Namaz

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Bir mü’minin vefât ettiğini, haber alan erkeklere, erkek yoksa, kadınlara cenâze namazı farz-ı kifâyedir. Cenaze namazı, Allah için namaz ve ölen kimse için duâdır. Ehemiyyet vermeyenin îmânı gider.

Cenâze namazının şartları

1- Meyyit yani ölü müslüman olmalıdır.

2- Yıkanmış olmalıdır. Yıkanmadan gömülen, üzerine toprak atılmamış ise, çıkarılıp yıkanır, sonra namazı kılınır. Cenâzenin ve imâmın bulunduğu yerin temiz olması lâzımdır.

3- Cenâzenin veya bedenin yarısı ile, başının veya başsız yarıdan fazla bedenin, imâmın önünde bulunması lâzımdır.

4- Cenâze, yerde veya yere yakın, ellerle tutulmuş veya taşa konmuş olmalıdır. Cenâzenin başı, imâmın sağına, ayağı soluna gelecektir. Tersine koymak günahtır.

5- Cenâze imâmın önünde hazır olmalıdır.

Cenâze Namazının Farzları

1- Dört kere tekbîr getirmektir.

2- Ayakta kılmaktır.

Cenâze Namazının Sünnetleri

1- Sübhâneke okumak,

2- Salevât yani Allahümme Salli ve Bârik okumak,

3- Kendine ve meyyite ve bütün müslümanlara af ve mağfiret için bildirilmiş olan duâlardan bildiğini okumak.

Cenâze namazı, câmi içerisinde kılınmaz.

Canlı olarak doğduktan sonra ölen çocuğun ismi konur, yıkanır, kefenlenir, namazı kılınır.

Cenâze taşınacağı zaman, tabutun dört kolundan tutulur. Önce cenâzenin baş tarafı sağ omuza, sonra ayak tarafı sağ omuza, sonra baştarafı sol omuza, sonra ayak tarafı sol omuza konmak suretiyle her birinde onar adım taşınır. Kabire varıldığı zaman cenâze omuzlardan yere indirilmedikçe oturulmaz. Defnedilirken işi olmıyanlar otururlar.

Cenâze namazı nasıl kılınır

Cenâze namazının dört tekbîrinden her biri, bir rek’at gibidir. Dört tekbîrin yalnız birincisinde eller kulaklara kaldırılır. Sonraki üç tekbîrde eller kaldırılmaz.

1- Önce niyet edilip ilk tekbîr alınıp, iki el bağlanınca “Sübhâneke” okunur ve okunurken “vecelle senâüke” de denir. Fâtiha okunmaz.

2- İkinci tekbîrden sonra, teşehhüdde otururken okunan (salevât)lar, ya’nî (Allahümme salli) ve (Bârik) duâları okunur.

3- Üçüncü tekbîrden sonra, cenâze duâsı okunur. Cenâze duâsı yerine “Rabbenâ âtinâ...” veya yalnız “Allahümmağfir leh” demek veya duâ niyetiyle “Fâtiha-i şerîfeyi” okumak da olur.

4- Dördüncü tekbîrden sonra, hemen sağa ve sonra sola selâm verilir. Selâm verirken, cenâzeye ve cemâate niyet edilir.

İmâm yalnız dört tekbîri ve iki omuza selâmı, yüksek sesle söyler, diğerlerini içinden okur.

Cenaze namazı, kılındıktan sonra, tabutun yanında duâ etmek câiz değildir. Mekrûh olur.
 
[YOUTUBE]hrocjsOTb5Y&feature[/YOUTUBE]
 
[YOUTUBE]pcQQQhxPfyE&feature[/YOUTUBE]
 
Cuma Namazını Terketmenin Cezası
Cuma namazını kılmamak
cuma namazını gitmemek


(362) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma namazına gelmeyen kimseler için:
‘Yemin olsun ki; birisine emredeyim insanlara namaz kıldırsın, sonra Cuma namazına gelmeyen kimselerin evlerini kendileri orada iken yakıvereyim istedim’ buyurdu.”
Müslim 652/254, Ahmed 3743, 3816, 4007, 4295, 4398, Albânî Cami 5142

(363) Abdullah ibni Ömer ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhum) şöyle dediler:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle derken işittik:
‘Bir takım insanlar Cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah onların kalplerini muhakkak mühürleyecek de kendileri gafillerden olacaklardır!’ buyuruyordu.”
Müslim 865/40, Nesei 3/88, İbni Hibban 2785, Begavi 1054, Ahmed 2132

(364) Ebi’l-Cağd ed-Damuri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Kim, küçümseyerek üç Cumayı peş peşe terkederse, Allah onun kalbini mühürler!’ buyurdu.”
Ebu Davud 1052, Nesei 1368, Tirmizi 500, İbni Mace 1125
 
Akşam Namazı Ne Zamana Kadar Kılınır,


Akşam namazı yatsı vakti girinceye kadar kılınabilir.
 
vakitle kılınan namazın 9 mükafatı!!!!!!!





Hz.Osmandan şu hadis naklonulur:kim namazı vaktinde kılarsa Allah Teala ona 9 şey ikram eder

1-Kendi katında o kimeseyi sevgili kılar

2-Ona sıhhat ve saglık verir

3-Melekler onu korur

4-Evine bereket gelir

5-Yüzünde salih kulların nuru meydana gelir

6-Kalbine yumsaklık verir

7-Sırat köprüsünden kolay geçer

8-Cehennem azabından kurtarır

9-Kendileri hakkında "Onlara ne bir korku ne de bir üzüntü vardır"ayetinin buyruldugu kimselerle cennette komşu olmayı nasip eder
Hz. Peygamberimiz yine buyururki"Namaz dinin diregidir onda 10 guzellik vardır"
Yüzün revnakı,kalbin nuru,bedenin rahatı ve saglıgının sebebi,kabrin huzuru,Allahın rahmetinin inmesine sebep,iyi ameller kefesini agırlastıran olcu,Allahın rızasına sebep,,cennette makamın yuksekligi ve cehennem ateşine siperdir.Kim namazı kılarsa dinini ayakta tutmus olur kim onu devirirse dinini devirmiş olur.
 
Yetmiş kat namaz sevabı Hz Âişe'den nakledildiğine göre, Rasûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:

"Misvak kullanarak kılınan namazın, misvaksız namaza üstünlüğü yetmiş kattır" (Ahmet b Hanbel, Müsned, VI, 272)

Hadis çok açık olmadığı için Hanefiler sevabın abdest alırken Şâfiîler ise, namazdan önce misvak kullanmakla meydana geleceğini söylemişlerdir
 
Cenneti istemekten aciz kalmayalım namazdan sonra şu duayı mutlaka yapalım. (Namazı bitiren kimse hiç konuşmadan “Allahümme ecirnî min-en-nâr ve edhılnil Cennete” demezse melekler “Yazık şuna Cehennemden korunmasını istemekten âciz kaldı” Cennet de “Yazık şuna Cenneti istemekten âciz oldu” der.) [Taberani] anlamı:"Allah 'ın cehennemden sana sığınırım beni cennetine dahil eyle"

(Allah’ım senden Cenneti ve ona yaklaştıracak her türlü söz ve işi diliyor Cehennemden ve ona yaklaştıracak her türlü söz ve davranıştan sana sığınıyorum.) [İbni Mace]
 
Kalble niyet edilmezse, dört mezhepte de namaz sahih olmaz Niyet aslen bir azimden ve kesin bir iradeden ibarettir. Kalbin bir şeye karar vermesi ve bir işin ne için yapıldığını düşünmeksizin bilmesi demektir.

Namazla ilgili niyet, Yüce Allah'ın rızası için ihlasla namazı kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir

Niyet kalbe aittir.Bir insan başlayacağı bir namaza, kalb ile niyet edip de dili ile bir şey söylemese, o namazı caiz olur. Kalbden niyet olmaksızın dil ile yapılan niyet sahih değildir.

İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Niyet, yalnız kalble olur. Yalnız sözle niyet etmek bid’attir. Kalble niyet edenin, şüpheden, vesveseden kurtulmak için, sözle de niyet etmesi caizdir.


İbadetlere başlarken, yalnız ağızla söylemeye niyet denmez. Kalble niyet edilmezse, dört mezhepte de namaz sahih olmaz. Resulullahın ve Eshab-ı kiramın ve Tâbiinin ve hatta dört imamın ağızla niyet ettikleri işitilmemiştir. Hanefi’de, abdest alırken yüzü yıkarken, kalble niyet etmek sünnettir. [Ağızla da niyet etmek, sünnettir, müstehabdır ve bid’attir denildiği İbni Âbidin’de yazılıdır. Sünnettir veya bid’attir denilen bir şeyi yapmamak lazım olduğu, Berika, Hadika ve İbni Âbidin’de bildirilmektedir. Bunun için ağızla niyet etmemelidir.] (S. Ebediyye)

Niyet, kalble olur. Yalnız söylemekle niyet edilmiş olmaz. Kalble birlikte olmak şartıyla söyleyerek niyet etmek caiz olur da denildi. Kalble niyet, sözle niyete benzemezse, kalbdeki niyete bakılır. İbadetlerde niyetin sözle yapılacağını bildiren hiçbir hadis-i şerif ve haber mevcut değildir. Dört mezhebin imamları da bildirmemiştir. (İslam Ahlakı)


Niyetin yeri kalbdir. Dille de söylenmesi iyidir. Dille söylenmezse bir şey gerekmez. (El Kâfi, Fetava-i Hindiyye)

İslam âlimlerinin göz bebeği olan İmam-ı Rabbani hazretleri, Kâbil müftüsüne yazdığı bir mektubunda buyuruyor ki:
Âlimler, namaza başlarken, kalble niyet etmekle beraber, ağızla da söylemek müstehab olur demiştir. Halbuki, Resulullah efendimizin, Eshab-ı kiramın ve Tâbiin-i izâmın sözle niyet ettikleri, zayıf bir haberle dahi bildirilmemiştir. Ağızla niyet etmek bid’attir. Buna bid’at-i hasene diyorlar. Hâlbuki bu bid’at, yalnız sünneti yok etmekle kalmıyor, farzı da yok ediyor. Çünkü çok kimse, yalnız ağızla niyet ederek kalble niyet etmiyor. Resulullahın sünnetine bir şey katmamalı ve Onun Eshab-ı kiramına uymalıdır. (1/186)


Peygamber efendimizin namaza başlarken dille niyet ettiği bildirilmemiştir. Sahabe ve Tabiin’den de böyle bir şey bildirilmemiştir. Hılye’de dört mezhep imamından da, dille niyet edilebilir diye bir şey bildirilmemiştir. Niyeti dille yapmanın bid’at olduğunu bildiren âlimler vardır. Fetih sahibi bunu nakletmiştir. Hılye’de de, (Belki en uygunu, kalbi toparlamak için dille söylemek bid’at-i hasene olur) demiştir. (Redd-ül-muhtar)

Hanefi’de namaza dille niyet bid’attir, ancak vesveseden kurtulmak için caiz görülmüştür. (Mezahib-i erbea)

İmam-ı a’zam hazretlerinin fetvalarını bildiren El-ihtiyar kitabında, (Niyet, o namazın hangi namaz olduğunu kalben bilmektir. Bu işte dille söylemeye itibar edilmez) buyuruluyor.



