нerĸeѕ αyɴı нαyαттα,ĸeɴdιɴι вιr şey ѕαɴмα..

Konu sahibi son olarak 4206 gün önce görüldü
Ve umulmadık bir anda aydınlanan yolum karanlığa büründü.
Sokaklar sessiz insanlar sessiz.. Sanki dünya benim için
susuyordu. Onlarda benimle birlikte sitem ediyorlardı sana
haykırıyorlardı. Yaşanılanlar mezara gömülmüştü artık. ''
Değerli eşyalarla gömülürdü ya '' senin yanına da ben
gömülmeliydim değerlin olarak..
Ol(a)madı ~
Birlikte başladığımız bu hayatı birlikte sonlandıramadık. Sen
aceleci davrandın ve gittin. Tonlarca ağırlıktaki sevdamın
altında ezildim ben. Aşkzedeydim.. Enkaz altında ne kadar
nefes alabilirse bir insan işte bende öyleydim.. Sitemim
öylesine çoktu ki sana. Yaşadıklarımı kaldıramadım sövdüm
hatta. Bazen ağladım dayanamayıp gözlerimden sen aktın.
Bazen güldüm halime. Delirmiş olmalıydım!
Bana reva görülen bu muydu? Bana reva gördüğün?
Sana büyüttüğüm sevgime karşılığın bu muydu?
Şimdi sorularımda cevapsız. Kelimelerin anlamları karşılamıyor
içimdeki acıyı. Onlarda tıkandı..
Büyük aşkı biz sadece hikayelerde okuruz mutlu sonları
masallarda..
O büyük aşk bizdik öyle sanmıştım.
Mutlu sona ulaştığımızı düşünürken aslında çok uzakmışım(ız).
Gittin ve bitti.
Hayatın tadı damağımda kaldı.
Boğazımda S E N kaldın. ( Ölüyorum )
En çokta kalbimde kaldı artıkların..
İtiraf etmekte zorlansamda her seferinde inkarda etsem
Duy şimdi beni
Seni çok seviyorum. Seni çok seviyorum. Seni çok.. Seni..
Sen..
Yaşattıklarına rağmen Ç O K
!
 
Ağlamak rahatlatır ''Ağla'' derler. Kimi zaman akıllarına gelmez
neden ağladığımız.
Sadece teselli edermişcesine onun verdiği rahatlıkla
söyledikleri 2 kelime.
'' Ağla rahatlarsın ''
Peki ya sonu gelmezse ? Gözyaşlarımız süzülürken birer birer
kurusada göz pınarlarımız ya dinmezse yaşlar.. Sadece gözler
mi ağlar ? Ya benim bile bilmediğim bir yerlerde ağlayan
küçücük kalbimse. Yine de rahatlar mıyım? Siz teselli cümleleri
kurarak vicdanınızı rahatlatırken ağlatanların vicdanları ne
durumdadır.
Hayat bu kadar acımasız ve bu kadar darbeci ruha sahipken
ayakta durup direnmek herkesinde harcı değil.
Elinde şişle yaşlı bir teyze sayıyor ve sayıklıyor ilmekleri 3
ters 1 düz.
Bizim hayatımız ne kadar düz? Ne kadarı düz..
Bunuda kabullenemiyorum işte. Kabullenmek istemiyorum..
İşlediğim ilmekler hep 3 ters . Dünya ters insanlar bir hayli...
İşte bunlardan sonra ağlanır. Ya yazarak rahatlarsın ya
ağlayarak. Her ikisinde de oluşan duygu patlamasını anlatmak
zordur. Kelimeler gözyaşları gibi ardı ardına gelir aklına ve
yazarsın.. Göz yaşları sağanak yağmurlar gibi şıp şıp
yanaklarımızdan aşağıya doğru akar.
Ve sonucunda rahatladım demek isterken insan...
Diyemiyor konuşmaya taakati kalmıyor. Yutuyor tüm
sözcükleri.
İster iyi ister kötü olsun yutuyor ve susuyor.
Susmak bazen en güzel konuşma biçimidir çünkü ~
Ağlayan bir kalp varsa eğer hiçbir merhem fayda etmez.
Sadece ağlar..
Ne zamanı ne mekanı bellidir..
Ağlamak işte böyle bir şey...
Ve şimdi yine ağlıyorum ben gidişine üzüşüne sana
ağlıyorum .
Yine sen geldin aklıma yeniden kelimeler sana dökülmeye
başladı.
Mutlusundur sen benden habersiz gülüyorsundur belkide. Ya
ben?
İşte ben her zamanki yerdeyim her zamanki kalp ağrım
benimle birlikte dilimde her zamanki şarkı sözlerimız elimde
resmin.. Bir elimle de senin adının üzerindeyim telefon
rehberinde. Ekrana gözyaşım damlıyor siliyorum yeniden
damlıyor sildikçe benimle inatlaşıyor.. Ben yine ağlıyorum
sevgilim yine ağlıyorum.. Sebebi yine sensin..
Nasıl bir şeysin sen sevgili(m)..
Neden atamıyorum seni içimden. Nefret ettiğim halde neden
silemiyorum..
Hiçbir şey yapamadığımdandır bu ağlamalarım.. Sen üzüntüden
san.
Ben yine ağlıyorum sevgili..
Sana bize aslında hiç biz olamamış olan ikimize .
 
ELLerin a$kı kaçmı$ GözLerine/Bana müsade..!
Gitme sırası kalbine geldiğinde alır kalemi susa susa yazarsın
dert bu ya söyletir..
Herhangi bir gecenin koynunda suyla ihanete uğramış bir
kadeh rakı varsa
nefretle aşkı meze yapıp yuvarladınmı dibine
''Gel keyfim gel'' diye bir şarkı sözleri düşmez insanın diline..
''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez'' derken
haybeye konuşmamış Yılmaz Abi..
Sen kalbimden geçtin sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali..
Sen bana benimle ihanet ettin!
Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa.
Ama herşey birbirinin aynısı.
Bu şarkı sözleriya ağlamıştım daha önce mesela
kendimi şarkı sözlerilara rakıya ve hüzünlere vurmak
en nadide alışkanlık bünyemde.
O gün de böyleydi işte
birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken
yapmayın diye avaz avaz susmuştum
sonra sen gitmiştin
ben çaresiz..
Hayat işte..
Başımı ellerimin arasına alıp ne yapsam başa çıkılmayan
silüetin cebimde
cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik.
Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden..
Ahh içimdeki kamyon..
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık
zamanlar haindir ama
sen yine de en güzel anılarımızı kap gel yanıma demeyeceğim
yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim
ömrümden düşe kalka sildin kendini.
İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem
işte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek
istiyor şimdi!
Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine..
Bu defa ''bana'' müsade..
 
