Naci Görür depremin yıl dönümünde isyan etti

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 6 Şubat depremleri hakkındaki yorumunu aktardı. Görür, ihmallere dikkat çekerek, "Bizzat o kentleri yöneten insanlar, bilim insanlarının buraya deprem geleceğini senelerce önceden biliyorlardı. Bilip gerekeni demek ki yapmadılar. Onu da verdiğimiz kayıplardan anlıyorum" dedi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri hakkında, İpek Özbey’in sunduğu Özel Röportaj isimli programda konuşan Naci Görür, bilimsel açıdan bakıldığında herkesin sınıfta kaldığını söyledi. Hiç kimsenin üzerine düşen görevi yapmadığının altını çizen Görür, “Bu depremin geleceği çok daha önceden öngörülebiliyordu. Bu öngörü, bütün yetkili organlara bildirildi. Diyelim ki, merkezi hükümeti bir tarafa bırakırsam, onlar da biliyordu ama yerel yönetimlerde olan bizzat o kentleri yöneten insanlar, bilim insanlarının buraya depHaber Kaynağı rem geleceğini senelerce önceden biliyorlardı. Bilip gerekeni demek ki yapmadılar. Onu da verdiğimiz kayıplardan anlıyorum.” açıklamasını yaptı.

Deprem hakkında bilim dünyasının ve kendisinin yıllarca uyarılarda bulunduğunu vurgulayan Naci Görür, uyarılar ciddiye alınsaydı bugün çok sayıda insanın kurtulmuş olabileceğini belirtti.
488121-537884144.jpg

“CİDDİYE ALMIYORLAR”
Naci Görür, konuşmasının devamında, “Ciddiye almıyorlar. Bizim hepimiz sınıfta kaldık dedik ya, insani olarak bütün kederli ailelerin, depremzedelerin acısını paylaşmakla birlikte onlara saygı duymakla birlikte onları da bu sınıfta kalmanın içerisine alıyorum. Çünkü, onlar da bir şey yapmadılar.” İfadesini kullandı.

Adıyaman'dan Hatay'a kadar olan o çizgide depremin olacağını bilmeyen kimsenin kalmadığını söyleyen Görür, yıllarca bu durumu yıllarca yazdıklarını iletti.
Görür, “Her depremde bütün basın bize sorduğu zaman, özellikle 2020'deki Elazığ depreminden sonra da bize 'Hocam nerede deprem bekliyorsunuz?' dedikleri zaman parmağının birini yumup Maraş diyorduk, Hatay diyorduk. Oradan benim aldığım tweetlerden biliyorum. Bu depremin geleceği söylenildiği, duyulduğu, edildiği halde hiçbir yetkili bir şey yapmak için kımıldamıyor. Bunun gerekçesi ne olabilir? Demek ki işi ciddiye almıyorlar.” dedi.
1307764-cover.jpeg

“KADERİ KENDİ ÇIKARLARI İÇİN KULLANIYORLAR”
“Bizler hepimiz müslümanız. Müslüman bir ailede doğduk, müslüman olarak büyüdük ve ülkemizde müslümanlığı temsil eden, gereğini yapıyor yapmıyor ama gönlümüzde olan insanlarız. Bizim okuduklarımızdan, duyduklarımızdan, ailemizden aldığımız görgü ve terbiye kaderi böyle tanımlamıyor. Kaderi bu haliyle tanımlayanlar, kaderi kendi çıkarları için kullanıyor. Kendi çıkarları, egemenlikleri ve kendi sistemlerini sürdürebilmek için bu kader lafını kullanıyorlar.” İfadelerini kaydeden Naci Görür, kaderi bu şekilde tanımlayanların Allah’a iftira attığını söyledi.
kapak-115013.jpg

“SADECE YEREL YÖNETİM KENTİ DEPREME HAZIRLAYAMAZ”
Naci Görür, Erdoğan’ın tepkiye yol açan sözlerine de şu şekilde atıfta bulundu: “Şu cümle doğru: 'Merkezi yönetim, yerel yönetim ve halk el ele, kol kola, omuz omuza iş birliğiyle, güç birliğiyle hareket ederse o kenti depreme hazırlarız.' Hükümete rağmen sadece yerel yönetim o kenti depreme hazırlayamaz. İstanbul örneğini al, hükümet ile belediye didişirse İstanbul'u depreme hazırlayamayız. Bu iş birliğini, güç birliğini siz bana oy verirseniz, ona oy verirseniz sağlarım ben bilimsel olarak onu duymak bile istemiyorum. Umarım onu kast etmemiştir söyleyenler.”
kapak-202931.jpg

“KANAL İSTANBUL’UN GÜZERGAHINDA CANLI FAY VAR”
Tüm siyasilerin kendisinin siyaset üstü tavrını bildiğini ifade etti ve Kanal İstanbul Projesi’ne de siyasi bakmadığını belirtti. Kanal İstanbul Projesi’yle ilgili, “Kanal İstanbul'un geçtiği güzergah içinde canlı, aktif faylar var. Bu faylar, Sarıdere Barajı'ndan başlıyor. Küçükçekmece'nin kuzeyindeki barajın oradan başlıyor, geliyor Küçükçekmece'nin içinde var. Küçükçekmece'den geliyor, Marmara Denizi'ne. Marmara Denizi'nin kıta sahanlığını kesiyor. Oradan kıta yamacı gelip deprem üretecek Kumburgaz fayına bağlanıyor.” açıklamasını yapan Naci Görür, deprem olduğunda bu fayların tetikleneceğini iletti. Görür, Kanal İstanbul’un güzergâhındaki faylar için, “Kanalı hallaç pamuğu gibi atarlar. “ dedi.
3c534a90-b4e7-11ed-ba11-e326e1381e84.jpg

thumbs-b-c-155effc8a64775211959b3316a21f562.jpg


Haber Kaynağı
 
Bilim insanı olarak üzerine düşeni yaptı sonuçta ve alınması gereken tedbirleri tek tek anlattı. Elinden başka bir şey gelmez.
 
