Nazik olmak neden güçsüzlükle ilişkilendiriliyor? "Nezaketin altındaki zayıflık algısı..."

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Zayıf karakterle ilişkilendirilen nezaketin aslında özgüveni / özsaygısı yüksek insanlarda daha fazla olduğu ifade edilmiş.
Nazik davranan insanın salgıladığı hormonlar sayesinde sorunları daha kısa ve kolay yoldan çözeceği anlatılmış özetle...
Yanlış olan nedir?

Kendini nasıl algıladığı değil, karşı taraf tarafından nasıl görüldüğü konumuz. Buraya katılıyorum ama eşeğin sırtına yük yükleyen çok olur, çünkü dişini göstermez, sesini çıkarmaz. Yük hayvanlarının veya yarışlardaki atların özelliği nedir?

Sıcakkanlı atları sütçü beygiri yapamazsınız.
 
@Shooter

En güzel ya da en zekiyi seçmesi mümkün değil zaten çünkü güçle bu iki kavramın alakası bulunmuyor.

Güçlü olandan kasıt; en kolay şekilde değişen koşullara uyum kurmasıdır. Özet cümlelerle yazmaya çalışıyorum.

***

Kuşkusuz evrimle ilgili en meşhur kavramlardan birisi, "en güçlünün hayatta kalması" ilkesi.. Evrimin ana seçilim mekanizması olan Doğal Seçilim'i anlatmak için kullanılır. Ama kalıbın bu şekilde kullanılması, evrimden anlayan herkesi rahatsız eder. Çünkü "en güçlünün hayatta kalması" deyince evrim, sanki salt kas gücüyle ilgili bir süreçmiş gibi anlaşılır. Halbuki evrimde "güçlü olmak", çok kısıtlı bir bağlamda, örneğin sadece avlar veya eşler için fiziksel rekabete giren canlıların mücadelesinde anlamlıdır. Gerçekte evrim, bundan çok fazlasıdır.

Yani evrimsel süreçte, belirli özellikler çevreye uyumlu fiziksel özelliklere neden oldukları için evrim sürecinde "kayırılır", diğerleri ise seçici bir şekilde elenir. Bu seçim, "bilinçli" olarak yapılmaz; türlerin bireyleri birbirlerinden farklı genlerle doğarlar, yaşam ve üreme mücadelesi verirler, başarılı veya başarısız olurlar, ürerler veya üreyemezler. Buna bağlı olarak türlerin gelecek nesle aktaracağı genler belirlenmiş olur. Böylece türün genel ortalaması, yani mesela sincap deyince aklınıza gelen o tipik canlı, nesilden nesile yavaş yavaş değişir. Bunu, doğal seçilim yoluyla olan evrimin klasik bir tanımı olarak görebilirsiniz.

Bu arada, Darwin'e atfedilen ve tüm bunları özetleyen şairane bir söz vardır: "Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan... Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan!" Aslında bu sözü Darwin söylememiştir; daha önce de detaylıca izah ettiğimiz gibi, Darwin'den çok çok sonra, 1963 yılında bir konuşma yapan Leon Megginson bu sözün sahibidir.

Bir diğer örnek olarak, "en uyumlunun hayatta kalması" lafını söyleyen de Darwin değil, meşhur bir diğer filozof ve biyolog olan Herbert Spencer'dır. Spencer, 1864 yılında Darwin'in doğal seçilimle evrim teorisini kısaca özetlemek için bu terimi kullanmıştır.


Bu tür mottolar ve sloganlar bir fikri anlatmak için kolay ve kullanışlı olsa da, bazen önemli detayların gözden kaçmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle sadece bu tür mottolara takılmaktansa, fikrin özünü anlamaya çalışmanızı tavsiye ederiz.

 
@Shooter

En güzel ya da en zekiyi seçmesi mümkün değil zaten çünkü güçle bu iki kavramın alakası bulunmuyor.

Güçlü olandan kasıt; en kolay şekilde değişen koşullara uyum kurmasıdır. Özet cümlelerle yazmaya çalışıyorum.

***

Kuşkusuz evrimle ilgili en meşhur kavramlardan birisi, "en güçlünün hayatta kalması" ilkesi.. Evrimin ana seçilim mekanizması olan Doğal Seçilim'i anlatmak için kullanılır. Ama kalıbın bu şekilde kullanılması, evrimden anlayan herkesi rahatsız eder. Çünkü "en güçlünün hayatta kalması" deyince evrim, sanki salt kas gücüyle ilgili bir süreçmiş gibi anlaşılır. Halbuki evrimde "güçlü olmak", çok kısıtlı bir bağlamda, örneğin sadece avlar veya eşler için fiziksel rekabete giren canlıların mücadelesinde anlamlıdır. Gerçekte evrim, bundan çok fazlasıdır.