Peki;
Kim iki çift sözüyle sevgisini salacak yüreğime?
Yüreğimin isyanlarını varlığıyla dindirecek?
Rüyaları teklif edip gecelerime uyku salacak?
Ya da kim tüm benliğiyle işleyecek benliğime?
Artık çok zor be zamansızım Artık ne sana ne aşka ne hayata
ne de ölüme var gücüm ... Yalnızca ve yalnızca aşkına beni
inandırmayı başarmış ruhumun ve bedenimin tek sahibi
avutacak yüreğimi…
Merak ediyorsun değil mi? Yerini kim aldı? Adını yüreğimden
kim kazıdı? Ya da zihnini meşgul eden esas soru şudur: Kim bu
kadar şefkatli anlayışlı alçak gönüllü ve fedakâr aşkın sahibi?
Biliyor musun ona hiç bir şey vaat etmedim Ne aşka ne hayata
dair… Sadece geldi… Çağırmamıştım oysa… Gittiğin an bitti
yüreğimin kenarında…
Kovacak oldum masum baktı kıyamadım İsyan ettim küfürler
savurdum ses çıkarmadı âşık oldum Sana yaptığımı yaptım
Dedim]
—Bende gidersem dayanamaz hayatta kalamazsın! Dedi
kendinden emin haline tutuldum kaldım
—Ya beni sensiz bırakırsan bir gün? Dedim—Ben kimseden
gitmem korkularında yanlışlarında yanılgılarında sararım
benliklerini İstemem gitmeyi Yaka paça kovulmazsam hep
yerimde dururum… Bir de çağıran oldu mu huyla beraber
çıkarım ancak o gönülden… Dedi sadakatine hayran kaldım ...
—Tamam dedim Ben çağırıyorum seni… Madem gel deyince
gitmiyorsun gel o zaman yalnızlığım Gel de sar sarmala
yaralarımı Gel de sar gidişiyle beni benden eden elini kolunu
sallaya sallaya giden korkağın hediyesi çaresiz benliğimi…
Şimdi sakın bana sorayım deme nerde o büyük sevgin? Diye…
Sen sahip çıktın hayata kadere mesafeye ve zamana inat
benimsin dedin de ben mi olmaz dedim?
Anla artık! Bir korkak gibi gittin! Şimdi de bir yabancı gibi
uzaktan bak bir tanene… Bak ben artık daha mutluyum
yalnızlığımla… En azından bana yalan söylemiyor En azından
verdiği sözünde duruyor En azından GİT! Desem de yüreğimin
kenarından ayrılmıyor…
Gittin! Git dedim ve gittin! Bundan böyle yalnızlık aşığıyım
bende… Hiçbir sevgi ısıtamaz artık yüreğimi… Hiçbir yürek
delikanlıyım diye çıkamaz karşıma…
Gör de övün eserinle!
Bak hiçbir beklentim kalmadı hayattan…
Gönlün olsun…
Hani gittin ya;
Sana da gitmeler yakışırdı zaten…
Yolun açık olsun o zaman…
YoLun açık oLsun…
 
..ve ey hayat
Ey yaşananlar ey gözü karalığım ey mutlu an(ı)larım
ey umursamaz tavırlarım...
Nerelerdesiniz..¿
Sizlersiz yaşamak nasıl olacak bilmiyorum ama olacak...
Üzgünüm : ( / )
“Müebbet” indeyim..!
Dünya diyerek adlandırılan bu yeryüzü;
İçine sığamadığım kusursuz bir cezaevi ve ben
En yaşanılası yerlerinde;
Hayata hiç gülmemecesine
Hiç konuşmamacasına ve
Hiç barışmamacasına...
kişiliksiz kimliksiz geziniyorum artık...
Yürek hissiz beden cansız
Arkamda büyük günahlar bırakarak ve
Önümde ne olduğunun önemi olmadan
Her adımda kahrettiğim voltalardayım çoğu zaman.
Bu hayattan en ufak bir alacak-verecek hesabım kalmasın
diye; Gecenin gündüzün gökyüzünün yeryüzünün...
Suyun ateşin toprağın ve havanın inandırmaya çalıştığı
Tüm dünyanın haykırdığı "yaşamak"
Olgusuna dair hissettiğim her hissi yarınsızlığıma bağışladım..!
Gömdüm..! Parçaladım..!
En kör gözlerden kör
En sağır kulaklardan sağır
..ve en dilsiz dudaklardan dilsizim...
Yaratıcının müebbet hapsindeyim..!
Baktığım her yer lanet dolu..!
Firarmı etsem yeryüzünden?
Kıyametten önce bir kıyamet mi koparsam?
Bedeni bırakıp ahirete mi yükselsem?
Kabrimde dahi rahat durmasam?
Sonra o defteri "sol"dan alıp cehenneme mi yol alsam?
Ya da şimdi durup; kendi kendime yazdıklarıma bakıp
Ben neyim ne haldeyim? Ben nasıl biriyim? Sorularına mı
dalsam...
Ey Hilâl nerelerdesin ne haldesin..?!!
Fakat ne olursam olayım şu bir gerçektir;
“ Yapmaya çalıştığım ve zorlandığım
Tek şey
Beynimden geçen cinneti
bedenime
vurmamaktır..!”
Bu böyle biline..
Baktığım her yerde bir boşluk varsa...
Bastığım her zemin çamursa ve gömülüyorsam...
Aldığım her nefes zehir geliyorsa...
Tabiata aykırı düşmüşsem
..ve
"Allah'ın verdiği canı sadece Allah alır"
Olgusu yaşayışıma tek sebebim olmuşsa...
Şimdi iyi dinleyin..!
...Dinlemesi gerekenler...
“Bir Gün..!
Bir gün bu yeryüzünden firara yeltenirsem eğer;
Beni
Bu hale koyanlara bırakacağım lanetimi..!
Bu yeryüzü kaldıramaz...
Bu kâinat kabullenemez...
Ve
Hiç bir mübarek dua engelleyemez..!”
Bu da böyle biline...
..
Yitik tükenmekte olan ve virane bir aklın
Son sirenlerini verdim bu gece...
Geçmişimin ve geleceğimin ortasında kalmışım.
Hayatım;
PARÇALARI ÇALINMIŞ bir YAP-BOZ ..!
Ve lanet olsun ki müebbet hapisteyim ..!
 
