"hayat bazen birini seçer
biz 'pas!' deriz söz pelin'e geçer"
diye güzelce bir şarkısı vardı Nil Karaibrahimgil'in. Hatırlıyorum, kaseti çıktığında (bizim zamanımızda kaset vardı!) bir röportajında herkesin hayatında bir Pelin vardır demişti, kadın. Doğrudur. Hatta şu ara benim hayatımda herkes Pelin. Bir ezik benim anasını satiim. Herkesin bi meziyeti, özelliği, bi iyiliği, şahane sevgilisi, filanı fıstığı var. Ben de arkadaş düğünlerinde "hadi darısı başına" dileklerinden uzak durmak için arka sıralarda çekirdek çitlemeyi tercih etmekteyim.
"pelin'in bir stili var
mesela aşık olmaz
biz hepimiz buluşuruz pelin'in vakti olmaz!"
Evet aşık filan oluyorum, reddediliyorum, utanmazım ya, yine oluyorum. Dünya işiyle gücüyle doktorların kaprisiyle, üstlerimin gereksiz işleriyle uğraşıyorum. Aynı unvanı statüyü filan taşıdığım insanlar ortalıkta "siz benim kim olduğumu biliyor musunuz" gerinmeleriyle dolanırken, ben "pardon, siz kimdiniz" diyorum. Ama aşağılamak için değil, dost canlısı olma hallerim elimde patlıyor bildiğin.
"mor bana gitmez, pelin'e gider
o beni sevmez, pelin'i sever!
kader bana gülmez, pelin'e güler!
kimse beni çekmez, pelin'i çeker!"
İNANIYORUM. "Bugün git yarın gel" diyorlar, gidiyorum, ertesi gün geri geliyorum. Arkamdaki adam kavga ediyor, onun işi o gün halloluyor. Herkesin evini bir günde pırıl pırıl eden temizlikçiler çok yorulmasınlar diye ben de yardım ediyorum, bir benim iş yetişmiyor. Baktım ki yan masanın kahvesini yetiştiremediği için azar yicek garson, diyorum ki "benimkini sonra getir önce onu götür", benim kahvem saatlerce gelmiyor.
İlk ne zaman başladığını da biliyorum sahi. İlkokula başlamamış olmalıyım daha, bir gün baya bir sıra bekledim salıncak önünde, sıra bana geldi, tam bindim sallanıcam arkamdan bir çocuk geldi, dedi ki, "annemler gidiyorlar, beklememe izin vermiyorlar, iki dakika sallanabilir miyim, sonra hemen gitmek zorundayım" Üzüldüm çocuğun haline, tamam dedim, geç buyur sen bin, çocuk bindiği an kahkaha atmaya başladı, yalanmış meğer, sadece yerime geçmek içinmiş. Kenara çekildim ve uzunca süre salıncaklardan nefret ettim.
Evet evet biliyorum işte kaynağını, herhalde o çocuğun adı da Pelin'di
AAhhh bi elime geçirirsem ben o veledi.