EfRaSiYaB
Üye
-
- Katılım
- Ekim 28, 2012
-
- Mesajlar
- 1,701
-
- Tepkime puanı
- 1,052
-
- Puanları
- 349
-
- Yaş
- 46
Kanuni sultan süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayal eder, günün birinde "Osmanoğullaı da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı?" diye derin derin düşünmeye başlar. Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendiye sorduğundan bunu da sormaya niyetlenir. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendi'ye gönderir.
Sen ilahi sırlara vakıfsın. Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi haldse çöker? Osmanoğulları'nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olur da izmihlale uğrar mı?
Şeklinde mektubunu gönderir. Güzel bir hatla yazılmış mektubunu okuyan Yahya Efendi'nin cevabı çok kısa bir bakımada içinden çıkılmaz bir hal alır...
"Neme lazım sultan'ım..! "
Topkapı sarayında bu cevabı hayretle okuyan sultan, bir mana veremez. Yahya efendi gibi bir zatın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini düşünmez. Söylenmeye başlar: Acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta? Nihayet kalkar, yahya efendinin beşiktaştaki dergahına gelir. Sitem dolu sorusuna tekrar sorar:
"Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al."
Yahya Efendi duraklar: "Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim."
"İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. "Sadece Neme lazım be Sultanım" demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.
"Sultan'ım! Bir devlette zulüm yayılsa haksızlık şayi olsa, işitenler de "Ne me lazım" deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değilde çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa. Fakirlerin muhtaçların kimsesizlerin feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görülür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşanır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişte itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir..."
Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tastik eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir alime memleketin sahip olduğu için Allah'a şükreder...
Sen ilahi sırlara vakıfsın. Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi haldse çöker? Osmanoğulları'nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olur da izmihlale uğrar mı?
Şeklinde mektubunu gönderir. Güzel bir hatla yazılmış mektubunu okuyan Yahya Efendi'nin cevabı çok kısa bir bakımada içinden çıkılmaz bir hal alır...
"Neme lazım sultan'ım..! "
Topkapı sarayında bu cevabı hayretle okuyan sultan, bir mana veremez. Yahya efendi gibi bir zatın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini düşünmez. Söylenmeye başlar: Acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta? Nihayet kalkar, yahya efendinin beşiktaştaki dergahına gelir. Sitem dolu sorusuna tekrar sorar:
"Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al."
Yahya Efendi duraklar: "Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim."
"İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. "Sadece Neme lazım be Sultanım" demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.
"Sultan'ım! Bir devlette zulüm yayılsa haksızlık şayi olsa, işitenler de "Ne me lazım" deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değilde çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa. Fakirlerin muhtaçların kimsesizlerin feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görülür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşanır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişte itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir..."
Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tastik eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir alime memleketin sahip olduğu için Allah'a şükreder...