A
Aşka Sıfır
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Şuan elinizde ne var? Kumanda?, Diş fırçası?, Saç kurutma makinası?.... Hayır hayır onlardan bahsetmiyorum. Soyut olarak şuan elinizde ne var? Canınız?, Kaderiniz?, Aşkınız?, Ölümünüz?
Biliyorum, biliyorum. Beni anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Durun size biraz daha açayım olayı. Dünyaya bir amaç doğrultusunda geldiniz ve bir çok somut/soyut araçları da bu amaç adına kullanıyorsunuz. Doğru mu? Pekâlâ. Peki nasip diye bir şey de duymuşsunuzdur muhtemelen. Ha işte o nasip ince bir çizgi, keskin bir bıçak, derin bir kuyu. Siz hangi rüyanızda geçemediniz uykuyu? Ha işte o da Ruhlar âleminin nasip problemi.
Pişman mısınız? Niye? ''Böyle yapsaydım olacaktı, Şöyle yapsaydım böyle olmazdı'' demeyin! Bu şekilde yakarışlar bir Müslümana yakışmaz çünkü. Zira Müslüman teslim olmuştur Rabbine, zira Müslüman bilir kaderi-kazayı. Nasipsiz bir şey olmayacağını, nasip ise de buna hiç kimsenin engel olamayacağını bilir.
O yüzden demem o ki, nasibiniz neyse onu yaşarsınız. Bakın bunu kadercilikle karıştırmayın! Takdir ile nasip arasında ince bir çizgi vardır ve bu ikisi, bizim anlayacağımız dilde kankadırlar. Birbirlerine çok yakındırlar ama ikisi de farklı şeylerdir! Peki bize düşen ne? dediğinizi duyar gibiyim. Bize düşen; Nasibimiz çerçevesinde bize (nasip olarak) düşeni aramak ve ömürboyu bu gayret içinde olmak. Yani armut piş, ağzıma düş demek yok. Bedavaya bir güneş doğar. Bunu sakın unutmayın ;)
Bu yazıyı kim, kimler ne zaman okur bilemem, zaten başlıkta da belirttim; Nasipse okursunuz!
Dem :hi:
Biliyorum, biliyorum. Beni anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Durun size biraz daha açayım olayı. Dünyaya bir amaç doğrultusunda geldiniz ve bir çok somut/soyut araçları da bu amaç adına kullanıyorsunuz. Doğru mu? Pekâlâ. Peki nasip diye bir şey de duymuşsunuzdur muhtemelen. Ha işte o nasip ince bir çizgi, keskin bir bıçak, derin bir kuyu. Siz hangi rüyanızda geçemediniz uykuyu? Ha işte o da Ruhlar âleminin nasip problemi.
Pişman mısınız? Niye? ''Böyle yapsaydım olacaktı, Şöyle yapsaydım böyle olmazdı'' demeyin! Bu şekilde yakarışlar bir Müslümana yakışmaz çünkü. Zira Müslüman teslim olmuştur Rabbine, zira Müslüman bilir kaderi-kazayı. Nasipsiz bir şey olmayacağını, nasip ise de buna hiç kimsenin engel olamayacağını bilir.
O yüzden demem o ki, nasibiniz neyse onu yaşarsınız. Bakın bunu kadercilikle karıştırmayın! Takdir ile nasip arasında ince bir çizgi vardır ve bu ikisi, bizim anlayacağımız dilde kankadırlar. Birbirlerine çok yakındırlar ama ikisi de farklı şeylerdir! Peki bize düşen ne? dediğinizi duyar gibiyim. Bize düşen; Nasibimiz çerçevesinde bize (nasip olarak) düşeni aramak ve ömürboyu bu gayret içinde olmak. Yani armut piş, ağzıma düş demek yok. Bedavaya bir güneş doğar. Bunu sakın unutmayın ;)
Bu yazıyı kim, kimler ne zaman okur bilemem, zaten başlıkta da belirttim; Nasipse okursunuz!
Dem :hi: