Neyzen Tevfik'in Gülümseten Anılarından Seçmeler

Konu sahibi son olarak 1272 gün önce görüldü

1.Rakının sulusunu severim, insanın değil!


neyzenk.jpg


Neyzen, sadece ney üflemez çok güzel bağlama da çalarmış. Ama teklifle sazı eline alan bir adam değilmiş. Atatürk’e bile çalmamış. "İnsanın demi gelmezse sazın da demi iyi olmaz" dermiş.

Bir akşam Beşiktaş’ta meyhaneye gitmişler. Uzak masalardan birinde bir başçavuş, iki polis oturmuş. O kadar gürültülü konuşuyorlarmış ki sesi onların masada bile çınlıyormuş.

Kalkmış yerinden Neyzen baba, gitmiş o masaya oturmuş. Adamlar ona da rakı koymuşlar. Garsonu çağırıp rakısına su eklettirmiş. Bir süre sonra o masadaki sesler alçalmış.

Arkadaşlarının yanına gittiğinde ‘Siz de rakıyı sulu için. Ben rakının sulusunu severim, insanın değil’ demiş.

2.Ben öleli kırk yıl olmuş

neyzen-tevfik-2.jpg


Dr. Fahrettin Kerim Gökay "içkinin zararları" konulu konferansını vermektedir. Bir ara:

-Rakının her kadehi, hayatımızı bir saat kısaltır, der.

Dinleyiciler arasında olan Neyzen yerinden fırlayıp bağırır:

-Eyvah, yandık!

-Hayrola?

-Hesap ettim, meğer ben öleli tam kırk yıl olmus!

3.Fahrettin Kerim şişesi

tumblr_n2li0jSBmP1qzh02oo1_500.jpg


1950'lerin başında bir gece Beyoğlu meyhanelerinden birine, elinde bir ney muhafazası taşıyan, 25-30 yaşlarında,iyi giyimli bir genç girer.

Şöyle bir etrafı kolaçan ettikten sonra, boş bulduğu bir masaya ilişip,havalı bir el hareketi ile garsonu çağırır;

-Şişşşt,bakar mısın buraya?

Garson seyirtir hemen masaya doğru;

-Buyrun beyim?

-Bir Fahrettin Kerim bana. biraz buz, az da badem.

Fahrettin Kerim, o zamanların İstanbul valisinin adı ile anılan minik rakı şişesi.

-Başüstüne beyim.

Sipariş gelmeden daha, mekanın sahibi gelir masaya;

-Delikanlı, bakar mısınız?

Delikanlı afili bir bakış atar;

-Buyurun?

-O masadan kalkmanızı rica edecektim, şu arkadaki masaya alsak sizi?

-Ne münasebet efendim, boştu masa ben geldiğimde.

-Üstadın masasıdır bu, buraya gelen herkes bilir, kimse oturmaz!

-Ne üstadı imiş bu?

Patronun gözü masadaki neye ilişir ve gözüyle işaret eder;

-Üstad Neyzen Tevfik, tanıyor olmalısınız.

-Ben benden başka üstad tanımam, benim üstad diyeceğim adam bu aleti benden iyi üflemeli…

Patron sinirlenmeye başlar, iki de fedai hareketlenir masaya doğru.

Tam o sırada, az önce meyhaneye girip tartışanların haberi olmadan duruma şahit olan Neyzen Tevfik el eder patrona "bırak kalsın" anlamında. ne de olsa son demleridir artık hayatının, durulmuştur artık gençlik ateşi. yavaşça ilişir arkadaki boş masaya, bir Fahrettin Kerim de o söyler, az da badem.

Delikanlı ikinci şişeyi de bitirdikten sonra, neyi çıkartır muhafazasından, dudaklarına götürür.

Patron artık dayanamaz acele seyirtir masaya;

-Delikanlı ayıp yahu, üstadın yanında.. Her şeyin bir edebi, usulü var yahu!

Arka masadan kısık bir ses duyulur;

-Şşşşt bırak efendi, tamamdır.

