Z
Z3yn3P
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Japon gösteri sanatı. Müzik, dans ve şiiri birleştiren bu tiyatro biçimiyle, türün kuralları kesin olan ve olaya önem veren Batı tiyatrosu arasında bir benzerlik kurmak güçtür. No’da dansın ve şarkının desteği olan metin, yalnızca birkaç temel kompozisyon kuralına uymak zorundadır; düzenli bir biçimde olan no’da olay, düş ve gerçek arasında gidip gelen bir atmosfer yararına gelişir; no’ nun kimi zaman dinsel temalara ya da Buddhacı öğretinin bazı noktalarıyla ilgili tartışmalara dayanması, aydınlatıcı bir gösteri halini aldığı tapınaklarda doğmuş olmasından kaynaklanır. Amacı, gerçeğin kalıcı, güzelin de dayanıklı olmadığını hissettirmektir. XVI. yy’dan XLX. yy’a kadar özellikle askeri aristokrasiye ayrılmış olan no, başlangıçta, günümüzde de olduğu gibi çok geniş bir seyirci kitlesine seslenirdi.
Sangaku ise kaba olduğu için saray tarafından hor görülüyor, buna karşılık sıradan kişiler tarafından seviliyordu; halk dilinde sangaku sözcüğü kısa sürede maymunların dansı anlamına gelen sarugaku ‘ya dönüşmüştü. Genel olarak sarugakular, panayır gösterileriydi (cambazlar, hayvan terbiyecileri, kuklalar, soytarılar, vb ‘nin gösterileri). 1374′te, prens Yoşimitsu henüz on yedi yaşındayken izlediği bir sarugaku gösterisi sırasında no oyuncuları yetiştiren beş okuldan birinin yöneticisi Kanami’nin dansını izledi ve oyunundan öylesine etkilendi ki, sanatçıyı on bir yaşındaki oğlu Zeami’yle birlikte saraya çağırttı. Bu tarihten başlayarak, no büyük önem kazandı. Sarugaku’nun, Kanami ve Zeami’ ye özgü, daha çok savaşçılar ya da şeytanlara, kısacası şiddet gösterilerine yer veren “Yamato tarzı” öbürlerine oranla varlığını korudu. Büyük no ustası Zeami, inceleme yazılarında, yazar ve dönemi, yazar ve oyuncu, oyuncu ve izleyici arasında uyumun, tutarlılığın önemi üstünde durmuş hatta ovuncudan pİveslerini kendisinin oluşturmasını istemiştir.
XV. yy. boyunca ve XVI. yy’ın bir bölümünde, no özellikle Zeami’nin damadı Zençiku sayesinde de canlı bir sanat olarak kaldı. Daha başka yazarlar no’yu yenilemeye giriştiler, ancak her ne kadar başarılı oldularsa da, hiçbiri asıl ustaların başarısına erişemedi. No da giderek halka açık sahnelerden çekilip şatolara kapandı. Sanatçıların çoğu merkezden taşraya kaydılar ve yeniden bu işe başlamayı denemediler. Bununla birlikte, silik rollerde yer almış olan Umevaka Nihom, yeniden no oynadı. Sağladığı başarı herkesi yüreklendirdi ve beş okul yeniden önem kazandı. Dört yüzyıllık bir aradan sonra no, oldukça kalabalık bir izleyici buldu.
Koro sahnenin sağında yere diz çökmüş olarak yer alır; orkestraysa diptedir. Orkestranın arkasında, dipteki bölmeye karşı; gösterinin iyi bir biçimde sürmesine dikkat eden “gözeticiler” otururlar.
Hemen her zaman ilk olarak içeri o girer, kendisini olay yerine gotüren yolculuğu betimler, sonra dualar okuyarak, şeytan kovması gerekmedikçe sahnenin dışında kıpırdamadan oturur.
