Mutluluk Tâneleri.

Konu sahibi son olarak 2597 gün önce görüldü
Küfür küfür eserken ayrılık rüzgarı, bir bana mıydı hoşçakalların?
Bir sen kalmıştın oysa bana senden sonra...Senden öncem zaten seninle bitmişti.
Onsuzluk, sonsuzluktan daha sonsuz demiştim soranlara.Ne büyük aptallıkmış meğer.
Dedim ya çocuktum işte...Öyle inanmıştım döneceğine.
Ölüm uzun bir vedadır sevgili.Ve rüyalar uyumak için değil uyanmak için vardır.
Kes biletimi. Kendime dönüyorum ben. Kalbimin kırıklarını birleştirsem de eskisi gibi olmuyor nasılsa.
Sesime küstüm.
Yağmurlarımı tükettim.
Şemsiyeler ıssız kaldı.
Büyümeden yaşlandım ben. Hayat bana ilk gördüğüm insanların, ilk gördüğüm gibi olmadığını öğretti.
 
Senin yaptıkların doğruydu, benim yapmadıklarım.
En fazla içimde ölürsün.
Hayat yine kana bana.
Sakladığım geleceğim, tutamadığım geçmişimsin artık.
Boyumdan büyük kelimelere bakma, susarsam nasıl
öykü olur bu AŞK
 
Kuşlar da yalnız uçar bazen. Özgürce süzülürler bulutların arasından. Ve bütün bir gökyüzü kuşlarındır. Ama hiç bir kuş gökyüzünde yaşayamaz. Yaşamak için konmaya ihtiyaçları vardır. Bazen bir ağaca, bazen toprağa...Ben sana rahatça konabileceğin tek daldım; şimdi kırıldım.Bak herkes aynı ölmüyor gülüm. Beni bu kırılmışlığım öldürecek, seni özgürlüğün.
Gittiysen gittin. Belli ki bir daha dönmeyeceksin. Ben böyle eksik te yaşarım, ama sen yine de giderken götürdüğün beni geri getir. Yokluğumu nasıl yaşatacaksın kimbilir..?

Kahraman Tazeoğlu
 
Hasret kokulu sözlerimi ve yüreğimi sundum yine sana;
dünyalara sığmayan sözlerimi ve yüreğimi...
Sensizlik kuyusuna düştüğüm günden beri hasretin yankılanır
yalnızlığın arka sokaklarında.Hasret kaldırımlarını arşınlarken bir
bir,sensizliğin çıkmazlarında kaybolurum. Hangi kapıya varsam ses veren
olmaz hayalinden başka...Hayalin ki,misafir olur gönül bağıma; geçtiği
yerler sen kokmaya başlar,izleri kalır gönül toprağında.
Avutmaz hayalinin kırıntıları sensizliğe esir gönlümü. Yaprak
dökümü gibi bir bir savrulur sensizlikte, seninle büyür ateşin duygular. Ve
her bir yaprağa bin ağıt yakarım bulut bulut gözlerle...
Bitmek bilmiyor vuslata bir adım kala şu dakikalar. Ben miyim
zamanı durduran,zaman mı bana acımasız?...
Adım adım yaklaşmak hayaline...Dokunmak sözlerine... Ve bir
buse almak kırmızı güllerinden...
Ne güzel,hayali bile güzel.......
 
Hayallerim vardı,umutlara bıraktılar yerlerini! …


Hayallerim;en çok istediğim şeylerin, istediğim gibi canlanması idi gözlerimde…

Bütün detaylarını hafızamda belirlediğim, en ince ayrıntısını bile tasarladığım hayallerim vardı.

Belki de benim kurduğum kadar kusursuz olamazlardı hayallerim gerçek olsa, ama ben ufak tefek ayrıntıların farklılıklarına, hataların varlıklarına da hazırlardım hayallerimi.

Her türlü detayı da atlamazdım, güzelliklerde vardı, can sıkıcı şeyler de hayallerimde. Kavgalar bile vardı.Kimi zaman sevgilimle, kimi zaman eşimle, kimi zaman işimle, bazen ailemle ve en çok da kendimle…

İyi, güzel hayallerimde çok’’tu’’.

Mesela; aşk üzerine hayallerim vardı, ayaklarımı yerden kesen bir aşk düşlerdim, hiç bitmeyen bir aşk…

Hayatımın erkeği diyeceğim, işte bu doğru insan dediğim kişiye dair, hayallerim vardı…

Ailemle hayallerim vardı…

işimle ilgili hayallerim vardı…

Kendimle hayallerim vardı;içinde sadece benim olduğum, benim varlığımın ve huzurumun sonsuzluğuna eriştiğim hayallerim…

Artık hayal kurmuyorum ama…

Şimdi ise sadece gerçekler yer alıyor hayallerimin yerinde.

Gerçek bir iş yaşamı, gerçek insanlar, gerçek aile, gerçek, gerçek ve gerçekten ibaret oldu her şey .

Artık düşlere daldığımı hissetmez oldum, ama hayal kurmadan da yaşamın tatsızlığını hisseder oldum.

