Ne okumamalı ? okuduğunuz halde tavsiye etmeyeceğiniz kitaplar ?

Konu sahibi son olarak 652 gün önce görüldü
İzlerken yemek yedim, üstüne bir de çay içtim ki izlediklerimi kusarken zorlanmayayım. Mide bırakmayan film önerilerine açığım.

Okuduğum kitap: Tarık Tufan - Bir adam girdi şehre koşarak

Başlığı yanlış okumuşum :( o zaman şeyi tavsiye etmeyeyim, Emile Zola - Meyhane



Meyhaneyi okudum.

1956 yapimi, Gervaise isimli filmi de mevcut.Ama tavsiye edebilirim:D
 
@Simeranya ışınsu'dan bağımsız direkt yayınevi olarak söyledim onu sağlıklı yaşam - anne baba çocuk dışında tasavvuf serileri edebiyat serileri falan leş leş leş..
 
Teksas, Tommiks, Zagor, bunları okumayın arkadaşlar. Bunlar tamamen zaman öldürmeye yarıyor. Hayat zaten kısa.
 
@Süreyya hanımcığım merhaba, Kafka nefretini açıklığa kavuşturmak ister misin? Daha önce de denk geldim, mümkünse açıklayıcı bir şeyler yaz. Gözden kaçan veya bilmiyor olduğumuz, olunan. Açıkçası merak ediyorum.
 
Başta çakma psikolog Azra Kohen denen kadının tüm kitapları olmak üzere, içinde Vav, Mevlana, Aşk ıvır zıvır geçen kitapların hemen hepsi.

Elif Gibi Sevmek
Vav Gibi Durmak
Kaf Gibi Uyumak
Cim Gibi Jimnastik yapmak vs vs

Bu grubun dışında çakma tarih yazıcılarının kitapları. Keywords: Ulu Hakan, Gizli Tarih, Yazılmayan Tarih, Derin Tarih, Osmanlı vs vs
 
@Süreyya hanımcığım merhaba, Kafka nefretini açıklığa kavuşturmak ister misin? Daha önce de denk geldim, mümkünse açıklayıcı bir şeyler yaz. Gözden kaçan veya bilmiyor olduğumuz, olunan. Açıkçası merak ediyorum.

Habsburg asillerini tanir misiniz Run bey?
 
Okumasam da olurmuş dediğim çok kitap okudum ama aklımda en çok kalanı Madam Bovary oldu. Diğerleri ya çok popüler değildi ya da bezginlikle hatırlamayacak kadar hafızamda yer etmemişler.
 
Aslında yapabiliyorsanız ve vakit kaybı olmayacaksa hepsini okuyun ve bilin... Ne okumamalı diyen birine aldırmayın...

Okumak konusunda sizinle hemfikirim. Bir insan ömrünün sonuna değin okuyabildiği kadar kitap okumalı.. Fakat kitabı bitirdiğiniz vakit bir noktada aydınlanmış, bir konuda bilgi sahibi olmuş, bir yerden hislerinize tercüman olmuş yahut ucundan bucağından ruhunuza dokunabilmiş bir kitap okumadıktan sonra ne kitabın içerisine dahil olabiliyorsunuz ne de kitabın hayatınızda anlamlı bir karşılığı oluyor.

Mina Urgan'ın güzel bir sözü var:
"Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu ? Canım Fethi Naci'nin bu cümlesinden sonra başladığım her ne ise hoşlanmadığım yerde bırakmaya karar verdim. Kitabı da, insanı da."
 
Okumak konusunda sizinle hemfikirim. Bir insan ömrünün sonuna değin okuyabildiği kadar kitap okumalı.. Fakat kitabı bitirdiğiniz vakit bir noktada aydınlanmış, bir konuda bilgi sahibi olmuş, bir yerden hislerinize tercüman olmuş yahut ucundan bucağından ruhunuza dokunabilmiş bir kitap okumadıktan sonra ne kitabın içerisine dahil olabiliyorsunuz ne de kitabın hayatınızda anlamlı bir karşılığı oluyor.

