Nobel Edebiyat Ödülü'nün Yeni Sahipleri Olga Tokarzcuk ve Peter Handke'nin Mutlaka Okumanız Gereken

Konu sahibi son olarak 1293 gün önce görüldü
3ygPDd.jpg

İsveç Akademisi geçen yıl vermediği edebiyat ödülünü Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’a, bu yılki ödülü ise Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verdi.
İsveç Akademisi, 2018 ve 2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahiplerini açıkladı.

Akademi, cinsel taciz tartışmalarının ardından gelen istifalar nedeniyle 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nü vermemişti.

2018 ödülü Olga Tokarczuk’a
Geçtiğimiz yıl ödülü vermeyen Akademi 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nü, Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’a verdi.

Tokarczuk’a ödül, “Bir yaşam biçimi olarak sınırları aşmayı betimleyen ansiklopedik tutkuyla anlatısal bir hayal gücü için” verildi.
tLNniy.jpg

Edebiyata şiir yazarak başlayan Tokarczuk, ilk kitabını 1989’da yayımladı; yazarın sekiz romanı ve iki öykü kitabı bulunuyor.

Varşova Üniversitesi’nde psikoloji eğitimi alan Olga Tokarczuk, bugün Polonya’nın çok satan yazarları arasında yer alıyor. Tokarczuk, kendini Carl Jung’un öğrencisi olarak tanımlıyor ve edebiyatında Jung’un psikoloji öğretilerinden etkilendiğini dile getiriyor.

Yazarın Koşucular adlı romanı, 2016’da Neşe Taluy Yüce çevirisiyle Türkçe okurla buluşmuştu.

Olga Tokarczuk geçtiğimiz yıl da Man Booker Uluslararası ödülünün sahibi olmuştu.

2019 ödülü Peter Handke’ye
Bu yılki ödül ise Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verildi.

Handke’ye de ödül, “İnsan deneyiminin özgünlüğünü ve çeperlerini dilsel ustalıkla keşfeden etkili çalışma için” verildi.
6wQNAO.jpg

Peter Hankde 1942, Avusturya doğumlu. Hala Avusturya’nın Salzburg kentinde yaşıyor.

İlk romanı Eşekarıları 1966’da yayımlandı. İlk oyunu Kaspar ise bundan iki yıl sonra, 1968’de sahnelendi ve Handke’yi savaş sonrası kuşağın en önemli genç yazarlarından biri konumuna getirdi.

Max Frisch, Handke’nin Kaspar’ını önem açısından Beckett’in Godot’yu Beklerken‘iyle eşdeğer gördüğünü dile getirmişti.

Bundan sonraki dönemde art arda romanlar ve denemeler yayımlayan Handke, kuşağının en verimli yazarlarından biri olarak niteleniyor.

Denemelerini topladığı kitaplar arasında en çok ilgi çeken Ben Fildişi Kulede Oturuyorum oldu.

Romanları arasında ise Wim Wenders tarafından sinemaya aktarılan Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi (1995), Uzun Ayrılık, Kısa Mektup, Gerçek Duygunun Saati, Çocuğun Öyküsü, Acıların Çinlisi, St. Victoire’ın Verdiği Ders, Mutsuzluğa Doyum, Yavaş Yavaş Eve Dönüş sayılabilir.

Handke’ye bütün eserleri için 1979’da Franz Kafka ödülü verilmişti.

Nobel Edebiyat Ödülü hakkında
Nobel Edebiyat Ödülü şimdiye kadar 111 kez, 116 yazara verildi.

Bu yazarlardan sadece 15’i kadın.

Nobel Edebiyat Ödülü 1901’den bu yana yedi kez verilmemişti.

Ödül 1. ve 2. Dünya Savaşları nedeniyle 1914, 1918, 1940, 1941, 1942 ve 1943’te verilmezken, 1935’te ödülün verilmeme sebebi açıklanmamıştı. 1915, 1919, 1925, 1926, 1927, 1936 ve 1949 yıllarında ise “uygun bir kazanan belirlenemediği” için ödül verilmemişti.