Bir de kyogen ‘ler vardır. Bunlar, her no’nun bitiminde, gergin havayı yumuşatmak için sahneye çıkarlar ve en kaba güldürü türüne başvuran bir fars oynarlar. Kyogen, ayrıca no sırasında, site giysisini değiştirirken kısa bir süre için sahnede görülebilir. No’nun kendine özgü bir düzeni vardır. Klasik biçimde, bir no başlıca beş oyun kapsar; bunların arasına da farslar (kyogen) eklenir. Beş no ve dört kyogen’den oluşan bütün, 8-10 saat kadar sürer. Oyunun hızı ilk yarıda yavaştır, ikinci yarıda artar.
- KÖKEN VE TARİHÇE
Sangaku ise kaba olduğu için saray tarafından hor görülüyor, buna karşılık sıradan kişiler tarafından seviliyordu; halk dilinde sangaku sözcüğü kısa sürede maymunların dansı anlamına gelen sarugaku ‘ya dönüşmüştü. Genel olarak sarugakular, panayır gösterileriydi (cambazlar, hayvan terbiyecileri, kuklalar, soytarılar, vb ‘nin gösterileri). 1374′te, prens Yoşimitsu henüz on yedi yaşındayken izlediği bir sarugaku gösterisi sırasında no oyuncuları yetiştiren beş okuldan birinin yöneticisi Kanami’nin dansını izledi ve oyunundan öylesine etkilendi ki, sanatçıyı on bir yaşındaki oğlu Zeami’yle birlikte saraya çağırttı. Bu tarihten başlayarak, no büyük önem kazandı. Sarugaku’nun, Kanami ve Zeami’ ye özgü, daha çok savaşçılar ya da şeytanlara, kısacası şiddet gösterilerine yer veren “Yamato tarzı” öbürlerine oranla varlığını korudu. Büyük no ustası Zeami, inceleme yazılarında, yazar ve dönemi, yazar ve oyuncu, oyuncu ve izleyici arasında uyumun, tutarlılığın önemi üstünde durmuş hatta ovuncudan pİveslerini kendisinin oluşturmasını istemiştir.
XV. yy. boyunca ve XVI. yy’ın bir bölümünde, no özellikle Zeami’nin damadı Zençiku sayesinde de canlı bir sanat olarak kaldı. Daha başka yazarlar no’yu yenilemeye giriştiler, ancak her ne kadar başarılı oldularsa da, hiçbiri asıl ustaların başarısına erişemedi. No da giderek halka açık sahnelerden çekilip şatolara kapandı. Sanatçıların çoğu merkezden taşraya kaydılar ve yeniden bu işe başlamayı denemediler. Bununla birlikte, silik rollerde yer almış olan Umevaka Nihom, yeniden no oynadı. Sağladığı başarı herkesi yüreklendirdi ve beş okul yeniden önem kazandı. Dört yüzyıllık bir aradan sonra no, oldukça kalabalık bir izleyici buldu.
- SAHNE
Koro sahnenin sağında yere diz çökmüş olarak yer alır; orkestraysa diptedir. Orkestranın arkasında, dipteki bölmeye karşı; gösterinin iyi bir biçimde sürmesine dikkat eden “gözeticiler” otururlar.
- ORKESTRA, KORO VE DÜZEN
- OYUNCULAR
Hemen her zaman ilk olarak içeri o girer, kendisini olay yerine gotüren yolculuğu betimler, sonra dualar okuyarak, şeytan kovması gerekmedikçe sahnenin dışında kıpırdamadan oturur.
Bir de kyogen ‘ler vardır. Bunlar, her no’nun bitiminde, gergin havayı yumuşatmak için sahneye çıkarlar ve en kaba güldürü türüne başvuran bir fars oynarlar. Kyogen, ayrıca no sırasında, site giysisini değiştirirken kısa bir süre için sahnede görülebilir. No’nun kendine özgü bir düzeni vardır. Klasik biçimde, bir no başlıca beş oyun kapsar; bunların arasına da farslar (kyogen) eklenir. Beş no ve dört kyogen’den oluşan bütün, 8-10 saat kadar sürer. Oyunun hızı ilk yarıda yavaştır, ikinci yarıda artar.
- GİYSİLER, MASKELER