Ü
Üyelik Silinmiştir.
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Saat şu an tam 01.01
Kimbilir bu yazı bittiğinde kaç olacak.. Sigaramı yeni söndürdüm. İzmaritine baktım dakikalarca. Milyonlarca düşünce geçti aklımdan o dakikalarda. Belki hisleri var sigaranın da. Duygu yoksunu erkeklerin tek gecelik ilişkilerindeki kadınlar belki sigara. Belki de bir kadının darmadağın ettiği bir erkek. Belki de ikisi de. Erkekler daha az duygusal gösterilir değil mi hep kadınlara göre? Ne büyük bir yalan oysa bu. Erkek olduğuma eminim ben halbuki.
Hayatımın son zamanlarında bir çok erkek gördüm. Ne güzel insan bu dediğim. Bir Sezai Paşam var. Yıllardır tanıdığım. Bir kadın tanır bir erkek ve hayatı değişir. Buna hep inandım. Ben de yaşadım , o da. Hidayet diye bir arkadaşım var ki , o da yaşamış mesela. Erkeğiz biz oysa ki. Paşam çok duygusal son günlerde.. Aklı sürekli kalbindekinde. Peki ya sonra?
Kadınlar her zaman gider. Aslında bir şiir vardı beğendiğim." Gitme demiyorum sevgilim , hobi olarak yine git. Hoşuma git mesela" der o şiirde. Ama kadınlar her zaman gider. Ve toplumda her zaman onlar haklıdırlar aslında gittikleri için. Çok garip. Yalnızım diyen kadınları samimi bulmuyorum. Kadınlar yalnız kalamaz bence. Kadınlar hep istediklerini elde edebilirler benim düşünceme göre. Onlar dünyadaki canlılardan bir seviye yukardadırlar. Ben duygusal bakıyorum. Halbuki erkeğim ^^.
Bu nasıl bir yazı oluyor hiç bir fikrim yok. Uzun zamandır yazmadığımı farkettim. İçeriği nedir , sonu ne olacak , şimdiye kadar neler yazdım bilmiyorum. Parmaklarım tuşların üzerinde yazan harflere basıyor kendiliğinden sadece.
Çok değişik bir dünyada yaşıyoruz. Kadınların erkekleri önce üç , sonra sekiz yaptığı bir dünyada. Önce erkeğe William Wallace hissettirir kendini kadınlar. Ardından hiç bir işe yaramayan biri olduğunu. Her şey onların elinde mi? Sanırım. İşin kötü tarafı aşık olacağımız insanı biz seçmiyoruz , bir bakıyoruz olmuşuz ya. O genelde yanlış insan oluyor işte. Şanslılarımız da var elbette. Ben gibi. Paşam gibi. Ama kadın değil mi onlar da? Kinyas da yaparlar bizi Kayra da. Ama biraz da lüks aslında Kinyas ve Kayra gibi olmak da. Derinden bakmanız lazım neden öyle dediğimi anlamak için...
Zahmet edip okur musunuz bu yazdıklarımı bilmiyorum. Okuduğunuzda hayatınız da değişmeyecek gerçi. Bunu keşke en başa yazsaydım aslında değil mi? Vaktinizi çalmış olmak üzer beni. Ama bunu okumaya zamanınızı ayırdıysanız bir kitap var ki ona da zamanınızı ayırın. Bu yazıya yazı demeyeceksiniz onu okuduktan sonra çünkü. Kitabın adı Kinyas ve Kayra. Hakan Günday kitabı. Tavsiye ediyorum. Bulamayan olursa bana ulaşabilir. Temin edip yollayabilirim size. Teşekkürler..
Remus ..
Kimbilir bu yazı bittiğinde kaç olacak.. Sigaramı yeni söndürdüm. İzmaritine baktım dakikalarca. Milyonlarca düşünce geçti aklımdan o dakikalarda. Belki hisleri var sigaranın da. Duygu yoksunu erkeklerin tek gecelik ilişkilerindeki kadınlar belki sigara. Belki de bir kadının darmadağın ettiği bir erkek. Belki de ikisi de. Erkekler daha az duygusal gösterilir değil mi hep kadınlara göre? Ne büyük bir yalan oysa bu. Erkek olduğuma eminim ben halbuki.
Hayatımın son zamanlarında bir çok erkek gördüm. Ne güzel insan bu dediğim. Bir Sezai Paşam var. Yıllardır tanıdığım. Bir kadın tanır bir erkek ve hayatı değişir. Buna hep inandım. Ben de yaşadım , o da. Hidayet diye bir arkadaşım var ki , o da yaşamış mesela. Erkeğiz biz oysa ki. Paşam çok duygusal son günlerde.. Aklı sürekli kalbindekinde. Peki ya sonra?
Kadınlar her zaman gider. Aslında bir şiir vardı beğendiğim." Gitme demiyorum sevgilim , hobi olarak yine git. Hoşuma git mesela" der o şiirde. Ama kadınlar her zaman gider. Ve toplumda her zaman onlar haklıdırlar aslında gittikleri için. Çok garip. Yalnızım diyen kadınları samimi bulmuyorum. Kadınlar yalnız kalamaz bence. Kadınlar hep istediklerini elde edebilirler benim düşünceme göre. Onlar dünyadaki canlılardan bir seviye yukardadırlar. Ben duygusal bakıyorum. Halbuki erkeğim ^^.
Bu nasıl bir yazı oluyor hiç bir fikrim yok. Uzun zamandır yazmadığımı farkettim. İçeriği nedir , sonu ne olacak , şimdiye kadar neler yazdım bilmiyorum. Parmaklarım tuşların üzerinde yazan harflere basıyor kendiliğinden sadece.
Çok değişik bir dünyada yaşıyoruz. Kadınların erkekleri önce üç , sonra sekiz yaptığı bir dünyada. Önce erkeğe William Wallace hissettirir kendini kadınlar. Ardından hiç bir işe yaramayan biri olduğunu. Her şey onların elinde mi? Sanırım. İşin kötü tarafı aşık olacağımız insanı biz seçmiyoruz , bir bakıyoruz olmuşuz ya. O genelde yanlış insan oluyor işte. Şanslılarımız da var elbette. Ben gibi. Paşam gibi. Ama kadın değil mi onlar da? Kinyas da yaparlar bizi Kayra da. Ama biraz da lüks aslında Kinyas ve Kayra gibi olmak da. Derinden bakmanız lazım neden öyle dediğimi anlamak için...
Zahmet edip okur musunuz bu yazdıklarımı bilmiyorum. Okuduğunuzda hayatınız da değişmeyecek gerçi. Bunu keşke en başa yazsaydım aslında değil mi? Vaktinizi çalmış olmak üzer beni. Ama bunu okumaya zamanınızı ayırdıysanız bir kitap var ki ona da zamanınızı ayırın. Bu yazıya yazı demeyeceksiniz onu okuduktan sonra çünkü. Kitabın adı Kinyas ve Kayra. Hakan Günday kitabı. Tavsiye ediyorum. Bulamayan olursa bana ulaşabilir. Temin edip yollayabilirim size. Teşekkürler..
Remus ..