Sözün özü şudur ki, niyetin yeri kalbdir. Kalble niyet edenin, şüpheden kurtulmak için, sözle de niyet etmesi caizdir
 
Sabahın sünnetinin fazileti


Aişe(Radıyallahu Anha) : “Peygamber (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) nafilelerden hiç bir namaza, sabah namazının iki rekat sünnetine devam ettiği kadar devam etmedi.” demiştir. (Buhari, Teheccüd:27, Müslim, Salütül Müsafirin:94, Ebu Davud, Tatavvu’:2, Ahmed Ibn-i Hanbel:6/43, 54, 170)



Hazreti Aişe (Radıyallahu Anha) dan rivayet edildiğine göre, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : “Sabah namazının iki rekat sünneti, dünya ve içindeki herşeyden daha hayırlıdır.” buyurdu. (Müslim- Salütül Müsafirin:996, Tirmizi, Salat:190)


Aişe (Radiyallahu Anha) dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) , fecr doğduğu vakit kılınan iki rekat sünnet hakkında:
Hakikaten bu iki rekat namaz, benim için bütün dünyadan daha sevgilidir.”
buyurdu.(Müslim, SaIatül Müsafirin:97)


Aişe (Radıyallahu Anha) den rivayet edilmiştir ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Her kim, on iki rekat sünnet namazına devam ederse Allah ona cennette bir ev yapar; öğlenin farzından önce dört rekat ve sonra iki rekat, akşamın farzından sonra iki rekat, yatısının farzından sonra iki rekat ve sabahın farzından önce iki rekat.” (Tirmizi, SaIat:306, H. No:414, Nesef, Kıyamülleyl:1795-2 796)
 
Kaza namazı olan sünnet ve nafile namaz kılabilir mi Hazretli Ali, Abdulkadir-i geylani hazretleri, Abdulhak-ı Dehveli gibi alimler haşa mesnetsizmi.

Bu konu daha öncede açılmıştı. Orjinal vesikalarla gereken cevablar verilmişti. Kim için muteber değil dediğinize dikkat edin. Aşağıdaki linkte gereken cevablar vaktiyle verilmiştir oradan okumanızı rica ederim.

Hazret-i Ali'nin rivayet ettiği hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Farz namaz borcu olanın nafile kılması, doğurmak üzere olan hamileye benzer. Doğumu yaklaşmışken, çocuğu düşürür. Artık bu kadına, hamile de, ana da denmez. Bu kimse de böyle olup, farz namazlarını ödemedikçe, nafile namazları kabul olmaz.) [Fütuh-ul-gayb m.48] (Bu hadisi açıklayan Hanefî âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri buyuruyor ki:
Bu hadis-i şerifi gösteriyor ki, farz borcu olanın, sünnetleri de kabul olmaz. Çünkü sünnetler de nafiledir. Bu hadis-i şerif, Zahire-i Fıkh kitabında da vardır.)

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, 1313 [m. 1896] yılında Hindistânda basılan (Fütûh-ul gayb) kitâbının kırksekizinci makâlesinde diyor ki: Mü’minin, en önce farzları yapması lâzımdır. Farzlar bitdikden sonra, sünnetleri yapar. Ondan sonra, diğer nâfilelerle meşgûl olur. Farz borcu varken, sünnet ile meşgûl olmak, ahmaklıkdır. Farz borcu olanın sünnetleri kabûl olmaz. Alî ibni Ebî Tâlib “radıyallahü anh” bildiriyor: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Üzerinde farz nemâzı borcu olan kimse, kazâsını kılmadan nâfile kılarsa, boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazâsını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile nemâzlarını kabûl etmez). Abdülkâdir-i Geylânînin yazdığı bu hadîs-i şerîfi şerh eden Hanefî mezhebi âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevî buyuruyor ki, (Bu haber, farz borcu olanların, sünnetlerinin ve nâfilelerinin kabûl olmıyacağını göstermekdedir. Sünnetlerin, farzları temâmlıyacağını biliyoruz. Bunun ma’nâsı, farzlar yapılırken, bunların kemâllerine sebeb olan birşey kaçırılırsa, sünnetler, kılınan farzın kemâl bulmasına sebeb olur. Farz borcu olanın kabûl edilmiyen sünnetleri bir işe yaramaz). (Fütûh-ul-gayb)ın bu şerhi fârisî olup, İstanbulda, Bâyezîd Devlet kütübhânesinde, 3866 numarada mevcûddur. İbni Âbidîn de, nâfile bahsinde buyuruyor ki, (Hadîs-i şerîfde, (Temâm yapılmamış olan nemâz, zekât ve başka farzlar, nâfileler ile temâmlanacakdır) buyuruldu. İmâm-ı Beyhekî, bu hadîs-i şerîf, yapılmış olan farzların içindeki sünnetler noksan kalırsa, nâfilelerle bu noksanların temâmlanacağını göstermekdedir. Yoksa, yapılmamış farzların yerine nâfilelerin geçeceğini bildirmiyor dedi. Çünki, başka bir hadîs-i şerîfde, (Bir kimse, nemâzını temâmlamadı ise, o nemâzın üzerine, temâmlanıncaya kadar, nâfile nemâzları eklenir) buyuruldu. Bu hadîs-i şerîf, nâfilelerin, terk edilmiş farzı değil, noksan olarak kılınmış farzı temâmlıyacağını göstermekdedir dedi. (İmdâd)ın (Tahtâvî) hâşiyesi ikiyüzkırkyedinci sahîfesinde de, bu hadîs-i şerîf zikr edilerek, sünnetlerin, kılınmış olan farzdaki kusûrları temâmlıyacağı bildirilmekdedir.
 
__RABBİN DAVETİ__



Birisi her gece kalkip ALLAH''i aniyor, O''na dua ediyordu.. Seytan ona dedi:

- Ey ALLAH''i çok anan kisi, butun gece ''ALLAH'' deyip cagirmana karsilik seni buyur eden var mi? Sana bir tek cevap bile

gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin?..

Adamin gonlu kirildi, basini yere koydu ve uyudu. Ruyasinda ona söyle dendi: - Kendine gel uyan! Niye duayi, zikri
biraktin?.. Neden usandin?..

Adam:


- ''Buyur'' diye bir cevap gelmiyor ki, kapidan kovulmaktan korkuyorum dedi. Bunun üzerine dendi ki ona:

- Senin ALLAH demen, O''nun buyur demesi sayesindedir..

Senin yalvarisin, ALLAH''in senin ruhuna haber uçurmasindandir..

Senin çabalarin, çareler araman, ALLAH''in seni kendine yaklastirmasi, ayaklarindaki baglari çözmesindendir..

Senin korkun, sevgin, ümidin ALLAH''in lutfunun kemendidir..

Senin her ''Ya RABBi'' demenin altinda, ALLAH''in buyur demesi vardir..

Gafilin, cahilin cani, bu duadan uzaktir..

Çünkü ''Ya RABBi'' demeye izin yok ona..

Agzinda da kilit var, dilinde de..

Zarara ugradigi zaman, aglayip, sizlamasin diye ALLAH ona dert, agri, sIzI, gam, keder vermedi..

Bununla anla ki, ALLAH''a dua etmeni, O''nu cagirmani saglayan dert, dünya saltanatindan daha iyidir..



Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua gönülden kopar...

MEVLANA
 
"Sabah namazını kılmak için ezanı beklemem lazım mı?"

Cevap: "Sabah namazını kılmak için ezanı beklemem lazım mı?"


Takvimlerdeki imsak vaktine bakınız. O saat geldiği anda sabah namazının vakti girmiş demektir. Ezanın okunmasını beklemeden namazınızı kılabilirsiniz.

 
cuma günü kılınan namazlar
cuma günü hangi namazlar kılınır


Cuma gününün önemi nedir:Cuma, müminlerin bayramıdır. Cuma günü yapılan ibadetlere iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da iki kat yazılır. Bilhassa Cuma gününü, günahlardan kaçarak ibadetle geçirmeye çalışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cuma günü günah işlemeden selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İmam-ı Gazali]

(Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de Cuma günü ve gecesinde işlenilenden kötüsü yoktur.) [Ramüz]

(Allah nazarında günlerin en kıymetlisi Cumadır. O, Kurban ve Ramazan bayramı gününden de kıymetlidir.) [Buhari]

(Günlerin en kıymetlisi Cumadır. Cuma günü, bayram günlerinden ve aşure gününden daha kıymetlidir. Cuma, dünyada ve Cennette müminlerin bayramıdır.) [Riyadun-nasıhin]

(Cumadan faziletli bayram yoktur ve o günkü iki rekat namaz, Cuma günü dışındaki bin rekattan efdaldır.) [Deylemi]

(Cuma, fakirlerin haccıdır ve müminlerin bayramıdır ve gök ehlinin bayramıdır ve Cennette de bayram günüdür. Günlerin en iyisi, en şereflisi Cumadır.) [Ey Oğul İlmihali]

(Cuma günü iyiliklerin hazinesidir ve güzel şeylerin menbaıdır.) [Ey Oğul İlmihali]

(Cuma günü geldiği için sevinen bir mümine, kıyamete kadar her gün, o kadar sevap verilir ki, adedini Allahü teâlâ bilir.) [Ey Oğul İlmihali]

(Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.) [Taberani]

(Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.) [Tergib]

(Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp, her rekatta bir Fatiha, bir Âyet-el Kürsi, 15 İhlas okuyup selam verdikten sonra bana bin salevat okuyan, beni rüyada görür.) [Şir’a]

(Cuma günü sabah namazından önce, üç kere Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın, kendinin ve anasının ve babasının bütün günahları af olur.) [Tergib-üs-salat] (Kul haklarını ve kazaya kalan farzları ödemek ve haramlardan vazgeçmek şarttır.)

(Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cumayı farz kıldı. Adil veya zalim bir imam, başkan zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cumayı terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz.) [İbni Mace]

(Cuma namazı kılmak; köle, kadın, çocuk, hasta hariç, her müslümana farzdır.) [Ebu Davud, Hakim]

(Bir Müslüman, Cuma günü gusül abdesti alıp, Cuma namazına giderse, bir haftalık günahları af olur ve her adımı için sevap verilir.) [Riyadun-nasıhin]

(Özürsüz üç Cumayı kılmayanın kalbi mühürlenir, yani iyilik yapamaz olur.) [Hakim]

(Cuma namazı kılmayanın kalbi mühürlenir, gafil olur.) [Müslim]
(Cuma namazı yolunda ayakları tozlanana Cehennem ateşi haramdır.) [Tirmizi]

(Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan, kötü işlerden korur.) [İbni Sünni]
[İhlas, Kul hüvallahü ehaddır. Muavvizeteyn, kul euzülerdir.]