Nobel Edebiyat Ödülü 1949’dan bu yana ilk kez 2018 yılında verilmemişti.​
 
Ertelenen 2018 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahini Olga Tokarzcuk ve 2019 ödülünün sahibi ise Peter Handke oldu.

Geçen yıl İsveç akademisinde yaşanan cinsel saldırı skandalı nedeniyle edebiyat dalında Nobel ödülü verilmemişti. Bu yıl, ödül hem 2018 için hem de bu yıl için verildi.

Geçen yılın ödülünün sahibi Polonyalı yazar Olga Tokarczuk oldu. Kendisi Nobel Edebiyat Ödülü Alan 15. kadın yazar.
Olga-Tokarczuk_credit-Jacek-Ko%C5%82odziejski.jpg



Tokarczuk 29 Ocak 1962’de Sulechov’da Polonya’da doğdu. Varşova Üniversitesi’nde psikolog olarak çalıştı. Ardından edebiyat kariyerine başladı. Yazar Carl Jung üzerine çalışmalar yaptı. Man Booker 2018 sahibi olan Olga Tokarczuk bu yıl yapılan açıklamayla 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nün de sahibi oldu. Olga Tokarczuk 2018 yılının edebiyat dünyasının en prestijli iki ödülünü birden kazanmış oldu.

Kendisinin Türkçe'ye çevrilmiş pek eseri yok. Fakat yayın evleri yazarın kitaplarını çevirmeye hazırlanıyor.

Yazarın eserleri ve arka kapak bilgileri;

Koşucular

0000000700295-1.jpg


Koşucular, kötülüklerin dünyanın içine işlediğine inanıyorlardı. İnsan bir yerde durup kalırsa, işte o vakit kötülüğün gücünün en yüksek seviyeye erişeceğini düşünüyorlardı. Kötülükten korunmanın tek yolu, yolculuk yapmak, hareket etmektir. Peki, çağdaş 'koşucular' kimdir?
Aramızda bunlardan kaç kişi kaldı?
Bu kitap, dünya, deneyimlerimizin kakofonisine ve uyumsuzluğuna dünyanın tek bir biçimde bütünleştirilmesinin olanaksızlığına, dünyadaki keşmekeşe, bölünüp yeni şekiller oluşturmasına karşın sadık olmaya çalışıyor. Bense onun kenarda kalan, anlatılması olanaksız, bulanık alanlarına ve çevrelerine sadığım. Hatalarımı yineliyorum ve bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.

Aç Gözünü Artık Yaşamıyorsun - Olga Tokarczuk
9786058478763.png


2008’de Nike Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Olga Tokarczuk'un Türkçede ilk kez yayımlanan öykü kitabı Aç Gözünü Artık Yaşamıyorsun.
Kitabı oluşturan öyküler, yalnızca konusuyla değil, biçimleriyle de birbirinden ayrılıyor. Bazı öyküler, zaman ve mekanda çok hassas bir şekilde bulunuyor olmalarına rağmen bazıları bunun dışında kalıyor.Bir mucizeye tanık olup okuduğu kalem hikayenin kurgusunu beğenmeyince kurguyu kendisi değiştirmeye karar veren bir kadın, bir özelliğinin olmaması da özelliktir düsturunu benimseyip kendi sıradanlığı altında ezilen bir öğrenci, dünyanın bilinen en çirkin kadınıyla evlenip ünlü olma hayalleri kuran bir adam.

