırdığı, sektörde kullanılan girdilerin büyük bir kısmının ithal edilmesinden kaynaklı olarak küresel seviyede yaşanan olumsuz gelişmelere ve dövizdeki hareketlere karşı sektörün oldukça kırılgan hale geldiği hususları da tespitlerimiz arasında yer aldı" dedi.

Küle, sorunlara ve çözümüne yönelik daha detaylı incelemeler yapacaklarına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Sektördeki tüm paydaşlarla görüşmeler gerçekleştireceğiz ancak bu aşamada çözüm için temelde üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve küçük ölçekli işletmelerin üretimde etkin bir ölçeğe ulaşmalarına katkı sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede üretici örgütlerinin ve kooperatiflerin pazarda etkin bir rol oynaması önem arz etmektedir. Üreticilerin kooperatifler aracılığıyla daha avantajlı fiyatlarla girdiye ulaşabilmesinin tüketicilerin daha uygun fiyatlarla ürünlere ulaşmasına doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Kaynak
 
Fahiş ekmek fiyatları denetimden geçiyor: 882 fırınla ilgili tutanak bakanlığa gönderildi

Geçtiğimiz günlerde ekmek fiyatlarına isyan eden ve denetim çağrısı yapan İstanbul Valisi Davut Gül, 822 ekmek fırınıyla ilgili tutanak tutulduğunu bildirdi.

İstanbul Valisi Davut Gül, kentte ekmek fiyat tarifesine uymayarak fahiş fiyatla satış yapan 822 ekmek fırınıyla ilgili tutulan tutanağın Ticaret Bakanlığı'na gönderildiğini bildirdi.

Vali Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:

"İstanbul'da ekmek fiyat tarifesine uymayarak fahiş fiyatla satış yapan 822 ekmek fırınıyla ilgili tutanak tutularak cezalandırılmaları için Ticaret Bakanlığımıza gönderilmiştir. Kuralsızlığın kural olarak dayatılmasına asla müsaade etmeyeceğiz."

Ekmek fiyatlarına tepki göstermişti
Vali Davut Gül, geçtiğimiz gün İstanbul’da ekmek satış fiyatlarındaki farklılıklara değinmişti.

İstanbul’da ekmek satış fiyatının 6,50 lira olduğunu aktaran Gül, “Kimi yerde 9 liraya, 10 liraya ekmek satışı yapılıyor. Bu konuda halkımızı mağdur etmemek adına Tarım İl Müdürlüğü ve belediyelerimizi etkin fiyat denetimi yapmaya davet ediyorum” demişti.

Kaynak
 
Valla bu ülkenin tarım hayvancılık konusunda sorununun olması mümkün değildi. Ne kadar beceriksiz olursan ol bu iş bu hale gelmez normalde. İhanet var.
 
harcamalarini enflasyona göre harcamayan icin hic fark etmez enflasyon
 
Ahaha grafiğe bak Usain Bolt'un 100 metrede rakiplerine attığı fark sandım bi an

Ekli dosyayı görüntüle 89926
Hayatta kalmak için ihtiyaç duyulan gıda ürünleri nasıl astronomik rakamlara ulaşabilir?
Aylardır her gün market raflarında fiyatlar değişiyor.
Etin kilosu sürekli artıyor.

Asgari ücret ne olursa olsun bu fiyatlarla insanlar yaşamamaya mı çalışacak yoksa kira mı ödeyecek?
 
Geri