Nostalji: Yuvaya dönüş! Yeniden tüketmenin iyileştirici yanı

  • Kullanıcı Sanem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
Konu sahibi son olarak 1206 gün önce görüldü

Nostalji: Yuvaya dönüş! Yeniden tüketmenin iyileştirici yanı​

nostalji-yuvaya-donus-yen-198_2.jpg


Hatırlamak kötü değildir. Bilim, nostaljinin iyi geldiğini destekliyor. Teorisyenler, tarihsel ve kişisel olmak üzere iki farklı nostalji türüne değinirler. Her ikisi de psikolojik ve duygusal durumlarımıza ışık tutuyor.​


Geçmiş yılları özlemek hatta henüz doğmadığımız bir tarih döneminde yaşamayı istemek, tarihsel nostalji olarak adlandırılıyor. Kişisel nostalji ise birinin yaşadığı geçmişe yönelik duyguları özlemesi... Örneğin, çocukluğumuz ya da gençlik yıllarımız için nostalji hissedebiliriz. Elbette yalnızlık, artan nostalji için tetikleyici unsur olabilir ancak böyle dönemlerde bizi umutsuzluktan kurtaran şey yine nostalji.

7c3e6a00dde1d26ae881e4259c7125a1-220920211c3ca5d8.jpg

Peki, eski tadını veremese de; hatırlamak, yeniden yaşamak, ikinci tanıklık iyi gelir mi? Araştırmalar, insanların kitapları yeniden okumayı, filmleri tekrar seyretmeyi ve genellikle aynı deneyimleri tekrar yaşamayı sevdiğini ortaya koyuyor. Bu özlemin bir bağımlılık olmadığını söyleyen uzmanlar, yeniden ziyaret edilen şeylerde; tanıdık bir insan, eski bir kitap, film ya da mekanın merceğinden, kişinin kendi gelişimini yansıtması için bilinçli bir eylem olabileceğini vurguluyor.

euqpbsdxuamidsl-2209202167da6b69.jpg

Amerikan Üniversitesi'nde tüketici davranışı araştırmacısı olan Cristel Russell ve meslektaşları, yeniden tüketimin yalnızca geçmişi geri getirmek için nostaljik bir girişim olmadığını, bunun yerine yeni bir anlam için aktif bir arayış olduğunu ve büyük duygusal değere sahip olduğunu buldular.

263-1-2209202197b972a8.jpg

"Yeniden deneyimleme, kendine aynı mercekten ama farklı gözlerle bakmanın bir yolunu sunduğundan, birçok terapötik fayda sağlıyor. Kişi yeniden deneyimin aktif olarak bilincinde olduğu sürece (ve bu pasif, kontrol edilemez bir bağımlılık değil ), birçok öz-düşünsel fırsat sunabilir."

pexels-photo-5418608-220920213a6f9fee.jpg

Nitekim ortaya konulan tüm bilgiler Martin Heidegger'in iddiasını doğruluyor. Varlık, zaman içerisinde doğasını oluşturuyor. Geriye bakmak, yeniden tüketmek, geçmiş ile şimdiyi kıyaslamak ve hatırladığını yorumlamak, anlamayı çoğaltıyor. Üstelik, pek çok psikoterapist, danışanlarına geçmişe erişme ve arınma haline geçiş tedavisi (abreaksiyon) uygulamakta.

dszhhwdwoaanfss-22092021501c6627.jpg

Kişisel abreaksiyon da pekiala mümkün. Bazen nostalji, yeni olanın peşinden koşmaktan daha çok tazeler insanı. Geçmiş deneyimler yeni bakış açıları sunabilir. Eski arkadaşlar, çok eskiden okunan kitaplar, eskiden seyredilen filmler, çok önce gidilen mekanlar, eski müzikler, fotoğraflar, retro kıyafetler yeniden hatırlanabilir, temas sağlanabilir. Geçmişi yad etmek, bugünü onarabilir.
 
Antika'ların büyük değerlere sahip oluşu da geçmişe bir yolculuk arzusundan ibaret sanırım. (Uzun süre misketlerimi saklamıştım meselâ) Bana çocukluğumdan kalan bazı hatıraları saklarım. Arasam yine bir şeyler bulurum.
 
Geri