Gündüzün Evi Gecenin Evi
gunduzun-evi-gecenin-evi20140126130230.jpg


Yazarın, bilge Marta'nın ve çevrelerindeki insanların ve hatta ölümü yaşamış kişilerin duyguları, düşünceleri, rüyaları, inançları, dramları, kendilerini kendi içlerinde arayışları..
Birbirinden kopuk ancak sonuçta birbirini tamamlayan olayların, okurun yüreğini titretecek ve uzun süre düşünmesini sağlayacak felsefe yüklü anlatımı...
Seçkin bir dil kullanımı, kalıcı bir edebiyat örneği..

2019 ödülünün sahibi ise usta yazar Peter Handke oldu.
HANDKE.jpg


6 Aralık 1942'de Avusturya'da doğdu. Öz babası, daha o doğmadan annesinden ayrıldı ve annesi daha sonra Peter Handke'ye adını veren Bruno Handke ile evlendi. Peter Handke 1944 yılında ailesiyle birlikte Doğu Berlin'e göç etti, ama Berlin'in Ruslar tarafından abluka altına alınmasından hemen önce oradan ayrıldılar. On iki yaşına kadar, din ağırlıklı eğitim veren bir okulda okudu, sonra normal liseye geçti. Anne tarafından büyükbabası Slovak olduğu için küçük yaşlardan başlayarak bu kültüre ilgi gösterdi. 1961 yılında hukuk fakültesine girdi ve öğrencilik yıllarında yazmaya başladı. İlk roman denemesi olan Die Hornissen'in Suhrkamp Yayınevi tarafından kabul edilmesiyle birlikte eğitimini yarıda bıraktı. Bu romanın yayımlandığı 1966 yılından sonra Peter Handke yazarlık dışında bir iş yapmadı. 1971 yılında annesi intihar etti. Kendisini çok etkileyen bu olayı, Wunschloses Unglück adlı romanına konu edindi. 1972 yılında eşinden ayrılan Handke bu evlilikten olan kızını tek başına büyüttü. Yetmişli yıllarda Peter Handke hem kişisel görüşleri ve yaşam tarzı, hem de başkaldıran kişiliği nedeniyle fazlaca eleştiri aldı. 1973-78 yılları arasında Paris'te, 1978-79'da Amerika'da yaşadı. 1979'da Salzburg'a döndü. Şiir, roman ve tiyatro oyunları bulunan yazarın bazı yapıtları Türkçeye de çevrilmiştir. Birkaç dile çevrilen Hiçkimse Koyunda Bir Yıl adlı romanı da Can Yayınları arasında çıkmıştır. Peter Handke, Paris'te yaşamaktadır.

2019 Nobel Edebiyat Ödülü Avusturyalı yazar Peter Handke'e verildi.

Yazarın eserleri ve arka kapak bilgileri;

Solak Kadın
solak-kadin7250dbc5a56f5510b5e9789902be6b1f.jpg


Peter Handke'den hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...
İnsan günün birinde bir "aydınlanış'la uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan bir serüven bu.
Bir kadının, başı dik yürüyüşünün ilk birkaç günü...
-Enis Batur-

Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi
kalecinin-penalti-anindaki-endisesi.jpg


"Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi", Time'ın "Beckett'den beri çağdaş yazının en büyük adı" diye nitelendirdiği Handke'nin en önemli yapıtlarından biridir. Bir tek sözcükle tanımlamak gerekirse, dille dünya arasındaki "boş"luğun romanıdır. Metin, Batı toplumlarında yaşayan "uygar" insanların ilişkisinin (=ilişkisizliğinin) yarattığı "boş"luğun "özgürleştirici" ve "öldürücü" boyutları üzerine kuruludur. Romanı edebiyat estetiği açısından farklı kılan yan, Handke'nin dile olağanüstü bir önem vererek "boş"luğun üslubunu yaratmış olmasıdır. Klasik romanlardaki tip yoktur... Metinde, kalecinin penaltı anında duyduğu endişenin bütün bir hayata yayılmasından duyulan tedirginlik ve dilin ilişki kurmadaki eksikliği büyük bir başarıyla işlenir...

