Mutluluk Tâneleri.

Konu sahibi son olarak 2599 gün önce görüldü
Benim dilim senin hiç duymadığın bir şarkıyı söylüyor şimdi. “Müsait bir ayrılıkta inecek var” bu şarkının adı. Ömrünü ömrüne ekleyecekleri ömürlerinden gönderenlerin hep yarım kalacak bir cümlesi vardır ve o cümlenin noktasını zaman acıyla koyar. Hadi ben şarkılara şiirlere sığınırım da… Sen? Sen daha ne kadar susabilirsin bu iklimde? Bak sustukça artıyor acılarımız.
 
Aşktı işte… Varmışçasına bulduğum, yokmuşçasına yaşadığım.

Bir bank kırığında oturuyorduk. Akşamdı. Beni kimsede hatırlama dedi ve gitti. Bu yüzden başkalarında aramadım onu.
Dilimin ucuna kadar geldi ama Ben küçücük kalbin için kocaman bir aşka katlanıyorum diyemedim.
Gitti işte…
Sanırım gelmeyi kalmakla karıştırmışım. Her geleni kalacak sanmamayı öğrendim. Evet, çok şey öğrendim onun gidişiyle.
Mesela, aşk kedere bulanmak için bir mazeretmiş. Yokluğunda üstüme çullanan acılar söyledi.
Oysa ben zaten kedere bulanmak istiyordum, belki sen bahaneydin sevgili?

Ben seni değil, seni sevmeyi seviyordum, sen araya girdin…
 
Neydi bize bu kadar imkansız olan? Ve bilmediğim kaç imkan saklıydı bu imkansızlıkta?
Gitme diyemedim. Dönüş yolunu kat etmek daha zordur gitmekten sevdiceğim! diyemedim.
Bilirim, geride kalan her şeyi yanında götürmektir aslında gitmek. İnsan ne yapardı böyle olunca?
Şimdi peşinden yürüsem, ben de gitmiş olacaktım değil mi? Ağaca çıkan bir kedi yavrusunu geri alabilmek gibidir gitmek;
onu alabilmek için sen de peşinden ağaca çıkmalısın… gitmelisin…


Gidemedim peşinden. Çakılıp kaldım o kaldırıma. Üstümden onlarca yaya geçti sanki.
Ve anladım o vakit; Az seven gider sadece… çok sevendir terk eden…
 
Çok güvendim galiba…
Çok inandım…
Hep yanımda kalırsın sandım.
Bir gittin…
Boşluğunu doldururken yerine koyduğum her sureti SEN sandım!
Gözlerine baktığımda kayboluşumun nedeni gözlerindir sanma…
Her insan kendini kaybolmuş hisseder boşluğa bakınca!..
 
Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını… Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkûmu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki…
 
Ben senden mutlu bir son değil, mutlu bir sonsuzluk istemiştim. Anlamadın! Belki de seni güzelleştiren hayatın çirkinliğiydi…
Bunu da ben anlamadım! Acaba benimle mutlu olduğun için mi beraberdin yoksa ben mutlu olduğum için mi? Bu sorunun da cevabını bırakmadın.
Sadece gittin. Aşk ne senin bende gördüğündür ne de benim sende gördüğüm.
Aşk; birlikte gördüğümüzdür sevgili. Seninle aynı değilmiş aşka bakışımız. Sen benden kusursuz bir aşk istedin, ben senden yaşanabilir bir aşk.
Belki bu yüzyılın insanı değilsin diyeceksin bana ama bence aşk karşındaki insan çırılçıplakken bile gözlerini onun gözlerinden ayırmamaktır sevgili. Bu kadar temiz severken seni, koca bir hayatı kirletip terk ettin beni.

Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil sevgili.

Acım mı?
Geçmedi… Alıştım sadece.

K.Tazeoğlu// Bambaşka
 
Bu aşk hiç olmazsa bir vedayı hak ederdi be sevgili! En zoruma giden de şu; madem bu kalp bana ait, o halde neden sen parçalıyorsun?
 
Hayal kurmak camdan bir çadırın içine uzanıp gökyüzünü seyretmek gibi bir şey. Hayal 'gerçekten' daha güzel .Gerçekleşmeyen hayallerse kırık .En kötüsü de hangi hayal biliyor musun ? Bazı şeylerin yeniden eskisi gibi olma hayali.....
Bir hayali en başından kırmak diye buna denir işte .Çünkü hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
 
En büyük kusurumuz ,kusursuz olmaya çalışmaktır..
 
Ayrılığın cicim ayları henüz özlem denen ateşte yanmaya başlamıştır..
 
Aşk hayatı tek başına sırtlayamayanlara verilmiş bir cezadır

*****************

Aşk önce seni insan yapar ,sonra insanlıktan çıkarır

*****************

Bilgisizlikle cahilliği birbirinden ayıramayan ,her ikisinide tehlikeli görür .Oysa bunlardan sadece bir tanesi tehlikelidir ,diğeri sadece eksiklik...

