Nihilizm

Konu sahibi son olarak 4196 gün önce görüldü
Hiççilik ya da nihilizm veya yokçuluk; 19. yüzyıl ortalarında Rusya'da, özellikle genç entelektüel kesim arasında taraftar bularak yükselen ve bu nedenle kendine büyük felsefi akımlar arasında yer edinen bir felsefî yaklaşımdır.

Latince'de 'hiç' anlamına gelen nihil sözcüğünden türetilen Nihilizm, günümüzde birçok spesifik alt dala ayrılmakla beraber, en popüler tanımıyla; her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüştür. Nihilistler tanrının varlığını, iradenin özgürlüğünü, bilginin imkânını, ahlâkı ve tarihin mutlu sonunu reddederler.

Nihilizm; bilgi felsefesi, ahlak ve siyaset alanında kabul görmüştür. Ve yine nihilizm, her şeyi, her gerçeği ve değerleri reddetme şeklinde ortaya çıkmıştır.

Nihilizm; her türlü bilgi imkanını reddeder ve hiçbir doğru, genel-geçer bilginin olamayacağını savunur. Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar.

Nihilizm temelde estetizmin bütün biçimlerini yadsır, yararcılığı ve bilimsel usçuluğu savunur. Toplumsal bilimleri ve klasik felsefe sistemlerini bütünüyle reddeder. Yalın olgucu ve maddeci bir tutumla yerleşik toplumsal düzene baş kaldırmayı temsil eder, devlet, din ya da aile otoritesine karşı çıkar. Yalnızca bilimsel doğruları temel aldığı düşünülse de, bilimin toplumsal sorunlarının üstesinden gelemeyeceğini kabul eder.

Nihilist düşünce Friedrich Nietzsche,Neyzen Tevfik, Ludwig Andreas Feuerbach, Henry Thomas Buckle, Max Stirner, Albert Camus, Arthur Schopenhauer, Jean-Paul Sartre ve Herbert Spencer gibi düşünürlerin etkisinde kalmıştır. İnsanın beden ve ruhtan oluşan dualist bir yapısı olduğunu reddettiği için dinlerin şiddetli tepkisine yol açmıştır.

Rus edebiyatı'nda ilk kez Nedejin'in bir makalesinde kullanıldı.

Friedrich Nietzsche, Schopenhauer'ın nihilist felsefesi ile yola çıkmıştır. Ancak ona göre, nihilizm yanlış ve eksik anlaşılmaktaydı. Nietzsche zamanla nihilizmi yeniden temellendirdi. Nihilizmin en eksik yanı, yaşamı olumsuzlamasıydı. Nietzsche, "yanlış nihilizm"i yaşayanları kitaplarında sıklıkla "pesimistler" olarak tanımlar. Bu pesimizmin aşılması gerekmektedir. Gerçek bir güç felsefesi için, yaşamı kesinlikle olumlayan bir felsefe gerekmektedir. Yaşamın değeri anlaşılmalı ve bu değer yüceltilmelidir.

Nihilizm'e en çok yakıştırılan düşünürlerden olan Nietzsche'ye göre Nihilizm, yüksek ideallerin değerlerini yitirmelerinden kaynaklanan olumsuz düşünce tutumudur. Nietzsche, nihilizmin soy kütüğünü oluştururken, bunun aşılabileceğine de değinmiştir: Korkular, karşı çıkışlar, başkaldırmalar, Varlık'ı (Tanrı) anlaşılır bir gerçeklik ve değer yapan varlık idealizminin çöküş belirtileridir. Nietzsche için 'Tanrı öldü' ve bu varlık artık "kendisine yakıştırılan bütün değerleri hiçe indiren bir yokluk" olmuştur. Yani Nietzsche "Tanrı öldü" derken Avrupa'da ve dünyada tanrı kavramının yozlaştırıldığını, yok edildiğini söylemiştir.

Tüm bunlara rağmen, J. Grenier'e göre Nietzsche asla bir nihilist olmamıştır. Güç İstenci adlı kitabında belirttiği üzere Nietzsche, Nihilizm'i sonuna kadar yaşamış ve onu aşmıştır. Nihilizm'in aşılması gereken bir şey olduğunu savunur. Peki, Nihilizm nasıl aşılır? Bu soruya verdiği cevap şöyledir: "Bizler doğadaki tüm ahlakı reddetmiyoruz, ahlakın evrensel olduğunu iddiasını reddediyoruz ve bir ahlak kuralını reddederken veya kabul ederken onun hayatı geliştirici mi yoksa engelleyici mi olduğuna bakıyoruz." Nietzsche köle ve efendi ahlakı olarak iki ahlaktan bahseder. Ona göre toplumdaki tüm bireylerin var oluş nedeni "üst-insan"a ulaşmak ve onun amaçlarına hizmet etmektir. O zaman Nihilizm "kölelerin ahlâkı" olarak belirir; köleler, gerçek yaşamdaki güçsüzlüklerini unutmak için, bir ideale veya bir kurmaca Tanrı'ya gerek duyarlar. Hiçlik istemi olan nihilizm, idealist bir yadsıma mantığından kaynaklanır; yaşamı, sanat aracılığıyla, "özgür düşünce" olarak doğrulayacağına, bilinç adına yadsır. :hi:

Heidegger ise Nihilizm'i Batı Düşüncesi'ni oluşturan öğelerden biri olarak görür. Bu görüş, değeri ve "var olan"ı tanımlamak için gerçekte, varlık sorusunu sormayı kendine yasaklar. Gorgias ise nihilizmin agnostik yönüne vurgu yaparak Hiçbir şey var değildir, var olsa da bilinmez, bilinse de başkalarına aktarılamaz. demiştir.
 
hiççilik hımm sanırım öğrencilerin kurduğu bir akım.
 
Nietzsche abiden öğrendik. Her şey hiçtir aslında.
 
Gorgias'ın adının sonlarda geçmesi, bu akımın F. Nietzche'ye bağlanılması, pesimizme lâf atılması, Nihilizme bir şeyleri reddederek ulaşılacağını söylemek, vb. Bir ton hata barındıran bir başlık. Üzücü. Bildiğim kadarı ile aktarmaya çalışayım ve bir hatanın önüne geçmiş olayım:

Vaktinde iyi bir hatip olan Sicilya'lı sofist ve filozof Gorgias'ın, temelini sadece üç önermeye dayandırdığı popüler felsefî düşünce.

Gorgias'ın üç önermesi:

1. Hiçbir şey var değildir.
2. Bir şeyin var olduğunu söylesek bile bunu bilemeyiz.
3. Bildiğimizi söylesek bile başkalarına anlatamayız.

şeklindedir.

Görüldüğü üzere ilk adım şüphe olmuştur. Bu şüphe ile var olduğunu söylediğimiz ve pek tabii düşündüğümüz şeylerin reddini kabûl etmiştir Gorgias. Ve bunda da oldukça ısrarcı olmuştur. Birinci önerme olduğu gibi farklı bir biçimde de yazılabilir. “Hiçbir şey var değildir” demek ile “hiçbir şey yoktur” önermeleri aynı kapıya çıkmaktadır. Varlık, yokluk ile yer değiştirmiştir.

İkinci adımda ise eğer var olmayı bir şekilde kabûl ettiğimizi var sayarsak, bu varlığı bilemeyeceğimiz yönündedir. Çünkü varlık ya da yokluğu dilsel açıdan söyleyebiliyoruz. Gerçekten bir şeyin var olmasını ya da yok olmasını bilemeyeceğimizden ötürü onu deneye tâbi tutmamız gerekir. Bu da her bilgi ya da daha genel olarak her şey için mümkün değildir. Bâzı şeylerin varlığını böyle kanıtlamamız ve diğer kalanları kanıtlayamamamız yaptığımız deneyin geçersiz olduğunu gösterecektir. Esasında bu deneyi yapabilir miyiz? Meçhûl.

Üçüncü adımda da esasında objektif ve subjektif kavramlarına değinmiş Gorgias. Bildiğimiz gibi objektif dediğimiz, çoğunluğun subjektifliğidir. Bu da son önermeyi özetlemektedir.

Nihilizm inkâr ile olur. Gerçek ve değerlerin inkârıdır. Her şeye şüphe ile yaklaşılır, Gorgias bunu birinci sıraya almıştır, Her şeye şüphe ile yaklaşıldığından dolayı da bir şeylerin varlığı konusunda şüphe duyulacağından var olduklarını söylemek mümkün olmayacaktır. “Kesin” kavramı yoktur Nihilizmde.

Bu durumda doğru ve genel-geçer bilginin varlığı mümkün değildir. İşbu yüzden Nihilist seçim yapmaz, karar vermez, gelişine yaşar, hayatın ve yaptığının anlamsızlığını bilir ama yapar.

Nihilizmin bir üst basamağı ise intihar fikrini savunmak ile olur. Eğer hayatın ve yapılanların anlamsızlığını bilip de yapmaya devam etmez, anlamsızlığı sebebiyle intihar ederse bir kişi; cesurdur. Nihilizm özetle korkaklıktır bir bakıma. Çünkü anlamsızlığını bile bile yaşamak korkaklıktır.
 
Mesela bu izmi savunan vatandaşlara kalın urgan tekli kurşun uçurum kenarına götürmelerimiz şirketten
 
Spesifik bir ada sâhip değil. P. Mainländer's Doctrine olarak adlandırabiliriz, çok zorlarsak eğer.
 
Geri