Mina Urgan'ın güzel bir sözü var:
"Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu ? Canım Fethi Naci'nin bu cümlesinden sonra başladığım her ne ise hoşlanmadığım yerde bırakmaya karar verdim. Kitabı da, insanı da."

Mina Urgan'ı, bir dinozorunun anıları adlı kitabıyla tanımıştım. Çok acemice imgeler barındırıyordu o kitap. Bu yüzden okumayı bırakmıştım ve pişman olmuştum sonradan bıraktığıma... Ne tesadüf ki okumayı bıraktığım yazardan örnek verdin. Aslında her ne kadar kötü olsaydı da okumalıydım. İşte anlatmak istediğim buydu. :)
 
QUOTE="Run, post: 2464182, member: 61"]

Hayır tanımıyorum, hanedanlık değil mi? Öyle okudum sanki. Beynimi yakma Süreyya bilgilendir beni :)

[/QUOTE]



Hanedanlik evet.

Ve yakin arkadaslarindan Willy Hass in demesiyle,bu carpik hanedanin bürokrasi ile tanismamis insan Kafka yi anlayamaz.
Söylesiye giris olarak kullanmak istedim.





Ben de sahsen tanismadim.Ama bilirim.

Bilmek ile tanimak ayni mi.p



Kafka dan nefret etmiyorum bilakis.Büyütmüyorum sadece gözümde.

Eserlerinde sürekli bir bitememe,bir kesmekeslik,bir umutsuzluk ve bazen de bir köpek mamasi olma arzusu:D

Bunu kendi söylemistir mesela.

Cogu yazarin eserleri ile "büyüdügünü" gözlemleyebiliriz

Ama Kafka da bu yok.

Bitmek tükenmek bilmeyen postadoleszanzik ruh hali.

Kafka kendisi ne kadar icene kapanik biri olsa da,eserlerinde tam tersine kendini disavurumculuga salmistir.

Sıkı bir Freud hayraniydi.Psikanaliz onun alaniydi.

Eserleri de bu babinda en cok ona yariyordu.

Cok sensibl insanlar onu severler.

Kafkaesk denilen bir kavram var literaturde.

Net olmayan,flu "gercekleri" kapsayan bir kavram.

Eski Ahit e bagliligini yazdigi romanlara,dini hikayesini aciklayan parabeller yazarak göstermistir.

Bu cok dahice bir stil.



"Almanya Rusya ya savas ilan etti-

Ögleden sonra yüzme var."



Bu kiyamet kopsa da takmam tavri aslinda cok hosuma gidiyor.Ama sorun cözmüyor.





Kafka hakkinda yaz yaz bitmez.

Velhasil keske edebiyatci olarak degil de bir filozof olarak anilsaydi.



Fundamentalist sex sorunlarina deginmiyorum bile.
 
EVET BU SEKTÖRDE BİR ÇÖPLÜK GÜNDEN GÜNE DAHA KÖTÜ KOKUYOR.. yukarıdaki paylaştığım kitaplarla birlikte aslında yayınevlerine de işaret ediyorum..
 
Elif Şafak'ın Aşk'ını okuyanlara yıllar önce çok şaşırmıştım. Deli gibi okudunuz ya bir şey demiyorum.
Saçma sapan fenomenlerin çıkardığı şeyler. Kitap demiyorum.
Bir de kişisel gelişim kitapları şahsi olarak çok tercihim değil.
Ay bir de bi kadın vardı. Sürekli kadın erkek ilişkisinden dem vuran. Sözleri çalıp kendi sözleri gibi yazmıştı. Unuttum şu an adını. Onun kitapları da. (gogıla çalıntı sözle kitap çıkaran kadın yazdım Nilgün Bodur'muş.)
 
Geri