nowwatching filan

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
izlediğim filmleri bu başlık altında toplicam. ilk olarak severek izlediğim Frank ile başlamak istedim.

q1r971aonxwgfizmmiyn.jpg


Lenny Abrahamson'ın yönettiği ve Michael Fassbender, Maggie Gyllenhaal ve Scoot McNairy'nin başrolünde yer aldığı Frank, genç bir müzisyen olan Jon'un Frank'in liderliğindeki ilginç bir müzik grubuna katılmasından sonra yaşanan komik maceraları anlatıyor. Jon, kendi gözüyle, grupla yaşadıklarına tanıklık etmemizi sağlıyor. Fassbender, grubun lideri (ve aynı zamanda filme adını veren) Frank olarak karşımıza çıkıyor. Bir müzik grubunun sahip olabileceği en ilginç figürlerden biri olan Frank grup içerisinde oluşturduğu enteresan kurallar bütününü, taktığı büyük maskesi ile tamamlıyor. Filmin hikayesi İngiliz punk grubu The Freshies'in üyelerinden ilham alıyor.

[YOUTUBE]QiPd6td7xvE[/YOUTUBE]
 
Stay (2005)

large_jPb0yoW9lsBvWFaS6zSj2b4kFmN.jpg


New York'lu psikiyatrist Sam Foster için hayatında önce işi gelmektedir. Zamanla bütün işi gücü, intihara eğilimi sanat öğrencisi Henry Letham oluverir. Sanat dünyasının intiharlı sonlarından etkilenen Letham, 21. yaş gününde hayatına son vermeyi planlamaktadır. Sam Foster, hastasına yardımcı olmaya çalışırken kendi yaşamının kontrolünü kaybetmeye başlar. Artık gerçek ve düş'ün birbirini kovaladığı bir dünyaya adım atar. Bu dünyada hem kendisi hem de hastası birer gizeme dönüşür. New York da artık aynı şehir değildir. Ewan McGregor, Ryan Gosling, Kate Burton ile Naomi Watts'ın oynadığı, oyuncuları ile dikkat çeken psikolojik bir gerilim filmi.


[YOUTUBE]KIk5rfA5uWE[/YOUTUBE]​
 
Enter the Void (2009)

91Lx5PzRX9L._SL1500_.jpg


Gelmiş geçmiş en kışkırtıcı filmlerden biri olarak görülen acımasız Dönüş Yok!'un ardından çektiği bu ilk uzun metrajlı filmi, Gaspar Noé'nin tabiriyle "psikedelik bir melodram". İlk gösterimi 2009 yılında Cannes'da yapılan Boşluk, transa benzer görsel üslubu ve birinci şahıs gözünden öznel anlatımıyla epey tartışma yarattı.Filmi, Tokyo'da küçük çaplı işler çeviren uyuşturucu satıcısı Oscar'ın gözünden izliyoruz. Oscar bir gece bir polis baskınında yakalanır ve vurulur. Ölüm döşeğinde, ruhu dünyadan ayrılmaya direnir ve kız kardeşi Linda'yı korumak üzere kızın peşine düşer.


[YOUTUBE]JJkPLYmUyzg[/YOUTUBE]​
 
Incendies (2010)

incendies.jpg


Polytechnique’in yönetmeni Denis Villeneuve tarafından Wajdi Mouawad’ın ünlü oyunundan sinemaya uyarlanan bu yürek burkucu trajedi, anneleri Nawal’ın ölümünün ardından Lübnan’a doğru yola çıkan Simon ve Jeanne adlı ikizleri izliyor. Bu serüven annelerinin geçmişine rahatsız edici bir ışık tutarak onları çarpıcı bir gerçekle karşı karşıya getirecektir. İç savaşın en karanlık anlarını irdeleyen İçimdeki Yangın, En İyi Yabancı Film Oscar’ına aday gösterildi.