Haksız da değildir esasında…
Bilir ki çaresizsindir…
Yorgunsundur…
Ve o’na muhtaçsındır…
-Ama…
-Şşşş susssssssss!
-Konuşmanın ne yeri ne de zamanı kalbim… Sadece dinle…
Dinle ki anla… Anla ki ağlama!
Koşulsuzdur ‘’yalnızlık’’…
Sen istesen de istemesen de ‘’o’’ hep vardır
Ve gitmeyen/yitmeyen tek duygudur…
Lakin bu oyunda ne sen ne de o suçlu makamındadır…
Madem suskun ruhundan arta kalan kırık dökük sesler
yalnızlığa düşmüştür
Alıp götürdüklerini ‘’hiç’’ saymak yapabileceğin en onurlu
davranıştır…
-Al senin olsun varlığım…
-İncitme kırma…
-Ve hep yanımda kal… Sende gitme… Ne olur…
Zafer ‘’her zaman’’ o’nundur…
Dedim ya;
‘’Sen istesen de istemesen de…’’
Yalnızlığın kalıcı tek yanındır…
- Saat gece yarısını çoktan geçti… Sessizlik çöktü içime
ansızın…
- Güldüm… Düşündüm…
- İyi ki ‘’o’’ var…
Sessiz…
Yorgun…
Uzun bir gecenin çığlığına ‘’merhaba’’…
‘’Hoşça kal’’ demek için öyle sus-pus ki gece
L a l k e s i l d i m !
 