Hayal yokluğunun sıkıcılığının farkına varıp, eski beni ararken bile gerçekler gözüme soktular varlıklarını, ‘’hayalleri bırak, umutlar besle…’’oldu iç sesimin bana serzenişi.

Umut et ki;olmadı diye çok incinme veya istediğin gibi olmadığı için incinme, alternatif fikirleri vardır umutların, asla yok olmazlar. Ama hayaller öyle değilmiş, kurduğun gibi görmezsen, yaşamazsan umudu da katıp yanına gidermiş yüreğini kıyılarından.

Umudum, hayallerim kadar sıcak ve samimi gelmese de yüreğime, o da öğrendi.Sürekli hayal kırıklıkları ile yıkılmaktansa umutla yol alıp gerçekleri daha az kırılmışlıklarla karşılaşmayı…

Hayallerim var’’dı’’sevgi ile beslediğim..

Umutlarım ‘’var’’ artık, gerçeklerle desteklediğim…

Hangisi olmak daha güzel peki ? Umutlu mu? Hayalci mi?


Olsun ama, ya umutlarımda olmasaydı....
 
Beynimdeki morfin gibisin; yoksan varım, varsan yokum.

Hep aklımdasın da aklım başımda değil.
 
İnsan hayallerinin yönetmeni, senaristi ve oyuncusudur. Olmak istediğimizle, olduğumuz arasında, yokluğa yatık bir var olma halidir. Hayata verilen bir cevaptır. Hayalden kaçış yoktur, hayale kaçış vardır.Gerçekte kalırsın, hayalde yaşarsın. İnsan kendi hayatının yolunda kendisinin kaçak yolcusu olarak sadece hayallere tutunarak yolculuk yapabilir. Hayal güzeldir. Kendi ellerinden tutabilirsin...

Kahraman TAZEOĞLU
 
Hayallerle yan yana,mesafelerle uzak...

Neresinden tutarsan tut yorgun bi çaresizliği gizler içerisinde…

Sen takvimlerden fal tutmaktan bıkkın,takvimler sana umut vermekten ırak,



Akreple yelkovan küçük anların takipçisi

Sense kaybolmuşsun çoktan,geçmeyen ayların arasında…



“Hayallerle yan yana,,mesafelerle uzak”Sayfalara sığmayan şeyleri anlatır aslında belki…

Belki harflerden çok şey beklemeyi,

belki de cümlelere iki kat fazla yüklenmeyi gerektirir ki zordur yazmasıda,yaşamasıda...



Aynı yastıkta görülen rüyaların kokusu,Camlardaki iki kişilik buğusu,



Sarılınca birbirinize karışan “işte bu an çok güzel” duygusu …



O kadar çok şey kalır ki bunların arkasında söylenmeyen,

ve bazen insanın payına hayattan öyle çok şey eksik düşer..



Ki birikir,

Ki dağ olur,sen gölgesinde kalırsın..



Ve bazen o uzaklar,

Ve bazen o özleyişler öyle yerleşmiş olur ki içine...



Kimbilir belki sonra kapamaya yetmez o açığı hiç bişeyler..

Ve sıkı sıkı sarılmalar...

Ne de uzun uzun kavuşmalar...



Belkide uzak mesafeler arasında,hayaller bile dayanamaz usulca silinirler…



Hayatın başka başka ucunda

İki sevgili ayrı ayrı...
 
"susarım, içimde bir yangın başlar.
dokunsam arta kalan sen
kül olan ben


taş duvarlar yanmaz bilirim
büyük yangınların isini giyinirler"

Kahraman Tazeoğlu
 
Biz aşk gibi bir şiir yaşıyorduk.
Ya da şiir gibi bir aşktı. Bundandı bölünmelerimiz.
Kıta kıta bütün oluyorduk, parça parça da anlamlıydık.
Ne zaman güzel bir tam olsak, bitiriyorduk ve yeni bir şiirde yeni kelimelerle, yeniden başlıyorduk.
 
Sen nice kayıplarla yürüyordun yokluğa,

ben nice kayıplara aşk dedim senden sonra.

Oysaki aşkı yıpratmadan yıllandırmaktı niyetim,

Ben o şarkıyı seninle söylemek istemedim,

seninle dinleyebilmekti derdim.
 
Kime sorsam,
"Ben senin mutluluğunu istiyorum" dedi.
Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.

*Ö. Asaf
 
''Bazen ona bir şeyler yazarsın, yazar silersin.. yazar silersin..
O hiç birini okumamış olur,
Ama sen hepsini söylemiş olursun!''

‎"Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç.
Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur."
 
Sana susamıştım aslında,kanaya kanaya...
 
Birtek sendin
Sol yanımın, eşsiz parçası...
 
Sen bu kalpte en önde gelendin.
 
Ölüm kadar yakınsın aslında...
 
Sırf ALLAH Beni Seninle İmtihan Ediyor Diye
-Çok Seviyorum Seni ..!
 
Değişmekteyim . . .

Hırçın denizin yerini, sakin bir Nehir almakta ...
 
...... Cümleler doğrudur sen doğru isen ......

.... Doğrular bulunmaz sen eğri isen ....
 
Geri