Hira
Üye
-
- Katılım
- Temmuz 18, 2019
-
- Mesajlar
- 2,063
-
- Tepkime puanı
- 2,138
-
- Puanları
- 288
Geçen gece, son mesajda BuYuCu ile konuşurken aklıma “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuyla ilgili bir şeyler yazmak geldi.
Ne kadar saçma bir soru, değil mi?
Büyüyünce ne olacaksın?
She-Ra desen gülerler, dansöz desen kızarlar, anne desen “tamam ama...” ile başlayan cümleler kurarlar, özgür desen boş boş suratına bakarlar. Mutlaka insanların kafalarındaki kalıplara uyan bir cevap vermelisin. Doktor demelisin mesela, ya da öğretmen, hemşire, polis. Dolayısıyla, küçücük yaşlarda beynimizi yıkamaya başlarlar bu soruyla.
Size “büyüyünce ne olacaksın?” diye kaç defa sordular? Ya da siz çocuklara bu soruyu kaç defa sordunuz?
Ben artık sormuyorum... Çünkü yıllar önce bana çok daha güzel bir soru soruldu. “Nasıl yaşamak istiyorsun?” İşin kötü tarafı, bana bu sorunun kariyerime başlamış olduktan sonra sorulmuş olması. İşin güzel tarafı, birinin akıl edip de yaş baş dinlemeden bu soruyu sormuş olması.
İlk duyduğumda ne sormak istediklerini kavrayamamıştım zaten... Ne iş yaptığımı, nereye gelmek istediğimi anlattım. Kişisel gelişimi gökyüzüne doğru uzanan insanlar oldukları için, kendi anladığım şekilde soruyu cevaplamama müsade ettiler ve sonrasında bir cümle daha kurdular... “Paylaştığın için teşekkür ederiz ve biz sana para için ne yapıyorsun diye sormadık, nasıl yaşamak istiyorsun diye sorduk.”
O noktada bu soru nasıl cevaplanır bilememiştim. Kimse nasıl yaşamak istiyorsun diye sormamıştı, ben de o açıdan düşünmeyi akıl edememiştim. Hep nasıl bir etiket istiyorsun diye soruldu. Büyüyünce ne olacaksın’ın meali bu değil midir? Hangi etiketle etrafta salınacaksın’ın farklı bir versiyonu değil midir?
İstediğiniz hayatı yaşayabiliyorsanız, ne olduğunuzun ne önemi var?
Mutlu yetişkin bireyler yetiştirmek için, “büyüyünce ne olacaksın?” gibi gidiş yolu odaklı sorular sormaktansa, “Nasıl yaşamak istiyorsun?” gibi sonuç odaklı sorular sormalıyız. İşte ancak o zaman beynimizde, istediğimiz hayatı sunacak yolları bulmamızı sağlayacak nöral yollar oluşacaktır.
Siz nasıl yaşamak istiyorsunuz?
Ne kadar saçma bir soru, değil mi?
Büyüyünce ne olacaksın?
She-Ra desen gülerler, dansöz desen kızarlar, anne desen “tamam ama...” ile başlayan cümleler kurarlar, özgür desen boş boş suratına bakarlar. Mutlaka insanların kafalarındaki kalıplara uyan bir cevap vermelisin. Doktor demelisin mesela, ya da öğretmen, hemşire, polis. Dolayısıyla, küçücük yaşlarda beynimizi yıkamaya başlarlar bu soruyla.
Size “büyüyünce ne olacaksın?” diye kaç defa sordular? Ya da siz çocuklara bu soruyu kaç defa sordunuz?
Ben artık sormuyorum... Çünkü yıllar önce bana çok daha güzel bir soru soruldu. “Nasıl yaşamak istiyorsun?” İşin kötü tarafı, bana bu sorunun kariyerime başlamış olduktan sonra sorulmuş olması. İşin güzel tarafı, birinin akıl edip de yaş baş dinlemeden bu soruyu sormuş olması.
İlk duyduğumda ne sormak istediklerini kavrayamamıştım zaten... Ne iş yaptığımı, nereye gelmek istediğimi anlattım. Kişisel gelişimi gökyüzüne doğru uzanan insanlar oldukları için, kendi anladığım şekilde soruyu cevaplamama müsade ettiler ve sonrasında bir cümle daha kurdular... “Paylaştığın için teşekkür ederiz ve biz sana para için ne yapıyorsun diye sormadık, nasıl yaşamak istiyorsun diye sorduk.”
O noktada bu soru nasıl cevaplanır bilememiştim. Kimse nasıl yaşamak istiyorsun diye sormamıştı, ben de o açıdan düşünmeyi akıl edememiştim. Hep nasıl bir etiket istiyorsun diye soruldu. Büyüyünce ne olacaksın’ın meali bu değil midir? Hangi etiketle etrafta salınacaksın’ın farklı bir versiyonu değil midir?
İstediğiniz hayatı yaşayabiliyorsanız, ne olduğunuzun ne önemi var?
Mutlu yetişkin bireyler yetiştirmek için, “büyüyünce ne olacaksın?” gibi gidiş yolu odaklı sorular sormaktansa, “Nasıl yaşamak istiyorsun?” gibi sonuç odaklı sorular sormalıyız. İşte ancak o zaman beynimizde, istediğimiz hayatı sunacak yolları bulmamızı sağlayacak nöral yollar oluşacaktır.
Siz nasıl yaşamak istiyorsunuz?