Uyanıyorum kör vakit..
Yatağımda doLaşıyor kanLı eLLerim..
Onu Arıyorum.. Sevdiğimi.. Erkeğimi ..
DüşLerimin Son Prens´ini..
Sadece Günah KokuLu bir Yorgan geLiyor Avcuma..
O Gitmiş ..
Kapatıyorum GözLerimi.. Yavaş Yavaş DamLacıkLar birikiyor..
Nefes Alsam Ölücem .. İçimde dursa yüreğimi ParÇaLıycak..
ÖLmekLe Yaşamak arasında sıkışmısım..
Tekrar tekrar Acıp Kapıyorum Burada OLmaLı..
Nereye sakLandı ?
Güçde OLsa inanmaLıyım..
Gitmiş..
Susuyor ve AğLıyorum..
Yastığımı TırmaLıyor duvarLarı yumrukLuyorum..
Boğazıma Acı Bir Nefes sıkışmış..
Yüreğimde Bir acı .. Kağıt kesiği gibi .. NasıL acıtıyor NasıL
bir Yangın..
Acı doLuyor Tenime yokLuğunLa doLu sabahLarımda..
GecemLe gündüzüm Karışmış.. Ne ay Batıyor ne güneş..
Bir ALacakaranLık vaktine KarışmışLar.. GünahLarım Yakıyor
Tenimi..
Ne güzeLmiş SeninLe tüm gece GünahLarın Koynunda Uyumak..
Şimdi Hangi Ten değer Tenime..
Kimi ALırım Yatağımın S O L Y A N I N A
Acımazmıyım Kanamazmıyım Başka Tende..
Ya Sen ?
Bir Başka Kadına nasıL Yer Açarsın Yüreğinde..
BenLiğimde Bu kadar Sen Varken ..
Hangi Tarafımı Kesip Atarım ..?
Sen Giderken Bir Ben KaLırmıyım Geriye ?
Ya Bensiz Kaç Yüreksin S e N ?
Üstü ÖrtüLü bir Günahtın.. Yüreğime Sarıp SarmaLadığım..
Ucuz Bir Oyuncakmışım Meğer Senin Yüreğine..
Ne küL Kedisine Benzerim ne de RapunzeL'e ..
Bir Peri Yetmez Bu acıyı dindirmeye ..
Bak yine Saat 12'yi vurdu..
KabakLar Kabaktı Kabak kaLdı..
KediLer FareLer Uykuya daLdı..
Yine ÖLüm Vakti Çirkin Prenses e..
ÇığLık ÇığLığa sen SapLanıyorsun Yüreğime..
Hangi Vakit geLeceksin söyLe ?
Biraz Sabrederimde..
Ya Geç kaLırsan ..
Gitmiş OLursam..
Kime kaLırsın ?
Söz vermiştin A D A M I M !
Unutma ! KimseLer KimseLer değmeyecek Tenine !
 
Özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı
yürüyüşlerimizi
sevimli haşarılığını
çocuksu küskünlüğünü...
 
10270743_461095734026117_5757284573062007605_n.jpg
 
Benim En kötü Hikayemi

En Güvendiğim insanlar yazdı
 
Bir çok kez hayale daldım, Sirf içinde 'sen'
varsın diye...
 
Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam.
Ama evet ! Yeri gelir susarım.
Canımı çok yakan şeyler olur ama yinede susarım, tükenirim.
Buna izin de veririm aslında.. Salaklığımdan mı? Hayır!
Ben kimseye ''GİT'' de demem, diyemem.
O kişi vazgeçilmez olduğundan mı? Hayır.
Ona o kadar şeye rağmen, o kadar değer veririm ki, Hergün yaptıklarına utansın diye.
Ama bir gün öyle bir giderim ki;
Kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!
 
Gidebildiğince git. İçebildiğince iç..
Gebermek, hiç de kötü bir kelime sayılmaz failin meçhulse..
 
Çok şey değil; başkasına duyacağın Aşk kursağında kalsın istiyorum
 
Sen-art%C4%B1k-heryerde....jpg


Sen artık heryerde…
 
Telefon çalıyor. Bir parça kan damlıyor annemin en sevdiği halısına kesik bileklerimden. Utanıyorum. Telefon çalıyor. Ellerimdeki demir kokulu sıvıyı aceleyle üzerime silip ahizeyi kaldırıyorum; -Neden geç açtın? –Duş alıyordum anne, kan ile... Telefon kapanıyor. Annem her zaman yaptığım ölüm şakalarından biri zannedip küfür gibi kapatıyor telefonu. Acıyla gülümsüyorum çünkü kırıldım. Annemin intihar dahil benim hiçbir işi beceremeyeceğimi düşünmesi, beni üzüyor. Beni üzdü. Beni şair yaptı. Beni yalnız bir adam yaptı. Ah, anne!
 
Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin sen? Çünkü senden geriye sadece sen kalana kadar terk edilmiş olmuyorsun...


İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum, bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye...

Gel ' Biz ' olalım demek kolay... Benimle ' Hiç ' olur musun?...


Kahraman Tazeoğlu-Bambaşka Kitabından
 
Gerçekten verecek sevgim var;
Ama bunu hakedecek kimsem yok...
- Charles Bukowski
 
Erkek Olmak Doğuştan Gelen Bir Alın Yazısı Olsada,
Adam Olmak Herkese Nasip Olmaz ..!
- Küçük İskender
 
Geri