Nazım Hikmet 114 Yaşında

🕒 Konu sahibi 11 saat önce aktifti
CYvSl1IWQAAlgI3.jpg


Nâzım 114 yaşında.

Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz ve üyeler, Nâzım Hikmet’in eşi Vera Tulyakova’nın kızı, damadı ve torunu, oyuncu Tarık Akan, Nâzım’ın Bursa Cezaevi günlerinden arkadaşı Morris Gabay bugün saat 11.00’de Tarabya’da bir araya gelecek, “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / Ve bir orman gibi kardeşçesine” sloganıyla şiirler okuyup, denize karanfiller bırakacak. Sarıyer Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte, Fazıl Say öncülüğünde Nâzım Hikmet Korosu da yer alacak.

Öte yandan, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi de bugün yeni yerinde açılıyor. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi, bugün saat 18.00’de Şişli Halide Edip Adıvar Mahallesi, Darülaceze Caddesi No: 2’de faaliyetine devam edecek.

Nâzım Hikmet’i bugünleri anlatan bir şiiriyle anıyoruz...

VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
 
Bana nazımın aşkı gerek.
 
Bunca yıl sonra bile adının geçtiği yerde birçoğumuz evet şu söylediği çok mantıklı diyebiliyorsak
bu ülkeye güzel bir miras bıraktığını düşünüyorum.
 
Nazım Hikmet'in pek çok şiirini didik didik etmiş biri olarak ben bir başka seviyorum.
 
vera+1.jpg


Nazım, Vera'ya bir anda vurulmuş ve onun kalbini çalmak en büyük arzusuydu, ona türlü türlü hediyelerle kur yapıyordu;

“Ertesi günden başlayarak Nazım atağa kalktı. Bana, henüz genç olduğunu kanıtlamaya karar vermişti. Onu unutmam şurada dursun, kendisinden bir dakika bile kopmama olanak vermiyordu. Günde on kere telefon ediyordu… Hiçbir şey umurunda değildi: Çalışmak da oluşum, evli oluşum, kendisiyle telefonda konuşmamın kimi kez uygun olmayışı ve çoğu kez olanaksızlığı… Açıyordu telefonu. Senaryo bölümünden bir an ayrılmayayım, hemen dört katlı stüdyoda aramaya başlıyorlardı beni, Nazım telefondaydı. Ya kendisi getiriyor ya da şoförüyle kocaman pastalar, kutu kutu çikolatalar, çiçekler gönderiyor ve daha türlü türlü şeyler yapıyordu beni kendisine kadınca ilgi göstermeye zorlamak için. Artık bir çocuğa
davranır gibi davranmıyordu bana. Onun gözünde kadın olmuştum artık ve Dumas’nın, Dostoyevski’nin romanlarında kadınlara nasıl kur yapılıyorsa, öyle kur yapıyordu bana.”

Ancak Nazım kendi gibi sıradışı bir kadına aşık olmuştu, Vera çikolatalarla tavlanacak bir kadın değildi;

Yine elinde çiçeklerle Vera’ya gittiği bir gün Vera'nın iş arkadaşı Rais öğüt verdi ona : “ Eğer onu hoşnut etmek istiyorsanız hıyar çurşusu, çiroz gibi şeyler getirin de bakın o zaman nasıl sevecek sizi.”

Ve bu öğütten sonra litre litre turşular Vera'nın masasına doluşmaya başladı, sonrası hepimizin malumu. Nazım turşuyla kalp çalan ilk erkek olarak tarihe geçiyordu...
 
gelmişin 114 yaşına hala doğum günü kutluyosun, yaşının adamı ol biraz.