Allahü teâlâ, Cuma gününü Müslümanlara mahsus kılmıştır. Cuma suresi sonundaki âyet-i kerimede mealen; (Ey iman etmekle şereflenen kullarım! Cuma günü, öğle ezanı okunduğu zaman, hutbe dinlemek ve Cuma namazı kılmak için camiye koşunuz. Alış verişi bırakınız! Cuma namazı ve hutbe, size, başka işlerinizden daha faydalıdır. Cuma namazını kıldıktan sonra, camiden çıkar, dünya işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızk bekleyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hatırlayınız ki, kurtulabilesiniz!) buyuruldu. Namazdan sonra, isteyen işine gider çalışır. İsteyen camide kalıp, namaz, Kur'an-ı kerim, dua ile meşgul olur. (Riyadun-nasıhin)

Cuma günleri duanın kabul olacağı bir an vardır. Bu an, hutbe ile Cuma namazı içindedir diyenler çoktur. Hutbe dinlerken, dua kalbden olur. Ses çıkarmak caiz değildir. Bu an her şehir için başkadır. Cuma günü, gecesinden daha kıymetlidir. Gecesinde veya gündüzünde (Kehf suresini) okumak çok sevaptır. (Tefsir-i Mazheri)

Bir hadis-i şerifte, (Cuma günlerinde bir an vardır ki, müminin o anda ettiği dua red olmaz) buyuruldu. Bazıları, bu an, ikindi ile akşam ezanları arasındadır, dedi. (Riyadun-nasıhin)

Cuma günü, ruhlar toplanır ve birbirleri ile tanışırlar. Kabirler ziyaret edilir. Bugün kabir azapları durdurulur. Bazı âlimlere göre, müminin azabı artık başlamaz. Kâfirin Cuma ve Ramazanda yapılmamak üzere, kıyamete kadar sürer. Bugün ve gecesinde ölen müminler kabir azabı hiç görmez. Cehennem, Cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselam Cuma günü yaratıldı. Cuma günü, Cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı Cuma günleri göreceklerdir. (Seadet-i Ebediyye)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cumartesi günleri Yahudilere, pazar günleri nasaraya verildiği gibi, Cuma günü, Müslümanlara verildi. Bugün, Müslümanlara hayır, bereket, iyilik vardır.) [Riyadun-nasıhin]

Musa aleyhisselam dedi ki: Ya Rabbi! Bana cumartesi gününü verdin, Muhammed aleyhisselamın ümmetine hangi günü vereceksin? Onlara Cuma gününü vereceğim, buyuruldu. İlahi! Cuma gününün kıymeti ve sevabı ne kadardır diye sordu. Ey Musa! Cuma günü yapılan bir ibadete, cumartesi günü yapılan yüz bin ibadet sevabı vardır, buyuruldu. Bunun üzerine Musa aleyhisselam, ya Rabbi! Beni Muhammed aleyhisselamın ümmetinden eyle diye dua eyledi.) [Ey Oğul İlmihali]

Kur'an-ı kerimde Cuma gününü bildiren âyet-i kerimeyi getirince, Cebrail aleyhisselam dedi ki, ya Muhammed “aleyhissalatü vesselam”! Musa aleyhisselamın ümmeti eğer Cuma gününün kıymetini bilselerdi buzağıya tapmaktan, Yahudi olmaktan kurtulurlardı. İsa aleyhisselamın ümmeti de bilselerdi Hıristiyan olmaktan korunurlardı. (Ey Oğul İlmihali)

Hanefi’de Cuma namazının farz olabilmesi için iki şart vardır:
1- Vücub şartları,
2- Eda şartları.
Eda şartlarından biri yoksa, namaz sahih olmaz. Vücub şartları yoksa, sahih olur.

Eda şartları yedidir:

1- Namazı şehirde kılmak. Bugün muhtarı veya jandarması bulunan köyler şehir hükmündedir.

2- Hükümetin izni ile kılmak. Hükümetin tayin ettiği imam, bir başkasını vekil edebilir.

Darülharb sayılan ülkelerde, cemaatin seçeceği imam, Cuma namazını kıldırır. Cumanın kabul olması şüpheli olan yerlerde, Cuma namazının son sünneti ile vaktin sünneti arasında dört rekat Âhir zuhur [Son öğle] namazı kılmalıdır.

3- Öğle namazının vaktinde kılmak.
4- Vakit içinde hutbe okumak.
5- Hutbeyi namazdan önce okumak.

6- Cuma namazını cemaat ile kılmaktır. İmamdan başka, Hanefi’de 3, Maliki’de 12, Şafii ve Hanbeli’de 40 erkek gerekir.

7- Cami herkese açık olmak. Kapıyı kilitleyip içerde kılmak caiz olmaz.

Vücub şartları:
Cuma namazının Vücub şartları 9’dur.
1- Mukim olmak, seferi olmamak.
2- Sağlam olmak, hasta olmamak.
3- Hür olmak.
4- Mahpus olmamak. Düşmanın yakalama korkusu olmamak.
5- Âkıl ve bâliğ olmak.
6- Kör olmamak.
7- Yürüyebilmek. Arabası olsa bile felçliye, ayaksıza farz değildir.
8- Erkek olmak. Cuma namazı kadınlara farz değildir.
9- Çok yağmur, kar, fırtına, çamur, çok soğuk olmamak.

Cuma namazı nasıl kılınır?

Cuma namazı kaç rekattır ve nasıl kılınır?

Cuma günü 16 rekat namaz kılınır. [Bunun iki rekatını kılmak farzdır. Öğle namazından daha kuvvetli farzdır.] Bunlar sırası ile şöyledir:

1- Önce, Cumanın dört rekatlık ilk sünneti kılınır. Bu sünnet, öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sonra, cami içinde ikinci ezan ve hutbe okunur. Hutbe okunduktan sonra, ikamet okunup, cemaat ile Cuma namazının iki rekatlık farzı kılınır.

2- Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, dört rekatlık son sünneti kılınır. Bunun kılınışı öğle namazının ilk sünneti gibidir.

3- Bundan sonra, “Vaktine yetişip kılmadığım son öğle namazının farzını kılmaya” diye niyet ederek, öğle namazının farzı gibi ahir zuhur denilen bir namaz kılınır.

4- Sonra da, sabah namazının sünneti gibi iki rekat vaktin sünneti kılınır. Bundan sonra, Âyet-el-kürsi ve tesbihler okunup, dua edilir.


Cuma günü öğle namazı
Cuma günü zuhri ahir namazı kılmak bid’at midir?

Cuma namazının eda şartlarından birisi bulanmayan yerlerde bu namazı kılmak farz olur. Çünkü Cuma kılmak farz olmayınca, öğle namazını kılmak farz olur.

Şafii (Tenvir-ül kulub) kitabında diyor ki:
(Muhakkikler güneşi Remli hazretlerinden, “Şafiiler, Allah ve Resulüne muhalefet edip, beş vakit namaza altıncı bir farz ilave ettiler” diye iftira edene, ne ceza gerekir, diye soruldu. O da, bunu söyleyenin, en az benzerleri gibi, tazir cezasıyla cezalandırılması gerektiğine fetva verdi. Farz olan beş vakti, altıya çıkarmak, dinden çıkmayı gerektirir. Dine ilave yapılamaz. Şafiiler dine ilave yapmıyor.

Cuma namazının birden fazla camide kılındığı yerlerde, o günkü öğleyi de kılıyorlar.
 
Namazda Tesettür

Setr-i avret
Namazda örtülmesi gereken yerler dinî kaynaklarda setr-i avret başlığı altında incelenmiştir. Setr-i avret, namazın şartlarından biri olup, namazda avret yerlerinin örtülmesi anlamına gelmektedir.

Avret
Bir zaruret bulunmaksızın insan vücudunda açılması helal olmayan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca bakılması haram olan yerlerdir.

1. Kadının Namazdaki Tesettürü
Kadının namazda farz olan tesettürü yüz, eller ve ayakları hariç vücudunun tamamı, hatta baştan sarkan saçlarınıda içine almaktadır. Avret olan uzuvlardan birinin dörtte biri, namaz içinde, üç tesbih miktarı açılsa namazın sıhhatine mani olur.

Bir kadın, elbise bulunduğu halde giymeyip, kimsenin bulunmadığı bir yerde ve karanlık bir odada çıplak olarak namaz kılsa,ittifak ile namaz sahih olmaz.
Altını gösteren elbise veya baş örtüsü ile kılınacak namaz caiz değildir. Baş ve vücudun örtülmesi demek, üzerine birşey koymak demek değil, altını göstermeyecek kalınlıkta dokunmuş bir kumaşla kapatılması demektir.

Avret olarak kabul edilmiş uzuvlardan biri açık olduğu halde bir rukün eda edilecek olsa, namazın bozulacağı hususunda icma vardır.
Kadınların avret yeri sayılan uzuvları

Hanefî, Malikî ve Şafiîlerle, Hanbelîlerdeki hakim görüşe göre, kadının el ve yüz dışında kalan bütün bedenleri avrettir, bütün bedenlerini örtmesi gerekir. Yüzleri ile elleri ise ne namazda, ne de bir fitne korkusu bulunmadıkça namaz dışında avret değildir.
Ayaklarda ihtilâf vardır. En sahih kabul edilen görüşe göre ayakları da avret değildir. Bunlar ile yolda yürümek ihtiyacı vardır. Diğer bir görüşe göre hür kadının namazı, ayağının dörtte biri nispetinde açık bulunmasıyla bozulur, diğer bir görüşe göre de ayakları, namaza göre avret yeri sayılmazsa da namaz haricinde avret yeri sayılır. Bu ihtilâftan kurtulması için ayaklarını örtmeleri daha iyidir. Sahih olan görüşe göre hür kadınların kolları da, kulakları ile salıverilmiş saçları da avrettir
Avret, erkeğe ve kadına göre farklılık arz eder.

2. Erkeklerin avret yeri sayılan uzuvları
Hanefî, Malikî, Şafiî ve Hanbelîlerin oluşturduğu cumhuru fukahaya göre: Göbekleri altından dizleri altına kadar olan yerdir. Diz kapakları da bu yere dahildir.
Ebû Eyyub (r.a) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
“Erkeğin iki diz kapağının üstü ve göbeğinin altı avret mahallidir.” buyurmuşlardır.
Hz. Ali (r.a.)’den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
“Diz kapağı avret mahallindendir.” buyurmuşlardır.
Cerhed (r.a.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, O’nun yanından, uyluğu açık durumda iken geçti. Şöyle buyurdu:
“Uyluğunu ört! Çünkü Müslüman erkeğin uyluğu avrettendir.”