Yani evrimsel süreçte, belirli özellikler çevreye uyumlu fiziksel özelliklere neden oldukları için evrim sürecinde "kayırılır", diğerleri ise seçici bir şekilde elenir. Bu seçim, "bilinçli" olarak yapılmaz; türlerin bireyleri birbirlerinden farklı genlerle doğarlar, yaşam ve üreme mücadelesi verirler, başarılı veya başarısız olurlar, ürerler veya üreyemezler. Buna bağlı olarak türlerin gelecek nesle aktaracağı genler belirlenmiş olur. Böylece türün genel ortalaması, yani mesela sincap deyince aklınıza gelen o tipik canlı, nesilden nesile yavaş yavaş değişir. Bunu, doğal seçilim yoluyla olan evrimin klasik bir tanımı olarak görebilirsiniz.

Bu arada, Darwin'e atfedilen ve tüm bunları özetleyen şairane bir söz vardır: "Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan... Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan!" Aslında bu sözü Darwin söylememiştir; daha önce de detaylıca izah ettiğimiz gibi, Darwin'den çok çok sonra, 1963 yılında bir konuşma yapan Leon Megginson bu sözün sahibidir.

Bir diğer örnek olarak, "en uyumlunun hayatta kalması" lafını söyleyen de Darwin değil, meşhur bir diğer filozof ve biyolog olan Herbert Spencer'dır. Spencer, 1864 yılında Darwin'in doğal seçilimle evrim teorisini kısaca özetlemek için bu terimi kullanmıştır.


Bu tür mottolar ve sloganlar bir fikri anlatmak için kolay ve kullanışlı olsa da, bazen önemli detayların gözden kaçmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle sadece bu tür mottolara takılmaktansa, fikrin özünü anlamaya çalışmanızı tavsiye ederiz.



Beni de alıntıla lütfen. Üzülürüm.
 
2023 küreselleşen dünyasında karakter fahişesi olmak geçer akçe olduğundan, bir karakter fahişesi değilseniz, güç olarak hayvan gibi bir potansiyeliniz olsa bile gülünç ya da zayıf bulunabilirsiniz.
Bir gün Dünya'da nezaket geçer akçe olursa -ki hiç sanmıyorum- o zaman da karakter fahişeliği gülünç ve zayıf bir hal olarak tanımlanabilir.
Prodesmotes ile bi konuşmamız olmuştu az önce bu konuya benzer, güzel bi örnek verdi.
Önceden köylüler tam buğday ekmeği yerdi. Beyaz un şehirlerde moda olunca, tam buğday yiyenler köylülükle varoşlukla itham edilirdi. Şimdi tam buğday geçer akçe olunca raflarda yüksek fiyatlara satılıyor, beyaz un ekmegi yiyen ezikleniyor falan. Kaliteli bi çevre edinin,kaliteli insanlar biriktirin işin özü biraz da bu. İki tane kıçı gaitalı size güçsüz ,zayıf demiş gülüp geçmezsiniz bile.
 
Kendini nasıl algıladığı değil, karşı taraf tarafından nasıl görüldüğü konumuz. Buraya katılıyorum ama eşeğin sırtına yük yükleyen çok olur, çünkü dişini göstermez, sesini çıkarmaz. Yük hayvanlarının veya yarışlardaki atların özelliği nedir?

Sıcakkanlı atları sütçü beygiri yapamazsınız.

Koşullara göre karar verilmesi gerektiğini üst yorumlarda konuşmuştuk. Alıntılamış olayım da kırılma lütfen.
 
2023 küreselleşen dünyasında karakter fahişesi olmak geçer akçe olduğundan, bir karakter fahişesi değilseniz, güç olarak hayvan gibi bir potansiyeliniz olsa bile gülünç ya da zayıf bulunabilirsiniz.
Bir gün Dünya'da nezaket geçer akçe olursa -ki hiç sanmıyorum- o zaman da karakter fahişeliği gülünç ve zayıf bir hal olarak tanımlanabilir.
Prodesmotes ile bi konuşmamız olmuştu az önce bu konuya benzer, güzel bi örnek verdi.
Önceden köylüler tam buğday ekmeği yerdi. Beyaz un şehirlerde moda olunca, tam buğday yiyenler köylülükle varoşlukla itham edilirdi. Şimdi tam buğday geçer akçe olunca raflarda yüksek fiyatlara satılıyor, beyaz un ekmegi yiyen ezikleniyor falan. Kaliteli bi çevre edinin,kaliteli insanlar biriktirin işin özü biraz da bu. İki tane kıçı gaitalı size güçsüz ,zayıf demiş gülüp geçmezsiniz bile.

+

Nazik bir fıtrata sahip olsanız da,herkesle nezaketle iletişim kuramazsiniz, kurmamalısınız.
Nezaket zayıflık değildir,doğru yerde kullanılması gereken bi davranıştır.
Kamyoncu bi dayiya nazik konusursaniz sizi kamyonun arkasına davet edebilir. Neyse...
İyi geceler.
 
Geri