[YOUTUBE]0nycksytL1A[/YOUTUBE]​
 
Lars and the Real Girl (2007)

net6.jpg


Lars internetten tanıştığı yeni arkadaşını, erkek kardeşi Gus ve eşi Karin'e tanıştırmak ister. Tanışma için bir akşam yemeği düzenleyen evli çift, Lars ve yeni kız arkadaşını gördüklerinde gerçek bir şok yaşayacaklardır: Çünkü Lars'ın arkadaşım dediği kişi oldukça güzel bir oyuncak bebektir. Lars'ın akıl sağlığından yoğun şüpheler duyan ve komşularını durumu nasıl açıklayacaklarını kara kara düşünen Gus ve Karin bir çözüm yolu bulurlar. Lars'ı aile doktorları Dagmar Berman'a götüreceklerdir...


[YOUTUBE]XNcs9DrKYRU[/YOUTUBE]​
 
La piel que habito (2011)

the_skin_i_live_in_poster_2.jpg


Bir araba kazasında yanarak ölmekten son anda kurtulan eşini yanıklardan oluşan görüntüden kurtarmak için yeni bir deri yaratmak üzerine çalışmalar yapan estetik cerrahı Dr Robert Ledgard (Antonio Banderas) on iki yıl boyunca evindeki laboratuvarında çalışmaya devam eder ve domuz-insan kanı karışımıyla elde ettiği bir deri üretir. Eşinin yanmış vücudunu görmesi üzerine intihar etmesi ve küçük kızlarının da buna şahit olmasından sonra büyük depresyon geçiren aile iyice hassaslaşmıştır. Küçük kız büyüdüğünde de psikolojisini bozan bir olay yaşayacak, bu olayın üzerine Dr Ledgard, yaptığı deneyleri büyüterek neredeyse DR Frankenstein haline gelecektir.

[YOUTUBE]dCCd_CYdg[/YOUTUBE]​
 
Road to Predition (2002)

513QC3MEDVL._SY445_.jpg


Amerika’daki ekonomik buhran döneminde tetikçilik yaparak hayatını kazanan Michael Sullivan, John Rooney’nin hesabına çalışmaktadır. Fakat Rooney’nin oğlu, babasına kendisinden daha yakın olan bu adamı harcayacak türden dolaplar çevirir. Sullivan, hiç istemediği halde kendi oğlunun da olaya karışması sonucu tehlikeli bir açmaza düşer. Olayların gelişmesiyle birlikte, hem cinayet mahali fotoğrafçısı hem de suikastçı olan Maguire, Sullivan’ın peşine takılır. Sullivan, ne pahasına olursa olsun oğlunu korumak zorundadır.


[YOUTUBE]tGEveEqpjYk[/YOUTUBE]​
 
Secret Window (2004)

51KJ06MPG9L._SY445_.jpg


Ünlü gerilim romanları yazarı Mort Rainey, yeni kitabı üzerinde çalışmak üzere göl kıyısındaki ıssız evine çekilmiştir. Karısından yeni ayrılmış olan Mort, bir türlü kafasını toplayıp çalışamamaktadır.Bir gün garip görünüşlü John Shooter adında bir adam ziyarete gelir. Adamın iddiasına göre Mort, onun bir kısa öyküsünü çalarak kendi imzasıyla yayınlatmıştır. Shooter'ın uyarıları kısa zamanda tehditlere dönüşünce, Mort bir özel dedektiften yardım ister. Tüm yardımlara rağmen Shooter'ın durdurulamaması, olayların çığrından çıkmasına yol açacaktır.Panik Odası'nın yazarı David Koepp, bir Stephen King romanını başarıyla senaryolaştırmış ve yönetmen koltuğuna da bizzat kendisi oturmuş. Oscar adayı Johnny Depp'e, Oscar ödüllü Timothy Hutton ve usta aktör John Turturro eşlik ediyor.

[YOUTUBE]IfZiVFZEJes[/YOUTUBE]
 
The Killing Of A Sacred Deer (2017)

killing-of-a-sacred-deer-1.jpg


Steven Murphy (Colin Farrell) başarılı bir cerrah, eşi Anna (Nicole Kidman) ise göz doktorudur. Çiftin iki çocuklarıyla beraber mutlu ve sağlıklı devam eden aile hayatı, Steven'ın babasını kaybetmiş bir genç olan Martin'i (Barry Keoghan) himayesine almasıyla raydan çıkar. Beraberinde bazı karanlık sırlar da getiren Martin aile fertleriyle giderek yakınlaşırken, Steven'ın çocukları ansızın yemeden içmeden kesilir ve yürüyememeye başlarlar. Doktorlar, çocukların rahatsızlığını bilimsel olarak açıklayamamaktadır. Steven kendisini Martin'in dediklerini harfiyen yapmazsa aile fertlerinin sırayla öleceği esrarengiz bir oyunun içinde bulur.

