Neandertal Adamı

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü

Neandertal Adamı

Neanderthaller'e Ne Oldu?
Zaman: 250 bin-28 bin yıl önce
Mekân: Avrupa ve Batı Asya

...bunlar ne Homo erectus'un "yeni ve gelişmiş" biçimleriydi ne de Homo sapiens'in kaba prototipleri. Bunlar kendileriydi: Neanderthaller'di yani aile tarihimizi en çok zenginleştiren özel, başarılı ve şaşırtıcı insan gruplarından biri. ERICK TRINKHAUS VE PAT SHIPMAN, 1992.

Neanderthaller'in başına gelen, yeryüzünde yaşayan sayısız türün çoğunun başına gelenlerden farksızdır: Soyları tükenmiştir. Bunda olağandışı bir durum yoktur ve insan evrimi hakkında daha çok bilgi elde ettiğimizde, Neanderthaller'in aynı kadere uğramış çok çeşitli insan tiplerinin ve insanın atalarının yalnızca en sonuncuları olduğunu öğrenmekteyiz.
Ancak Neanderthaller hakkında şaşırtıcı ve olağandışı olan şey çok yakınlarda, yalnızca 30 bin yıl önce soylarının tükenmesi ve böylece de gezegenimizde soyumuzun tek canlısı olarak bizim türümüzü, yani Homo sapiens'i bırakmış olmasıdır. En yakın akrabalarımız şempanze ve goriller de içinde olmak üzere, bütün diğer hayvan tiplerinin en az iki türünün yaşadığı düşünülürse, bu gerçekten olağandışıdır. Ayrıca, her şey Neanderthaller'in lehlerineydi: Çağdaş insanlar kadar büyük beyinleri, Buzul Çağı ortamında yaşamaya çok uygun fizyolojileri vardı, gayet karmaşık taş aletler yapıyorlardı ve büyük hayvanları avlayabiliyorlardı.
Ancak Avrupa'da ve Batı Asya'da 200 bin yıldan fazla yaşadıktan sonra nüfusları giderek azaldı ve sonunda soyları tükendi. Onların başına ne geldiği, arkeologlar ve antropologlar için hâlâ önemli bir soru olma niteliğini korumaktadır.
İlk tanımlanan Neanderthal kafatası 1856'da Almanya'da Neander Vadisi'nde bulunduğundan Neanderthal adı verilmiştir. Neanderthaller genelde daha tıknaz ve güçlü olup fizikleri yüksek enlemlerde yaşamaya elverişlidir. Çağdaş insan daha zarif olup ekvator kökenini yansıtmaktadır. Ancak her iki türde de farklılıklar vardır. Yaşasaydılar, pek çok Neanderthal günümüzde garip kaçmayacaktı.

KLASİK NEANDERTALLER
Homo neanderthalensis, 1 milyon yıl önce Avrupa'ya yerleşmiş olan Homo heidelbergensis soyundan türemiştir. Hangi fosil örneklerinin hangi türe ait olduğu antropologlar arasında tartışmalıysa da, klasik Neanderthal niteliklerinin 150 bin yıl önce geliştiği bellidir.
Bunlar arasında epey iri ve uzun burunlu, kalın kaş çıkıntılı bir yüz ve çağdaş insanın yüksek ve yuvarlak kafatasıyla kıyaslandığında düz ve eğik bir kafatası vardır. Gövdeleri iri ve güçlü, göğüsleri geniş olup adaleli kol ve bacakları vardı. Kemiklerinin kalın ve ağır olması büyük fiziki faaliyet gerektiren yorucu bir hayatları olduğunu göstermektedir.
Yaşadıkları mağaralarda bulunan kalıntılardan bunların büyük hayvanları avladıkları, taş uçlu mızraklarıyla at, geyik ve bizon öldürdüklerini biliyoruz. Genelde gayet sert buzul ortamlarında, açık tundra benzeri alanlarda avlanırlardı. Hayatta kalmak toplumsal işbirliğine ve vahşi güçlerini mümkün olduğunca paylaşmaya bağlıydı. Yaşadıkları süre içinde çok önemli çevre değişiklikleri meydana gelmişti.
125 bin yıl kadar önce Avrupa'da ormanlar iyice genişleyince Neanderthaller, yiyecek ve barınak, giysi ve alet yapmak için yeni kaynaklar oluşturan yeni tür bitkilere ve hayvanlara uyum sağlamışlardı. Bütün olarak ele alındığında yüksek derecede başarılı ve gelişmesini bilen bir türdüler, insanların bildiği en güç çevre koşullarında yaşıyorlar, değişime uyum sağlıyorlardı ve daha da gelişerek çağdaş dünyaya geçmeye hazır görünüyorlardı. Peki, bu evrim sırasında ne gibi bir aksilik olmuştu?
Evrim açısından hiçbir aksilik olmamıştır. Olan şey, Neanderthaller'in avlandıkları alana yeni bir türün girmesi ve bunun yiyecek, mağara ve taş kaynakları konusunda onlardan üstün olmalarıdır. Ekolojinin bir kuralına göre iki farklı tür aynı "niş"! paylaşamaz. Ve Batı Asya'da 100 bin yıl, Avrupa'da 40 bin yıl önce olmaya başlayan şey de buydu. Yeni tür bizlerdik, yani Homo sapiens.
İlk Neanderthal kalıntıları 1856 yılında Dusseldorf yakınlarındaki Neander Vadisindeki bir mağarada bulundu. On dört parçadan oluşan bu kalıntılar Johann Cari Fuhlrott adlı bir öğretmen tarafından ortaya çıkarıldı ve Alman antropolog Hermann Schaffhausen tarafından tanımlandı.
Neanderthaller'in ayrıntılı bir ölü gömme uygulamalarının olduğu anlaşılmaktadır. Ölüler tek tek ya da grup halinde gömülmüştür. Gerek ölülerin belli bir biçimde yerleştirilmiş olması gerek yanlarına konan çeşitli eşya, Neanderthaller'in ölümden sonrasına ilişkin düşünceleri olduğunu göstermektedir.
Bazı yerlerde eksik ve sistemli bir biçimde kırılmış insan kemiklerinin bulunması ise yamyamlık uygulamasını akla getirmektedir. Yaşadıkları yerlerdeki yanık topraklar, yanmış çalı çırpı, odun kömürü ve kül izleri, hatta ısı etkisiyle parçalanmış taşlar, ateşin Neanderthaller tarafından sürekli olarak kullanıldığını belirtir.

NEANDERTHALLER'E KARŞI ÇAĞDAŞ İNSANLAR
Yaklaşık 130 bin yıl önce Afrika'da gelişen Homo sapiens grupları çok geçmeden Asya'ya ve Avrupa'ya dağılmaya başladılar. Böyle bir yolculuğa neden gerek gördükleri bilinmemekteyse de, 60 bin yıl kadar önce artık Güneydoğu Asya'ya uzanmışlar ve Avustralya'ya geçmişlerdi. Diğer gruplar 100 bin yıl önce İsrail'e yerleşmişler ve ölülerini Kafzeh ve Skhul mağaralarına gömüyorlardı.
Orada Neanderthaller'le karşılaşmış olabilirler de, olmayabilirler de. Neanderthaller 125 bin ve 63 bin yıl önce o bölgede yaşıyor idiyseler de, çağdaş insanlar geldiklerinde hâlâ orada mı oldukları, yoksa hep birden Avrupa'ya mı göçtükleri arkeologlarca bilinmemektedir.
Ancak çağdaş insanların 40 bin yıl önce Avrupa'ya girip sonra hızla batıya doğru yayılmalarıyla iki türün birbirlerinin varlıklarından haberdar olduklarından kuşku yoktur. Bazı Neanderthaller'in 33 bin yıl kadar önce Güneybatı Fransa'da kemik ve boynuzlardan takı yapmaya başlamaları dışında bunların birbirleriyle doğrudan temas ettiklerinin arkeolojik belirtilen yoktur. Bu onlar için yeni bir faaliyetti ama çağdaş insan kültürünün yerleşmiş bir parçasıydı.
Neanderthaller'in çağdaş insanları taklit ederek kendi tekniklerini kullanmaya ve kendi malzemelerim seçmeye başladıkları anlaşılmaktadır. Bundan kısa bir süre sonra İber yarımadası dışında Neanderthaller'in Avrupa'daki bütün izleri kaybolmaktadır. Aralarında bir savaş, cinayet ya da Avrupalıların Amerika'nın ve Avustralya'nın aborijinleriyle karşılaştıklarında meydana gelen soykırım gibi bir şeyin izine rastlanılmamıştır.
Ancak arkeolojik kayıtlardan çağdaş insanın Neanderthaller'inkine tıpatıp benzeyen bir hayat biçimleri olduğunu anlıyoruz. Onlar da büyük hayvanları avlıyorlar, hammadde olarak taşı kullanıyorlar, barınmak için mağaralarda yaşıyorlardı. Bir türün ötekisine yerini vermesi gerekiyordu.
Bu türün Neanderthaller olması belki de şaşırtıcıdır. Ne de olsa onlar binlerce yıldır Avrupa'daydılar ve gelmekte olan çağdaş insanların aksine sert ve soğuk çevreye uygun fizyonomileri vardı. Çağdaş insanların boyları ile kol ve bacakları Kutup benzeri çevreye değil ekvator bölgelerine daha uygundu. Ancak çağdaş insanların en az bir büyük üstünlükleri olmalıydı, bu da onların kültürleri olmuş olabilir ki, o da farklı bir zekânın ya da zihnin sonucudur.
Neanderthaller ile çağdaş insanların arasındaki en bariz fark ikincilerin sanatla uğraşmaları, heykelcikler oyup mağara duvarlarına resimler yapmalarıdır. Sanat, insanların sert çevrelere adapte olmalarında yardım ettiği için, bu onlara bir avantaj vermiş olabilir.
Örneğin sanat, hayvan davranışları gibi konularda bir bilgi deposu olarak -kabile ansiklopedisi- kullanılabilir ve sanata ilişkin törenlerde insanlar bir araya gelip Neanderthal toplumlarında hiç olmadığı biçimde birbirleriyle bilgi alışverişinde bulunabilirler. Ancak resimlerin çoğunun, Neanderthaller Avrupa sahnesinden çekildikten sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu herhalde çağdaş insanların zihinlerindeki daha büyük yaratıcılığı yansıtmaktadır: Onlar av bulmada ve bitki toplamada daha ustaydılar, daha geniş kaynakları işleyecek aletler icat etmişlerdi ve çevreden, Neanderthaller'in yapabileceğinden daha yoğun bir düzeyde yararlanabiliyorlardı. Böylece çağdaş insan nüfusu arttıkça Neanderthaller insanların henüz erişemedikleri kuytu köşeler bulmak zorunda kalarak azalmışlardır.

SON AŞAMA
İber yarımadası Avrupa'nın kuytu köşesi sayılmaz, ancak Neanderthaller varlıklarının son birkaç bin yılında buraya sığınmışlardır. Çağdaş insanın küresel seferini geçici olarak yarıda kesmesi ve İspanya ile Portekiz'e yalnızca 28 bin yıl önce girmesi gariptir.
Bazı antropologlar, Portekiz'de Lagar Velho'da bulunan 24 bin yıllık bir iskeletin kol ve bacak oranlarının Neanderthaller'e, kafatasının ise sapien'lere benzemesi nedeniyle çağdaş insanlarla Neanderthaller'in ilişki kurduklarını iddia ederler. Ancak giderek artan kanıtlar bunun irice bir genç oğlana ait olduğunu ve onun da tümüyle çağdaş bir insan olduğunu akla getirmektedir. Ancak aralarında bir ilişki olasılığı her zaman vardır ve bu da bazılarımızda bugün bile belirli Neanderthal genleri bulunması olasılığını akla getirmektedir.
Son Neanderthaller daha güneyde, en çok da Cebelitarık'ta bulunmuştur. Bunlar burada yalnızca hayvan avlamakla kalmamış, yemek için deniz kabukluları da toplamışlardır. Bulunan arkeolojik izler, çevredeki çağdaş insanların üstünlüğü nedeniyle sayılarını artıramayan küçük bir gruba ait olabilir. Ve grubun son üyesi de ölünce türün de sonu gelmiş, gezegenimizin tarihinde soyları tükenmiş milyonlara bir tanesi daha eklenmiştir.
 
Neandertal ya da Neandertal insanı, günümüzden yaklaşık 200 bin ila 28 bin yıl önce yaşamış insan türü.[1] İkili adlandırmada Homo neanderthalensisdir.[1][2] Fosilleri muhafaza etmeye müsait kireçtaşı mağaralarda yaşadıkları için haklarında en fazla bilgi sahibi olunan ve bunun bir sonucu olarak modern kültürde tipik "mağara adamı" kalıbını yaratan tarih öncesi insan türüdür.[1]

Kökenbilim

İlk neandertal fosili Almanya'nın Düsseldorf kenti yakınlarındaki Neander vadisinde 1856'da bulundu. Bu nedenle Neandertal ismi verildi.[1] Almanca "tal" ve eski Almanca'da "thal" sözcükleri vadi anlamına gelir.

Yaşadıkları dönem ve bölge

Neandertaller günümüzden yaklaşık 200 ila 100 bin yıl önce ortaya çıkmışlardır. Soyları yaklaşık 28 ila 35 bin yıl önce tükenmiştir.[1] Atlantik kıyılarından Orta Asya'ya, en kuzeyde Belçika'dan, güneyde Akdeniz ve güneybatı Asya'ya kadar olan bölgede yaşamışlardır.[1]

Neandertaller muhtemelen Avrupa'da, soğuk iklim koşullarına uyum sağlayabilmek amacıyla ortaya çıktı.[3] Daha sonra batı Asya'ya ulaştı ve muhtemelen Levant'da (doğu Akdeniz) Homo sapiens ile karşılaştı. Neandertalların Afrika'ya ya da Özbekistan'ın doğusuna ulaştıkları konusunda herhangi bir iskeletsel kanıt yoktur.[3]

Modern insan ile akrabalığı

240px-Neandertal_vs_Sapiens.jpg


Homo sapiens ie Homo neanderthalensis kafataslarının karşılaştırılması

Neandertallerin evrimsel kaderi ile modern insanın ortaya çıkışı doğrudan alakalıdır. Homo sapiens, yaklaşık 200 ila 100 bin yıl önce doğu veya güney Afrika'da ortaya çıkmıştır.[3] Modern insan, yaklaşık 40 byö kuzeye doğru yayılmış, bu esnada yerel tarih öncesi insan türlerini sürmüş veya tüketmiştir. Bunun sonucu olarak, güneybatı Asya, Orta Asya ve orta Avrupa'daki Neandertaller çeşitli oranlarda modern insan ırkı tarafından absorbe edilmişlerdir.[1] Modern insana geçişin göreceli olarak geç yaşandığı batı Avrupa'da bile Neandertaller ile ilk modern insanların çiftleştiğine dair kanıtlar vardır.[1]

Fosil kanıtları

250px-Neandertal_adam_ve_kad%C4%B1n_modeli%2C_Almanya.png


Neandertal erkek ve kadın modelleri

Neander Vadisi'nde 1856'da bulunan ilk fosiller 16 parçadan oluşuyordu. İlk etapta bunların tarih öncesi bir insan ırkına ya da anormal bir modern insana ait olabileceği düşünüldü.[1] 1886'da Belçika'nın Spy bölgesindeki bir mağarada bulunan fosiller ilk tespiti haklı çıkardı. Mağaradaki Neandertal fosillerinin yanında, Orta Paleolitik döneme ait taş aletler ve soyu tükenmiş hayvanların fosilleri vardı.[1]

1910'da batı ve orta Avrupa'da bir dizi Neandertal iskeletine ulaşıldı. Bu verilere dayanarak bilimadamları Neandertallerin tam dik ayakta duramayan, modern insandan daha az zekaya sahip bir yarı-insan oldukları sonucuna vardı. O dönemde, daha eski insan formları yaygın olarak kabül görmediği için, Neandertallerin insansı maymunlar ile modern insan arasında bir tür olduğu, modern insandan çok farklı oldukları için de insanın atası olamayacakları düşünüldü. II. Dünya Savaşı'ndan sonra bu görüşün hatalı olduğu, evrimsel bir bakış açısıyla Neandertal ve modern insanın oldukça yakın olduğu görüşü hakim oldu. Bu nedenle Neandertaller Homo sapiens türüne dahil edildi ve sıklıkla "Homo sapiens neanderthalensis" olarak anılmaya başlandı. Yakın dönemde Neandertaller Homo sapiens olarak değil de yakın fakat farklı bir tür olarak, "Homo neanderthalensis" şeklinde adlandırıldı.[1]

Neandertal iskeletleri, bir çok arkeolojik materyalle birlikte Avrupa, güneybatı Asya ve en son Özbekistan dahil Orta Asya'da yoğun olarak bulundu. Günümüzde yaklaşık bir kaç yüz tane bireye ait Neandertal fosiline ulaşılmıştır. Bunlardan bir kısmı neredeyse tam iskeletlerdir.[1]

Fiziksel farklar

Neandertaller ile ilk modern insanlar arasındaki en önemli fark güçlülük ve dayanıklılıktır. Neandertaller de tıpkı diğer tarih öncesi insan türleri gibi modern insandan daha güçlü ve dayanıklı canlılardı. İlk modern insanların üst kolları ve baldırları -günümüz insanına nazaran kalın olmakla birlikte- Neandertallere göre daha inceydi. İlk modern insanların ellerinin anatomisi tutmayı daha hassaslaştıracak şekilde değişti. Bacaklar gücünden fazla bir şey kaybetmedi zira tüm Pleistocene dönemi avcı-toplayıcı topluluklarında hızlı hareket etme önemliydi. Ön dişler küçüldü, yüz kısaldı, çene sivrildi, kaş çıkıntıları küçüldü. Beyin boşluğu daha yukarıya çıktı, yuvarlaklaştı ancak büyümedi. Bunların yanı sıra, Neandertallerin çağdaşları olan ilk modern insanlardan daha zeki ya da daha az zeki olduklarına dair herhangi bir veri yoktur.[1]
 
Neandertal adamı

Neandertal adamı yaklaşık 200 bin ile 35 bin yıl önce yaşamış insan ırkıdır. Latince adı Homo sapiens neanderthalensis. 1855 yılında Almanya'nın Neander vadisinde (Almanca "tal", eski Almanca'da "thal"=vadi) bulunan kalıntılardan dolayı bu türün adı Neandertal olarak koyuldu. İlk bulunan örneklerden birisinin ileri derecede romatizma hastası oluşundan dolayı bu türün bir ucube olduğu görüşü ilk başlarda düşünüldü.
Neandertaller bizim türümüz olan Homo sapiens'e göre biraz daha irice bir insan türüdür.
Neandertallerin genel olarak yaşadığı bölge, Avrupa ve Yakındoğu'dur. Türkmenistan'da da Neandertallere ait fosiller bulunmuştur. Fakat Çin'de Neandertaler yaşamamıştır. Bu dönemde Avustralya ve Amerika kıtalarında da insan yerleşimi yoktur. Yaşadıkları dönem, Riss buzulu ile Riss-Würm buzul arasıdır.
İlerleyen araştırmalar Neandertallerin de bizim türümüz gibi bir kültüre sahip olduğunu gösterdi. Ateşin yaygın ve etkili bir şekilde kullanılması onların yaşadığı dönemde gerçekleşti. İlk fırlatmalı silah olan mızrakları onlar icat etti. Ölü gömmeyle ilgili ilk kanıtlar da Neandertallerden kalmıştır. Bu nedenle en çok fosili bulunan insan türlerinin başında (bizim türümüzden sonra) Neandertaller gelmektedir.
Modern arkeolojinin en büyük tartışma konularından biri de Neandertallerin bizim türümüzün atası olup olmadığıdır. Bu konuda yapılan genetik araştırmalar her defasında farklı sonuçlar ortaya koymaktadır. Genetik olarak ne olduğunu bir yana bırakırsak, kültürel anlamda Neandertallerin bizim kültürümüzü oluşturan temel ögelere sahip oldukları kabul edilebilir.

Neandertal ve Günümüz İnsanı Çiftleşti Tezi

Tezi ilk oraya atan ABD’li antropolog Erik Trinkaus, Neandertal Kemiklerinin incelemiş, günümüz insanınınkiyle karşılaştırmalar yapmıştır.İncelemeleri sonucunda günümüz insanında sadece neandertallerden kaynaklanan öellikler tespit etmiştir.Trinkaus'a göre insan ve neandertallerin çene ve kafa yapılarında da çiftleşme belirtileri var.Ayrıca Neandertal ve günümüz insanının binlerce yıl birlikte yaşadığı da biliniyor.Bu da büyük olasılıkla çiftleştiklerini gösteriyor.Hatta Trinkaus'a göre, şimdiki Avrupalılar da neandertal genleri taşıyor.Teze ait bilimsel bulgular çoğaldıkça tez teori olma yolunda ilerliyor. Başka bir teze göre de neandertal insanı ile cro-magnon insanı birbirine karışıp asimile oldular.Şimdiki insan ırklarının temeli de böyle oluştu.
 
Kanıtlandı: Neandertal geni taşıyoruz!

Afrikalılar dışında tüm insanların yüzde 1-4 arasında Neandertal geni taşıdığı, iki insan soyunun Ortadoğu’da karıştığı ortaya çıktı.

100507-neandertal.hlarge.jpg


Günümüz insan genomunun (kalıtım şifresi) çözülmesinden yalnızca 10 yıl sonra bilimciler, şifremizde soyu tükenmiş bir akrabamızın, Neandertal insanının izlerini saptadılar.

Science dergisinin 7 Nisan tarihli sayısında yayımlanan Neandertal genomu ön taslağının Dünyanın farklı bölgelerinden insanların genomlarıyla karşılaştırılması, Afrikalılar dışında tüm insanların yüzde 1 ile 4 arasında değişen oranlarda Neandertal geni taşıdığını ortaya koydu.

Kısa süre öncesine kadar bu iki insan türü arasında döl (dolayısıyla gen) alışverişi olmadığına inanılıyordu.