Hiçkimse Koyu'nda Bir Yıl
0000000629022-1.jpg


Almancada 1994 yılında yayımlanan romanı Hiçkimse Koyu'nda Bir Yıl ile ilk defa özyaşamöyküsel konuları romanının merkezine alan Peter Handke, yazarın varoluş sorunuyla da ilgilenmeye başlar. Elinizdeki roman Avusturyalı bir yazarın, kendini güvende hisseden bir sanatçıdan edilgen bir gözlemciye dönüşen başkalaşımını ele almaktadır. Oğluyla olan kırılgan ilişkisinden başarısız evliliğine giden süreçte deneyimledikleri, bitirmeye çalıştığı romanının dünyanın karmaşıklığı karşısında nasıl da yetersiz kaldığını gözler önüne serer. Hiçkimse Koyu'nda Bir Yıl satırlar arasında dünyanın anlamını arayan okura yol göstermektedir.
"Kısacası o zamanlar, bir insanın ve bir yerin gözümde 'bir' olduğu tek dönemdi ya da bir insanın benim için bir yer anlamına geldiği; onun beni, benim yerim olarak algıladığı tek dönem. Birlikte oturduğumuz yerde kendimi baştan ayağa evimde hissetmiyorsam, herhangi başka birine karşı olan en içten bağlılığın bile şu ya da bu aile bu?yu?ğu?me, Oğlum'a bir yararı yoktu. O yere sahip olmadığım sürece her türlü sevgi boşunaydı."

Kaspar
0000000260117-1.jpg


“Kaspar, çeviri açısından rastlanabilecek en çetin ceviz metinlerden biri. Elinizdeki Türkçe metin, titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu hemen belli ediyor. Özellikle tümce parçalanmalarının işlendiği bölümler buluşlardan yana oldukça zengin.”

Ahmet Cemal

Kaspar yayınlandığında, edebiyat ve tiyatro çevrelerince “bir deha ürünü” olarak nitelendirilmişti. Bireyin yaşamak durumunda kaldığı gerçekliği, o güne kadar görülmemiş, keşfedilmemiş ve yazılmamış biçimde sahneye aktarıyordu çünkü. Sarsıcı, dehşete düşürücü ve uyandırıcı cümlelerle…

Kaspar gerçekte özgür doğmuş ancak sürekli dış müdahalelerle “yola getirilmeye” çalışılan bir insandır, sürekli bir buyruk bombardımanı altında ona “yaşamak öğretilmektedir”. Oyun aslında bize şu soruyu sorar:

“Kaspar kim şimdi?”

Kısa Mektup Uzun Veda
0000000687964-1.jpg


Kısa Mektup Uzun Veda, Peter Handke'nin romanlarının belki de en yaratıcısı. Karanlık bir atmosferin eşlik ettiği kitap, isimsiz bir Avusturyalının ABD'ye gelişiyle açılır ve çökmekte olan evliliği ile yüzleşmesini merkeze alır. Eşinin kendisini aradığını ve onun peşinden geldiğini öğrenen kahramanımızı kıta boyunca gerçekleştireceği bir kovalamaca beklemektedir. Philadelphia'dan Arizona Çölü'ne, Portland'dan Los Angeles'a kadar uzanan yolculuklar, çiftin aşkı ve intikamı sorgulamalarını da beraberinde getirir. Bununla birlikte melankolileri ve ümitsizlikleri dönemin ruhuna ve "yabancısı" oldukları ülkenin yaşam tarzına tezat oluşturacaktır. Handke'nin Türkçede ilk defa yayımlanan bu büyük anlatısı çağımıza ait bir gelişim romanı, aynı zamanda bir ayrılığın polisiye unsurlarla bezenmiş maceralı bir hikâyesidir.

