Bencillik, tahammülsüzlük diz boyu. "Benim dediğim, benim düşüncem doğrudur" veya " ben güçlüyüm, benim gibi düşünmüyorsan, bana da muhalefet etmeyeceksin" anlayışı var olduğu sürece bunlar yaşanacaktır. Oysa; tek bir doğrunun olmadığını, tek düşünce tarzının sadece bir kesimi mutlu edip diğer kesimi mutsuz edeceğini ve bunun da bazen hüsranla sonuçlanabileceğini bir türlü anlayamıyoruz. Düşünce; ifade edildiği takdirde düşünce niteliği kazanır. İfade edilmeyen düşünce, düşünce değildir. Yeter ki düşüncelerimizi ifade ederken karşı tarafı rencide etmeyelim ve onu yok saymayalım.
Sonuç itibariyle; Var olan ülkelere baktığımızda demokratik, gelişmiş ve çağdaş ülkelerdeki insanların daha mutlu ve huzurlu, totaliter rejimlerde ise halkın büyük bir bölümünün mutsuz olduğu görülecektir. Bunun sebebi; karşı tarafın fikrine ve yaşam tarzına saygı, ifade hürriyeti ve bunun yasalarla güvence altına alınmasıdır. Buna hoşgörü kültürünü de ekleyebiliriz.
Umarım hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlük daha da kötüye doğru gitmez.