[YOUTUBE]CQFdGfwChtw[/YOUTUBE]​
 
Annihilation (2018)

2798920.jpg


Gerçekleşen anormal faaliyetlerden dolayı hükümet tarafından gizlice karantinaya alınan gizemli “Area X” bölgesi, onyıllardır kıtanın geri kalanından ayrıdır. Doğa, insan uygarlığının son izlerini de bölgeden silmiş durumdadır. İlk keşif gezisi, bozulmamış, cennet gibi bir doğanın süregeldiğini rapor etmektedir. Bölgeye giden 2. keşif grubu toplu intiharla, 3. keşif grubu dost ateşiyle, en sonuncu olan 11. keşif grubu ise kendilerinin bir gölgesi olarak geri dönmüş ve kısa süre sonra kanserden ölmüştür. 12. keşif grubunu oluşturan bir biyolog, bir antropolog, bir psikolog ve bir araştırmacı, kendilerini nelerin beklediğini bilmeden bölgeye giriş yapar. Görevleri araziyi haritalamak, örnek toplamak ve bütün gözlemlerini raporlamaktır. Akıl almayacak topografik anomalilere ve yeni yaşam biçimlerine şahit olan ekibin birbirlerinden sakladıkları sırların ortaya çıkması ise her şeyi değiştirecektir...

[YOUTUBE]89OP78l9oF0[/YOUTUBE]​
 
The Perks of Being a Wallflower (2012)

MV5BMzIxOTQyODU1OV5BMl5BanBnXkFtZTcwMDQ4Mjg4Nw@@._V1_.jpg


Charlie, arkadaşları tarafından daima küçümsenen ve görmezden gelinen, kendi dünyasındaki kişisel sorunlarıyla boğuşmakta olan sorunlu bir gençtir. Gerek sınıf gerekse okul arkadaşlarının acımasızca alay ettiği Charlie, en yakın arkadaşının intihara teşebbüs etmesiyle iyice dibe batar. Aynı sene liseye başlar. Bu yeni okulda tanıştığı iki kardeş, Sam ve Patrick'in kendisini arkadaş olarak kabul etmeleri başlarda imkansız gibi görünse de kısa zaman içerisinde yakın arkadaş olurlar. İki kardeş, son derece çekingen bir genç olan Charlie'yi uyandırıp ona hayattan zevk almayı öğretmeye başlarlar. Charlie, her daim bir kenarda beklemekte olan çocukluk travmasıyla baş etmeye çalışacak; Sam ve Patrick aracılığıyla gerçek dünyayı tanımaya başlayacaktır.

[YOUTUBE]n5rh7O4IDc0[/YOUTUBE]

 
Constantine (2005)

Constantine-cc91.jpg


Angela Dodson, ikiz kız kardeşi Isabel’in ölümünün bir intihar olmadığını kanıtlayabilmek için özel dedektif John Constantine’den yardım ister. Ölen kadın dindar bir Katoliktir ve Angela, onun kendi canına kıymış olmasına ihtimal vermemektedir. John, şeytan avlayıp, onları ait oldukları yere gönderen, mistik güçler konusunda belirli bir ün sahibi bir kişidir. John, vaktiyle intihara teşebbüs ederek cehenneme gitmiştir. Sonra dünyaya yeniden gelerek iyi şeyler yapmak sureti ile yeniden Cennete gidebilmeyi umut etmektedir. Isabel’in ölümü vakasına baktığında John, şeytanların, insan dünyasına girmeye çalıştıklarını fark eder ve John’un onlara karşı açtığı savaş, kendisini direkt olarak İblis ile bir çelişkiye yönlendirir.


