-
- Katılım
- Mart 27, 2013
-
- Mesajlar
- 16,468
-
- Tepkime puanı
- 17,816
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Asgard
Nedim Şenere’e tanı koymak isterseniz eğer Nedim Şener kuyruğunu kıstırmış(2008’ler gibi), o dönemde bulunduğu durumdan kurtulmak için iktidara ve onun devlet içindeki gücüne yaslanmış, zaman geçtikçe de bunu özümsemiş ve belki de özümsemekten başka yolu kalmamış eski gazetecidir. Eski gazeteci diyorum çünkü iktidarı özümsemek ile gazeteci olmak aynı cümle içinde eğreti bir duruma sebebiyet veriyor. Gel zaman git zaman yaptığı şey günümüz itibariyle tetikçiliktir. Tanısı budur; tetikçi.
2007 öncesi Şener kiminin tanıdığı, kiminin tanımadığı, dönemin koşullarında gazetecilik yapmaya çalışan biriydi. Hrant Dink cinayetinin işlenmesi sonrası bu davanın üstüne gitmiş, türlü baskılara rağmen üzerine gitmekten vazgeçmemiş, bu cinayeti “milli duyguları kabarmış bir genç” tarafından işlenmediğini, poliste yargıda ve kimi başka yerlerde Fetullahçıları işaret etmesiyle birlikte adı Ergenekon çuvalının üstüne yazılmış biriydi. O zaman zarfında RTE ve Fetullahçılar müttefiki ve devletin birçok kademesinde Fetullahçılar örgütlüydü. Bir şekilde bir bağ bulup Ergenekon’dan tutukladılar. Ama bu adamı diğer Ergenekon sanıklarından ayıran temel bazı olgular vardı ve o nedenle AKP’ye sınırsız destek veren dönemin sol görünümlü liberalleri bu tutuklamaya karşı çıkmış, Nedim’in bırakılması gerektiğini ifade etmiş ve kamuoyunda bir baskı oluşmuştur. Nihayetinde 1 yıl kadar hapis yattı ve salıverildi. Salıverilmesi AKP-Cemaat arasındaki kaynaşmanın iyice yükseldiği bir dönemdeydi ki bir müddet sonra MİT krizi patlak vermişti. Herkesin tarafını belli etmesi gerektiği bir dönemdi. Başına gelenlerden ötürü cemaati sorumlu tutuyordu ama iktidarın cemaat ortağı olduğunu unutuyordu. Televizyon kanallarına çıkartılıp konuşturulmasını, ekranların ona neden açıldığını anlamıyordu. AKP trollerinin onu şakşaklamasından kuşku duymadı. 15 Temmuz gecesi gösterdiği performansla kendisini kahraman olarak görüyordu. Bir zamanlar gerçekten mağdur olan, Hrant için adalet isteyen bu adam zaman içerisinde iyice eleştirdiği şeye döndü ve konjonktüre uyum gösterdi. Şu an içinde bulunduğu girift durum nedir bilmiyorum lakin Perinçek ne kadar Atatürkçü’yse Şener’de o kadar demokrat denebilir.
2007 öncesi Şener kiminin tanıdığı, kiminin tanımadığı, dönemin koşullarında gazetecilik yapmaya çalışan biriydi. Hrant Dink cinayetinin işlenmesi sonrası bu davanın üstüne gitmiş, türlü baskılara rağmen üzerine gitmekten vazgeçmemiş, bu cinayeti “milli duyguları kabarmış bir genç” tarafından işlenmediğini, poliste yargıda ve kimi başka yerlerde Fetullahçıları işaret etmesiyle birlikte adı Ergenekon çuvalının üstüne yazılmış biriydi. O zaman zarfında RTE ve Fetullahçılar müttefiki ve devletin birçok kademesinde Fetullahçılar örgütlüydü. Bir şekilde bir bağ bulup Ergenekon’dan tutukladılar. Ama bu adamı diğer Ergenekon sanıklarından ayıran temel bazı olgular vardı ve o nedenle AKP’ye sınırsız destek veren dönemin sol görünümlü liberalleri bu tutuklamaya karşı çıkmış, Nedim’in bırakılması gerektiğini ifade etmiş ve kamuoyunda bir baskı oluşmuştur. Nihayetinde 1 yıl kadar hapis yattı ve salıverildi. Salıverilmesi AKP-Cemaat arasındaki kaynaşmanın iyice yükseldiği bir dönemdeydi ki bir müddet sonra MİT krizi patlak vermişti. Herkesin tarafını belli etmesi gerektiği bir dönemdi. Başına gelenlerden ötürü cemaati sorumlu tutuyordu ama iktidarın cemaat ortağı olduğunu unutuyordu. Televizyon kanallarına çıkartılıp konuşturulmasını, ekranların ona neden açıldığını anlamıyordu. AKP trollerinin onu şakşaklamasından kuşku duymadı. 15 Temmuz gecesi gösterdiği performansla kendisini kahraman olarak görüyordu. Bir zamanlar gerçekten mağdur olan, Hrant için adalet isteyen bu adam zaman içerisinde iyice eleştirdiği şeye döndü ve konjonktüre uyum gösterdi. Şu an içinde bulunduğu girift durum nedir bilmiyorum lakin Perinçek ne kadar Atatürkçü’yse Şener’de o kadar demokrat denebilir.