Almanya’daki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü Evrimsel Genetik Bölümü Direktörü Svante Paabo yönetimindeki ekibin bulgularına göre, modern insanla Neandertaller arasındaki gen karışımı, günümüzden 100.000 ile 50.000 yıl öncesini kaplayan bir aralıkta ve büyük olasılıkla 80.000 yıl önce Ortadoğu’da meydana gelmiş.

Bulgular, gen akışının Neandertaller'den modern insana olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, Neandertal gen haritasının büyük bölümünü oluşturduktan sonra, aradaki farkları ortaya çıkarmak için bunu, biri Güney Afrikalı, biri Batı Afrikalı, biri Pasifik’teki Papua Yeni Gine yerlisi, biri Çinli biri de Fransız olan beş kişinin, ayrıca da bir şempanzenin genomuyla karşılaştırmışlar.

Sonuçlar, Neandertal genomunun, öteki bölgelerden insanların genomuna Afrikalılardan daha yakın olduğunu ortaya koyuyor. Bunun da anlamı, modern insanın Afrika’dan Dünya’ya yayılırken Mezopotamya ya da Bereketli Hilal diye de tanınan bölgede Neandertallerle karşılaştıkları ve onlardan aldıkları genleri daha sonra yayıldıkları dünyanın öteki bölgelerine taşımış olmaları.

Araştırmacılar gen akışının Neandertallerden modern insana olduğunu kaydediyorlar.

Kısa süre önce Amerikalı antropologlar da çeşitli coğrafyalardan yaklaşık 2000 kişiden alınan DNA örnekleriyle yürüttükleri çalışmalar sonucu, modern insanların da bir miktar Neandertal geni taşıdığı ve iki tür arasında biri Ortadoğu’da, biri de Doğu Asya’da olmak üzere en az iki kez cinsel temas olduğunu açıklamışlardı.

Neandertal DNA’sına ait 4 milyara yakın baz çiftini inceleyen Max Planck ekibince açıklanan çarpıcı bir bulgu da Neandertal genomunun modern insan genomuyla yüzde 99,7 şempanze genomuyla da yüzde 98,8 oranında aynı olması. Araştırtmacılar modern insan ve Neandertal genlerince üretilen proteinlerden yalnızca 88’inin farklı olduğunu belirlemişler.

100507-neandertalagaci.jpg


Bilimsel adıyla Homo sapiens neandertalis ile modern insanın (Homo sapiens sapiens) atalarının yaklaşık 440.000 yıl önce Afrika’da ortak bir atadan ayrıldığı düşünülüyor. (İnsanın daha eski atalarının şempanzelerle ortak bir atadan ayrılması ise 6,5 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor.) Fosil kayıtlarına göre Afrika’dan göç edip Avrupa, Güney Sibirya ve Ortadoğu’yu da kapsayan geniş bir alana yayılmış olan Neandertaller 30,000 yıl önce yok oluyorlar.

İnsanın bu en yakın akrabasının Neandertal diye adlandırılmasının nedeni ilk fosilinin Almanya’da Neander adını taşıyan vadide (tal) bulunmuş olması.

Çalışmayı yürüten araştırmacılar, bu bulgulara Hırvatistan, Rusya, İspanya ve Almanya’da bulunan Neandertal kemiklerinden elde edilen 1 milyar DNA “kırıntısını” inceleyerek ulaşmışlar. DNA’nın büyük kısmıysa, Hırvatistan’daki Vindija mağarasında bulunan üç Neandertal kadına ait 38.000 yıllık fosillerden alınan 400 miligramlık kemik tozundan sağlanmış. Fosiller, 40.000 yıla yakın süre üzerlerinde yaşayan bakterilerin DNA’sıyla kirlenmiş olduğundan, Neandertallere ait olan parçacıkları ayıklayabilmek için özel teknikler kullanılmış.

100507-neandertalSvante.standard.jpg


Prof. Svante (en sağda) ve ekibi, bir Neandertal iskeletiyle poz veriyor

Genom, tüm canlılara fiziksel ve zihinsel özelliklerini veren, hastalıklara eğilimlerini belirleyen genlerin sayısını ve yerlerini belirleyen bir tür haritaya deniyor. Yaşamımız için gerekli proteinlerin şifrelerini taşıyan genler, tüm canlı hücrelerinin çekirdeklerinde bulunan kromozomlar üzerine sarılı olan ve yangın merdivenini andıran sarmal bir yapıda uzun çekirdek asitleri olan DNA molekülleri üzerine dağılmış özel bölgeler. Baz denen küçük moleküllerin farklı özel dizilimlerinden oluşmuş bölgeler. Bu bazları birer harfe benzetecek olursak, genler, rastgele dizilmiş harf çiftleri içinde anlam taşıyan sözcükler oluyor. Sözcüklerin sayısı çok fazla değil. İnsan genomu, herbiri farklı azot fosfat ve şeker gruplarından oluşan küçük moleküllerin ilk harfleri olan A, C, G, T adlarını taşıyan toplam altı milyar bazdan oluşuyor. Birbiri etrafında dolanan iki iplik gibi dizilmiş DNA molekülü, ipliklerden biri üzerindeki bazın, karşı iplikteki bir başka baza yapışmasıyla oluşan baz çiftlerinden meydana geliyor. Bu bazlardan A, yalnızca T ile çift oluşturabiliyor, C ise yalnızca G ile.

İnsan genomundaki 3 milyar çift baz dizilimi üzerinde özel bölgeler oluşturan ve çeşitli proteinlerin kodlanma talimatını taşıyan ve bunları yeni kuşaklara aktaran genlerin sayısı 25,000’in altında.

 
‘İnsan ve Neandertal çiftleşmişlerdi’
ABD’li antropolog Erik Trinkaus, 35 bin yıllık iskeletler üzerinde yaptığı araştırmada, insanın atalarıyla Neandertaller’in çiftleştiklerini ve Avrupa halklarında Neandertal atalarından genetik kalıntılar olabileceğini öne sürüyor.

250834.jpg


İSTANBUL - Antropologlar, insanların Neandertaller’le kültürel iletişime girdiğini savunuyor. Ancak biyolojik evrim tarihi açısından esas önemli soru, Afrika’dan gelen insanların, Avrupa’da hüküm sürmekte olan Neandertaller’le çiftleşip çiftleşmedikleri. ABD’nin önemli araştırma kurumlarından Washington University uzmanı Erik Trinkaus, Avrupa’daki insanların Neandertaller ile ilişkilerinin olduğunu savunuyor.




 
185596.jpg


[FONT=Arial, Trebuchet MS, Helvetica]

Neandertal iskeleti (solda), 168 cm boyunda ve 64.5 kg ağırlığında bir canlıya ait. Beyni ise bin 200 ila bin 700 santimeküp kare hacme sahip. İnsan (sağda) ise 175 cm boyunda ve 78 ağırlığında olup, bin 300 ila bin 500 santimeküp kare beyne sahip.
[/FONT]

[FONT=TIMES NEW ROMAN, GEORGIA, TIMES]
Neandertal iskeleti 120 bin yıla ışık tutuyor
[/FONT]

[FONT=Arial, Trebuchet MS, Helvetica]Antropologlar, Neandertal iskeletlerinden parçaları birleştirerek ilk kez bir model meydana getirdi. Ortaya beli kısa, kalçası büyük bir yaratık çıktı.[/FONT][FONT=TIMES NEW ROMAN, GEORGIA, TIMES]


