Nasıl Bir Ülkede Yaşıyoruz?

Konu sahibi son olarak 971 gün önce görüldü
Allah'ı, İlah olarak kabul etmeyen bir ülkede yaşıyoruz. Bu düzeni desteklemek de apaçık bir şirki desteklemektir.

Bu ülkenin İlahı, verdiği oylarla hükümler koyduran Millettir. Allah'ı Rab olarak yaratmada kabul eden, İlah olarak yönetmede kabul etmeyen Millettir. Mekkeli müşriklerin durumu da bundan farklı değildi.

Zuhruf, 87. Ayet: Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?

Hidayet yalnız Allah'tandır. Hidayetin önündeki en büyük engellerden biri de kibirdir. Allah'a mahsus olan sıfatları başkalarına tanımak, Allah'ın sözlerini başka sözlerle geçersiz kılmak, önemsememek de büyüklük taslamaktır.

Rûm, 31-32. Ayet: Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.

Mezhepler de, Müslümanların birleşmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Bir tane olan doğru yoldan ayrılarak kurulan her mezhep sapıtmış demektir. İki tane yol olup ikisinin de doğru yol olması imkansızdır.

Âl-i İmrân, 105. Ayet: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

Mezheplerin oluşmasındaki en büyük nedenlerden biri tahrif edilmiş hadislerdir. Kur'an, hak ile batılı ayırdeden kitaptır. En üstün delildir. Böyle olduğu halde hadisleri, Kur'an üzerinden değerlendirmek yerine hadislerle ayetleri geçersiz kılmak mezheplerin oluşmasını mecburi hale getirmiştir. Çünkü; hadisleri bir çatı altında toplamak imkansızdır.

Hüküm bildiren ayetler apaçıktır ve birbirlerini desteklerler. Hadislerde ise aynı konularda farklı farklı birçok hüküm vardır. Bunları birleştirmenin sonucu olarak Peygamberimiz iftirayla Rab edinilmiştir, imamlar da buna ortak olmuşlardır. Şöyle ki;

Tevbe, 31. Ayet: (Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.

Çözümü ise;
Âl-i İmrân, 103. Ayet: Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. onceiman.

blogspot.com
 
Geri