Patron üstada hürmetten, geri geri çekilir karanlığa doğru, delikanlı başlar bir taksim üflemeye. herkes bırakır çatalı,bıçağı, kadehi; kulak kesilir. Ustadır delikanlı hakikaten. Ustadır da,çok tizden girmiştir, hem caka satma merakı, hem de içkinin tesiri ile. tıkanır kalır..

Tam fısıltılar başlamışken, ilahî bir ney sesi duyulur üstadın masasından,delikanlının çıkamadığı perdeden almış,devam etmektedir. şaşırır delikanlı, hem zordur o perdeye çıkmak, hem de alıcı gözle baktığı halde, ney görememiştir üstadın elinde o ana kadar.

Arkasına döner… Bakar… Gördüğü yeter ona..

Alelacele,kıpkırmızı bir suratla.. Çeker gider.

Üstadın elinde ney değil, boş bir Fahrettin Kerim şişesi vardır, ona üflemektedir ney yerine.

4.Bulunca içki, bulamayınca and içeriz

neyzen1.jpg


Mazhar Osman, Neyzen Tevfik’e içki içmeyi yasaklamış.. İçmeye devam ettiği taktirde hayati tehlike doğacağını söylemiş.. İleri derecedeki samimiyetlerine dayanarak içki içmeyecegine dair bir de and içirmiş.. Aradan zaman geçmiş, Mazhar Osman, Neyzen Tevfik’e bir yerde içki içerken rastlamış.. Hemen hatırlatmış,

-Hani sen içki içmemek üzere and içmiştin?"

Neyzen şöyle cevap vermiş:

-Üstat, biz fakir adamız.. Bulunca içki içeriz, bulmayınca and içeriz!..

5.'Vekil değilim ki çalmaktan zevk duyayım'


%7B17B67A6D-C6EE-4159-879C-D61A194EB06E%7D.jpg


-Neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?

Maliye bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir.

'Maliye vekili değilim ki, çalarken zevk alayım.'

6.Doktor tavsiyesiyle şişeden içen adam

55104cbfb518c1fc0d829c33.jpg


Neyzen Tevfik bel ağrılarından yakınmaktadır. Tanıdık doktorlardan biri: "En iyisi şişe çekmek" der, "ağrılardan kurtarır seni".

Ertesi gün bir dostu,Neyzen'i kaldırıma uzanmış, elinde rakı şişesini tepesine dikmiş şekilde görünce:

-Üstad, rakıyı bırakacağını söyleyip duruyordun, bakıyorum azaltacağına ölçüyü büsbütün kaçırmışsın.

Neyzen, dostunu yattığı yerden şöyle bir süzer:

-Bu sefer doktor tavsiyesiyle içiyorum. Bel ağrılarından şikayet ediyordum; doktor "şişe çek" dedi.

7.Hangi anahtar?

1016557_639458976101479_1591961300_n1.jpg


Dinibütün geçinen bir dostu sorar:

-Beni tanırsın…Cennetin anahtarı sende olsa beni oraya almaz mıydın?

Neyzen, karşısındakini baştan ayağa söyle bir süzdükten sonra gülümser:

-Bende cennetin değil de cehennemin anahtarı olsaydı, senin için daha hayırlı olurdu. Belki seni oradan çıkarırdım!

8.İçkinin faydası oluyor mu?

dokuman-l2so9uask42zu81b86c8.jpg


Neyzen Tevfik'e doktor içkiyi men etmişti. Fakat Peyami Safa bir gün üstadı ziyarete gittiğinde odanın bir köşesinde bir fıçı şarap gördü.

-Bu ne bre üstad? Diye sordu. Hani sen artık içmeyecektin?

-Ne yaparsın, oğul, içmezsem kuvvetten düşüyorum.

-Peki, içkinin faydası oluyor mu?

-Ne diyorsun olmaz olur mu? Mesela bu fıçı buraya ilk geldiği zaman yerinden kımıldatamıyordum, şimdi iki elimle kaldırabilirim..

leman_neyzen.jpg

 
harikulade mantık dehası bi adam.dönemin maliye bakanına verdiği ayar silinemez türden.
 
Geri