[/FONT] [FONT=TIMES NEW ROMAN, GEORGIA, TIMES]14 Mart 2005 — [/FONT] [FONT=TIMES NEW ROMAN, GEORGIA, TIMES]New York’taki Doğal Tarih Müzesi uzmanları ortaya çıkan Neandertal modelinin hiç beklenmedik bir görünüşe sahip olduğunu vurguluyor. Projeyi yürüten Gary Sawyer ve Blaine Maley, daha önce bütün bir iskelete yakın halde bulunan La Ferrassie 1 canlısını temel aldılar. La Ferrassie 1 canlısının göğüs kafesi ve leğen kemiği eksikti. Bilim adamları, bu eksik parçaların yerine başka Neandertal’lerden parçalar ekledi.[/FONT]
[FONT=TIMES NEW ROMAN, GEORGIA, TIMES]
[FONT=Times New Roman,Times] NEANDERTAL KEMİKLERİ BİRLEŞTİRİLDİ

[/FONT] La Ferrassie 1’e eklenen parçalar, 1983 yılında İsrail’de bulunan 60 bin yıllık Kebara 2 adlı bir başka Neandertal iskeletinden geldi. Kebara 2, şimdiye dek bulunan en düzgün göğüs kafesi ve leğen kemiğine sahip Neandertal iskeleti. 70 bin yıllık La Ferrassie ise, 1909 yılında Fransa’da bulunmuştu. Ortaya çıkan Neandertal iskeleti bilim insanlarını da şaşırttı. Aşağı doğru büyüyen bir kaburga yapısı gövdeyi yuvarlaklaştırıyor, geniş kalça yapısı ise Neandertal canlısının büyük bir kalçası olduğunu gösteriyor.

[FONT=Times New Roman,Times] BELİ KISA, KALÇASI BÜYÜK[/FONT]
Neandertal iskeletinde insana göre en önemli fark, göğüs kafesi ve omurga yapısının insanın tam tersine aşağı doğru daralmak yerine, genişlemesi. Düz durduğunda Neandertal’in belinin, insana göre çok daha kısa olduğu farkediliyor. Bilim insanları, Neandertal’in belinin kısalığını “Beli çok kısa olduğu için, cüce bir yapı söz konusu” şeklinde özetliyor.

[FONT=Times New Roman,Times] MODERN İNSANIN KUZENİ[/FONT]
Birden çok Neandertal’den alınan parçalardan ortaya çıkan sonuç için bilim insanları “Neandertal Frankenstein’ı” benzetmesini yapıyor.
[/FONT]

Orijinal Neandertal kafatası üzerinde yapılan eklemeler reklendirildi.

[FONT=Times New Roman, Times]
185597.jpg


İlk bakışta insana benzerliği ile dikkat çeken Neanderthal’i bilim insanları “Homo Sapiens’in uzak akrabası” şeklinde tanımlıyor, çünkü “kemik yapısı ve göğüs kafesindeki farklılıklar nedeniyle insanın Neandertal’den üremesi olanaksız görünüyor”. Modern insanın Neandertal’den üremiş olamayacağını belirten Sawyer, “Şüphesiz onlar da insansı yaratıklar, modern insanın ancak uzak kuzeni olabilir” diyor.

[FONT=Times New Roman,Times] 120 İLA 29 BİN YIL ÖNCE YAŞADILAR
[/FONT]
Neandertaller, Avrupa ve Ön Asya’da 120 bin ila 29 bin yıl önce insanlarla birlikte aynı coğrafyada yaşadılar. Soğuğa dayanıklı olan bu canlılar, güçlü elleri ve kaslı yapıları ile avcılıkta gelişmişlerdi. Model Neandertal iskeleti, halen ABD’nin Cold Spring Harbor kentindeki Dolan DNA Learning Center’da tutuluyor, daha sonra da Amerikan Doğal Tarih Müzesi’nde sürekli gösterime girecek.
[/FONT]
 
Hayat Ağacı’nda garip olan insan

245712.jpg


Yeni bir araştırmaya göre evrimin doğal akışında insan mutlak sonuç değil. Modern insanın ataları varsayılanın aksine diğer canlı türlerine göre, farklı bir şekilde bugüne evrildi.

LIVESCIENCE NTV-MSNBC

NEW YORK - Neandertal’lerin Hayat Ağacı’nda garip bir canlı türü olduğu düşünülür. Ancak yeni bir araştırma, aslında modern insanın Hayat Ağacı’ndaki canlılar dizisinde mutlak sonuç olmadığını öne sürüyor. Washington University-St. Louis profesörü Erik Trinkaus, bugünden geriye bakıldığında insanın doğal bir sonuç gibi değerlendirildiğini, ancak evrimin kendi akışı içinde insanın atası Homo Sapiens türüne kıyasla Neandertal’lerin evrimin akışına daha uygun bir tür olduğunu vurguluyor.

Neandertal’lerin tarih sayfalarında kalmasına karşılık, insanın bugün gelişmiş bir uygarlık kurmuş olmasını ise Trinkaus, insanın evrim sürecinde daha yüksek ‘direnç’ göstermesine bağlıyor.

NEANDERTAL VE İNSAN FOSİLLERİ

Değişik türlere ait sayısız iskelet fosili inceleyen Trinkaus, bilim dünyasının Neandertal’lere karşı yanlış bir açıdan baktığını düşünüyor. Trinkaus, Neandertal’lerin evrim sürecinde ne ölçüde bir ayrışma temsil ettiğini ortaya çıkarmak amacıyla, Neandertal ve insan fosillerini karşılaştırdı.

245713.jpg


Neandertal iskeleti solda.

Çalışmada kafatası, çene, diş, kol, bacak ve kalça özelliklerinden bir veritabanı oluşturdu. Neandertal-insan kıyası, aynı zamanda insanın da diğer canlılara göre yerini de ortaya koyacaktı. Trinkaus, araştırmasında iskelette genetiğe bağlı özelliklerle, yaşam tarzı ve doğal çevreye bağlı gelişen özellikleri karşılaştırdı. Bu karşılaştırmada Trinkaus, modern insanın atasının Neandertal’lere göre 2 kat daha fazla kendine has özelliğe sahip olduğunu farketti. Bir başka deyişle, Neandertal’ler Hayat Ağacı’nda diğer canlılara daha çok benziyor; insan diğerlerine kıyasla daha ‘garip’ kaçıyor.

İNSANIN YÜZÜ DAHA KÜÇÜK

Trinkaus, evrim tarihi küresel bir bakışla incelendiğinde, insanın diğerlerinden oldukça farklı olduğunu vurguluyor. Modern insanın atası, örneğin, diğer insansı türler arasında genetik olarak en ufak yüze sahip; gözler arası aralığı en kısa. Trinkaus insanın diğer türlere göre ‘garip’liğini, “Bizler en küçük yüze sahibiz, burun deliklerimiz ve içindeki sinüs tünelleri en dar olan da biziz. Bunlar daha sayısız farklılığın birkaçı” sözleriyle niteliyor.

Not: Araştırma Current Anthropology dergisinin Ağustos sayısında yayımlanmıştır.
 
Tüccar’ insan, Neandertal’i tüketti

187682.jpg


Modern insanın ticaret yeteneği sayesinde 30 bin yıl önce Neandertallerin soylarının tükenmesini hızlandırdığı ileri sürüldü.

- ABD’li ve Hollandalı ekonomistler, 260 bin yıl boyunca Avrupa’da varlıklarını güçlü bir şekilde sürdüren Neandertallerin 30 bin yıl önce birden bire ortadan kaybolmasını, modern insanın ticareti keşfederek uygarlık yarışında ilerlemesine bağlıyor
 
Neandertal İnsanı: Savaşı Nasıl Kaybetti?

do%C4%9Fum.jpg


Zürih Üniversitesi'nden Prof. Dr. Christoph Zollikofer ve ekibi ilk kez üçboyutlu bir bilgisayar modellemesi yaparak Neandertallerde 'doğumu' inceledi.

