nadir gelen hayat süper lan hissi

Konu sahibi son olarak 2132 gün önce görüldü
Şahsım adına süperden ziyade normal bir seyirde devam eden durumdur. Bunu da çevreye karşı olan ilgisizliğime borçlu olduğumu düşünüyorum.
 
osrdktan bi kaç sanye sonra geln koku gbi bşey. yani histr gelr geçr, nadiriyet müdüryet gibdr yüksldğin gbi aşağı da çekr
 
Bende bir beş saniye falan sürüyor sanırım. O da ayda yılda bir.
 
Sınavdan yüksek not alınca ben.
 
193628_1.jpg
 
Nadir olan o hissi yaşıyorum bu aralar sanırım.
Güzel bir his, şükür sebebi.
 
Su nadir olan his

Ne zaman gelicek acaba
 
başlığı algılamakta bir ben mi zorlandım acaba?

"hayat süper lan" diye bir his varmış, öğrendim...
nadir mi diye sordum...
öyle bir hisse kapılmadığımı fark ettim. benim hislerim daha basit bir şekilde ifade edilebiliyorlar.:hppy:
 
Sürekli kafada olan " hayat çok boktan " hissinin yerini tutamaz. Cık..
 
Bu bir başarı hissidir. Her bir şey başardığımda kendimi mutlu his ederim. Siz bu duyguyu nadiren yaşıyorsanız, büyük bir sorununuz var.
 
Sık sık gelen "noluyor lan, kafayı mı yiyorum" hissi
 
Sabahattin Ali onyıllar önce yazmış olduğu İçimizdeki Şeytan romanında bu durumun sebebine ilişkin güçlü bir tespitte bulunur(ki bence en gerçekçi olanı da budur) ve şöyle ifade eder;

Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz. Mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi. Bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar. Kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan, talihin varsa bir iki lira borç alırsın… İşte ondan sonra mucize başlar. Şiddetli bir rüzgar ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birdenbire aydınlandığını, bir hafiflik, bir genişlik duyduğunu görürsün. Eski sıkıntı pır deyip uçmuştur. Gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sen de gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın. İşte, iki gözüm, ciltlerle kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır. Sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın, gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut, yahut ensene doğru esen serince bir rüzgar, yahut o esnada aklına gelen zekice bir fikir, sana bu değişmenin sebebi gibi görünmek ister. Fakat söz aramızda, iş bunun tamamıyla aksinedir, cebimize giren iki lira sayesindedir ki havanın biraz açıldığını görmek, rüzgarın serinliğini hissetmek, hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur… Kalk, iki gözüm, iskeleye geldik. Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hakim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.
 
Sabahattin Ali'den devam edelim madem :)

“Kalabalık beni sahiden sıktı.
Ben ikide birde boyle oluyorum
bazen butun insanlari boynuna sarilip opecek kadar seviyorum
bazen de hicbirinin yuzunu gormek istemiyorum
bu nefret filan degil, insanlardan nefret etmeyi dusunmedim bile
sadece bir yalnizlik ihtiyaci
oyle gunlerim oluyor ki, etrafimda kucuk bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum
fekat sonra birdenbire etrafimda bana yakin birilerini ariyorum
butun bu beynimde gecenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini
o zaman nasil hazin bir hal aldigimi tasvir edemezsiniz"

bahcede yeni bicilmis cimlerin kokusuna karisan kahve kokusu
disarda yagmurun lirik sesi, hava Londra pop art
su anda su satirlari yazarken icimden gecen tek sey "sadece yalnizlik ihtiyaci"
ve geceyi bir kac kadeh ile parlatmak
 
Geri