OBUR KEDİNİN BASINA GELENLER
Bütün çocukların yakından tanıdığı ve bazılarının da çok sevdiği kedinin herkesin bildiği pek çok özelliği vardır.
Ancak, bir zamanlar öyle bir kedi yaşarmış ki
bu kedinin çok farklı bir özelliği daha varmış; o da yalan söylemeyi çok sevmesiymiş.
Bu yalancı kedi bir tüccarın kedisiymiş.
Yalancı olduğu kadar da obur bir kediymiş.
Evin içinde sürekli yiyecek peşinde koşar; karnını evde doyuramazsa. şansını sokaklarda ararmış.
En sevdiği yiyecekler, şüphesiz, balık ile ciğermiş; yalnız, nerede bir fare bulsa ona da hayır demezmiş.
Karnını doyurmak için oradan oraya gezindiği bir gün depoda ağzı açık bir yağ kavanozu bulmuş.
Tüccar nasıl olduysa bu kavanozun ağzını açık bırakmış.
Kedi kavanozu bulunca, fırsat bu fırsat, kafasını şişeye sokuvermiş.
Kavanozun içindeki yağı iştahla yalamaya başlamış.
Hepsini tükettikten sonra, sıra kafasını kavanozun içinden çıkarmaya gelmiş.
Kedicik kafasını sağa çeviriyor sola çeviriyor, hızla çekiyor; ama çıkarmayı başaramıyormuş.
Telaşa kapılınca büyük bir gürültüyle miyavlamaya başlamış.
Onu duyan dükkan sahibi koşarak gelmiş.
Çabaları sonuçsuz kalınca, kavanozu kırmak zorunda kalmış.
Kırıldıktan sonra da kavanozun ağzı bir tasma gibi kedinin boynunda asılı kalmış.
Kedi bu! Hiç yerinde durur mu?
İşte o da canını kurtarır kurtarmaz koşarak tarlalara doğru kaçmış.
Tarlada yaşayan minik fareler, kendilerine doğru koşan kediyi görünce telaşlanmışlar.
Kedi: Benden korkmanıza gerek yok, size zarar vermemek için yemin ettim.
Yaklaşın da boynumdaki tasmayı göstereyim.
Bakın, asıl zor durumda olan benim." diyerek fareleri kandırmış.
Obur kediye inanan tarla fareleri gelip kedinin etrafında toplanmışlar.
O da, başına gelenler hakkında farelere bir yığın yalan söylemiş.
Kedinin anlattığına göre. kedinin sahibi olan adam onun boynuna bu tasmayı geçirerek onu cezalandırmış.
Hatta, kediyi eve hapsetmiş de zavallı zor kurtulmuş Fareler onu dikkatle dinlerken, o en yakınında duran fareyi yakalamış bile.
Kedinin yalan söylediğini ve oynadığı oyunla onları yakalamaya çalıştığını fareler geç de olsa anlamışlar.
Kedinin elinden güçlükle kurtulup arkalarına bile bakmadan hızla uzaklaşırlar.
Zavallı obur kedinin ise evine dönmekten başka çaresi kalmamış; üstelik boynunda asılı duran camdan bir tasmanın ağırlığıyla...