Çocuğun Öyküsü
cocugun-oykusu6a5bca1b18cd2c44ec323276415e07b9.jpg


'İleride bir zaman, bir çocukla birlikte yaşamanın' düşünü kuran bir adamın öyküsü
'Çocuk, canlı bölmenin ardından gösterildiğinde, yetişkin yeni doğmuş bir bebek değil, eksiksiz bir insan gördü orada..'
Peter Handke'nin bu anlatısı da tıpkı Solak Kadın gibi, yaşama denen akışın ortasında durup yeni deneyime açılmayı isteyen birinin, bir 'baba'nın başından geçenler...

Don Juan
don-juana7fbd243074d09a7a16f07bcea25f633.jpg


Fransız taşrasındaki küçük otelinde, müşterisiz odalarıyla fazla yemek pişmeyen mutfağı arasında sakin sakin yaşayan, günlerini okuyarak ve bahçeyle uğraşarak geçiren bir otel sahibinin durağan yaşamı bir gün ansızın çıkagelen bir konukla sıra dışı bir boyut kazanır. Kapıdan girmek yerine, bahçe duvarının üstünden yuvarlanmış olsa da, şaşırtıcı olan, konuğun geliş biçimi değil, kim olduğudur. Gelen, dünya edebiyatının efsane kişiliklerinden Don Juan’dır. Alman dilinin 20. yüzyılın ikinci yarısındaki en özgün yazarları arasında sayılan Peter Handke, bu yeni romanında, "tersine çevrilmiş" bir Don Juan öyküsü anlatıyor. Operadan edebiyata, tiyatrodan sinemaya çapkınlığı simgeleyen bu efsanevi kişiliği bir baştan çıkarıcı olarak değil, yalnız bir gezgin olarak sunuyor okurlarına. Don Juan, yüzyılların edebiyat kahramanının "kendi ağzından, kesin ve hakiki" öyküsü.

Karanlık Bir Gecede
karanlik-bir-gecede99d65a5ca058d6a80f255b71b7c98ea7.jpg


Peter Handke, çağdaş Avusturya edebiyatının en özgün adlarından biri. Bir dil ustası. Yoğun ve güçlü anlatımıyla okura sanki meydan okuyan bir yazar. Karanlık Bir Gecede adlı kitabıyla Can Yayınlarına katılıyor Peter Handke. Avusturya'nın Salzburg kenti yakınlarındaki kendi içine gömülmüş, çevresinden soyutlanmış Taxham kasabasının eczacısı, bir gece apansız evinden çıkar, kasabanın yakınındaki bozkırda, yalnız, upuzun, inanılmaz bir yolculuğa çıkar. Başına yediği bir darbeyle konuşma yeteneğini yitiren eczacı, yolculuğun bir bölümünde yanına katılan iki yol arkadaşı ve yer yer yaşamına giren bir kadın dışına çıkıp düşsel bir dünyada gerçeküstü bir serüven yaşayan eczacı, yaşadıklarını, daha sonra dili çözülünce, bir 'yazıcı'ya anlatır. Dinsel göndermelerle, mistik bir üslupla yazılan ve gerçek ile gerçekdışının ustaca harmanlandığı Karanlık Bir Gecede, insanın yalnızlığını ve özünü acımasızca gözler önüne sererken, okuru sanki derinliği olan bir aynanın karşısında çıplak bırakıyor. Bir büyük ustanın kaleminden benzersiz betimlemelerle, şaşırtıcı gerçeklerle yüklü bir çalışma.
 
Mastor bazen calisio kafan.
 
Bu arada Süreyya'nın avatarındaki yazıyı latince filan bilmeyen cahiller için 1 amme hizmeti olarak çevirmek isterim:

Bu benim kaderim
değişmez talihim
Gülmedi gülmüyor
kaderim kaderim ah

yazıo

kendisi sıkı 1 Müslümcüydü fakat asildi de. ...
 
Tesekkür ederük sevgili Mastor.
 
Solak kadın güzel.öneririm
 
Geri