Extradural bölgede glial doku birikimidir. Gerçek bir tümör değildir. Ensefaloselin aksine subaraknoid boşluk ve intrakranial bölgeyle bağlantısı yoktur.
Gliomların %60'ı extranasal, %30'u intranasaldır. %10'u her iki komponenti içerir. Extranasal gliomlar pürüzsüz, baskı ile içe gitmeyen (noncompressible), genellikle nasomaxiller sütür boyunca görülür. Üstteki deri renksiz veya telenjiektazik olabilir ancak kitleye tutunmaz. Lakrimal aparatusa bası olursa epifora meydana gelebilir. İntranasal gliomlar nasal obstrüksiyona yol açarlar.
Bu genellikle beslenme problemi olarak kliniğe yansır. Büyük gliomlar septal deviasyon yaparlar veya antrokoanal polip gibi ön veya arka naresten protrüze olabilirler. Pembe-kırmızı polipoid kitlelerdir.
Ağlama veya juguler ven basısıyla genişlemezler (Negatif Furtsenberg belirtisi). Geniş gliomlarda nasal iskelette genişleme ve hipertelorizm mümkündür. Gliomların %15'i duramater ile fibroglial bağlantılar gösterir. Bu intranasal gliomlarda daha sıktır.
Gliomun ayırıcı tanısı ensefolasel ve dermoid kistle yapılmalıdır. Gliomun aksine ağlama sırasında juguler vene bası yapıldığında ensefalosel genişler (pozitif Furtsenberg belirtisi). Ayırıcı tanıda iğne biopsisi faydalıdır. Pre-operatif biyopsi yapılmamalıdır. Düz grafiler ve CT teşhiste en faydalı yöntemlerdir.
External gliomların tedavisinde dermoid kistteki gibi tam eksizyon en uygun yöntemdir. İntranasal gliomlarda kitlenin subaraknoid boşlukla bağlantısını araştırmak için kranyotomi yada external etmoidektomi yapılır. Beyin Cerrahları ile ortak yapılmalıdır. Menenjit anamnezi olanlarda, compresibl nasal kitlesi olanlarda, pozitif Furtzenberg belirtisi olanlarda, radyolojik olarak defekt saptanan ve BOS kaçağı olan hastalarda exploratif kranyotomi yapılmalıdır.
Gliomların %60'ı extranasal, %30'u intranasaldır. %10'u her iki komponenti içerir. Extranasal gliomlar pürüzsüz, baskı ile içe gitmeyen (noncompressible), genellikle nasomaxiller sütür boyunca görülür. Üstteki deri renksiz veya telenjiektazik olabilir ancak kitleye tutunmaz. Lakrimal aparatusa bası olursa epifora meydana gelebilir. İntranasal gliomlar nasal obstrüksiyona yol açarlar.
Bu genellikle beslenme problemi olarak kliniğe yansır. Büyük gliomlar septal deviasyon yaparlar veya antrokoanal polip gibi ön veya arka naresten protrüze olabilirler. Pembe-kırmızı polipoid kitlelerdir.
Ağlama veya juguler ven basısıyla genişlemezler (Negatif Furtsenberg belirtisi). Geniş gliomlarda nasal iskelette genişleme ve hipertelorizm mümkündür. Gliomların %15'i duramater ile fibroglial bağlantılar gösterir. Bu intranasal gliomlarda daha sıktır.
Gliomun ayırıcı tanısı ensefolasel ve dermoid kistle yapılmalıdır. Gliomun aksine ağlama sırasında juguler vene bası yapıldığında ensefalosel genişler (pozitif Furtsenberg belirtisi). Ayırıcı tanıda iğne biopsisi faydalıdır. Pre-operatif biyopsi yapılmamalıdır. Düz grafiler ve CT teşhiste en faydalı yöntemlerdir.
External gliomların tedavisinde dermoid kistteki gibi tam eksizyon en uygun yöntemdir. İntranasal gliomlarda kitlenin subaraknoid boşlukla bağlantısını araştırmak için kranyotomi yada external etmoidektomi yapılır. Beyin Cerrahları ile ortak yapılmalıdır. Menenjit anamnezi olanlarda, compresibl nasal kitlesi olanlarda, pozitif Furtzenberg belirtisi olanlarda, radyolojik olarak defekt saptanan ve BOS kaçağı olan hastalarda exploratif kranyotomi yapılmalıdır.