Oduncunun Kızı

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Oduncunun Kızı
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde ülkelerin birinde oduncu ve karısı yaşarmış.Bunların Bütün geçimlerini ormandan odun kesip satarak sağlarlarmış. Mutlu yaşantılarının bir tek eksiği varmış bebekleri olmuyormuş Oduncuda da karısı da Allah’a bir çocukları olsun diye hergün dua ederlermiş. Gel zaman git zaman günlerden bir gün Allah dualarını kabul etmiş. nur topu gibi bir kız çocukları dünyaya gelmiş Ama bu bebeğin doğduğu gün öyle bir şey olmuş ki, herkesi hayrete düşürmüş.
Oduncunun karısı evde yanlızken beş tane ak sakallı dede belirmiş. Kadın korku ve şaşkınlıkla dedelere bakarken dedelerden biri elinde bulunan bileziği bebeğin koluna takmış. Demiş ki:
- “Bu bileziği bebeğin kolundan hiç çıkarmıyacaksın şayet çıkarsa yaşamı sona erer. Koluna bilezik takılırsa can bedene geri gelir” demiş.
ikinci dede bebeğin saçını okşayarak:
“Saçını yıkadıkça saçından su yerine altınlar dökülecek”
üçüncü.dede yanaklarına dokunup:
- “Güldükçe yanaklarından güller düşecek”
dördüncü dede gözlerine dokunup:
- “Ağladıkça gözlerinden yaş yerine inciler dökülecek.”
.beşinci dede ise:
- “Yürüdükçe ayaklarının altında çimler bitecek”
Ak sakallı dedeler bütün bunları söyledikten sonra gözden kaybolmuşlar.
Kadın gördüklerine duyduklarına inanamamış. Korku ve şaşkınlıkla bebeği kucağındayken kocası çıkagelmiş. ayağa fırlayıp ona olanları anlatmış. Hemen bebeği alıp yıkamışlar. Bebeğin saçından su yerine altınlar döküldüğünü görünce her ikisi de olanlar inanamamış. Altınları bir çuvala doldurarak kuyumcuya götürüp satmışlar. Geri kalan altınlarıda da fakir fukaraya dağıtmışlar.
Aradan yıllar geçmiş. kızları büyümüş çok güzel bir kız olmuş. Ünü bütün ülkeye yayılmış. Genç kız bir gün camdan bakarken kapının önünden geçen bir delikanlı onu görüp aşık olmuş Hemen ailesini gönderip onunla evlenmeye karar vermiş Kısa bir süre sonra ,düğün dernek kurulmuş. Oğlan gelin almaya komşusu ile kızını göndermiş. Komşunun kızı da oğlanı severmiş. Fakat oğlanın bundan haberi yokmuş Bu yüzden onları gelini almaya yollamış Komşu kadın ve kızı gelip gelini alıp yola koyulmuşlar. Kısa bir süre gittikten sonra Kadın arabayı durdurup genç kızı yolun kenarındaki kör . kuyuya atmış ve oradan uzaklaşmışlar. Oğlanın yanına gelince “Gelin seni istemedi ve yolda indi” demişler.
Oğlan istenmediğini öğrenince çok kızmış ve komşu kızıyla oracıkta evlenivermiş. Genç kız ise kuyunun dibinde ağlıyormuş. Ağlarken göz çukurlarından dökülen inciler kuyuyu doldurduğu için kız kuyudan çıkmış. O sırada oradan geçmekte olan yaşlı bir yaşlı kadın kızı görmüş ve kız yaşlı kadına başından geçenleri anlatmış ve yaşlı kadın alıp onu evine götürmüş
Aradan geçen zaman içinde anne ve kız kör kuyuya attıkları kızın öldüğüne emin olmak için kuyunun yanına gitmişler kuyuda kimseyi bulamamışlar böylece kızın kurtulmuş olduğunu anlamışlar Bir gün gelipte kuyuya attıkları kızın bütün olanları kocasına anlatmasından çok korkmuşlar ve hemen bir plan hazırlamışlar Kötü kalpli bir bahçacı kadına gitmişler antlaşma yapmışlar
- “Orada bir genç kız var onun kolundaki bileziği bize getir demişler. Bohçacı kadın hemen yaşlı kadının evine gitmiş onlara kendini acındırmış yoldan geldiğini karnının çok aç ve uykusuz olduğunu bir gece evlerinde misafir etmelerini istemiş ve o gece orada kalmayı başarmış. Geceleyin herkes uyuyunca kızın kolundaki bileziği usulca çıkarıp almış ve evden uzaklaşmış. Ertesi sabah yaşlı kadınla kocası kızın uyanmadığını görünce yanına gitmişler kızı uyandırmak istemişler kolundaki bileziği göremeyince öldüğünü anlamışlar ve çok üzülmüşler. Onu o kadar seviyorlarmış ki toprağın altına koymaya kıyamamışlar. Camdan bir tabut yaptırıp içine koyup dağın tepesine götürmüşler
Diğer yanda bir tesadüf ki oğlan bileziği evde görmüş ve tanımış ana kıza olup biten her şeyi anlattırmış. Daha sonra yaşlı adamın evine gitmiş. Onlara . genç kızın nerede olduğunu sormuş,onlar oğlanı alıp kıza götürmüşler, Oğlan bileziği sevdiğinin koluna takıp ona yeniden can vermiş.
O günden sonra birbirlerinden hiç ayrılmamışlar. Anne kıza gelince yaptıklarının cezasını çok kötü ödemişler. Kız ülkesinde yürüdükçe ayağının altında yemyeşil bereketli otlar büyümüş. Ülke mutlu olmuş. Onlar ermiş muradına biz . çıkalım kerevetine. Ağaçtan üç elma düşmüş,biri bana ikisi size.
 
Geri