3. Namazı başı açık kılma
Bu konudaki tespitler de açık seçiktir. Bir ihtilaf ve anlaşmazlık söz konusu değildir.
Bütün mezheplere göre, kadınların namazda başlarını örtmeleri gerekir. Namazın sahih olması şartını yerine getirmiş olmak için başını örtmüş olmaya ihtiyaç kesindir.
Hz. Aişe (r.anha) validemizin rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz:
“ALLAH ergenlik çağına ulaşan kadının başörtüsüz olarak kıldığı namazını kabul etmez.” buyurmuştur.
 
Kadınların Cuma, Bayram ve Cenaze Namazı Kılıp Kılamayacağı ve Saflardaki Durumu

Cuma namazı farz-ı ayın, bayram namazları vacip, cenaze namazı ise farz-ı kifayedir. Bunlardan cuma ve bayram namazları, ancak cemaatle kılınır. Cenaze namazının cemaatle kılınması şart olmadığı gibi; ister erkek, ister kadın olsun tek bir müslümanın kılmasıyla kifai farz yerine gelmiş olur. Görüldüğü üzere, gerek mükellefiyet gerek hüküm bakımından cenaze namazında kadın ile erkek arasında hiç bir fark yoktur.

Cuma namazının farziyyetiyle ilgili ayetin (Cum'a, 62/9) kadın ve erkekleri içeren umumi hükmü sünnetle tahsis edildiği için, cuma namazı ile sadece hür, mukim ve (cuma namazına katılmaya engel olacak derecede hasta ve yaşlı olmayan) sağlıklı erkek Müslümanlar mükelleftir. Nitekim ayetin umumi hükmünden hür, mukim ve sağlıklı olmayanlara da cuma namazının farz olduğu anlaşılmakta ise de, ayetin hükmü bu yönden de tahsis edilmiştir. Nitekim bir hadis-i şerifte,

"Hürriyetine sahip olmayan köle, kadın, çocuk ve hasta .müstesna olmak üzere, cemaatle cuma namazı kılmak, her müslüman üzerinde vacip bir haktır." (Ebu Davad, Salat, 168, Hadis No:1O67; Beyhekı, III, 172)

buyurulmuştur. Bu itibarla kadınlar cuma namazı ile yükümlü değildir. Cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda icma vardır. Asr-ı saadetten beri hiçbir İslam müçtehit ve alimi bunun aksini söylememiş, bütün İslam ülkelerinde, her dönemde uygulama da böylece devam ede gelmiştir.
Vakıa, cuma ve bayram namazları ile yükümlü olmadıkları halde kadınlar isterlerse bu namazlara katılabilirler. Bu takdirde, kendisine cuma namazı farz olmayan (mesela dinen misafir sayılan) bir kişinin cuma namazını kıldığında o günkü öğle namazını kılmasına gerek olmadığı gibi, cuma namazına katılan kadınların da ayrıca öğle namazını kılmaları gerekmez. Nitekim günümüzde beş vakit namazda ve özellikle teravihte olduğu gibi, gerek asr-ı saadette, gerek sonraki dönelerde kadınlardan çok sayıda cuma ve bayram namazlarına katılanlar olmuştur. Ancak ne Hz. Peygamber (s.a.) döneminde ne de müteakip asırlarda beş vakit namazla mükellef kadınların tamamının cuma ve bayram namazlarına katıldığı sabit değildir. Günümüzde de isteyen hanımların cami adabına uyarak camilerin kendilerine ayrılan bölümlerinde, cuma ve bayram namazı kılmalarında hiçbir sakınca yoktur.

Safların düzenlenmesi
İslami hükümlere göre, sadece namaz kılarken değil, ihtiyaç ve zaruret bulunmadıkça kadınların erkekler arasına karışmayıp, uygun olan ayrı bir yerde bulunmaları uygun olur. Bu itibarla ister cuma, ister bayram, ister cenaze, hangi namaz olursa olsun, kadınlar erkeklerle birlikte namaz kıldıkları takdirde, erkeklerden ayrı, uygun bir yerde namaza durmaları gerekir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.) namaz saflarını önce erkekler, sonra erkek çocuklar en arkada da kadınlar olmak üzere düzenlemiş;

"Namazda erkek saflarının en faziletlisi en önde olanı, fazileti en az olanı ise en arkada bulunanıdır. Kadın safların en faziletlisi ise en arkada kalanı, en az faziletlisi ise en önde olanıdır." (Müslim, Salat, 132; Ebu Daud, Salat, 97. Tirmiz.i, Mevakıt, 52; Nesai, İmame, 32; İbn Mace, İkame, 52)

buyurmuştur. Sünnet olan safların böyle olmasıdır. Sünnete uymayarak, kadınlar erkek safları arasına karışarak imama uyarlarsa, Hanefi mezhebine göre rüku ve secdeli namazlarda kadınların arkasında ve hizasında kalan erkeklerin namazları fasit olmuş sayılır. bu duruma sebep olan kadınlar da günah işlemiş olurlar. Bu durum, rüku, ve secdesi bulunmayan cenaze namazında meydana gelirse, erkeklerin namazı fasit olmazsa da, sünnete (yani Hz. Peygamber (s.a.) 'in düzenlemesine) aykırı hareket edildiği için mekruh olur.
 

CEVAP

Namazda müekked sünneti ve vacibi terk etmek, tahrimen mekruh, müekked olmayan sünneti terk, tenzihen mekruh olur. Mekruh olarak kılınan namaz sahih olur ise de, sevabı çok az olur.

Daha çok işlenen mekruhlardan bazıları şunlardır:

1- Namazda tadil-i erkanı terk etmek.

2- Başı döndürüp bakmak.

3- Secdede iki kolu yere döşemek. [Kadınlar döşer.]

4- Başı bir tarafa eğmek.

5- Esnerken ağzı kapatmamak.

6- Özürsüz gözleri yummak.

7- Öndeki safta boş yer varken, geri safta kılmak. [Eğer yanında kimse var ise, tenzihen, yalnızsa, tahrimen mekruh olur.]

8- Üzerinde canlı resmi bulunan elbise ile namaz kılmak.

9- Canlı resmi asılı odada namaz kılmak.

10- İş elbisesi ile ve büyüklerin yanına çıkamayacak elbise ile veya kötü kokulu çorap ile kılmak.

11- Abdest sıkıştırırken kılmak.

12- Tekbir alırken ve teşehhüdde otururken parmakları açık veya kapalı tutmak. [Kendi haline bırakılır. Secdede parmaklar kapalı, rükuda ise açık tutulur.]

13- Secdeye inerken pantolonunu yukarı çekmek.

14- Başı açık kılmak. [Mekke’de, ihramlı iken, namaz baş açık kılınır.]

15- Namazda ağırlığı, bir ayağa çok, diğerine az vermek.

16- İmam namaza durunca, sabahın sünnetini caminin girişinde veya direk arkasında kılmayıp, saf arasında veya başka yerde kılmak. [İmam namaza az sonra duracaksa, öğle, ikindi ve yatsının sünnetlerine durulmaz, hemen imama uyulur.]

17- İmam, açıktan okurken Sübhanekeyi okumak.

18- Secdeye veya rükuya, imamdan önce başını koymak veya kaldırmak.

19- Çıplak ayakla namaz kılmak. [Şafii’de çıplak ayakla kılınır.]

20- Kolu sığalı veya kısa kollu gömlekle namaz kılmak.

21- Sağa-sola eğilmek, sallanmak.

22- Secdede burnu yere değmemek.

23- Secdeye giderken diz, el, burun ve alnı yere, bu sırayla koymamak, kalkarken bu sıranın tersini yapmamak.

24- Secdede bir ayağı kaldırmak. [İki ayak kalkarsa, bazı âlimlere göre namaz bozulur.]

25- Kıyamda okuduğunu, rükuda, rükuda okuduğunu kıyamda tamamlamak.

26- Bir rükünde iki defa bir yeri kaşımak. [Bir rükünde, üç defa ayrı kaşımak bozar.]

27- Namazda 4-5 kişi duyacak kadar yüksek sesli okumak. [Kendi işitmeyecek kadar sessiz okunursa namaz sahih olmaz.]

28- İkinci rekatta, birincide okuduğu âyeti tekrar okumak ondan evvelki bir âyeti okumak. [Unutarak okumak mekruh olmaz.] İkinci rekatta birinciden üç âyet uzun okumak.

29- Özürsüz teşehhüdde, sünnete uygun oturmamak. Kıyamda sünnete uygun olarak ayakları dört parmak kadar açmamak. [Şafii’de bir karış kadar açmak sünnettir.]

30- Özürsüz bir şeye dayanıp kalkmak.

31- Farzdan sonra hemen son sünnete kalkmamak. Yahut konuşmak veya bir şey okumak.

32- Namaz kılanın önünden geçmek veya önünden geçilebilecek yere namaza durmak.

33- Namazın sünnetlerinden birini terk etmek. Sünnet iki kısımdır: Birincisi Sünen-i hüda. Bunlar, müekked sünnetlerdir. İkincisi Sünen-i zevaid. Bunlar, müekked olmayan sünnetlerdir.



Namazda müekked sünneti ve vacibi terk etmek, tahrimen mekruh olur. Müekked olmayan sünneti terk, tenzihen mekruh olur. Müstehabı terk, mekruh olmaz.



Tenzihi mekruh helale, tahrimi mekruh harama yakındır. Mekruh olarak kılınan namaz sahih ise de, sevabı çok az olur. (İmad-ül-islam)



Bazı kimseler, “Eskiden padişahın huzuruna başı açık çıkılamayacağı için, başı açık namaz kılmak mekruhtu. Artık buna gerek kalmadı. Kısa kollu gömlekle ve haşama ile namaz kılmak mekruh değil” diyerek dinde reform yapmak istiyorlar. Muteber kitaplarda bu husus açıkça belirtilmiyor mu?

CEVAP

Muteber kitaplarda bu konudaki ifadeler şöyledir:

1- Nimet-i İslam’da, namazın mekruhlarının 11.sinde, (Erkek kısmı namazda kolunu açık bulundurmaktır) deniyor. Dipnotta ise, etekleri toplayıp bacakları açmak da mekruh diyor. (s.564) Aynı kitabın mekruhların 12.sinde ise, sadece şalvar ile, izar ile namaz kılmanın mekruh olduğu bildiriliyor. Çünkü vücudun üst kısmı açılarak ten görünmektedir.