Çalışmada yeni doğmuş bir bebek, iki çocuk ve bir yetişkin kadının iyi halde korunmuş bulunan iskeletlerinden yararlanıldı. Modellemede Rusya'nın Crimea bölgesinde Mezmaiskaya Mağarası'nda bulunan yeni doğmuş bir Neandertal ile Suriye'nin Dederiyeh Mağarası'nda bulanan 19 ve 24 aylık bireylere ait buluntular kullanıldı. Doğumu canlandırmak için de İsrail'in Tabun Mağarası'nda bulunan Neandertal bir dişi bireye ait leğen kalça kemiğinden (pelvis) faydalanıldı. Bu modelleme ile Neandertal insanının doğum, beyin gelişimi ve insan evrimiyle ilgili önemli bilgilere ulaşılacağı öngörülüyor.

Zollikofer, Eylül 2008'de yayımladığı makalede yeni doğmuş bir Neandertal bebeğinin kafa kemiği boyutunun ilk modern insan bebeğininkiyle aynı olduğunu söyledi. Neandertal annelerinin doğum kanalı daha geniş. Ancak yine de doğum insanlardaki kadar zor oluyordu ve Neandertal kadını da doğumda diğer bireylerin sosyal desteğine ihtiyaç duyuyordu. Hesaplamalara göre Neandertaller Homo sapiens'e göre daha hızlı büyüyor. Ama yaşam süreleri onlardan daha kısa. Modern insanın uzun süren büyüme devresinin onu daha zeki yaptığı düşünülüyor. Günümüzün modern insanı 40 bin yıl önceki atalarına ve Neandertallere göre daha küçük beyinli. Zollikofer, bu küçülmenin evrimsel bir avantaj sağladığı için gerçekleştiğini düşünüyor.

Zollikofer çalışmasında bilim çevrelerinde henüz tam kabul görmese de şöyle bir tez ortaya atıyor: Neandertalleri daha zeki olduğumuz için değil onlardan daha fazla ürediğimiz için mağlup ettik.
 
Neandertal İnsanı Konuşuyor muydu?






Neandertal buluntularında modern insanın bir 'dil' kullanarak konuşmasını sağlayan bir genin izlerine rastlandı. Araştırma bu genin modern formunun düşünülenden çok önce Neandertal insanında var olduğunu ortaya koydu.

Ancak bu genin tek başına varlığı kuzenlerimizin bugün anladığımız şekilde birbirleriyle konuştuğunu göstermiyor. Onların boğaz yapısı insanınkine benzer bir yapıya sahip olsa da içkulakları farklı.Max-Planck Enstitüsü'nden Johannes Krause iki erkek Neandertal insanına ait buluntuları inceledi. Buluntulardaki DNA'ların ayrıştırılıp modern insanınki ile karşılaştırılmasına dayanan yöntem, benzerliklerin tahmin edilenden çok daha fazla olduğunu ortaya koydu. Yeni sonuçlara göre Neandertal DNA'ları ile ilgili yayınlanan ilk araştırma da güncellendi. Araştırmada bilim insanları FOXP2 adı verilen genin kemik DNA'larındaki sıklığına odaklandı. Bu genin eksikliğinin insanlarda gramatik yapıyı anlayamama ve ağız hareketlerini kontrol edememe gibi engellere neden olduğu biliniyor. Neandertallerde bu gene rastlama sıklığının şempanzelere daha yakın olmasını tahmin eden bilim insanları, beklentilerinin aksine modern insan DNA'sı ile benzer bir frekans ile karşılaştı.
 
Neanderthal adamı niçin dünyadan silindi?

Hırvatistan'da bulunan fosil üzerinde yapılan DNA incelemeleri insanlık tarihine ışık tutuyor.

Günümüzden yaklasik 30.000 yil önce dünyadan silinen Neanderthal insaninin ortadan kaybolmasinin nedenini bilim adamlari simdiye kadar homo sapienslerle, insanlarla birlesmelerine veya onlar tarafindan yok edilmelerine yoruyordu.

Neanderthaller hakkinda simdiye kadar bilinenler, fosil bulgularindan ve karbon testlerinden cikan sonuclara göre Neanderthal insanin ilk olarak 300.000 yil önce Avrupa'da görüldügü ve yaklasik 50.000 yil önce homo sapiens türünün, yani modern insanin atasinin Avrupa kitasina gelmesinden sonraysa Neanderthal soyunun tükenmeye baslamasiydi.

Diger bilinen seyler, Neanderthallerin, insanin evrimsel gelisiminin bir parcasi olmadigi, ama maymundan cok insana benzeyen bu türün, yüzbinlerce yil boyunca dünyamizda varoldugu ve insan ile Neanderthaller adli türün yaklasik 20.000 yil boyunca aynı gökyüzü altinda yasamis olmasi.

Tipki dinozorlarin dünyadan yok olmasi gibi Neanderthallerin de neden ve nasil yok olduklari bilim adamlarinin kafasini kurcalamis ve beraberinde,

*"acaba bu iki tür birbirine düşmanca mı yaklaşıyordu? Aralarında savaş olmuş muydu?",

*"acaba Neanderthal ırkını yok eden bizim atalarımız mıydı?",

*"yoksa insan soyuyla çiftleşen Neanderthal insanı genetik dönüşüm neticesinde mi dünyadan silinmişti?"

gibi sorulari da beraberinde getirmis, 1856'de Neander vadisinde ilk defa bu türün kemikleri bulunali beri, Neanderthaller konusunda antrolopologlar da pek cok teori üretmislerdi.

Hirvatistan’daki Vendija kenti yakinlarındaki bir magarada bulunan ve tahminen 38.000 yasinda olduklari tespit edilen bir Neanderthal kemigi üzerinde yapilan DNA testleri bu sorularin cevaplarina dair yeni ipuclari bulunabildi.

Anlasildigi kadariyla;

*Neanderthal insanı asla insanlarla çiftleşmedi.

*Bu iki türü birleştiren herhangi bir genetik ortaklık görünmüyor.

* Ve daha önemlisi, yok oluşlarından kısa bir süre önce Neanderthal popülasyonu o kadar azalmıştı ki sayılarının 10.0000’den daha fazla olduğu tahmin edilmiyor. ( Azalan popülasyon sayısı, biyoloji ve antropoloji bilimlerinde daima ‘kötü giden bir şeylerin habercisi’ olarak nitelendirilmekte).

*Kemik üzerinde 30’dan fazla yapılan DNA testinin hiç birinde hücre içindeki mitokondri modern insanın hücre yapısındaki özellikleri taşımıyor (Mitokondri kalıltım yoluyla anne tarafından geçiyor)

*İşin garip noktası şu ki, Neanderthal adamının hücre yapısı kesinlikle şempanze ve maymunumsu tür özellikleri de taşımıyor.
 
Tarihi bir akrabamizla yan yana

31neanderthal_image.jpg


Homo sapiens her 9 ayda bir cocuk yapabilirken, Neanderthaller insanin her 4 yilda bir cocuk yapabildikleri ve Homo Sapiens'te daha yavas üredikleri düsünülmektedir. Diger genetik farkliliklar;

İKİ TÜR ARASINDAKİ GENETİK FARKLAR

Neanderthal adamı:

Ağır bir çene kemiği ve kalın kaş yapısı nedeniyle adeta steroid almış bir rugby oyuncunsa benzer. Kuvvetli ve geniş bir göğüs kafesine sahipti ve güçlü kaslarıyla bir arada düşünüldüğünde bu türün oldukça güçlü bir fiziksel yapıya sahip olduğu söylenebilir.

