Hira
Üye
-
- Katılım
- Temmuz 18, 2019
-
- Mesajlar
- 2,063
-
- Tepkime puanı
- 2,138
-
- Puanları
- 288
Uyanmama iki saat kaldı.
Özlediğim bir heyecan ile, hiç hoşlanmadığım bir korku sandalye kapmaca oynuyorlar gönlümde ve zihnimde.
Ben nasıl bir kadındım hatırlıyor musun? Beynim hayal mayal hatırlıyor aslında. Ötelemek ve unutmak için çok çabaladığımdan herhalde bazı kısımlar buğulu bir camın arkasından bakıyormuşum gibi. Mesela, bir haftalık bir seyahate hazırlanmak benim için en fazla 10 dakikalık bir koşturmaca demekti. Havaalanına son anda varmak ve devamında gülümsemeye devam etmek demekti. Hangi zaman diliminde olacağımı bilir, yapılacaklar ile ilgili planlar yapardım. 7 farklı zaman diliminden onlarca insanla muhatap olur, ne isimlerini ne de isteklerini unutur/karıştırırdım. Gece markete, ATM’ye veya sadece yürüyüşe gitmek için evden çıkmak külfet değildi. Aksine, uykumdan feragat edip bir şeyleri halletmek hoşuma giderdi. Sabırsızdım; her şey çabucak çözümlensin ister, çözümlenmiyorsa çözüm arayanlarda iş yoktur diye düşünürdüm. Kocaman kocaman, biraz da uçuk, hayaller kurar, peşlerine düşerdim. Yalnızlığımı sahiplenir, tadını çıkarır ve hatta kimsenin bozmasına müsade etmezdim. Kısacası, bana bir şey olmazdı. Bizimkilere bir şey olsa, nerde ve ne durumda olduğumu düşünmeden yetişebileceğime inanırdım.
936 gün önce ben, hatırladığım kadarıyla böyle bir kadındım...
Bugün nasıl bir kadınım biliyor musun? Son iki gündür 5 günlük bir seyahate hazırlanıyorum. Hala hazır mıyım, eksik bir şey kaldı mı emin değilim. Aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum. Bir gülüyor, bir ağlıyorum. Seyahate dair kafamın içindeki planların tamamı bacaklarım, baston ve tekerlekli sandalye ile dolu. Otelden dışarıya çıkabilir miyim, bilmiyorum. Hatta havaalanında kendimi ve eşyalarımı idare edemeyeceğimi, etsem bile fazlasıyla yorulup daha büyük sorunlara sebebiyet vereceğimi düşünüyor tekerlekli sandalye istemeyi planlıyorum. Bir çok zaman diliminden onlarca insan ile yine uğraşıyorum ama sıkça isimlerini unutuyorum ve kimin ne istediği hakkında notlarım olmasa hiçbir fikrim olmayacak. Yalnızlığım ise ürkütüyor artık beni. Bana bir şey olmaz değil, bana bir şey oldu. Bizimkilere de bir şey olabilir ve ben yetemeye/yetişemeyebilirim. Fakat bu hafta kendime yeteceğime ve yeniden yetişkin gibi hissedeceğime inanıyorum. Naifliğimi ve masumiyetimi kaybettim ama sabrım doruklarda geziyor. Kendime değil ama O’na ve mucizelerine olan inancım sonsuzluğa uzanıyor.
Bugünden 936 gün sonra nasıl bir kadın olurum, bilmiyorum. Belki toprak olurum, belki hayalini kurduğum 5K için bir grup insanı peşime takıp bir yerlerde yürüyor olurum. Nasıl olursam olayım, olabilmek için 2000 değil de 1872 gün beklediğim için şükrediyor olurum.
Bir gün, bir gün daha... Bir adım, bir adım daha... Bir nefes, bir nefes daha...
Öpüldün ben...
https://youtu.be/JRfuAukYTKg
I am titanium!
Literally... LoL
Özlediğim bir heyecan ile, hiç hoşlanmadığım bir korku sandalye kapmaca oynuyorlar gönlümde ve zihnimde.
Ben nasıl bir kadındım hatırlıyor musun? Beynim hayal mayal hatırlıyor aslında. Ötelemek ve unutmak için çok çabaladığımdan herhalde bazı kısımlar buğulu bir camın arkasından bakıyormuşum gibi. Mesela, bir haftalık bir seyahate hazırlanmak benim için en fazla 10 dakikalık bir koşturmaca demekti. Havaalanına son anda varmak ve devamında gülümsemeye devam etmek demekti. Hangi zaman diliminde olacağımı bilir, yapılacaklar ile ilgili planlar yapardım. 7 farklı zaman diliminden onlarca insanla muhatap olur, ne isimlerini ne de isteklerini unutur/karıştırırdım. Gece markete, ATM’ye veya sadece yürüyüşe gitmek için evden çıkmak külfet değildi. Aksine, uykumdan feragat edip bir şeyleri halletmek hoşuma giderdi. Sabırsızdım; her şey çabucak çözümlensin ister, çözümlenmiyorsa çözüm arayanlarda iş yoktur diye düşünürdüm. Kocaman kocaman, biraz da uçuk, hayaller kurar, peşlerine düşerdim. Yalnızlığımı sahiplenir, tadını çıkarır ve hatta kimsenin bozmasına müsade etmezdim. Kısacası, bana bir şey olmazdı. Bizimkilere bir şey olsa, nerde ve ne durumda olduğumu düşünmeden yetişebileceğime inanırdım.
936 gün önce ben, hatırladığım kadarıyla böyle bir kadındım...
Bugün nasıl bir kadınım biliyor musun? Son iki gündür 5 günlük bir seyahate hazırlanıyorum. Hala hazır mıyım, eksik bir şey kaldı mı emin değilim. Aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum. Bir gülüyor, bir ağlıyorum. Seyahate dair kafamın içindeki planların tamamı bacaklarım, baston ve tekerlekli sandalye ile dolu. Otelden dışarıya çıkabilir miyim, bilmiyorum. Hatta havaalanında kendimi ve eşyalarımı idare edemeyeceğimi, etsem bile fazlasıyla yorulup daha büyük sorunlara sebebiyet vereceğimi düşünüyor tekerlekli sandalye istemeyi planlıyorum. Bir çok zaman diliminden onlarca insan ile yine uğraşıyorum ama sıkça isimlerini unutuyorum ve kimin ne istediği hakkında notlarım olmasa hiçbir fikrim olmayacak. Yalnızlığım ise ürkütüyor artık beni. Bana bir şey olmaz değil, bana bir şey oldu. Bizimkilere de bir şey olabilir ve ben yetemeye/yetişemeyebilirim. Fakat bu hafta kendime yeteceğime ve yeniden yetişkin gibi hissedeceğime inanıyorum. Naifliğimi ve masumiyetimi kaybettim ama sabrım doruklarda geziyor. Kendime değil ama O’na ve mucizelerine olan inancım sonsuzluğa uzanıyor.
Bugünden 936 gün sonra nasıl bir kadın olurum, bilmiyorum. Belki toprak olurum, belki hayalini kurduğum 5K için bir grup insanı peşime takıp bir yerlerde yürüyor olurum. Nasıl olursam olayım, olabilmek için 2000 değil de 1872 gün beklediğim için şükrediyor olurum.
Bir gün, bir gün daha... Bir adım, bir adım daha... Bir nefes, bir nefes daha...
Öpüldün ben...
https://youtu.be/JRfuAukYTKg
I am titanium!
Literally... LoL