Kahraman Tazeoğlu // Bambaşka
 
Dışımın , İçinden daha güzel olduğu bir hediye paketi gibidir AŞK
Alacaksan açmayacaksın ,açacaksan almayacaksın

~

Aşk yaşarken değil bitince başlar

~
Yalnız olmak dert değil ,zor olan yalnız kalmak

~

Balık balık gibi değil ,deniz gibi kokmalıdır

~

Özgürlük,sadakatin kelepçesidir..
 
O kadar karmaşıktı ki duyguları .Öyle bir uçurumun dibine gelmişti ki ...Düşmek ve kurtulmak an meselesiydi.Neden bu kadar acımasız hayat diye yine sordu kendine.Sonra ev sahibinin kendisine nefretle bakan gözleri geldi aklına .Kendi sorusunun cevabı yine kendi verdi.'Acımasız olan hayat değil,İnsan aslında'

K. Tazeoğlu// Bambaşka
 
Sen bağımsızlıklara bağlanmışsın ben bağımlılığıma.Artık çok geç aşkım Kısa mutluluklara uzun ölümler sığdırmaktan vazgeçmeyecek kadar geç.Efendisi olduğumun kölesine dönüşümün ben .Her şeyin farkındayım .İçimdeki bu oyunun bile..Evet! belki oyun benim ama top başkasının.Zamanı gelince alıp gidecekler.İnsan ruhundaki yaraya nasıl yara bandı yapıştırabilir ki ?? Herşey için çok geç aşkım ...Ben ruhumu kustura kustura öleceğim

Ayla /// Bambaşka // K.Tazeoğlu
 
Hiç unutmuyorum ,kutlama yaptığımız günü babam ona '' Bu zahmetli yolda mutluluğa varman ne büyük onur '' demişti İrfan amca da gülümseyerek '' Mutluluk varılacak değil ,kat ederken yaşanacak bir yoldur '' dedi. Mutluluğunun sarhoşluğunda kaybolması gereken bir günde bile bize bir şeyler öğretmeyi sürdürüyordu İrfan amca .O gün kullandığı bir cümleyi bugün bile hatırlarım ''Hayat sandığımız kadar kötü , beklediğimiz kadar da iyi değildir ''

- K.Tazeoğlu Bambaşka -
 
Ağlamıyordu yüzünde hüzün vardı sadece
Geriye doğru yaşıyordu biten herşeyi , Kiminin varlığı kemirir içimizi ,kiminin yokluğu .Günlerinize yayıla yayıla büyüyen bir yoksulluk olur AŞK
Bir suskuyu yazar çığlık
İçinde var olduğu yokluğu sahiplenemez de gider insan bazen ........
Sana düşeni senden almak için vardır hayat
Deikenleri kendinden başka herkese batan bir kirpi çaresizliği kalır size....

K.Tazeoğlu /// BambAŞKa
 
''Yaratıcının insana azar azar ,yettiği kadar verdiğini anlattım '' sen o depodaki mutluluğu uyuşturucuyla çatır çatır alıp hızlıca bitiriyorsun''
dedim Değişen hiç bişey olmadı.Sonunda onu kendi ellerimle götürüp hastaneye yatırdım .3 ay süren bir tedavi sürecinin ardından çıktı..Artık iyileştiğini söylemişti .Ama yine olmadı.Cebinde uyuşturucuyla yakaladım .Artık gücüm kalmamıştı.Ben ona bırakabilirsin dedikçe o bırakamam diyordu.Ve son kararımı verdim .Ona bu illetin bırakılabileceğini kanıtlamak için bende uyuşturucu aldım.Yapma diye yalvardı .Dinlemedim.Üç kez aldım o lanet şeyi .Ağlaya ağlaya ,yıkıla yıkıla ....ona bu zehrin beni esir edemeyeceğini kanıtlayacaktım.kendimi bilerek alıştırdım o zehre .Bırakabildiğimi görebilirse o da bırakırdı belki..bu benim son umudumdu çünkü....''

Ayla'yı son görüşümün üzerinden üç gün geçmişti .Gazetenin birinde bir otel odasında aşırı dozda uyuşturucudan ölen birinin haberi vardı..Son vuruşunu yapmadan önce aynaya rujuyla
''ONURUMLA YAŞAMA HAKKIMI KAYBETTİM ,AFFEDİN'' diye yazmıştı
 
Geneli Kahraman Tazeoğlu sözleridir, saygılar :o
 
‎'Hayat.'Dur bekle beni Dizlerimde derman kalmadı ardından koşacak! 'Aşk...'Her geçen gün öldürme yüreğimi;bi Can daha kalmadı verecek!'Mutluluk..'Kaçma benden her defasında bu sefer değerini bileceğim Senin!'Acı.'Uzak dur benden Hiç sevemedim ben Seni!'Hüzün..'Esir etme artık beni ben zamanıyla çok büyüttüm Seni..Vee.'...'Sen..''Daha fazla yorma beni.!ben fazlasıyla ödedim Senin uğruna kaybettiklerimin bedelini.!
 
Ben, ben olmak için çok bedel ödedim!..
 
Geri