Nigel Barber - Doğanın Duygusu

Konu sahibi son olarak 30 gün önce görüldü
Acımasız Bir Dünyada Fedakarlık - DOĞANIN DUYGUSU

Nigel Barber


dd4db.jpg


Toplumsal sorumluluk ile bireysel özgürlük sınırının giderek birbirine girdiği günümüz toplumlarında, insana insan olduğunu hissettiren duygular da giderek köreliyor. Peki günümüzde yaşanan bu yozlaşma insanoğlunun salt bugününe mi özgüdür? Elbette ki hayır! İşte ‘Doğanın Duygusu’ kitabı da bu toplumsal yozlaşma süreciyle birlikte insanlardaki ve hayvanlardaki sorumluluk duygusu üzerinde yoğunlaşıyor.
İnsan medeniyetinin varolduğu binlerce yıl boyunca savaşlar, katliamlar, yolsuzluklar ve dolandırıcılık hep varolagelmiştir. Ancak savaşlar da insan medeniyetinin gelişim seyri içinde evrilmiş, dünün kılıç kalkanları, ateş topları, mancınıkları, gürzleri bugünün atom bombalarına, kimyasal silahlarına dönüşürken, yolsuzluk ve dolandırıcılık literatürü de hayli gelişmiştir.
Sosyalbilim tarihi açısından bakıldığında insanoğlunun savaşlarla örülü geçmişi, kapkara bir tablo olarak karşımızda durmaktadır. Öte yandan insanlık tarihini salt bu kara tablodan ibaret görmek elbette ki karşılıklı yardımlaşmaya ve fedakarlığa haksızlık olur. Çünkü, bütün bu kan revan içinde insanoğlunu yakata tutan ve bugüne gelmesini sağlayan bir şey varsa o da karşılıklı yardımlaşma ve fedakarlıktır.
En geniş anlamıyla ele aldığı fedakarlık kavramının salt insanoğluna özgü bir davranış ol madığını düşünen Birmingham Southern College’ın yardımcı psikoloji profesörlerinden Nigel Barber, ‘Doğanın Duygusu’ kitabında, doğadan ve insan tarihinden örneklerle, bu konuda yapılmış deney ve araştırmalar ışığında yeni açılımlar sunmaktadır.
Kuşlardan arılara, yarasalardan karıncalara kadar uzanan geniş bir yelpazede, ‘Doğanın Duygusu’ kitabında, doğada sosyalleşmenin örneklerini ve bununla ilgili klasik teoremleri inceleyip, fedakarlığın ve onun nihai kökenlerinin en kayda değer açıklamasını sunan Barber, insani paylaşım, sevgi ve ilgi için de bir kılavuz çıkarmış ortaya.
Cinselliklerinden vazgeçmiş gibi görünen sübyancı din adamlarından iyilik maskesi altında dolaşan doktor seri katillere, kimsesiz çocukları evlat edinen ailelerden kendi çocuklarını öldüren annelere, savaşlarda ülkeleri uğruna ölen askerlerden, organ ve kan bağışçılarına kadar fedakarlık gibi görünen bir takım eylemlerle gerçek fedakarlık arasındaki ayrımı da ortaya çıkarmaya çalışan Barber, kendi toplumlarının devamı uğruna üreme faaliyetlerinden vazgeçmiş, karıncalara ve arılara, aç bireylerini doyurmak için kursaklarındaki kanı kusan vampir yarasalara da odaklanarak, yapılan eylemin bilinçli bir seçim olup olmadığı üzerine düşündürmektedir.
Utanç, suçluluk duygusu, karşılıklı yardımlaşma, aidiyet hissi ile sorumsuzca ve acımasızca bir pişkinlik ve soğukkanlılıkla yapılan katliamlar arasındaki kalın çizgide, insana insan olduğunu hatırlatan ‘Doğanın Duygusu’ kitabı, ilkel toplumlardan günümüze kadar şekil değiştiren fedakarlık biçimleri üzerine de odaklanarak fedakarlığın evrimini inceliyor...
‘Doğanın Duygusu’ savaşların, katliamların ve kişisel cinnetlerin arttığı, bireysel ilişkilerin yozlaştığı acımasız bir dünyada paylaşım, sevgi ve sorumluluk duygusunu anımsatan dikkatle okunmaya değer bir kitap...

Güncel Yayıncılık, 432 sf.
Çeviren: Orhan Düz
Dizi: Açık Bilim -29
 
Geri