Şimdi Adana da olacak diyorlar hep korku veriyorlar insanlara
 
Şimdi Adana da olacak diyorlar hep korku veriyorlar insanlara
Deprem bölgesi illerin tedbirli olması gerekiyor ve amaç korkutmak değil, öncesinde yapılması gerekenleri hatırlatmak yoksa yıkım yaşandıktan sonra bir anlamı kalmıyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: ne
Maksimum 30-40 yıl yaşayacağım, nasılsa olacak depremi görmem diye düşünen çok var. Hal böyle olunca umursamazlık seviyesi de iyice düşüyor.
 
Doğal afet, küresel ısınma, salgınlar, kazalar v.s olası riskler diye tedbir alınmadan yaşanmaz. Öncesinde bazı koşulları iyileştirir ve önlem alabilirseniz hasar da daha az olacaktır. Depremde günlerce enkaz altında kalmak kim ister ya da yakını böyle bir faciayı yaşasın ister mi?

Olası tedbirler konusunda kamuoyu çalışmalarını desteklemek gerekiyor çünkü olup bittikten sonra elden bir şey gelmiyor.
 
İyi de abicim Naci olmak kolay.
Çıkarsın deprem olacak hazırlan dersin. Ne var bunda. Bunu ben de derim. Bu mümkün değil ki. İstanbulda 1 milyondan fazla bina 5 milyona yakın daire var. Bunun yüzde sekseni 2000 öncesi. Sadece bunları yenilesen (yıkım ve moloz işleri hariç) 10 trilyon lira tutuyor. Türkiye bütçesi zaten 12 trilyon.
Gerekli ekipman malzeme ve insan gücü ihmal edilse bile, oraya çıkacak kira hareketlerinde gerekecek stok rezerv konut ihtiyacını görmezden gelsek bile bu imkansız. Bunu zamana yayarak yapmak da riskli. 200 yıl alabilir sistemin zorlanmadan dönüşümün tamamlanması için.

Tabi her ailenin en az 2 milyon dönüşüm parası vermesi gerekecek. Nasıl verecek. Uzun dönem düşük faiz kredi ile. İyi de öyle bile olsa aylık geri ödemeler 40-50 bin yapar. Çalışan nüfusun yüzde 68 inin asgari ücret ve etrafında kazandığı bir ülkede bu para nasıl geri ödenecek?

Hiç birşey yapamazsiniz.
Depremden sadece bireysel olarak kacabilirsiniz. İlini ilceni degistirirsin. Evini barkini değiştirirsin. Paran gücündür. Yoksa Naci sabaha kadar bağırabilir.
 
  • Alkış
Tepkiler: ne
ahmet mete ışıkara vardı
deprem dede diyorardı
adam öldü gitti
falan filan işte
 
Amaçlanan yeni binalarda en azından depreme dayanıklılığın dikkate alınması ayrıca eskiler arasında da güçlendirme yapılabilecek olan varsa yapılmasıdır.

İşin maddi kısmı da önemli ancak büyük sitelerde daire başına miktar düşüyor.

Risk analiz tespiti sonrası ne yapılması gerekiyorsa en önemli olanlar yaptırılabilir.

 
Depreme karşı güçlendirme diye bişe yok. Bu sadece güvenlik illüzyonu. Hani AVM'de çantanıza bakıyorlar ya. Hani uçakta can yeleği nasıl şisirilir anlatıyorlar ya. Böyle bişey. Olmaz. O binalar yıkılacak yerine yenisi yapılacak. Bu da en az 8 şiddeti hesap edilip yapılacak. Bu mümkün değil.

Şu foruma surada yazan herkes yaşlanir ölür. Torunlarımız bu yazdıklarımızı görür belki ama hala aynı sorun konuşuluyor olur.

Aklınızı başınıza alın. Hayatta kalma bireyseldir. En fazla çocuğunu korursun. Karını bile koruyamayabilirsin. savasta, afette, vahşi doğada hayatta kalmak sanattır. Yetenektir. Akıl irade ve güç ister.

Yoksa Naci sabaha kadar bağırır. Sen de dinlersin.

Bu yazdıklarımı okurken göz bebeklerin büyüyor, kalp atışların duyulur hale geliyor, adrenalin etkisiyle kaslarınız daha fazla atp üretmeye başladığı için ısıyorsa, içinizde çığlık atma isteği uyanıyorsa ve kulaklarınız ugulduyorsa kendinizi tebrik edin. İçinizde bir survivor var!

Tekbiiir!!
 
Son düzenleme:
Bilim insanlarının işi olası riskler için uyarı yapmaktır ve deprem uzmanı olmayan birilerinin sosyal medya üzerinden yarattığı bilgi kirliliğini de önlemiş oluyorlar. Bu sebeple uyarılar bence önemli.

Bireysel olarak mı önlem alırsınız yoksa yaşadığınız site olarak mı bilemem ancak tek bildiğim o panik anında sizi hayatta tutacak şey, yaşadığınız binanın temeli ve kolonlarının sağlamlığı yoksa sonrasını söylemeye gerek yok...
 
Geri