2- Bir kimsenin, elbisenin kollarını dirseklerine kadar sıvayarak kolları açık namaz kılması mekruhtur. Fetava-i Kadıhanda da böyledir. (Hindiyye)

Burada sıvamak değil, kolları açmanın, teni göstermenin mekruh olduğu bildiriliyor. Nitekim, yine aynı kitapta deniyor ki: Gömleği varken, gömleksiz namaz kılmak mekruhtur, Hulasa’da da böyle yazmaktadır. Bir omzu açık bırakarak namaz kılmak da mekruhtur. (Hindiyye)



3- İzarının ön ve arkasını, toz toprak olmasın diye yukarı çekmek mekruhtur. Nitekim yenleri ve izarı sığalı olarak namaza durmak da mekruhtur. (Halebi)

İzar; entari, etek, peştamal, şalvar gibi belden alta giyilen elbisedir. Etek yukarı çekilince bacak görülür. Kıvırmak değil, bacağın görülmesi mekruhtur. Yere sürünüp, toz toprak olmasın diye yukarı çekmek de mekruhtur. Çünkü bacak görünür. Eğer bacağı göstermeyen uzun don varsa mekruh olmaz. Yine aynı kitapta diyor ki: Namazı sadece izar ile kılmanın mekruh olduğu hadis-i şerifle bildirildi. [Çünkü vücudun üst kısmı açık kalmaktadır.] Fakat başka elbisesi yoksa mekruh olmaz. (Halebi)



4- Dürrül-muhtar’da diyor ki:

(Namazda toz, topraktan korunmak için yen ve paçasını sıvamak mekruh olduğu gibi; elbiseyi toplamak, yani kaldırmak da mekruhtur.)

İbni Abidin hazretleri burayı açıklarken buyuruyor ki:

Elbiseyi secdeye giderken kaldırmak da mekruhtur. (Bahr)

Hulâsa ve Münye’de mekruhluk, yenlerini dirseklerine kadar kaldırırsa diye kayıtlı. Bundan anlaşılan, az sıvarsa mekruh olmaz. Bahr sahibi diyor ki:

Az sıvansa da mekruhtur. Çünkü elbiseyi toplamak sözü hepsini içine alır.

Yine İbni Abidin hazretleri, (Dirseklere kadar kolu sıvanın mekruh olduğundan ittifak vardır. Ama dirseklerden aşağısının mekruh olmasında ittifak yoktur) buyuruyor.



5- İbni Abidin hazretlerinin oğlu Muhammed Alaeddin, Hediyyetül alaiyye isimli ilmihalinde, namazın mekruhlarının onuncusunda (Erkekler için kolları açmak) tabirini kullanmıştır. Mekruhların on altıncısında ise, izarını kaldırmak ifadesini kullanmıştır. İzar kaldırılınca bacaklar görünür. Demek ki mekruh olan tenin görünmesidir.



6- Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri buyuruyor ki:

Çiğini [omuzlar] ve kollar açık olarak namaz kılmak mekruhtur. (Marifetnâme s.268)



7- Şir’a şerhindeki hadis-i şerifte, (Yakası kapalı kılınan namaz, yakası açık kılınandan yetmiş derece daha sevaptır) buyuruluyor. Demek ki yaka açık olup ten görülmemelidir.

Kısa kol için, bu her zaman giyilen kıyafettir deniliyor. Bir erkek de şortla gezebilir bu onun kıyafeti olabilir. [Bu kıyafet namazı bozuyor veya mekruh ediyorsa giymemek gerekir. (Dürer)]



Erkeklerin saçı alna gelse, secde mekruh olur mu?

CEVAP

Evet. Takke de alna gelse böyledir. Çıplak olarak yere değmelidir



Erkeklerin, baş, kol ve ayakları açık olarak namaz kılmaları mekruh mu? Mekruh nedir?

CEVAP

Evet mekruhtur. Mekruh olan namaz sahih ise de, sevabı olmaz. Bir erkek, namazda başı örtmeye önem vermediği için açık kılarsa, mekruh olur. Namaza önem vermediği için açarsa, kâfir olur. Kendini Allahü teâlâya karşı, küçük göstermek için, başı açık kılmak zarar vermez ise de, yine örtmek efdaldir. Harareti teskin ve rahatlık için açmak da mekruhtur. (Redd-ül-muhtar)

Önemli kimselerin huzuruna çıkan kimsenin şık, temiz elbise giymesi gerekir. Allahü teâlânın huzuruna durulduğu zaman buna daha çok dikkat etmeli, büyüklerin karşısına çıkılamayan elbise ile namaz kılmamalıdır! Kur'an-ı kerimde (Her namaz kılarken, süslü [temiz, sevilen] elbiselerinizi giyiniz) buyuruluyor. (Araf 31)



Peygamber efendimiz başı açık kılmazdı. Sarıkla kılmanın önemini bildirerek buyuruyor ki:

(Sarıkla kılınan namaz, sarıksız kılınan yetmiş rekat namazdan efdaldir.) [Ebu Nuaym]

Namazda başı hiç olmazsa, herhangi bir renkte olan takke ile örtmelidir!



(Nimet-i İslam)da namazın mekruhlarının onbeşincisinin dipnotunda (Başı açık namaz kılmak mekruhtur) buyuruluyor. 57.sinde de mekruh olduğu yine bildiriliyor. Namazın mekruhlarının onbirincisinde ise, kolları açık namaz kılmanın mekruh olduğu bildiriliyor.



İbni Abidin hazretleri, namazın mekruhları sonunda buyuruyor ki:

(Namazı, nalın veya mest ile kılmak, çıplak ayakla kılmaktan efdaldir. Böylece, yahudilere uyulmamış olur. [Taberaninin bildirdiği] hadis-i şerifte, (Yahudilere benzememek için namazları, nalın [bir nevi ayakkabı] ile kılınız!) buyuruldu. Resulullah ve Eshab-ı kiram, sokakta giydikleri nalın ile kılarlardı. Nalınları temiz idi ve Mescid-i Nebi kum döşeli idi. Kirli nalınla girilmezdi.)



Ayakları herhangi bir şey ile örterek namaz kılmayı bildiren bir başka hadis-i şerif de şöyle:

(Yahudiler, nalın [bir nevi ayakkabı] ile veya mest ile ayaklarını örterek namaz kılmazlar. Siz onlara muhalefet ediniz!) [Ebu Davud, Hakim]



Temiz olmayan ayakkabı ile mescide girilmez. Çorap giyerek bu sünnet yerine getirilir. Çorabı da pis olan veya hiç olmayan, namazı topuk kemiklerine kadar uzun entari ile kılması iyi olur. Eshab-ı kiram kamis denilen ayağa kadar uzun olan gömlek ile, yani entari ile namazlarını kılarlardı. Ayakları böylece örtülmüş olurdu. Ayaklar örtülü kılınan namazın çok sevap olduğu (Halebi), (Berika) ve (Hadika) kitaplarında da yazılıdır.



Müslüman olmayanlar, kiliselerinde başı açık, ayağı çıplak tapınıyor, onlar gibi, medeni ibadet etmeli diyerek, başı açık, ayağı çıplak kılmak, yükseğe secde etmek ve emri altında olanları böyle kılmaya zorlamak caiz değildir. İbadetlerde, kâfirlere benzemek mekruhtur. İslamiyetin istediği şekli beğenmeyen ise, kâfir olur.



Kadınların ayaklarının açık olmasında iki kavil vardır. Birinci kavle göre mekruh, ikinci kavle göre namaz bozulur. Kadınlar, ya çorapla veya ayaklara kadar uzun etek veya entari giyerek namaz kılmalıdır! Şafii mezhebinde erkeklerin çıplak ayakla namaz kılması sünnettir. (M.Erbea)



Parmak çıtlatmak mekruh mu?

CEVAP

Camide namaz için safa girerken, namaza dururken ve namaz içinde parmakları çıtlatmak mekruhtur.



Parmakları birbirine geçirmek caiz mi?

CEVAP

Namazda tahrimen, hariçte tenzihen mekruhtur.



Mezarlıkta camiler var. Kabre karşı namaz kılınır mı?

CEVAP

Önünde perde, duvar gibi bir şey olmazsa, kabre karşı namaz kılmak mekruhtur. (Marifetname)

Mescidin kıblesi ile kabir arasında, perde, duvar olursa veya kabir yanda ise, namaz mekruh olmaz. (Hindiyye)

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Kabre karşı namaz kılmayın!) [Nesai]



Çalgı aleti, tv, içki bulunan yere rahmet melekleri girer mi?

CEVAP

Kumar ve çalgı aleti, tv, canlı resmi, haç resmi, köpek, cünüp, içki ve sarhoş bulunan yere rahmet melekleri girmez. Böyle yerlerde namaz kılmak mekruh olur ve edilen dua da makbul değildir.



Kumar ve çalgı aleti, tv, canlı resmi, haç resmi, köpek, cünüp, içki ve sarhoş bulunan yere rahmetmelekleri girmezse, ne kaybımız olur?

CEVAP

Mekruh olarak kılınan namaz sahih olur. Yani o kimse, namaz borcundan kurtulursa da, namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz.

Melek girmeyen eve şeytan girer. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Cers [çan, çıngırak] bulunan odaya rahmet melekleri girmez.) [Nesai]

(Cers, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim]

[Mizmar, her türlü çalgı aletidir. (Müncid)]

Bir ihtiyaç olmadan oyun, eğlence için cers takılı hayvana binmek mekruhtur. Cers bulunan kervana rahmet melekleri gelmez. (Tergib-üs-salât)

Şeyh-ul-islam Ahmet ibni Kemal efendi hazretleri buyuruyor ki:

(Mizmarları kırmak için gönderildim) hadis-i şerifi, (Her çeşit çalgıyı yasak etmekle emrolundum) demektir. (Kırk hadis)



Allahü teâlâ, şeytana, (Senin müezzinin mizmardır) buyurdu. Müezzin, ezan okuyarak insanları ibadete çağırır. Şeytanın müezzini ise, insanları günah işlemeye çağırır. Bu da mizmarların her çeşididir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Misafir, sofrada iken, melekler ev sahibine dua eder.) [Taberani]

(Sirke yiyen kimselere, iki melek, yemek bitinceye kadar dua eder.) [İ. Asakir]

(Melekler, sahura kalkan kimselere dua eder.) [İ. Ahmed]



Eğer sofrada içki veya meleklerin girmesine mani olan bir şey varsa, o kişi meleklerin yapacağı bu duadan mahrum kalır.

Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Bana salevat getiren kimsenin, günahlarının affolması için melekler dua eder.) [Eyoğul ilmihali]

(Allah’ın zikredildiği yerlere, melekler rahmet saçar.) [Ebuşşeyh]

(Kur’an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek dua eder.) [Hazinet-ül-esrar, Deylemi]

(Bir kimse, uygunsuzluk yapmadıkça, namaz kıldığı yerden ayrılıncaya kadar, melekler, “Ya Rabbi, buna rahmet et” diye dua ederler.) [Nesai]



Eğer salevat getirilen, zikredilen, Kur’an okunan ve namaz kılınan yerde, çalgı aleti veya meleklerin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır.

Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Melekler, insanlara iyilik öğreten kimselere dua ederler.) [Tirmizi]

(Din kardeşinin bir işini yapana binlerce melek dua eder.) [İbni Mace]

(Yatağa abdestli yatan kimse için, o gece bir melek sabaha kadar, “Ya Rabbi, bunu affet” diye dua eder.) [Hakim]



Eğer o yerlerde veya yatak odasında, canlı resmi, kumar aleti veya rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır.



Ölüm hastasının bulunduğu odada, hayzlı, cünüp, canlı resmi, kumar aleti, köpek, çalgı aleti ve rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka şey bulunmamalıdır. Mümin, ruhunu teslim edeceği vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz. O odaya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara maruz kalabilir. Rahmet meleklerine, Ruhaniyan denir.



Bir namaz vaktini cünüp geçirmek büyük günahtır. Sarhoş olmak, kumar oynamak ve çalgı çalmak haramdır. (Berika)



Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur. (Hadika)



Kendi yapmasa bile, kötü şeyleri evinde bulundurmak kötü, kendi yapmasa bile, iyi şeyleri bulundurmak iyidir. Mesela, Kur’an-ı kerimi, okumasını bilmese de, bereketlenmek için evinde bulundurmak sevaptır. (Hindiyye)



Kendi oynamasa bile evde iskambil kağıdı, tavla gibi kumar aletlerini bulundurmamalıdır. Haramlardan, mekruhlardan kaçılırsa, rahmet meleklerinin yapacakları dualardan istifade ederiz.

Zararın neresinden dönülürse kârdır. Yaş geçmeden tövbe etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Kişi kırk yaşına girdiği halde, günahlarına tövbe etmezse, şeytan o kişinin yüzünü sıvazlayıp, "Bu artık iflah olmaz" der.) [İ. Gazali]



Yatak odasında namaz kılmadığımız için, odanın duvarlarına ana-babamın ve diğer akrabalarımın resimlerini koydum. Bir mahzuru var mı?

CEVAP

İki mahzuru vardır. Birincisi, insan ve hayvan resmini, belden yukarı asmak haramdır. Bitki ve cansızların resmini asmakta mahzur yoktur. İkincisi, canlı resmi bulunan odaya rahmet melekleri girmez. Resimli gazete bile bulunsa girmez. Gazeteyi okuduktan sonra kapalı bir yere koymalıdır! Kapalı olursa girer.

Namaz kılınmayan yerlere, mesela banyoya, mutfağa, yatak odasına, çeşitli canlı resimlerini, mesela ana babamızın resimlerini, bir evliyanın resimlerini veya artist resimlerini koymanın günah olmadığını zannedenler var. Bir zaruret olmadıkça, her türlü canlı resmini belden yukarı asmak haramdır. Her türlü resmi albümde saklamalıdır.

Ana babamızın veya bir evliyanın da olsa, resmini duvara asmak haramdır. Resmini duvara astığımız evliya, bu hareketimizden dolayı bizi sevmez. Aksine günah işlediğimiz için üzülür. Manzara resimlerini duvara asmakta ise mahzur yoktur.



Müzik dinlediğimiz televizyon veya radyo bulunun odada namaz kılmak mekruh mu?

CEVAP

İçki, kumar, çalgı aletleri bulunan mahalde namaz kılmanın mekruh olduğu ve buraya rahmet meleklerinin girmeyeceği ve burada yapılan duanın kabul olmayacağı (Tergib-üs-salât)da ve (Nisabül-ahbâr)da yazılıdır. Çalgı da dinlenen ve bakması haram olan resimlerine de bakılan şeyler, çalgı aleti gibidir. Televizyon kapalı da olsa orada namaz kılmak mekruh olur. Bir evde bağlama bulunsa çalınmasa bile o odada namaz kılmak mekruh olur. İçki içilmese bile, içki bulunan odada namaz kılmak mekruh olur. Duvardaki resme tapılmasa bile, canlı resmi bulunan evde namaz kılmak mekruh olur. Bilgisayarda günah işleniyorsa o da dahildir, müzik çalınıyorsa o da dahildir.



Bir odada namaz kılarken o odada herhangi büyüklükte ve herhangi içerikte bir veya daha fazla resim bulunması caiz mi? Değilse, bunları ters çevirmek veya üstünü örtmek çözüm olur mu?

CEVAP

Resim, namaz kılanın ayağı altında, oturduğu yerde veya secde ettiği yerde olmazsa, böyle resimli battaniye, seccade üzerinde namaz kılmak mekruh olmaz. Resim, yerlerde bulunduğu için ona hakaret edilmiş olur. Fakat secde edilen yerde ise, yahut basılan ve oturulan yerde ise sanki insan vücudunda bulunmuş gibidir. Namaz mekruh olur. Onun için üzerinde resim bulunan elbise ile namaz kılmamalıdır! Canlı resimleri göbekten yukarıda bulunursa, orada namaz kılmak mekruh olur. Canlı resmi, basılan, oturulan yerde ise mekruh olmaz. Namaz kılanın arkasında göbekten yukarıda olursa tenzihen mekruh olur.

İnsan ve hayvan resmini, belden yukarı asmak haramdır. Bitki ve cansızların resmini asmakta mahzur yoktur. Canlı resmi bulunan odaya rahmet melekleri girmez. Resimli gazete bile bulunsa girmez. Gazeteyi okuduktan sonra kapalı bir yere koymalıdır! Namaz kılanın başında, önünde, sağ ve sol hizasında, duvara çizilmiş veya beze, kağıda yapılarak asılmış veya konmuş ise, mekruhtur.



Namazda gözleriyle başka yerlere bakmak mekruh mu?

CEVAP

Evet, tenzihen mekruh olur.



İdrar sıkıştırırken namaz kılmak uygun mu?

CEVAP

Mekruh olur. Selam verip namazdan çıkmalı, abdest alıp yeniden kılmak gerekir.



İşlemeli seccadede namaz kılmak caiz mi? Şimdi dikkati çeken süslü halılar var. Bunların üstünde namaz kılmak mekruh olur mu? Evimizin kıble duvarında çeşitli süs eşyaları var. Bunlara karşı namaz kılınır mı?

CEVAP

Zihni meşgul eden şeyler üzerinde mesela nakışlı seccadede namaz kılmak mekruhtur. Seccadeler sade olmalı veya ters çevirip kılmalıdır.

Şimdi bazı camilerde şekilli halılar huşuya mani olmaktadır. Düz halı sermelidir. Caminin veya namaz kıldığımız evin kıble duvarında da âyet, hadis, dini levha bulunmamalıdır. Levhaları âyetleri caminin sağ ve sol duvarına asmalıdır.



Üzerinde cami veya Kâbe resmi bulunan seccadede namaz kılmak caiz mi?

CEVAP

Üzerinde İslam yazısı veya bir harfi bulunan seccadeyi yere sermek tahrimen mekruhtur. Böyle seccadeyi ne maksatla olursa olsun yere sermek mübarek yazı veya harfe hakaret olur. (Hadika c.2, s.633)

Kâbe, cami veya İslam yazısı bulunan seccadeyi yere sermek [ona hakaret olacağı için] caiz değildir. Fakat resim bulunan battaniye böyle değildir. İbni Hacer-i Mekki hazretleri, fetvasında, (Canlı resmini, hürmet edilen yerlerde kullanmak caiz değildir, hürmet edilmeyen şeyler üzerinde caizdir) buyuruyor. Battaniye yere serilince onun üzerinde bulunan resme hürmet edilmemiş, hakaret edilmiş olur. Resim secde edilen yerde değilse, böyle resimli battaniye üzerinde namaz kılmakta mahzur olmaz. Canlı resimleri göbekten yukarıda bulunursa, orada namaz kılmak mekruh olur. Canlı resmi, basılan, oturulan yerde ise mekruh olmaz. Namaz kılanın arkasında göbekten yukarıda olursa tenzihen mekruh olur. (R.Muhtar)

Şu halde canlı resmi bulunan şeyleri yere serince ona hakaret olduğu için namaz mekruh olmuyor. Kâbe, cami resmi bulunan şeyleri yere sermek de ona hakaret olduğu için caiz olmuyor.



Abdesti sıkışık iken, yel sıkıştırırken, idrar sıkıştırırken namaz kılmak mekruh olur deniyor. Bu sıkışıklığın ölçüsü nedir? Mesela gaz sıkıştırıyor, bir süre sonra geçiyor, o zaman namaz kılsam mekruh olur mu?

CEVAP

Mekruh olmaz. Gelip geçen sıkışıklık mekruh etmez. Abdest sıkışıklığının, idrar sıkışıklığının ve yıl sıkışıklığının ölçüsü şudur:

Namaza durunca hatırına sıkışıklık gelmezse, huzura mani olmazsa, namaz mekruh olmaz. Hep hatırımızda, namazı kılar kılmaz hemen tuvalete gitme ihtiyacı hissediyorsak, o zaman namaz mekruh olur.



Şafii mezhebinde de takkesiz namaz kılmak mekruh mu?

CEVAP

Evet mekruhtur.



Aynanın önünde namaz kılmak günah mıdır?

CEVAP

Eğer bakınca aynada şeklimiz görülüyorsa, dikkati çektiği için namaz mekruh olur. Ayna üstüne bir şey asmalı, suretimiz görülmemelidir.



Namaz kılarken yanımdakiler okuduklarımı duyuyor. Bir arkadaş yüksek sesle okumak mekruhtur dedi. Yüksek sesin ölçüsü nedir?

CEVAP

Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Arkadakiler de işitiyorsa yani beş on kişi işitiyorsa mekruh olur. Çünkü açıktan okumuş sayılır. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir.



Oyuncak bebek, ayı ya da bir tür oyuncak olan odada namaz kılınır mı yani onlar da resim gibi mi?

CEVAP

Evet onlar da resim hükmündedir. Yerde oldukları için tenzihi mekruh olurlar. Namaz kılarken üstlerini örtmelidir.



Namaz kılarken etraftan etkilenmemek için gözümüz kapalı namaz kılmak caiz mi?

CEVAP

Mekruh olur.



Camilerde veya evde namaz kılarken kıble cephesine cam denk gelirse ve dışarıda hava karanlık ise cam ayna gibi insanı gösteriyor. Evde perde çekilebilir fakat camide perde olmuyor. Bu durumun namaza bir etkisi var mı?

CEVAP

Aynaya ve ayna gibi görünen resmimize karşı namaz kılmak mekruh olur. Hiç bakmazsak zararı olmaz.



Namaz kılana anahtar nerede dense, o da parmakla gösterebilir mi?

CEVAP

Parmakla göstermesi mekruhtur. Fakat ona uyabilmek için farz kılıyorsan parmağını kaldır dese, yahut kaç rekat kıldın dese o da parmağı ile iki üç diye gösterse mekruh olmaz.



Namaz kılanın önünden geçmek mekruh mu, haram mı?