[YOUTUBE]RwzK7_NlDg0[/YOUTUBE]​
 
Detachment (2011)

220px-Detachment_poster.jpg


2011 ABD yapımı bir dram filmi, Detachment. Senaryosu Carl Lund tarafından yazılan filmin yönetmen koltuğunda American History X (Geçmişin Gölgesinde) filminden de tanıdığımız-neden genelleme yaptım bilmiyorum- Tony Kaye var. Filmin oyuncu kadrosunda Adrien Brody, Lucy Liu, Marcia Gay Harden ve Christina Hendricks gibi isimler yer alıyor. Bununla birlikte senarist Carl Lund sinemadaki ilk uzun metrajlı deneyimi olan film, eleştirmenler tarafından oyuncu Adrien Brody' nin piyanistten sonraki en başarılı oyunculuk performansı olarak gösteriliyor. IMDB puanı 7.6 olan film 97 dakika. İzlemeyen ve izlemeye doyamayan herkese iyi seyirler...

"Henry Barthes, öğrencileriyle birebir ilişkiler kurabilen, oldukça yetenekli bir eğitimcidir; fakat bu yeteneğini arka plana atarak, geçici öğretmenlik yapmaktadır. Okula kadrolu öğretmen gelinceye kadar yedek öğretmenlik yapan Henry, hiçbir okulda öğrencilerle ya da iş arkadaşlarıyla duygusal bağ kuracak kadar uzun süreli kalamaz. Görevlendirildiği son devlet okulunda ise öğrencilerin ve hatta öğretmenlerin de bir şekilde içlerine kapanık olduğunu, karamsar tavırlar sergilediğini fark eder. Öğrencilerle ummadığı bir bağ yakalayan Henry, okuldan kaçan bir öğrenciyi de sokaklardan ailesine geri dönmesini sağlar. Umutsuzluk açısından hayatta yalnız değildir ama bu karamsar dünyada hala sevilebilecek şeyler de vardır... "

[YOUTUBE]w7lBleOF9Pw[/YOUTUBE]​
 
Martıların Efendisi (2017)

4690990.jpg


Martıların Efendisi (MEF) İstanbul’da deniz kıyısında sakin bir yaşam sürmekte olan bir adamdır. Yıllardır beklediği birisi vardır. En sonunda beklediği misafir çıkagelir. Beyazlar içinde, bir masaldan çıkmış gibi kıyıya vuran bir kadın MEF'in bütün hayatını değiştirecektir. Ancak MEF bu bütün umutlarını yüklediği misafir tarafından bir hayli sarsılacaktır. Zira bu kadın MEF’nin saf ve temiz dünyasından etkilense de onu gerçek dünyayla, acı bir tecrübeyle tanıştıracaktır...

https://www.youtube.com/watch?v=SuS6zmCxhmU

 
Ying Xiong (2002)

MV5BMWQ2MjQ0OTctMWE1OC00NjZjLTk3ZDAtNTk3NTZiYWMxYTlmXkEyXkFqcGdeQXVyMTQxNzMzNDI@._V1_UX182_CR0,0,182,268_AL_.jpg


Çin'in Savaşan Krallıklar döneminde ülke 7 krallığa bölünmüştür: Qin, Zhao, Han, Wei, Yan, Chu ve Qi. Qin Kralı, Çin'in tamamını ele geçirmeye ve ilk imparator olmaya kararlıydı. Uzun süredir diğer altı krallığın suikastlerine hedef olmuştu. Tüm katil adayları arasında hiçbiri üç efsanevi suikastçi Kırık Kılıç, Uçan Kar ve Gökyüzü kadar korku salmamıştı. Bu üç suikastçiyi yakalayacak kişiye Qin Kralı büyük bir güç, altın dağları ve kralın kendisiyle arkadaşlık vaadediyordu. Ve birgün bu üç suikastçiyi öldürdüğünü iddia eden isimsiz bir savaşçı kralı ziyarete gelir.

https://www.youtube.com/watch?v=_USDk5jaGek
 
The Big Lebowski (1998)

s-l1600.jpg


The Big Lebowski, 1998 ABD-İngiltere ortak yapımı bir komedi, suç filmi. Filmin yönetmeni ve yapımcısı olan Joel Coen ve Ethan Coen kardeşler aynı zamanda senaryoyu yazıp filmin kurgusunu da yapmışlardır. Filmin başrollerinde Jeff Bridges, John Goodman, Julianne Moore, Steve Buscemi ve John Turturro var. 15 milyon dolara malolan film 17 milyon dolar hasılat yaparak gişede pek başarılı olamadı (Belki de Fargo gibi bir filmden sonra çekildiği için), ancak eleştirmenlerden olumlu notlar aldı. Eksantrik karakterleri (özellikle de filmin anti-kahramanı Jeffrey "Dude" Lebowski), alışılmadık laubali diyalogları, gerçeküstü tarzda çekilmiş rüya sahneleri ve seçme müziği ile kısa sürede kült klasikler arasına girdi, hatta "İnternet çağının ilk kült filmi" olarak anılmaya başlandı. Daha da ileri giden filmin fanatik müritleri 2002'den itibaren bir "Lebowski Festivali" düzenlemeye bile başladılar. Bu absürd komedi Coen Kardeşlerin 1940'ların kara filmlerine bir selam duruşudur IMDB puanı 8.2 olan film 117 dakika. Büyük Lebowski, ilk gösteriminin yapıldığı Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Altın Ayı ödülüne aday gösterilmişti. Tek ödülünü ise Rusya'da film eleştirmenleri derneğinden aldı

"Her şey Los Angeles'lı işsiz güçsüz, kaygısız ve miskin, bowling hastası "The Dude" (ahbap) lakaplı Jeffrey Lebowski'nin (Jeff Bridges), kendisiyle aynı adı taşıyan bir milyonerle karıştırılmasıyla başlar. Tekerlekli sandalyeye mahkûm milyonerin genç karısı şehirdeki bir çok kişiye borçlanmış ve borcunu ödememiştir. Dude Lebowski'nin evine gelen iki ganster onu tartaklayıp çok kıymetli halısına işeyince o da halısının parasını istemek için soluğu adaşının malikanesinde alır ve hiç ummadığı bir maceranın içine girmiş olur."

https://www.youtube.com/watch?v=cd-go0oBF4Y
 
Sleepers (1996)

locandina.jpg


En İyi Müzik dalında Oscar’a aday gösterilen film, Kevin Bacon, Robert De Niro, Dustin Huffman ve Brad Pitt gibi yıldız isimlerden oluşan oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.

Sleepers, New York’un yaşanması en tehlikeli mahallelerinden birinde yaşayan bit grup gencin hikayesini anlatır. Bu dört genç bir gün yanlışıkla bir adamın hayatını tehlikeye atan bir kazaya sebep olduklarında gençlik ıslah merkezinde bir yıllık cezaya mahkum edilirler. Sadece bir yıl sürecek bu ceza dönemi hayatlarını derinden etkileyecek travmatik olaylarla geçer. Gardiyanlar tarafından dövülen ve taciz edilen bu gençler, bu travmaları hayatları boyunca yanlarında taşırlar. Ta ki on yıl sonra kendilerini savunabilecek kadar büyüdüklerinde, gardiyanlardan biriyle karşılaşana dek...

https://www.youtube.com/watch?v=rNaMAgf4ErE


 
Equus (1977)

MV5BMTk2NDA4MDkxMF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjM5NTczNA@@._V1_UY1200_CR85,0,630,1200_AL_.jpg


Peter Shaffer’ın 1973 tarihli aynı adlı oyununun sinema için hazırlanmış bir versiyonu. “Normal” kavramına dair cesur bir sorgulama…

Psikaytr Martin Dysart, İngiltere’nin Hampshire vilayetinde gerçekleşen korkunç bir vukuatı analiz etmektedir. Alan Strang isimli,henüz 17 yaşındaki genç bir seyis, delici bir cisim kullanarak altı atı kör etmiştir. Dystart, bu vahşetin hangi unsurlara bağlı olarak geliştiğine dair mesleki bir merak içindedir. Dikkafalı, ateist bir baba ile inançlı ve nazik bir annenin tek oğlu olan Alan’ın beynindeki iblislerin kökeni nedir? Gerçekte neler olmuştur?

https://www.youtube.com/watch?v=Tsx5wNyzmRo
 
Geri