Nefes Almadan 30 Dakika Yaşamanın sırrı çözüldü!

  • Kullanıcı iFt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 899 gün önce görüldü
427431_327645003996440_2031762575_n.jpg



Bilim adamları nefes almadan 30 dakika kadar yaşayabilmenin sırrını çözdü. Boston Hastanesi’nde görevli bir grup bilim adamı
virgulll.gif
insanlık için devrim niteliğindeki bir buluşa imza attılar.
Bilim adamlarının dizayn ettikleri oksijen yüklü mikropartiküller kana enjekte edilerek nefes almadan yarım saat kadar yaşayabilmek mümkün kılınıyor.
Beyin kanaması ve kalp krizi gibi durumlarda hastanın solunumunun durması sonucu yaşanan ölüm vakalarını en aza indirecek olan buluş
virgulll.gif
hastaya yarım saat daha yaşama şansı tanırken doktorlar içinde daha fazla müdahale şansı vermiş oluyor.
Şu anda hayvanlar üzerinde son kontrollerinin yapıldığını belirten bilim adamları
virgulll.gif
geliştirilen sistemin önümüzdeki yıllarda insanlar üzerinde de uygulanmaya başlanması bekleniyor.​
 
  • Beğen
Tepkiler: Anu
Çok iyi ya yarım saat baya bir süre demek yani
 
Boston Çocuk Hastanesi’inden bir grup bilim adamı, son yılların en büyük medikal buluşlarından birine imza attı. Bilim adamları, kişinin kan akışına enjekte edilebilen ve kana çok hızlı bir biçimde oksijen verebilen bir mikro-partikül geliştirdiler. Bu, nefes alma yetisi engellendiği, hatta durduğu takdirde bile işe yarayabilecek.

Bu buluşun her yıl milyonlarca insanı kurtarabileceği öne sürülüyor. Mikro-partiküller, nefes alma durduktan 30 dakika sonrasına kadar bir objeyi canlı tutabiliyor. Bu, hastanın damarlarına yapılan bir enjeksiyon ile meydana geliyor. Enjekte edildikten sonra mikro-partiküller kana neredeyse normal seviyelere kadar oksijen verebiliyor. Bunun da sayısız potansiyel kullanım alanı var; zira oksijene ihtiyaç duyulan anlarda yaşam ortamı sağlıyor. Medikal personel için bu süre, kalp krizi riskini azaltmak ve kalıcı beyin hasarını engellemek için ideal bir süre.

Araştırmayı başlatan Dr. John Kheir, Boston Çocuk Hastanesi’nin kardiyoloji departmanında çalışıyor. Bu ilacın ilhamını 2006 yılında, ileri seviye zattüre teşhisi ile yoğun bakımda yatan bir kız hastadan aldı. Zamanında kızın bir nefes alma tüpü yoktu, aynı zamanda akciğer kanaması geçiriyordu. Bu, akciğerlerinin kanla dolmaya başladığı anlamına geliyor. Sonrasında kalp krizi geçirmeye başladı ve doktorların, hastanın akciğerinde bulunan kanı dışarı pompalaması ve nefes almasını sağlaması yaklaşık 25 dakika sürdü. Buna rağmen hasta, oksijen yetmezliğinden beyin hasarı geçirdi ve nihayetinde de hayatını kaybetti.

Mikro-partikül Bileşenleri

Mikro-parçacıklar, lipid katmanları ile kaplı oksijen gazından oluşuyor. Lipid, enerji depolayabilen ve bir hücre zarı görevi gören, doğal bir molekül. Lipidler balmumu, vitamin ya da yağdan elde edilebiliyor.

Bu mikro-partiküller, 2 ila 4 mikrometre uzunluğunda ve alyuvarların 3 ila 4 katına kadar oksijen içeriği taşıyabiliyor. Geçmişte araştırmacılar, ilk testlerin gaz embolismine yol açmasından dolayı deneylerinde oldukça zorlanıyordu. Şimdi ise bu bileşenleri daha küçük, deforme edilebilir partiküller haline getirerek sorunu çözdüler.

Potansiyel Kullanım Alanları

Medikal: Partiküller, hastalarda akciğer yetmezliği ya da inflamasyonu meydana gelmesi durumunda nefes alışverişi sağlayarak ölüm riskini azaltabilir.

Askeri: İhtiyaç durumunda 20 dakikadan fazla suyun altında kalabilen özel kuvvetler düşünsenize. Ya da yüz maskesi olmadığında zehirli gazlardan korunabilme? Askeriyenin de bu medikal gelişmeden yararlanabileceği pek çok alan var.

Özel sektör: Boğulma riski gerçek bir tehlike arz ettiğinde bu partiküller pek çok farklı alanda kurtarıcı olarak kullanılabilir. Derin denizlerde çalışan kurtarma ekipleri, kurtarma öncesi partikülleri kendilerine enjekte edebilir, sualtı kaynakçıları da aynı şekilde hava kaybı durumunda bu partiküllerden yararlanabilir.

digitaltalks.org
 
  • Beğen
Tepkiler: Anu
Ms ölümcül olmayacak demektir bu sanırım..
Tarihe yön veren bir buluş bu
 
Kan dolaşımına enjekte edilebilen içine oksijen doldurulabilir bir mikropartikül geliştirildi.

Bu sayede artık nefes almadan yaşayabiliriz. Kan dolaşımına enjekte edilebilen bu 2-3 mikrometre boyutundaki mikropartikül sayesinde ciğerlerimize hava çekmemize gerek kalmadan hayatta kalabileceğiz. Mikropartiküller, küçük bir oksijen gazı balonunu çevreleyen tek bir lipid tabakasından yapılmış küçük kapsüller. Sıvı dolu kapsüller, kan dolaşımına enjekte edildiğinde, kırmızı kan hücrelerine çarparak içindeki oksijeni hücrelere aktarır. Enjekte edilen oksijenin yaklaşık yüzde 70’i bu şekilde kan dolaşımına girmeyi başarmış.​
 
  • Beğen
Tepkiler: Anu
Ben onu enjekte etmeden kaç yıldır nefes almadan yaşıyorum. Bilim geriden geliyor
 
Geri