CEVAP

Namaz kılanın önünden geçmek mekruhtur. Mekruh kelimesi yalnız kullanılınca ekseriya tahrimen mekruh anlaşılır. Yani günah olur. Haram biraz daha fazla günahtır. Kırda ve büyük veya küçük camilerin her yerinde, namaz kılanın önünden, yakın olsun, uzak olsun kadın veya erkek veya köpek geçerse, namazı hiç bozulmaz. Kırda ve büyük camide ayaklar ile secde yeri arasından, küçük mescitte ve odada ise, ayakları ile kıble duvarı arasından geçen, günaha girer. Kıble duvarı ile arka duvarı arası yirmi metreden az olan mescide, küçük denir. Sed, sedir gibi yüksek şeyler üzerinde kılanın, önünden, aşağıdan geçen, başı namaz kılanın ayaklarından yukarı olursa günaha girer.Mescid-i haram içinde namaz kılanların önünden geçmek günah değildir. (S. Ebediyye)



Bazı kimseler, nafile bir namaz olan tesbih namazını cemaatle kılıyorlar. Nafile namazları cemaatle kılmanın mekruh olduğunu söyleyince, (Biz önce tesbih namazı kılmayı adıyoruz. Adayınca tesbih namazını kılmak vacip oluyor. Vacibi de cemaatle kılıyoruz. Bazen de, cemaatle namaza duruyoruz. Sonra da bozuyoruz. Tekrar kılması vacip olacağı için cemaatle kılıyoruz) dediler. Böyle vacip yaparak cemaatle kılmak caiz mi?

CEVAP

Tesbih namazı, nafile olduğu için cemaatle kılınmaz. Dürerde deniyor ki:

Ramazanın dışında, vitir de cemaat ile kılınmaz. Bu husus icma ile sabittir. Ramazanda teravihten başka, cemaat ile nafile kılınmaz. Ancak çağrılmadan gelen bir kişi, birine iktida eder veya iki kişi, bir kişiye uyarsa, mekruh olmaz. 3 kişide ihtilaf vardır. 4 kişi olursa, ittifakla mekruh olur.

Bir defa vacip de olsa cemaatle kılınmaz. Vitir vacip olduğu halde, Ramazan haricinde cemaatle kılınmaz. Tesbih namazı nasıl cemaatle kılınabilir?



Namazda bir sure atlayarak okumak mekruh mu? Aradaki sure uzun olsa yine mekruh olur mu? Mesela (Vettini)yi, sonra (İnna enzelna)yı okumak mekruh mudur?

CEVAP

Her namazda, ikinci rekatta birinci rekatta okuduğundan üç âyet uzun okumak mekruhtur. İkinci rekatta, birinci rekatta okuduğundan sonraki bir kısa sureyi atlayarak daha sonrakini okumak da mekruhtur.

Buna göre, (Eraeytellezi)yi birinci rekatta okuyan kimsenin, ikinci rekatta (Kulya)yı okuması mekruh olur. Çünkü bir küçük sure olan (İnna ateyna) atlanmıştır. (Vettini)den sonra (İnna enzelna)yı okumak mekruh değildir. Çünkü bu iki sure arasında uzun bir sure olan (İkra) diye başlayan sure bulunmaktadır.



Yeşil ağaca doğru namaz kılmak gibi, ormanda ağaçları sütre edip namaz kılmak da mekruh mu?

CEVAP

Yeşil ağaca karşı kılmayı kastederek namaz kılmak mekruhtur. Başka niyetle, mesela sütre için kılmak mekruh değildir.



Namazda çocuk bir resmi karşıma koydu. Mekruh oldu mu?

CEVAP

Hayır.



Önümdeki cemaatten birinin gömleğinde resim var idi. Namazım mekruh oldu mu?

CEVAP

Hayır.



Bir erkek, dirsek ile bileği arasının dörtte birini açarak namaz kılsa, mekruh olur mu?

CEVAP

Evet. Bir uzvun dörtte biri tamamı hükmündedir. Dirseğe kadar açılmasının mekruh oluşunda âlimlerin ittifakı vardır. Ama dörtte birinin açılmasında ittifak yoktur.



Namaz kılarken, bir yazıya bakıp ne olduğu veya saate bakıp kaç olduğu anlaşılınca, namaz mekruh olur mu?

CEVAP

Evet.



Vitir vacip namazını kılarken 3. rekatta zammı sure olarak 2.rekatta okunan zammı surenin devamı olmayıp bir veya iki sure öncesi okunursa ne olur veya 3. rekat müstakil olarak kabul edilip bir önceki okunana bakılmaz mı?

CEVAP

Üçüncü rekat müstakil değildir. İkinci rekatta okunandan sonrakini veya daha aşağıdakilerini okumak gerekir. Kasten öncekileri okunursa mekruh olur, unutularak okunursa mekruh olmaz.



Namaz kılarken secde yerine iki metre uzakta kuş resmi olsa mekruh olur mu?

CEVAP

Genelde kuş resimleri net olmuyor, bunun için mekruh olmaz.



(Canlı resmi insanın başında ise mekruh olur) ifadesindeki baş neresidir?

CEVAP

Tavandır.



(Secde edilmeyen yerlerinde resim bulunan seccadede namaz kılmak caizdir, fakat resim, ayak basılan veya oturulan yerde ise mekruh olur) ifadesinden kasıt nedir?.

CEVAP

Oturunca, basınca resim bedeninde sayılır. Oturulan, basılan yer de, secde edilen yer olur.



Vitirde sıra ile Felak, Nas, Fil suresini okumak mekruh mu?

CEVAP

Evet.



Namaz kılarken, ağırlığı bir ayak üzerine vermek caiz mi?

CEVAP

Mekruhtur.



Kazaların kılındığını göstermek caiz mi?

CEVAP

Mekruh ise de, bu zamanda belli olması hiç mahzur teşkil etmez. Herkesin kazasının olmadığı zamanlarda uygun değildi.



Maliki’de namazda Euzü okumak mekruh yazıyor, Maliki’yi taklit edenler ne yapacak, Euzüyü okuyacak mı?

CEVAP

Mezhep taklit edilirken sadece taklit ettiği mezhebin farzlarına uyar bir de müfsitlerinden kaçar. Mekruhlarına riayet etmez. Yani Euzü okuyacağız. Çünkü kendi mezhebimizden çıkmış olmuyoruz.



Herhangi bir sebeple namaz mekruh olursa bu namazı iade etmek vacip mi?

CEVAP

İki türlü mekruh var: Bir sünneti terk etmekle meydana gelen mekruh, bunun iadesi vacip değildir, vacibin terki ile meydana gelen mekruh var bunun iadesi vaciptir. İadesi vacip olan namazın vakti çıktı ise kaza edilir. Mekruh vakitte namaz kılınca bunun iadesi vacip olmaz.



Namaz kıldıktan sonra namazı mekruh yapacak bir resim gördüm. Namaz mekruh olur mu?

CEVAP

Kasıtlı olmayınca mekruh olmaz.



Resmin namazı mekruh etmesi niyete bağlı değil mi? Biz zaten Allah’ın huzuruna duruyoruz, kalbimiz bununla dolu, yani yine de mekruh olur mu?

CEVAP

Burada niyetin rolü yok. Yani hiç kimse resme tapmaz. Bunu Allah biliyordu elbette. Ama yine yasaklamış. Resme karşı durmayın diye. Hatta aynada kendi görüntümüz olsa yine mekruh oluyor. Bazıları da Araplar pis olduğu için abdest ve yıkanma emri getirilmiştir, bizim yıkanmaya ihtiyacımız yok diyorlar. Halbuki dinimizde toprağa elimizi sürmekle de cünüplükten kurtuluyoruz. Demek ki esas mesele temizlik değil emre uymaktır. Bu resim işi de öyle tapmakla falan ilgisi yok, resme karşı kılma denmiş bize düşen de emre uymak



Paltoyla namaz kılarken paltonun eteklerinin secdede dizlerin altında kalması mekruh mudur?

CEVAP

Mekruh değildir.



Fatihadan önce Euzü okumak vacip mi?

CEVAP

Sure veya âyet okumaya başlarken Euzü okumak vaciptir. Fatiha okumaya başlarken Besmele okumak da vaciptir. Diğer surelere başlarken Besmele okumak sünnettir. Namazda, Sübhaneke okuduktan sonra Euzü Besmele okumak sünnettir. Fatihadan sonra, yani zammı sure okumaya başlarken Besmele çekmek lazım değildir. Çekmekte mahzur yoktur, iyi olur.



Pantolonun paçaları uzun olup, kıvırarak giyiyorsak bu şekilde namaz kılmanın mahzuru var mıdır? Mekruh olur mu?

CEVAP

Mekruh olmaz.



Ayrıca havalar soğuk olduğu için genelde eldiven takıyorum. Mescit de bayağı soğuktu, dalgınlıkla eldivenleri çıkarmadan namaza durdum... eldiven ile namaz kılmak uygun mu?

CEVAP

Özürsüz eldivenle namaz kılmak mekruh olur. Soğuk olunca veya başka özür varsa mekruh olmaz.



Âyet-el Kürsi'yi, tesbihleri ve duayı, Cuma namazında ve normal vakitlerde de son sünnetten sonra mı yapmalı yoksa farzdan sonra mı yapmalı, bir mecburiyet var mı?

CEVAP

Son sünnetten sonra yapma mecburiyeti vardır. Son sünnetten önce okunursa mekruh olur.



Gömlek kolları uzun olduğu zaman kolları geri kıvırıyoruz, fakat namaz kılarken düzeltiyoruz. Gömleğin kollarını içeri kıvırdığımız zaman ne olur böyle namaz kılınır mı bir sakıncası var mı?

CEVAP

Gömleğin kolunu içine veya dışına bükmekte mahzur olmaz. Mahzurlu olanı, sıyırıp etin görünmesidir. Et görünmüyorsa sıyrılmanın mahzuru olmaz.



Namazda Asrdan sonra Hümeze veya Kureyş, Kevserden sonra Kâfirun veya Tebbet okunur mu?

CEVAP

Okuma sırası yukarıdan aşağıya doğrudur, ters okumak mekruh olur, kasten olmayıp da unutarak ters okunursa mekruh olmaz. Bir de okuduğumuz sureden sonraki sureyi atlayıp ondan sonrakini okumamız mekruh olur. En az iki sure atlamamız gerekir. Yahut hiç atlamayıp sıra ile okunur. Bir de ikinci okuduğumuz sure birinci sureden üç âyet miktarı fazla olmamalıdır, olursa namaz mekruh olur. Şimdi buna göre, Asrdan sonra Hümeze okunmaz çünkü Hümeze 3 âyetten daha fazladır hepsi 9 âyet, Asr ise üç âyet. Kevserden sonra Kafirun suresi de okunmaz, çünkü Kâfirun suresi Kevser suresinden üç âyet uzundur. Kevserden sonra Tebbet okunur çünkü üç âyet uzun değil iki âyet uzun.



