Ne demiş şair ?

  • Kullanıcı ne
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde gücenmiştim hayata.


Birkan keskin
 
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.

ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum

ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:

seni
seviyorum.

Bukowski
 
Evladim sar bana oradan 250 gram
Ve bu bicak agazi yalnizligi ikiye bolsun o lilith'in kizi.

Kime sarilmak istesem kollarim yetmemistir.
Sabah 5 de evden cikan sevgili
Bir daha geri gelmemistir.

Inan bana heyhat hic kimse o kadini bir maas gunu kadar beklememistir.
250 gram bir ruyaysa , henuz onu kimse gormemistir...
 
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
ben yaşarken koptu tufan
ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
her şeyi gördüm içim rahat
gök yarıldı, çamura can verildi
linç edilmem için artık bütün deliller elde
kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de.

İsmet Özel
 
Şimdi
utançtır tanelenen
sarışın çocukların başaklarında.


Ovadan
gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan
çeviriyor o küçücük güneşimizi.


Taşarak evlerden taraçalardan
gelip sesime yerleşiyor.


Sesimin esnek baldıranı
sesimin alaca baldıranı.


Ve kuşlara doğru
fildişi: rüzgârın tavrı.
Dağ: güneş iskeleti.


Tahta heykeller arasında
denizin yavrusu kocaman.


Kan görüyorum taş görüyorum
bütün heykeller arasında
karabasan ılık acemi
“uykusuzluğun sütlü inciri”
kovanlara sızmıyor.


Annem çok küçükken öldü
beni öp, sonra doğur beni.

Cemal Süreya
 
gidiyorum; yorgun, solgun, ağlamaklı
viraneme doğru
sizin şehrinizden Tanrı’ya götürüyorum
perişan ve divane gönlümü

alıp götürüyorum, o uzak noktaya
günahın renklerinden arındırmaya
aşkın lekesinden temizlemeye
yok olup gitmiş, yersiz bunca istekten arındırmaya

alıp götürüyorum, senden uzak kalsın diye
senden, ey boş umudun cilvesi
alıp götürüyorum onu, diri diri gömeyim diye
bundan sonra konuşmayı hatırlamasın diye

inleyiş titriyor, gözyaşı oynuyor
ah, bırak, bırak kaçıp kurtulayım
senden, ey günahın coşkun pınarı
en iyisi bu belki de, senden sakınayım

Tanrı şahit ki mutluluk goncasıydım ben
aşkın eli geldi ve dalımdan kopardı beni
âhın alevi oldum, yazık ki
dudağım bir daha o dudağa kavuşmadı

sonunda yolculuk bağı bağladı ayağımı
gidiyorum, dudaklarımda gülümseme, bağrımda kan
gidiyorum, gönlümden çek elini
ey, hiçbir şey vermeyen, boş umut

Füruğ Ferruhzad
 
birhan keskin’le başladığın için durduk yere kalbimi parçaladın serçe… uzun uzun mu atayım şiirini kısa bir yerini mi bilemedim ama çok seviyorum, kalsın burada uzun haliyle iz şiiri.

acıyla geçtiğim yoldan geçiyorsun.
izlerime rastlıyorsun, bıraktıklarıma...
orada o yolda çekmiştim, ruhumu patlatan fitili
benden savrulan parçalar kurusa da,
izleri var hala yolun kenarında.

izini sür yolun, acının ormanı büyütür insanı
vakit geniştir, ufuk sandığından daha yakın
acıyla geçtiğim yoldan geçiyorsun,
ustası olacaksın içine gerdiğin tellerin
hangi sızıyla titrer içinde, hangi sesle
büyük bir aşk, hangi sesle ölür, bileceksin.

ne zamandı bilmiyorum.
yaşadıklarından sana kalan tortu,
seni olduğun yere çakan,
olduğun yerde fırtına koparan korku.
kendi sarmalında döndün, döndün,
sanma ki daha dönmeyeceksin
kalsan da bir yer için, aslında hep gidiyorsun.

şimdi, acının ormanından geçiyorsun
her şey bir daha kanasa da
ne geçtiğin yola, ne sana dokunabilirim ben
geç meleğim, senin de şarkıların olsun
içindeki telleri titreten...

işte şu son cümle… “senin de şarkıların olsun içindeki telleri titreten”
 
kendi sarmalında döndün, döndün,
sanma ki daha dönmeyeceksin
kalsan da bir yer için, aslında hep gidiyorsun.


Bu nasıl bir gerçeklik hayatı bu kadar güzel ifade eden bir cümle daha varmi bilmiyorum sanmaki daha dönmeyeceksin derken "bitmez yola yaralida olsan devam edeceksin, zorundasın"

@Melodram zevkle okudum teşk ederim
 
Bu şiir en sevdiğim şiirlerden bir tanesidir es geçmek istemedim…..


Karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme

dokunmasın kimse bana

kimse ulaşamasin artık tenimin incinen yerlerine...

uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan

zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum

biliyorum artık kimse yok kimsesizliğime...



biliyorum aşka kimse yok

aşkın karanlık metali soğuyor yüreğimin derinliklerinde...

aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım

dağılıp gitti herkes

içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde...


Murathan Mungan
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
  • Alkış
Tepkiler: ne
an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
lâ ilâhe illallah
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir


Attila İlhan
 
Son düzenleme:
Ben sadece böyle anlarda yazabiliyorum.''
 
Geri