Abaris
Elmas Üye
-
- Katılım
- Mayıs 24, 2016
-
- Mesajlar
- 37,867
-
- Tepkime puanı
- 3,894
-
- Puanları
- 353
Ne mesafe tanır ne yasak ne de günah
hırsız misali
ansızın çoktan gelmiştir yüreğinin eşiğine.
ve sen bilirsin,
heybesinde bir tutam mutluluk vardır
ve sen yarını olmayan mutluluk uğruna
sonuna kadar açarsın yüreğinin tüm kapılarını.
geçmişten kalan yaralarını saracak sanarsın,
bunun büyük bir yalan olduğunu bildiğin halde
belki dersin.
belki bu doğrudur, yalansız çıkarsızdır dersin,
ama aşk o kadar bencildir ki,
geçmişteki acılara yaralara merhem olmak yerine,
her defasında daha fazlasını ekler.
ve bir tutam mutluluk ihtimali uğruna
oynadığın bu kumarı yine kaybeder.
her defasında eksilirsin.
çünkü aşk hırsız misali alıp gitmeyi sever.
ve sana
ağlamak için geceleri beklemek düşer.
şehrin tüm ışıkları yansa da
sana zifiri karanlık gelir.
dinlediğin şarkılar,
baktığın sokaklar,
hatta
aldığın nefes bile düğümlenir boğazında.
çünkü aşk,
giderken nefesini de almılştır.
sonbahar yaprakları gibi,
bir bir kuruyup savrulursun.
şair olup acını yazarsın ya da okursun.
adını hiç bilmediğin mısralarda
ve bütün şairler seni anlatıyor sanırsın.
bütün flimler ağlamana bahane olur.
gecenin sessizliğini bozan radya da
senden yana değildir.
çünkü birçok sen vardır gecenin karanlığında.
dinlediğin tüm şarkılar eşlik eder gözyaşlarına.
sessiz ve usulca sokulduğu gibi gitmez aşk.
birçok bahanesi vardır;
ya geçmişini cam kırıkları misali
avuçlarına bırakır
ya da uzaklığı, yasaklığı, imkânsızlığı
dinamit misali yüreğinin orta yerine bırakır.
sana susmak kalmıştır
sessiz çığlıklarla.
sonra
tütün önce odana,
sonra nefesine siner.
her nefeste eksildiğini bilirsin.
ama vazgeçemezsin!
çünkü nefes nefes ölmektir aşk aslında.
hırsız misali
ansızın çoktan gelmiştir yüreğinin eşiğine.
ve sen bilirsin,
heybesinde bir tutam mutluluk vardır
ve sen yarını olmayan mutluluk uğruna
sonuna kadar açarsın yüreğinin tüm kapılarını.
geçmişten kalan yaralarını saracak sanarsın,
bunun büyük bir yalan olduğunu bildiğin halde
belki dersin.
belki bu doğrudur, yalansız çıkarsızdır dersin,
ama aşk o kadar bencildir ki,
geçmişteki acılara yaralara merhem olmak yerine,
her defasında daha fazlasını ekler.
ve bir tutam mutluluk ihtimali uğruna
oynadığın bu kumarı yine kaybeder.
her defasında eksilirsin.
çünkü aşk hırsız misali alıp gitmeyi sever.
ve sana
ağlamak için geceleri beklemek düşer.
şehrin tüm ışıkları yansa da
sana zifiri karanlık gelir.
dinlediğin şarkılar,
baktığın sokaklar,
hatta
aldığın nefes bile düğümlenir boğazında.
çünkü aşk,
giderken nefesini de almılştır.
sonbahar yaprakları gibi,
bir bir kuruyup savrulursun.
şair olup acını yazarsın ya da okursun.
adını hiç bilmediğin mısralarda
ve bütün şairler seni anlatıyor sanırsın.
bütün flimler ağlamana bahane olur.
gecenin sessizliğini bozan radya da
senden yana değildir.
çünkü birçok sen vardır gecenin karanlığında.
dinlediğin tüm şarkılar eşlik eder gözyaşlarına.
sessiz ve usulca sokulduğu gibi gitmez aşk.
birçok bahanesi vardır;
ya geçmişini cam kırıkları misali
avuçlarına bırakır
ya da uzaklığı, yasaklığı, imkânsızlığı
dinamit misali yüreğinin orta yerine bırakır.
sana susmak kalmıştır
sessiz çığlıklarla.
sonra
tütün önce odana,
sonra nefesine siner.
her nefeste eksildiğini bilirsin.
ama vazgeçemezsin!
çünkü nefes nefes ölmektir aşk aslında.