Taştan yapılmış alet ve silahlar kullanan Neanderthal adamı ateş yakmayı da bilir ve ölülerini gömerdi. Boyunlarındaki kemik yapısı, Neanderthal adamının konuşma yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor. Ama büyük olasılıkla gelişmiş bir lisanı yoktu. Kalın sırt yapısı ve kısa kaburga kemikleri sayesinde soğuk hava koşullarına çok iyi uyum sağlayabiliyordu. Avrupa’dai buz çağı boyunca hayatta kalabilmesi, muhtemelen bu ‘soğuğa dayanıklılık yeteneği’ sayesinde mümkün olabilmişti.

Modern insan

İnce bir çene kemiği ve kaş hizasındaki kafatası kemiğindeki kemerlerlerin eksik olması nedeniyle, modern insanın yüz yapısı daha yumuşaktır. Göğüs kafesinin aşağıya doğru daralan yapısı sayesinde modern insanın belden aşağısı ile göğsü arasında bel bölgesi daralır.

Bu vücut yapısı nedeniyle modern insan (homo sapiens) soğuk iklime pek dayanıklı değildir.
 

Neanderthal adamı niçin dünyadan silindi?

* Ve daha önemlisi, yok oluşlarından kısa bir süre önce Neanderthal popülasyonu o kadar azalmıştı ki sayılarının 10.0000’den daha fazla olduğu tahmin edilmiyor. ( Azalan popülasyon sayısı, biyoloji ve antropoloji bilimlerinde daima ‘kötü giden bir şeylerin habercisi’ olarak nitelendirilmekte).
Yeni bulgulara göre Neanderthal insanin her 4-5 yilda bir dogurabildigi ve modern insandan cok daha yavas cogaldigi da düsünülmekte . Gec dogurma araliklarina sahip olmak demek genetik ana kurallarina göre ayni zamanda gen akisinda azalma olmasi da demektir.

Evrim sürecleri ve bir türün gelecek neslinin yasamasi icin farkli tiplerin caprazlasmasi üstün bireyler verir, sagliksiz akraba evliliklerinde oldugu gibi genetik olarak birbirlerine cok yakin ve ayni tip canlilarin kendi aralarında ciftlesmeleri ise kaliteyi bozar ve sagliksiz bireyler meydana getirir: "İnsanların farklı oluşları genetik olarak karışmaları sonucudur. Farklı oluş insanlara kuvvet ve elastikiyet kazandırmıştır. Ortama en iyi uyan türler ve ırklar hayatta kalır, diğerleri elenir."


Modern insanda irklarin birbirine karismasi, onun evrimlesmesi ve soyunu korumasi adina "lehine" olmustur denilebilir, genis alanlara yayilmis, üstelik daha gec dogurma araligina gösterip genis bir cografyada , üstelik göcebe Modern insanin aksine "YERLESIK" hayat tarzi sürdüren Neanderthallerin en dogusundaki bireyleri ile en batisndaki bireyleri de birbirleriyle ciftlesme sansina sahip olmadigindan gitgide genetik akisinda azalma ve tekdüzelik gecireceginden bu sürec icinde gen kalitesi düsen ve hastaliklara, besin ve av sikintisi ile olasi acliklara daha zaaf ve korunmasiz duruma gelen Neanderthaller , modern insan ortaya ciksa da cikmasa da yavas yavas yok olmaya yüz tutmuslardi. Belki de modern insan ayni cografyada avlanarak besin kaynaklarini daha da azaltigindan Neanderthallerin sonunu da getirmis olabilir, böylece tüm faktörleri puzzle gibi birbirleriyle bagdastirabiliriz de.

"İnsanın evriminde başarılı oluşunun büyük genetik farklar göstermesine bağlı olduğudur. İlk atalarımız yeni bir çevreye göç ettiklerinde içlerinden hiç olmazsa bir bölümü farklı oluşları sayesinde o çevreye uyarak sağ kalabilmiştir.Irkların karışması insanlığın lehine olmuştur.Farklı tiplerin çaprazlaşması isen üstün bireyler verir ("melezlerin gücü"). "

 
Neanderthallerin Yayilim Alanlari

map_of_Neandertal_range.gif




MODERN INSANIN GÖC YOLLARI VE YASAM ALANLARI ILE NEANDERTHALLERIN YAYILIM ALANLARININ KARSILASTIRMASI
(Kirmizi gösterilen alan Neanderthallerin yayilim alani)

WorldMapMigrations1.jpg
 
Neanderthal ile Modern insanin ortak atasi kimdi ?

Hirvatistan'da ve Ispanya'da bulunan kemik gen örnekleriyle Neanderthallerin genomu 2006 yilinda %60 cözülebildi. 2010 yilinda ise %100'ünün cözülecegi öngörülüyor. Mesela Ispanyol "Consejo Superior de Investigaciones Científicas" (CSIC) enstitüsüne göre Ispanya'da yasayan Neanderthallerin kan grubunun "0" oldugu bilinebiliyor.

Hirvatistan'daki kemikleri inceleyen "Alman Max Planck Enstitüsü"'ne göre Neanderthal genomu ile Modern Insan genomunun arasinda sadece %0,5 kadar az bir fark oldugu tespit edilse de bu oranin ayrisma icin yeterli oldugu ve "Neanderthallerin DNA yapisi ile Homo Sapiens'inki zaman icinde o kadar farklilasmis ki, topluluk arasinda melezlesmeye yönelik bir iliski olma olasiligi cok düsük"oldugu, Neanderthalerin cözülen mitokondriyal Genomlarina göre de "Modern Insan ile Neanderthaller bundan yaklasik yarim milyon yil önce ortak bir atadan ayristiklari" ortaya cikmistir.

"BMC Evolutionary Biology" dergisinde yayinlanan bir arastirmaya göre iki erkege ait olan Neanderthal kemiklerinde MC1R isimli gen ile FOXP2 isimli gen de bulundu. MC1R geni acik ve beyaz ten rengi ve kizil saclara sahip olma anlamina geliyor, FOXP2 geni de konusabilme geni. Yani Neanderthaller de konusabilme yetenegine sahipti ve muhtemelen yüzleri de cilliydi.

Insanlarda bulunan A,B ve 0 kan gruplari, homunidler ile sempanzelerin ortak bir atadan ayristiklarindan sonra ciktigi biliniyor. En eski kan grubumuz "0" dir. Neanderthallerde 0 kan grubunun bulunmasi da modern insanlar ile Neanderthallerin, 0 kan grubunun olustuktan sonra ortak bir atadan ayristigini gösteriyor. (Kaynak: Telepolis)

Kurtlardan ayrisip evrilen günümüz köpek irklari genlerinin en yakinlik gösterdigi tür yine kurtlardir. Böyle olmasina ragmen sadece bir kac köpek irki disinda köpekler artik kurtlarla ciftlesip üremeyecek kadar degismislerdir. Bu durum Neanderthaller ile Modern Insanda da söz konusudur.

Ortak bir atadan geldigimiz ve 500bin yil önce ayristigimiz icin Neanderthal ile Modern Insan tüm genetik yakinliga ragmen birbirlerilye üremeyecek ve karismayacak kadar farklilasmistir. Buna ragmen Neanderthallerin atasi ile Modern insanin atalarinin bu ayrismanin ilk dönemlerinde kismen de olsa hala birlesip üreyebildigi düsünülebilir. Tip ki bugün kurta yakin bazi köpek türlerinin kurtlarla hala üreyebildikleri gibi. Bulunan en erken kafatasi örnekleri Neandertal ve de Modern insan özelliklerini birarada gösterebilmekte. Fakat daha gec dönemlerde yasayan Neanderthallerde Modern insan ile karistigi söz konusu degildir.