Şaka şaka iyi ki doğdun üstad =)
 
yapraklara dallara, yeşillere allara, nice nice yıllara mavi gözlü dev, nice nice yıllara.
 
vera+1.jpg


Nazım, Vera'ya bir anda vurulmuş ve onun kalbini çalmak en büyük arzusuydu, ona türlü türlü hediyelerle kur yapıyordu;

“Ertesi günden başlayarak Nazım atağa kalktı. Bana, henüz genç olduğunu kanıtlamaya karar vermişti. Onu unutmam şurada dursun, kendisinden bir dakika bile kopmama olanak vermiyordu. Günde on kere telefon ediyordu… Hiçbir şey umurunda değildi: Çalışmak da oluşum, evli oluşum, kendisiyle telefonda konuşmamın kimi kez uygun olmayışı ve çoğu kez olanaksızlığı… Açıyordu telefonu. Senaryo bölümünden bir an ayrılmayayım, hemen dört katlı stüdyoda aramaya başlıyorlardı beni, Nazım telefondaydı. Ya kendisi getiriyor ya da şoförüyle kocaman pastalar, kutu kutu çikolatalar, çiçekler gönderiyor ve daha türlü türlü şeyler yapıyordu beni kendisine kadınca ilgi göstermeye zorlamak için. Artık bir çocuğa
davranır gibi davranmıyordu bana. Onun gözünde kadın olmuştum artık ve Dumas’nın, Dostoyevski’nin romanlarında kadınlara nasıl kur yapılıyorsa, öyle kur yapıyordu bana.”

Ancak Nazım kendi gibi sıradışı bir kadına aşık olmuştu, Vera çikolatalarla tavlanacak bir kadın değildi;

Yine elinde çiçeklerle Vera’ya gittiği bir gün Vera'nın iş arkadaşı Rais öğüt verdi ona : “ Eğer onu hoşnut etmek istiyorsanız hıyar çurşusu, çiroz gibi şeyler getirin de bakın o zaman nasıl sevecek sizi.”

Ve bu öğütten sonra litre litre turşular Vera'nın masasına doluşmaya başladı, sonrası hepimizin malumu. Nazım turşuyla kalp çalan ilk erkek olarak tarihe geçiyordu...


:) çok iyi değil mi yahu?


Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Hayatıma etki eden, yön veren büyük usta. İyi ki doğmuşsun.
Nazım Hikmet'i anlamanın en iyi yolu onun hayata bakış açısını bilmekten ve anlamaktan geçer. Onun bakışı bir çok şiirinde ve eyleminde kendini yansıtır. Evet, Nazım Hikmet komünisttir ve aşkını, memleket sevgisini, özlemlerini de bundan bağımsız düşünmemek gerekir :

"Bu dünya, bu korsan gemisi batacaktır,
taş çatlasa batacak.
Ve senin alnın gibi hür, ferah
ve ümitli bir alem kuracağız Pirayem."
 
Bakmayın siz benim kuru bir yaprak gibi sallandığıma...
Köküm sağlamdır sarsılsam da kopmam dalımdan...
Öyle kolay değil, rüzgarın önüne kapılıp gitmem...
Son ana kadar `vazgeçmem` yaşamaktan...
Ne fırtınalar koptu, benim hayat dallarımda...
Hiç birinde vazgeçmedim umutlarımdan...
İçimde kıyametler kopsa da.
Ben baharıyım yarınlarımın,
Çiçek açarım her kışın ardından! !

Nazım Hikmet.

Saygıyla..
 
"Aya gidilecek
Daha da ötelere
Teleskopların bile görmediği yere.
Ama bizim dünyada ne zaman kimse aç kalmayacak,
Korkmayacak kimse kimseden,
Emretmeyecek kimse kimseye,
Yermeyecek kimse kimseyi
Umudunu çalmayacak kimse kimsenin?

İşte ben komünistim bu soruya karşılık verdiğim için."

Dediğin gibi; o dönemin Adalet Bakanı'nı kimse anımsamıyor, seninse şiirlerin dilden dile, kalpten kalbe.
 
Ben bir ceviz ağaciyim gülhane parkinda.
 
Geri