Yurt dışında yaşıyoruz. Caminin bulunmadığı yerlerde mecbur kalırsak, kilise, sinagog gibi yerlerde veya budist tapınağında da namaz kılabilir miyiz?

CEVAP

İslamiyet’te namaz her yerde kılınır, illa cami olması gerekmez. Dağda, bağda, ovada, bahçede, sokakta her yerde namaz kılınır. Kilise de bile kılınır. Fakat kilise de resim falan olduğu için mecbur kalmadıkça kılmamalı, namaz mekruh olur. Resim olmazsa kilisede de kılınır.



Secdeye giderken pantolonun elle yukarıya çekilmesi mekruh mudur?

CEVAP

Çekilişine bağlıdır. Mekruh da olur, caiz de olur, hatta namaz da bozulabilir.



Tadil-i erkan, teşehhüd, necaset, tenzihen mekruh, ziynet anlamları nedir?

CEVAP

Tadil-i erkan = namazı düzgün kılmak, rükudan kalkınca secdeden kalkınca biraz beklemek demektir.

Teşehhüd= ettehıyyatüyü okumak için oturmak

Necaset= pislik

Tenzihen mekruh = hafif mekruh

Ziynet = süs demektir.



Teşehhüdde parmak kaldırmanın hükmü nedir?

CEVAP

Şafii’de sünnettir. Hanefi’de ise, sünnet, mekruh ve haram diyenler olduğu için kaldırmamalıdır.



Bir hoca diyor ki, (Namazı başı açık kılmanın mekruh olmasının sebebi fıkıh kitaplarına göre şudur: Padişahın karşısına bile başı açık çıkmak edepsizliktir. Allah’ın huzurunda hiç başı açık durulur mu? Ama artık günümüzde devlet başkanlarının huzuruna başı açık çıkılabildiğine göre, namazdaki mekruhluk da kalkmalıdır) Gerçekten mekruhluğun sebebi bu zatın söylediği gibi mi?

CEVAP

Din zamana göre değişmez. Başı kapatmak da söylenilen gerekçeye dayanmaz. Peygamber efendimiz namaz kılmazken de başını kapatırdı. Padişahlar değişir ama, padişahlar padişahı Allah değişmez.



İlk rekatta İhlas, 2.de, unutup Kevseri okumak mekruh mu?

CEVAP

Mekruh olmaz. Çünkü yanılmak özürdür.



İkindi, kerahet vakti girmesin diye abdest sıkıştırırken kılınır mı?

CEVAP

Sıkışıkken kılmak mekruh, kerahet vaktinde kılmak da mekruh. Abdest sıkışıklığı özür olur, sıkışıklığı giderdikten sonra, kerahet vaktinde kılmak mekruh olmaz.



Esnemeye mani olmalı mı?

CEVAP

Dudağı ısırarak mani olmalı. Namazda ise, esnemeye böyle mani olma imkanı var iken, el ile kapatmak mekruhtur



Hanım yanında otururken, beyi namaza dursa mekruh mu?

CEVAP

Evet mekruh olur. Arada bir insan geçecek kadar boşluk olursa mekruh olmaz.



Arkası dönük mahrem kadına doğru, namaz kılmak mekruh mu?

CEVAP

Mekruh olmaz.



Celsede durmanın azami müddeti var mı?

CEVAP

Vardır. Rükünleri geciktirmek mekruhtur.



Yan yana iki odanın birinde resim var. Odaların kapısı açıktır. Resimsiz odada namaz kılmak mekruhsuz caiz olur mu?

CEVAP

Evet.



Namaz kılarken yanlışlık yapan, mesela dört yerine üç rekat kılan bir arkadaşa namazdan sonra söylememek mekruh mu?

CEVAP

Evet.



Kolçak takarak namaz kılmak mekruh olur mu?

CEVAP

Hayır.
 
NAMAZ'IN ÖNEMİ


İnsanın yaratılış gayesi Allah’a ibadettir. İslam’ın beş şartından dördünü ibadetler oluşturur. Bunların başında da namaz gelir. Bu hususta Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “… Namaz müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır”(1) buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz ise hadislerinde namazı, “dinin direği”(2) olarak nitelemiş, “namaz, gözümün nurudur”(3) buyurmuştur.

Namaz, kulun Allah ile olan manevî bağının devamını sağlayan, O’nun huzurunda bulunmanın hazzını tattıran rahmanî bir lütuftur. Yüce Kur’an’da Yüce Rabbimiz, ihlâs ve samimiyetle edâ edilen namazın insanı kötü ve çirkin davranışlardan koruduğunu bildirir.(4)
“Ey müminler! Rükû yapın, secdeye gidin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki, kurtuluşa eresiniz”(5) meâlindeki âyet, namazın bizi kurtuluşa erdireceğini müjdeler. Peygamber Efendimiz, mahşerde müminin ilk sorgusunun namazdan olacağını,
namazının hesabını verenlerin diğer
hesaplarının da kolay olacağını beyan etmiştir.(6)

Meşru mazereti bulunmayan bir müslüman her hal ve şartta namazlarını kılmakla mükelleftir. Kur’an-ı Kerim’de namazı terkeden bir zümrenin durumları hakkında şöyle buyrulur: “Onlardan sonra namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.”(7) Peygamber Efendimiz (a.s): “Namazı kasten terketmeyin. Kim namazı kasten terkederse Allah ve Resûlünün himayesinden uzak kalır”(8) buyurmuşlardır.

Namaz bizi günahlardan arındıran önemli bir ibadettir. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz, beş vakit namaz kılmayı bir nehirde günde beş kere yıkanmaya benzetmiştir.”(9)

İbadetlerimizi kulluk şuuruyla îfâ etmeye gayret edelim. Namazlarımızda Allah’ın huzurunda bulunduğumuzu asla unutmayalım; huşûya erebilmek için tâdil-i erkana, yani namazın bütün rükünlerini yerli yerince yapmaya özen gösterelim.
 
Sual: Bazıları, (Kur’an der ki: (Beni zikir için / beni anmak için namaz kıl. Taha 14), (Allah’ı çok zikredin / çok anın. Ahzab 41) Namaz zikirdir yani Allah’ı anmadır. Bir kimse, çıplak da olsa, hayzlı da olsa, cünüp de olsa, Allah’ı anma olan temel öğe düşmez. Hiçbir şey, hiçbir durum namaza engel olamaz) diyorlar. Namaz için abdeste ve gusle ihtiyaç yok mu denmek isteniyor?
CEVAP
Müslüman böyle iddiada bulunamaz, ancak münafık veya misyoner bulunabilir.

Allah’ı an da nasıl anarsan an, çıplak, hayzlı ve cünüp olmak fark etmez denildiğine göre, namaza inanılmadığı anlaşılıyor. Maksat ise dini bozmaktır. Evet, namaz Allah’ı anmaktır ama her Allah’ı anma işi namaz değildir. Bunun için, (Allah’ı anmak için gusle, abdeste ihtiyaç olmadığına göre, namaz da Allah’ı anmaktır, namaz için de gusle, abdeste ihtiyaç yoktur) demek, sinsi bir şekilde dini bozmaya çalışmak demektir.

Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde namaz kılmak için gerekli şartlar bildirilmiştir. Her durumda namaz kılınamaz. Namaz için, 1- Hadesten taharet, 2- Necasetten taharet, 3- Setri avret, 4- Vakit, 5- Niyet, 6- İstikbali kıble şartı vardır. Ayrıca namaz içinde de şartlar vardır.

1- Hadesten taharet şartı:
Cünüp olanın ve hayzı bitenin gusletmesi, su yoksa teyemmüm etmesi, abdestsiz olanın da abdest alması şarttır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Cünüpken, gusledene kadar namaza yaklaşmayın.) [Nisa 43]

(Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, ellerinizi dirseklerinize kadar yıkayın, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, gusledin.)
[Maide 6]

Hadesle ilgili çok hadis-i şerif vardır. Bazıları şöyledir:

(Abdestsiz kılınan namaz sahih olmaz.) [Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud]

(Hadesten temizlenmeden
[abdestsiz, gusülsüz] kılınan namazı Allahü teâlâ kabul etmez.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]

(Dua rahmetin, abdest namazın, namaz da Cennetin anahtarıdır.)
[Deylemi]

(Kadın hayzlı iken namazı bırakır, hayzı bittikten sonra özür kanı devam ederse yıkanır, namazını kılar, orucunu da tutar. Fakat her namaz vakti girince abdest alır.)
[Darimi]

(Lohusa kadın kırk gün geçtiği halde, kan devam ederse, özürlü sayılır, yıkanır ve namaza devam eder. Kan devam ederse, her namaz vakti abdest alır.)
[Hâkim]

(Gusül, abdesti nesh etmiştir.)
[Beyheki] (Yani gusül abdesti ile namaz kılınır, tekrar abdest almak gerekmez.)

(Cebrail aleyhisselam, ilk vahyi getirince, abdesti ve namazı öğretti.)
[Dare Kutni]

(Namaz kılarken abdesti bozulan, burnunu tutup namazdan çıksın.)
[İbni Mace] (Gören burnu kanadı zannetsin, suizanna sebep olmasın.]

(İki melek birinin kabrine gelip, ona şiddetli bir darbe vurdular. Kabir ateşle doldu. Adam bayıldı. Ayılınca, meleklere, “Neden bana vurdunuz” dedi. Melekler, “Sen temiz olmadığın halde namaz kıldın ve mazlûm birine imkânın varken yardım etmedin” dediler.)
[Taberani]

2- Necasetten taharet:
Namaz kılacak olanın, elbisesinin ve namaz kılacak yerin temiz olması şarttır. (Hindiye)

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Elbisen de temiz olsun.) [Müddessir 4]

3- Setri avret:
Erkeklerin diz ile göbek aralarını, kadınların el ve yüz hariç her yerini namazda örtmeleri farzdır. (Redd-ül-muhtar)

Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
([Namaz kılarken] Her secde edişinizde ziynetli [temiz, sevilen, güzel] elbiselerinizi giyiniz.) [Araf 31]

4- Vakit:
Namaz vakti girmeden kılınmaz. Vaktin girmesi şarttır. (Halebi)

Bir âyet meali şöyledir:
(Namaz, müminlere belli vakitlerde farz kılındı.) [Nisa 103]

5- Niyet:
Namaz kılacağına niyet etmek de şarttır. (Dürer)

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Niyetsiz ibadet makbul olmaz.) [Deylemi]

6- İstikbali kıble:
Bir âyet meali şöyledir:
(Yüzünü mescid-i haram tarafına dön. Siz de nerede bulunursanız bulunun, yüzünüzü o tarafa döndürün.) [Bekara 144]

Bu deliller açıkça gösteriyor ki, namazın dışındaki ve içindeki şartlara riayet etmeden kılınan namaz sahih olmaz.
 
Geri