Peki Neanderthal ile Modern insanin ortak atasi kimdi?

Sanirim buna da görsel ile cevap vermek daha anlamli olacaktir.


HOMO ERGASTER

280px-Homo_ergaster.jpg



wwc_article_pop5.jpg


Zaman Cetveli.........Avrupa...........................Afrika......................Uzak Asya

635px-Homo_splitter_%28deutsch%29.png
 
Homo Sapiens'lerle Neandertal'ler kaynaşmış


file.ashx


Modern insanın gen yapısıyla Neandertal insanının gen yapısı kesiştiği belirlendi.

Yarın Science adlı dergide yayımlanacak araştırma, bugünkü insanın genlerinin yüzde 1 ile yüzde 4'ünün modern insanın en yakın akrabası olan Neandertalden geldiğini belirtiyor. Neandertal, 440 bin yıl önce ortaya çıktı ve 30 bin yıl önce soyu tükendi.

Araştırmayı kaleme alan ABD'deki California Üniversitesi Biyomoleküler Mühendisliğinden Prof. Dr. Richard Green, "Neandertal, gen yapısını bugünkü insana aktarmış" dedi.

Green, bu genetik aktarmanın, 50 bin ile 80 bin yıl önce, muhtemelen, ilk Homo Sapiens insanların, insanlığın yuvası olan Afrika'dan ayrılıp, Avrasya'ya dağılmadan önce, Ortadoğu'da Neandertal ile karşılaştıklarında meydan gelmiş olabileceğini bildirdi.

Neandertal genlerinin Avrupalılarda ve Asyalılarda belirlenmesi ancak Afrikalılarda bulunmamasının, Green'in varsayımını güçlendirdiği belirtiliyor.

Araştırmacılar, Hırvatistan'daki Vindiglia Mağarası'nda buldukları, 38 bin ile 40 bin yıllık 3 Neandertal kadına ait fosilleşmiş kemiklerde yaptıkları analizlerde, Homo Sapienslere ait herhangi bir gene rastlamadılar.

Araştırmacılar ayrıca Neandertal, şempanzenin ve modern insanın gen yapılarının birbirleriyle yüzde 99 aynı olduğunu ve böylece bugünkü insanın, Neandertalin ve şempanzenin ortak atasının 5 veya 6 milyon yıl önce yaşamış olduğunu tespit ettiler.

Araştırmacılara göre, evrimleşmede, Neandertal ile insanın farklılaşması 270 bin ile 440 bin yıl önce meydana geldi.

Araştırmacılar, Neandertal türü ile bugünkü insan türü arasındaki farklılıklara rağmen, iki türün birbirlerine çok benzediğini ifade ediyorlar.

Dr. Richard Green, "Neandertalin gen yapısının çözülmesiyle insan evrimi hakkında çok zengin bilgilere ulaşacağız ve bu bilgileri gelecek yıllarda kullanacağız" dedi.

Fakat Neanderthal geni yalnızca Afrikadan çıkan insanlarda görülmüş. Bu da demek oluyor ki, Neanderthallerle Afrika'dan çıktıktan sonra karşılaşan insanlar çiftleşti. Afrika'da kalanlar çiftleşmedi. Zaten insan gruplarının DNA analizlerine göre, Afrikalılar ile diğer ırklar arasında, herhangi iki ırk arasında olan farktan daha fazla. Hatta insan ırkı ilk olarak iki büyük gruba ayrılıyor. Afrika'da kalanlar ve Afrika'dan çıkanlar diye...


neanderthals_bbcnews.gif
 
Neanderthaller 'mağara adamı' değilmiş

Ukrayna'da Neanderthallere ait mamut kemiğinden yapılmış ev bulundu.

Ukrayna'nın doğusunda arkeologlar, Neanderthallere ait mamut kemiğinden yapılmış bir evin kalıntılarını buldu. 44 bin yıl öncesine ait, 8 metre çapındaki evin, kemikten yapılması dikkat çekiyor.

Yaklaşık 30 bin yıl önce soyu tükenen Neanderthallerin mağaralarda yaşadığı düşünülüyordu.

Molodova kenti yakınlarında bulunan ev, aralarında kafatasları, çene kemikleri, dişler ve bacak kemiklerinin bulunduğu 116 kemikten oluşuyor. Bu kemiklerin büyük bir kısmının üzerinde boya ile oymalarla yapılmış süslemeler bulunuyor.

Evin içinde ise içleri külle doldurulmuş en az 25 mamut kalbi bulundu.

Araştırmacılar, Neanderthallerin ev yapmak için avlayıp yedikleri ve doğada ölü buldukları mamutların kemiklerini topladığını söyledi.

"Quaternary International" dergisinde yayımlanacak bulgular, Neanderthallerin kendi kültürleri olan ve hatta iletişim kurmak için ortak bir dil geliştirmiş insanlar olduğu varsayımını güçlendirdi.

Şimdiye kadar bulunan en eski bina, Japonya'nın başkenti Tokyo yakınlarındaydı. Yaklaşık 500 bin yıl öncesine ait olduğu sanılan ev, Homo erectus (dik duran insan) tarafından yere saplanan ahşap çubuklarla yapılmıştı.
 
Neandertallerin katilleri tanıdık çıktı!

Bilim insanlarının gerçekleştirdiği bir araştırma, modern insanın atalarının, Avrupa'da bir dönem beraber yaşadığı Neandertaller için büyük bir tehdit oluşturduğunu, hatta nüfuslarının azalmasına neden olduğunu gösterdi


fft64_mf1049675.Jpeg


Ntvmsnbc'nin haberine göre, Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırma, İngiliz bilim insanların volkanik küllere dayanarak elde ettikleri bulgulara dayanıyor. Avrupa’da yaşanan en büyük yanardağ patlamasının, Neandertallerin yok olmasının ardından yaşandığı düşünülüyor.

Yaklaşık 40 bin yıl önce yaşanan Campanian Ignimbrite (CI) patlamasının geride bıraktığı kalıntıları Yunanistan , Ege Denizi, Libya ve Avrupa’daki dört büyük mağarada araştıran bilim insanları, “soğuyan hava ve yanardağ patlamasının etkilerinin, hem Neandertal hem de modern insanlar için olumsuz etkiler ortaaya koyduğunu” belirtti.

YANARDAĞ DEĞİL İNSANLAR MAHVETTİ

Araştırmada, her ne kadar doğal afet ve iklim değişikliğinin etkisi olsa da, “modern insanın atalarının Neandertallere çok daha büyük bir tehdit oluşturduğu” belirtildi. Bulgulara göre, Neandertal nüfusu CI patlamasından çok önce azalmaya başladı ve Homo sapiens’in giderek yayılan ve mağaraları işgal eden nüfusu Neandertalleri çevresel faktörlerden çok daha olumsuz etkiledi.

Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu ’da yaklaşık 300 bin yaşayan Neandertaller, 50-30 bin yıl önce yok oldu. Çoklu gruplar halinde yaşamaları ve sürekli hareket halinde olmaları ömürlerini uzattı ancak nihayetinde yeryüzünden silinmekten kurtulamadılar. Geçmişte öne sürülen teoriler, Neandetallerin en çok aşırı soğuk kış şartları nedeniyle hayatta kalmayı başaramadıklarını savunuyordu. (Ntvmsnbc)
 
Geri